Böylece ulusal televizyondaki bir programdaydım.Quindi sono finita sulla televisione nazionale in prima serata.
Böylece ulusal televizyondaki bir programdaydım.Så var jeg med i et landsdækkende tv-show i bedste sendetid.
Böylece ulusal televizyondaki bir programdaydım.Tako sem dobila oddajo v najbolj gledanem terminu državne televizije.
Böylece ulusal televizyondaki bir programdaydım.Vậy là tôi phụ trách một chương trình truyền hình quốc gia vào giờ vàng.
Böylece ulusal televizyondaki bir programdaydım.Έτσι βρέθηκα στο πράιμ-τάιμ σόου της εθνικής τηλεόρασης.
Böylece ulusal televizyondaki bir programdaydım.И така аз бях в предаване в най-гледаното време по националната телевизия.
Böylece ulusal televizyondaki bir programdaydım.И я получила работу на национальном телевидении, в телешоу, выходящем в прайм-тайм.
Böylece ulusal televizyondaki bir programdaydım.Тож я була на національному телебаченні в прайм-тайм шоу.
Böylece ulusal televizyondaki bir programdaydım.וכך הופעתי בטלויזיה הממלכתית בתוכנית בזמן צפיית השיא.
Böylece ulusal televizyondaki bir programdaydım.لذلك ظهرت على برنامج الذروة في التلفاز الوطني
Böylece ulusal televizyondaki bir programdaydım.信じられないことですが
Böylece ulusal televizyondaki bir programdaydım.因此我加入了國家電視台黃金檔一個節目。
Bu biraz 8-ekran tüplü bir televizyondan ince geniş bir ekrana geçmeye benziyor.마치 과거 트리니트론 20cm TV를 사용하다 와이드스크린 TV로 바꾼 것과 같습니다.
Bu biraz 8-ekran tüplü bir televizyondan ince geniş bir ekrana geçmeye benziyor.C'est comme si vous passiez d'un téléviseur 36 centimètres à un écran plat de 80 centimètres.
Bu biraz 8-ekran tüplü bir televizyondan ince geniş bir ekrana geçmeye benziyor.Das entspricht dem Wechsel von einem 20 Zentimeter großen Röhrenfernseher zu einem modernen Flachbildschirm.
Bu biraz 8-ekran tüplü bir televizyondan ince geniş bir ekrana geçmeye benziyor.È come passare da una vecchia TV con tubo catodico a un grande schermo piatto.
Bu biraz 8-ekran tüplü bir televizyondan ince geniş bir ekrana geçmeye benziyor.Es como pasar de una televisión Trinitron de 20 cm a una pantalla panorámica.
Bu nedenle televizyonda " Alacakaranlık Kuşağı " nı izlemeye başladımТогда я включил телевизор и стал смотреть
Bunu çocuklarımıza öğretiyoruz; televizyonda ve hikaye kitaplarında duyuyoruz.Asta îi învățăm pe copii, asta auzim la televizor și în cărțile de basme.
Bunu çocuklarımıza öğretiyoruz; televizyonda ve hikaye kitaplarında duyuyoruz.Ensinamo-la aos nossos filhos, ouvimo-la na televisão e em livros de histórias.
Bunu çocuklarımıza öğretiyoruz; televizyonda ve hikaye kitaplarında duyuyoruz.Ezt tanítjuk a gyerekeinknek; ezt látjuk a tévében és a könyvekben.
Bunu çocuklarımıza öğretiyoruz; televizyonda ve hikaye kitaplarında duyuyoruz.Le insegnamo ai bambini, le sentiamo in televisione e nei libri.
Bunu çocuklarımıza öğretiyoruz; televizyonda ve hikaye kitaplarında duyuyoruz.Lo enseñamos a nuestros hijos, lo oímos en la televisión y en libros de historias.
Bunu çocuklarımıza öğretiyoruz; televizyonda ve hikaye kitaplarında duyuyoruz.On l'apprend à nos enfants ; on l'entend à la télévision et dans les livres d'histoire.
Bunu çocuklarımıza öğretiyoruz; televizyonda ve hikaye kitaplarında duyuyoruz.Stretávame sa s ňou v televízii a v poviedkach.
Bunu çocuklarımıza öğretiyoruz; televizyonda ve hikaye kitaplarında duyuyoruz.우린 아이들에게 그렇게 가르치고 TV나 이야기책에서도 그렇다고
Bunu çocuklarımıza öğretiyoruz; televizyonda ve hikaye kitaplarında duyuyoruz.Učíme to naše děti, slyšíme to v televizi čteme o tom v románech.
Bunu çocuklarımıza öğretiyoruz; televizyonda ve hikaye kitaplarında duyuyoruz.Uczymy tego nasze dzieci, słyszymy o tym w telewizji i książkach dla dzieci.
Bunu çocuklarımıza öğretiyoruz; televizyonda ve hikaye kitaplarında duyuyoruz.We leren het onze kinderen, we horen het op t.v. en lezen het in verhalen.
Bunu çocuklarımıza öğretiyoruz; televizyonda ve hikaye kitaplarında duyuyoruz.Wir erzählen es unseren Kindern; Wir hören es im Fernsehen und in Geschichtsbüchern.
Bunu çocuklarımıza öğretiyoruz; televizyonda ve hikaye kitaplarında duyuyoruz.Το διδάσκουμε στα παιδιά μας. Το ακούμε στην τηλεόραση και σε μυθιστορήματα.
Bunu çocuklarımıza öğretiyoruz; televizyonda ve hikaye kitaplarında duyuyoruz.Ми розказуємо їх нашим дітям. Ми чуємо їх по телебаченню та читаємо їх у казках.
Bunu çocuklarımıza öğretiyoruz; televizyonda ve hikaye kitaplarında duyuyoruz.Мы рассказываем это детям, мы слышим это по телевизору и читаем в книгах.
Bunu çocuklarımıza öğretiyoruz; televizyonda ve hikaye kitaplarında duyuyoruz.Предаваме го на децата си; чуваме го по телевизията и в книгите с приказки.
Bunu çocuklarımıza öğretiyoruz; televizyonda ve hikaye kitaplarında duyuyoruz.אנו מלמדים אותה לילדינו ושומעים אותה בטלוויזיה וברומנים.
Bunu çocuklarımıza öğretiyoruz; televizyonda ve hikaye kitaplarında duyuyoruz.نعلمها لأطفالنا , و نسمعها في التلفاز
Bunu çocuklarımıza öğretiyoruz; televizyonda ve hikaye kitaplarında duyuyoruz.このセッションのテーマは"常識を疑う" ですが
Bu sesi televizyonda, radyoda ve internette kullanmayı planlıyorum.Chci jej používat v televizi, rádiu a na Internetu.
Bu sesi televizyonda, radyoda ve internette kullanmayı planlıyorum.Használni szeretném a tévében, rádióban és az interneten.
Bu sesi televizyonda, radyoda ve internette kullanmayı planlıyorum.Ich möchte sie im Fernsehen einsetzen, im Hörfunk, im Internet.
Bu sesi televizyonda, radyoda ve internette kullanmayı planlıyorum.Ik ben van plan ze te gebruiken op televisie, radio en het internet.
Bu sesi televizyonda, radyoda ve internette kullanmayı planlıyorum.Je prévois de l'utiliser à la télévision, la radio et sur internet.
Bu sesi televizyonda, radyoda ve internette kullanmayı planlıyorum.Me propongo usarla en TV, radio y en internet.
Bu sesi televizyonda, radyoda ve internette kullanmayı planlıyorum.Plănuiesc s-o utilizez la televiziune, radio și pe Internet.
Bu sesi televizyonda, radyoda ve internette kullanmayı planlıyorum.Postanowiłem używać go w telewizji, w radio i w Internecie.
Bu sesi televizyonda, radyoda ve internette kullanmayı planlıyorum.Saya berencana menggunakannya di televisi, radio, dan di internet.
Bu sesi televizyonda, radyoda ve internette kullanmayı planlıyorum.Tenciono usá-la na televisão, na rádio e na internet.
Bu sesi televizyonda, radyoda ve internette kullanmayı planlıyorum.Tôi dự định sẽ dùng nó trên tivi, đài và cả trên mạng nữa.
Bu sesi televizyonda, radyoda ve internette kullanmayı planlıyorum.전 이걸 TV, 라디오, 인터넷에서도 사용할 계획입니다.
Bu sesi televizyonda, radyoda ve internette kullanmayı planlıyorum.Voglio usarla in TV, radio e Internet.
Bu sesi televizyonda, radyoda ve internette kullanmayı planlıyorum.Σχεδιάζω να τη χρησιμοποιήσω στην τηλεόραση, στο ραδιόφωνο και το ίντερνετ.
Bu sesi televizyonda, radyoda ve internette kullanmayı planlıyorum.Възнамерявам да го използвам по телевизията, радиото и интернет.
Bu sesi televizyonda, radyoda ve internette kullanmayı planlıyorum.Я хочу использовать его на телевидении, радио и в Интернете.
Bu sesi televizyonda, radyoda ve internette kullanmayı planlıyorum.אני מתכוון להשתמש בו בטלויזיה, ברדיו ובאינטרנט.
Bu sesi televizyonda, radyoda ve internette kullanmayı planlıyorum.انا انوي استخدامه في التلفاز والراديو والانترنت
Bu sesi televizyonda, radyoda ve internette kullanmayı planlıyorum.インターネットで使うつもりです 声が必要な人たちに知って欲しいのは
Bu şiiri, çok güzel bir sanatçıyı duyduktan sonra yazdım iyi tanınan bir kişiye televizyonda söyleyin,To pesem sem napisal potem, ko sem slišal precej znano igralko povedati zelo znanemu televizijskemu voditelju:
Bu şiiri, çok güzel bir sanatçıyı duyduktan sonra yazdım iyi tanınan bir kişiye televizyonda söyleyin,꽤 잘 알려진 어느 여배우가 TV에 나와서 유명한 인터뷰어에게 이렇게 이야기하는 것을 듣고 시를 한 편 썼습니다.
Bu şiiri, çok güzel bir sanatçıyı duyduktan sonra yazdım iyi tanınan bir kişiye televizyonda söyleyin,כתבתי את השיר הזה אחרי ששמעתי שחקנית די מוכרת מספרת למראיין מפורסם בטלויזיה,
Bu şiiri, çok güzel bir sanatçıyı duyduktan sonra yazdım iyi tanınan bir kişiye televizyonda söyleyin,كتبت هذه القصيدة بعد استماعي لممثلة جميلة ومعروفة تقول لأحد المذيعين المعروفين على التلفزيون،