televizyonda ile cümle
televizyonda kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
12
HARF
5
HECE
10
ORT. KELİME
Bu sesi televizyonda, radyoda ve internette kullanmayı planlıyorum.Plănuiesc s-o utilizez la televiziune, radio și pe Internet.
Bu sesi televizyonda, radyoda ve internette kullanmayı planlıyorum.Postanowiłem używać go w telewizji, w radio i w Internecie.
Bu sesi televizyonda, radyoda ve internette kullanmayı planlıyorum.Saya berencana menggunakannya di televisi, radio, dan di internet.
Bu sesi televizyonda, radyoda ve internette kullanmayı planlıyorum.Tenciono usá-la na televisão, na rádio e na internet.
Bu sesi televizyonda, radyoda ve internette kullanmayı planlıyorum.Tôi dự định sẽ dùng nó trên tivi, đài và cả trên mạng nữa.
Bu sesi televizyonda, radyoda ve internette kullanmayı planlıyorum.전 이걸 TV, 라디오, 인터넷에서도 사용할 계획입니다.
Bu sesi televizyonda, radyoda ve internette kullanmayı planlıyorum.Voglio usarla in TV, radio e Internet.
Bu sesi televizyonda, radyoda ve internette kullanmayı planlıyorum.Σχεδιάζω να τη χρησιμοποιήσω στην τηλεόραση, στο ραδιόφωνο και το ίντερνετ.
Bu sesi televizyonda, radyoda ve internette kullanmayı planlıyorum.Възнамерявам да го използвам по телевизията, радиото и интернет.
Bu sesi televizyonda, radyoda ve internette kullanmayı planlıyorum.Я хочу использовать его на телевидении, радио и в Интернете.
Bu sesi televizyonda, radyoda ve internette kullanmayı planlıyorum.אני מתכוון להשתמש בו בטלויזיה, ברדיו ובאינטרנט.
Bu sesi televizyonda, radyoda ve internette kullanmayı planlıyorum.انا انوي استخدامه في التلفاز والراديو والانترنت
Bu sesi televizyonda, radyoda ve internette kullanmayı planlıyorum.インターネットで使うつもりです 声が必要な人たちに知って欲しいのは
Bu şiiri, çok güzel bir sanatçıyı duyduktan sonra yazdım iyi tanınan bir kişiye televizyonda söyleyin,To pesem sem napisal potem, ko sem slišal precej znano igralko povedati zelo znanemu televizijskemu voditelju:
Bu şiiri, çok güzel bir sanatçıyı duyduktan sonra yazdım iyi tanınan bir kişiye televizyonda söyleyin,꽤 잘 알려진 어느 여배우가 TV에 나와서 유명한 인터뷰어에게 이렇게 이야기하는 것을 듣고 시를 한 편 썼습니다.
Bu şiiri, çok güzel bir sanatçıyı duyduktan sonra yazdım iyi tanınan bir kişiye televizyonda söyleyin,כתבתי את השיר הזה אחרי ששמעתי שחקנית די מוכרת מספרת למראיין מפורסם בטלויזיה,
Bu şiiri, çok güzel bir sanatçıyı duyduktan sonra yazdım iyi tanınan bir kişiye televizyonda söyleyin,كتبت هذه القصيدة بعد استماعي لممثلة جميلة ومعروفة تقول لأحد المذيعين المعروفين على التلفزيون،
Bu şiiri, çok güzel bir sanatçıyı duyduktan sonra yazdım iyi tanınan bir kişiye televizyonda söyleyin,有名なインタビュワーにこういっているのを耳にしたからです 「最近インターネットに夢中なの」
Bu televizyonda tartışıldı nadiren duydum bir şey.Αυτό είναι κάτι που έχετε ακούσει σπάνια συζητούνται στην τηλεόραση.
Bütün bunları RCA başlattı ve sonra geleceğin bilgisayarda değil, televizyonda olduğuna karar verdi.Az RCA indította útnak ezt az egész dolgot, és azt mondta, a jövő a televízióé, nem a számítógépé.
Bütün bunları RCA başlattı ve sonra geleceğin bilgisayarda değil, televizyonda olduğuna karar verdi.La RCA lança ce projet et décida finalement que les télévisions étaient le futur, pas les ordinateurs.
Bütün bunları RCA başlattı ve sonra geleceğin bilgisayarda değil, televizyonda olduğuna karar verdi.RCA a iniţiat toate acestea şi-a zis, ştiţi, televizoarele sunt viitorul, nu computerele.
Bütün bunları RCA başlattı ve sonra geleceğin bilgisayarda değil, televizyonda olduğuna karar verdi.RCA cominciò l'intero affare, e disse, sapete, le televisioni sono il futuro, non i computer.
Bütün bunları RCA başlattı ve sonra geleceğin bilgisayarda değil, televizyonda olduğuna karar verdi.RCA đã khởi xướng trào lưu và cho rằng tivi là tương lai chứ không phải máy tính.
Bütün bunları RCA başlattı ve sonra geleceğin bilgisayarda değil, televizyonda olduğuna karar verdi.RCA lo comenzó todo y luego dijo, los televisores son el futuro, no las computadoras.
Bütün bunları RCA başlattı ve sonra geleceğin bilgisayarda değil, televizyonda olduğuna karar verdi.RCA rozpoczęło całą tą przygodę, po czym stwierdziło, wiecie, przyszłość to telewizja, a nie komputery.
Bütün bunları RCA başlattı ve sonra geleceğin bilgisayarda değil, televizyonda olduğuna karar verdi.RCA는 아시다시피 이 모든 것들을 시작했으면서도, TV가 미래이지 컴퓨터는 아니라고 말하게 됩니다.
Bütün bunları RCA başlattı ve sonra geleceğin bilgisayarda değil, televizyonda olduğuna karar verdi.RCA заварила цю кашу, а потім заявила, мовляв, майбутнє - за телебаченням, а не комп'ютерами.
Bütün bunları RCA başlattı ve sonra geleceğin bilgisayarda değil, televizyonda olduğuna karar verdi.RCA заварила эту кашу, а потом заявила, мол, будущее - за телевидением, а не компьютерами.
Bütün bunları RCA başlattı ve sonra geleceğin bilgisayarda değil, televizyonda olduğuna karar verdi.RCA започнали всичко, и казали, знаете ли че телевизорите са бъдещето, не компютрите.
Bütün bunları RCA başlattı ve sonra geleceğin bilgisayarda değil, televizyonda olduğuna karar verdi.Η RCA τα ξεκίνησε όλα και είπε, ξέρεις, οι τηλεοράσεις είναι το μέλλον, όχι οι υπολογιστές.
Bütün bunları RCA başlattı ve sonra geleceğin bilgisayarda değil, televizyonda olduğuna karar verdi.,התחילה בכל העניין הזה, ואמרהRCA .טלוויזיות הן העתיד, ולא מחשבים
Bütün bunları RCA başlattı ve sonra geleceğin bilgisayarda değil, televizyonda olduğuna karar verdi.آر سي إيه هي من أطلق هذا الأمر برمته، ثم قالت، أتعلمون التلفاز هو المستقبل، وليست الحاسبات
Bütün bunları RCA başlattı ve sonra geleceğin bilgisayarda değil, televizyonda olduğuna karar verdi.コンピューターでなくテレビだと判断しました マシンを作り上げ動かすのに
Çalışan insanları televizyonda gösterme biçimimiz -- gülünç.Ahogy a tévé ábrázolja a dolgozó embereket, egyszerűen nevetséges.
Çalışan insanları televizyonda gösterme biçimimiz -- gülünç.Cách chúng ta khắc họa người lao động trên TV. Để gây cười.
Çalışan insanları televizyonda gösterme biçimimiz -- gülünç.De wijze waarop we werkende mensen portretteren op tv is lachwekkend.
Çalışan insanları televizyonda gösterme biçimimiz -- gülünç.Die Art, wie wir arbeitende Menschen im Fernsehen darstellen, sie ist lächerlich.
Çalışan insanları televizyonda gösterme biçimimiz -- gülünç.Hur vi skildrar arbetarklassen på TV är skrattretande.
Çalışan insanları televizyonda gösterme biçimimiz -- gülünç.Il modo in cui rappresentiamo la gente lavoratrice alla televisione, è ridicolo.
Çalışan insanları televizyonda gösterme biçimimiz -- gülünç.La manera en que retratamos a la gente trabajadora en la televisión, es risible.
Çalışan insanları televizyonda gösterme biçimimiz -- gülünç.La manière dont nous présentons les gens à la télé, c'est risible.
Çalışan insanları televizyonda gösterme biçimimiz -- gülünç.Modul în care portretizăm muncitorii la TV, e ridicol.
Çalışan insanları televizyonda gösterme biçimimiz -- gülünç.TV에서 노동자들을 묘사하는 방식은 정말 웃기죠.
Çalışan insanları televizyonda gösterme biçimimiz -- gülünç.W Hollywood, telewizyjne portrety pracujących ludzi są śmiechu warte.
Çalışan insanları televizyonda gösterme biçimimiz -- gülünç.Ο τρόπος που απεικονίζουμε εργαζόμενους ανθρώπους στην τηλεόραση -- είναι γελοίος.
Çalışan insanları televizyonda gösterme biçimimiz -- gülünç.Начинът, по който представяме трудовите хора по телевизията, е смешен.
Çalışan insanları televizyonda gösterme biçimimiz -- gülünç.То, как мы изображаем рабочий класс по телевидению, это смешно.
Çalışan insanları televizyonda gösterme biçimimiz -- gülünç.הדרך שאנחנו מציגים אנשים עובדים בטלוויזיה, זה ראוי לצחוק.
Çalışan insanları televizyonda gösterme biçimimiz -- gülünç.الطريقة التي نصور الشعب العمال في التلفزيون، إنه مضحك.
Çalışan insanları televizyonda gösterme biçimimiz -- gülünç.笑いものになった 配管工はいつも100キロを超える巨漢として描かれる
Cinselliğin televizyonda, reklamlarda, dizilerde ön plana çıkarılması. Buradan nereye varıyoruz?La gente scar conclusiones de Terminator y E.T., pero no en algunos temas importantes.
Çünkü, olayın esası şu ki, sponsorlar buna bayılıyorlar, ve onu televizyonda göstermeye devam edecek.Eftersom, i grunden älskar sponsorerna det. och han exponerar henne för tv publicitet hela tiden.
Çünkü, olayın esası şu ki, sponsorlar buna bayılıyorlar, ve onu televizyonda göstermeye devam edecek.Hlavní totiž je, že sponzoři to zbožňují, takže jí bude neustále poskytovat publicitu v televizi
Çünkü, olayın esası şu ki, sponsorlar buna bayılıyorlar, ve onu televizyonda göstermeye devam edecek.왜냐면, 요컨데, 광고주들이 좋아하거든요. 그리고 그는 실비아를 맨날 방송에 나오게 합니다.
Çünkü, olayın esası şu ki, sponsorlar buna bayılıyorlar, ve onu televizyonda göstermeye devam edecek.Koska mainostajat rakastavat sitä, ja siksi hän pitää Brownen televisiojulkisuudessa jatkuvasti.
Çünkü, olayın esası şu ki, sponsorlar buna bayılıyorlar, ve onu televizyonda göstermeye devam edecek.Mert a lényeg, hogy a szponzorok szeretik, ő pedig mindannyiszor kiteszi őt a televízió nyilvánosságának.
Çünkü, olayın esası şu ki, sponsorlar buna bayılıyorlar, ve onu televizyonda göstermeye devam edecek.Pentru că, concluzia este că, sponsorilor le place, iar el o va expune tot timpul publicității televizate.
Çünkü, olayın esası şu ki, sponsorlar buna bayılıyorlar, ve onu televizyonda göstermeye devam edecek.Perché, sotto sotto, gli sponsor la adorano e lui la espone alla pubblicità televisiva ad ogni occasione.
Çünkü, olayın esası şu ki, sponsorlar buna bayılıyorlar, ve onu televizyonda göstermeye devam edecek.Porque a questão é que os patrocinadores adoram, e ele va dar-lhe publicidade televisiva a toda a hora.