televizyonda ile cümle

televizyonda kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
12
HARF
5
HECE
7
ORT. KELİME
Boş mideniz televizyonda ve... ...ben onun için savaşıyorum.Вашите празни коремчета по телевизора, за вас се боря.
Boş mideniz televizyonda ve... ...ben onun için savaşıyorum.По телику показывают ваши пустые животы, теперь я сражаюсь за вас.
Boş mideniz televizyonda ve... ...ben onun için savaşıyorum.בטניכם הריקות בטלוויזיה, ולמענכם אני נלחם.
Boş mideniz televizyonda ve... ...ben onun için savaşıyorum.بطونكم فارغة على التلفاز ومن أجل أنا أقاتل.
Boş mideniz televizyonda ve... ...ben onun için savaşıyorum.僕は戦っている 故郷には
Böylece ulusal televizyondaki bir programdaydım.Also war ich im nationalen Fernsehe in einer show zur Prime-Time.
Böylece ulusal televizyondaki bir programdaydım.Aşa că am ajuns la emisiunea televiziunii naţionale la ore de maximă audienţă.
Böylece ulusal televizyondaki bir programdaydım.Así que estaba en horario central en la televisión nacional.
Böylece ulusal televizyondaki bir programdaydım.A tak jsem se objevila v hlavním vysílacím čase národní TV.
Böylece ulusal televizyondaki bir programdaydım.Byłam więc w programie publicznej telewizji podczas najlepszych godzin oglądalności.
Böylece ulusal televizyondaki bir programdaydım.Dostala som sa do šou v hlavnom čase v národnej televízii.
Böylece ulusal televizyondaki bir programdaydım.Dus ik zat in een landelijke prime-time televisieshow.
Böylece ulusal televizyondaki bir programdaydım.Eu estive num programa de televisão nacional no horário nobre.
Böylece ulusal televizyondaki bir programdaydım.J'ai donc été dans une émission en prime-time à la télévision nationale.
Böylece ulusal televizyondaki bir programdaydım.그래서 저는 공영방송의 주요시간대에 방영한 쇼에 나가게 되었습니다.
Böylece ulusal televizyondaki bir programdaydım.Maka saya masuk ke pertunjukan utama di televisi nasional.
Böylece ulusal televizyondaki bir programdaydım.Olin siis päässyt kansalliseen, parhaan katseluajan TV-show'hun.
Böylece ulusal televizyondaki bir programdaydım.Quindi sono finita sulla televisione nazionale in prima serata.
Böylece ulusal televizyondaki bir programdaydım.Så var jeg med i et landsdækkende tv-show i bedste sendetid.
Böylece ulusal televizyondaki bir programdaydım.Tako sem dobila oddajo v najbolj gledanem terminu državne televizije.
Böylece ulusal televizyondaki bir programdaydım.Vậy là tôi phụ trách một chương trình truyền hình quốc gia vào giờ vàng.
Böylece ulusal televizyondaki bir programdaydım.Έτσι βρέθηκα στο πράιμ-τάιμ σόου της εθνικής τηλεόρασης.
Böylece ulusal televizyondaki bir programdaydım.И така аз бях в предаване в най-гледаното време по националната телевизия.
Böylece ulusal televizyondaki bir programdaydım.И я получила работу на национальном телевидении, в телешоу, выходящем в прайм-тайм.
Böylece ulusal televizyondaki bir programdaydım.Тож я була на національному телебаченні в прайм-тайм шоу.
Böylece ulusal televizyondaki bir programdaydım.וכך הופעתי בטלויזיה הממלכתית בתוכנית בזמן צפיית השיא.
Böylece ulusal televizyondaki bir programdaydım.لذلك ظهرت على برنامج الذروة في التلفاز الوطني
Böylece ulusal televizyondaki bir programdaydım.信じられないことですが
Böylece ulusal televizyondaki bir programdaydım.因此我加入了國家電視台黃金檔一個節目。
Bu biraz 8-ekran tüplü bir televizyondan ince geniş bir ekrana geçmeye benziyor.마치 과거 트리니트론 20cm TV를 사용하다 와이드스크린 TV로 바꾼 것과 같습니다.
Bu biraz 8-ekran tüplü bir televizyondan ince geniş bir ekrana geçmeye benziyor.C'est comme si vous passiez d'un téléviseur 36 centimètres à un écran plat de 80 centimètres.
Bu biraz 8-ekran tüplü bir televizyondan ince geniş bir ekrana geçmeye benziyor.Das entspricht dem Wechsel von einem 20 Zentimeter großen Röhrenfernseher zu einem modernen Flachbildschirm.
Bu biraz 8-ekran tüplü bir televizyondan ince geniş bir ekrana geçmeye benziyor.È come passare da una vecchia TV con tubo catodico a un grande schermo piatto.
Bu biraz 8-ekran tüplü bir televizyondan ince geniş bir ekrana geçmeye benziyor.Es como pasar de una televisión Trinitron de 20 cm a una pantalla panorámica.
Bu nedenle televizyonda " Alacakaranlık Kuşağı " nı izlemeye başladımТогда я включил телевизор и стал смотреть
Bunu çocuklarımıza öğretiyoruz; televizyonda ve hikaye kitaplarında duyuyoruz.Asta îi învățăm pe copii, asta auzim la televizor și în cărțile de basme.
Bunu çocuklarımıza öğretiyoruz; televizyonda ve hikaye kitaplarında duyuyoruz.Ensinamo-la aos nossos filhos, ouvimo-la na televisão e em livros de histórias.
Bunu çocuklarımıza öğretiyoruz; televizyonda ve hikaye kitaplarında duyuyoruz.Ezt tanítjuk a gyerekeinknek; ezt látjuk a tévében és a könyvekben.
Bunu çocuklarımıza öğretiyoruz; televizyonda ve hikaye kitaplarında duyuyoruz.Le insegnamo ai bambini, le sentiamo in televisione e nei libri.
Bunu çocuklarımıza öğretiyoruz; televizyonda ve hikaye kitaplarında duyuyoruz.Lo enseñamos a nuestros hijos, lo oímos en la televisión y en libros de historias.
Bunu çocuklarımıza öğretiyoruz; televizyonda ve hikaye kitaplarında duyuyoruz.On l'apprend à nos enfants ; on l'entend à la télévision et dans les livres d'histoire.
Bunu çocuklarımıza öğretiyoruz; televizyonda ve hikaye kitaplarında duyuyoruz.Stretávame sa s ňou v televízii a v poviedkach.
Bunu çocuklarımıza öğretiyoruz; televizyonda ve hikaye kitaplarında duyuyoruz.우린 아이들에게 그렇게 가르치고 TV나 이야기책에서도 그렇다고
Bunu çocuklarımıza öğretiyoruz; televizyonda ve hikaye kitaplarında duyuyoruz.Učíme to naše děti, slyšíme to v televizi čteme o tom v románech.
Bunu çocuklarımıza öğretiyoruz; televizyonda ve hikaye kitaplarında duyuyoruz.Uczymy tego nasze dzieci, słyszymy o tym w telewizji i książkach dla dzieci.
Bunu çocuklarımıza öğretiyoruz; televizyonda ve hikaye kitaplarında duyuyoruz.We leren het onze kinderen, we horen het op t.v. en lezen het in verhalen.
Bunu çocuklarımıza öğretiyoruz; televizyonda ve hikaye kitaplarında duyuyoruz.Wir erzählen es unseren Kindern; Wir hören es im Fernsehen und in Geschichtsbüchern.
Bunu çocuklarımıza öğretiyoruz; televizyonda ve hikaye kitaplarında duyuyoruz.Το διδάσκουμε στα παιδιά μας. Το ακούμε στην τηλεόραση και σε μυθιστορήματα.
Bunu çocuklarımıza öğretiyoruz; televizyonda ve hikaye kitaplarında duyuyoruz.Ми розказуємо їх нашим дітям. Ми чуємо їх по телебаченню та читаємо їх у казках.
Bunu çocuklarımıza öğretiyoruz; televizyonda ve hikaye kitaplarında duyuyoruz.Мы рассказываем это детям, мы слышим это по телевизору и читаем в книгах.
Bunu çocuklarımıza öğretiyoruz; televizyonda ve hikaye kitaplarında duyuyoruz.Предаваме го на децата си; чуваме го по телевизията и в книгите с приказки.
Bunu çocuklarımıza öğretiyoruz; televizyonda ve hikaye kitaplarında duyuyoruz.אנו מלמדים אותה לילדינו ושומעים אותה בטלוויזיה וברומנים.
Bunu çocuklarımıza öğretiyoruz; televizyonda ve hikaye kitaplarında duyuyoruz.نعلمها لأطفالنا , و نسمعها في التلفاز
Bunu çocuklarımıza öğretiyoruz; televizyonda ve hikaye kitaplarında duyuyoruz.このセッションのテーマは"常識を疑う" ですが
Bu sesi televizyonda, radyoda ve internette kullanmayı planlıyorum.Chci jej používat v televizi, rádiu a na Internetu.
Bu sesi televizyonda, radyoda ve internette kullanmayı planlıyorum.Használni szeretném a tévében, rádióban és az interneten.
Bu sesi televizyonda, radyoda ve internette kullanmayı planlıyorum.Ich möchte sie im Fernsehen einsetzen, im Hörfunk, im Internet.
Bu sesi televizyonda, radyoda ve internette kullanmayı planlıyorum.Ik ben van plan ze te gebruiken op televisie, radio en het internet.
Bu sesi televizyonda, radyoda ve internette kullanmayı planlıyorum.Je prévois de l'utiliser à la télévision, la radio et sur internet.
Bu sesi televizyonda, radyoda ve internette kullanmayı planlıyorum.Me propongo usarla en TV, radio y en internet.

İlgili Sayfalar