televizyonda ile cümle

televizyonda kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
12
HARF
5
HECE
10
ORT. KELİME
- Anne, satıcı adam televizyonda. ...tüm gücümüzle bir araya gelip... ...dua etmeliyiz.- ne-a hrănit sufletele...
- Anne, satıcı adam televizyonda. ...tüm gücümüzle bir araya gelip... ...dua etmeliyiz.Μαμά, η τηλεόραση δείχνει εκείνο τον πωλητή. ...ανύψωσε τον άνθρωπο πάνω απ'την καταγωγή του. Το θάρρος.
- Anne, satıcı adam televizyonda. ...tüm gücümüzle bir araya gelip... ...dua etmeliyiz.Мамо, оня търговец го дават по телевизията. ...което е издигало нашия вид. И това е куражът ни.
- Anne, satıcı adam televizyonda. ...tüm gücümüzle bir araya gelip... ...dua etmeliyiz.Мамо, оня търговец го дават по телевизията. ... което е издигало нашия вид. И това е куражът ни.
- Anne, satıcı adam televizyonda. ...tüm gücümüzle bir araya gelip... ...dua etmeliyiz.."כאן מרכז "קנדי .דקה אחת לשיגור
- Anne, satıcı adam televizyonda. ...tüm gücümüzle bir araya gelip... ...dua etmeliyiz.خلال كل أوقاتنا هناك شىء واحد
- Aynı televizyondaki gibisin.- Pont úgy néz ki, ahogy a hírekben.
Bağımsızlık Günü’nde birçok Finli televizyondan cumhurbaşkanının bağımsızlık günü kutlamasını seyreder.Då tittar många finländare på självständighetsdagens mottagning med presidenten som värd på TV.
Bağımsızlık Günü’nde birçok Finli televizyondan cumhurbaşkanının bağımsızlık günü kutlamasını seyreder.Muchos finlandeses ven en televisión la fiesta del día de la Independencia del Presidente de la República.
Bağımsızlık Günü’nde birçok Finli televizyondan cumhurbaşkanının bağımsızlık günü kutlamasını seyreder.Silloin monet suomalaiset katsovat tasavallan presidentin itsenäisyyspäivän juhlia televisiosta.
Bağımsızlık Günü’nde birçok Finli televizyondan cumhurbaşkanının bağımsızlık günü kutlamasını seyreder.В этот день многие финны смотрят трансляцию праздничного приёма, который проводит президент Республики.
Ben de o sırada televizyonda izliyordum, bir noktaya geldiklerinde, astronotlardan biri;Et je les regardais à la télé, et à certain moment, un des astronautes dit simplement,
Ben de o sırada televizyonda izliyordum, bir noktaya geldiklerinde, astronotlardan biri;Zrovna jsem se díval na televizi, když jeden astronaut řekl:
Ben de o sırada televizyonda izliyordum, bir noktaya geldiklerinde, astronotlardan biri;وكنتُ أشاهده عبر التلفاز
Ben Malcolm'u televizyonda ilk gördüğümde, beni de korkutmuştu.Als ich Malcolm zum ersten Mal im Fernsehen sah, bekam auch ich Angst.
Ben Malcolm'u televizyonda ilk gördüğümde, beni de korkutmuştu.Tv에서 말 콤을 처음 봤을 때 그는 또한 나를 겁.
Bildiğiniz gibi bu fikirlerimiz için televizyondan biraz yayın zamanı istiyoruz.Ale zrozumcie, chcemy, potrzebujemy trochę czasu antenowego dla naszych pomysłów.
Bildiğiniz gibi bu fikirlerimiz için televizyondan biraz yayın zamanı istiyoruz.Dar ştiți voi, vrem, avem nevoie de mai mult timp de difuzare pentru ideile noatre.
Bildiğiniz gibi bu fikirlerimiz için televizyondan biraz yayın zamanı istiyoruz.하지만 아시다시피, 저희가 원하고, 저희가 필요한 것은 우리들의 아이디어을 위한 상영시간입니다.
Bildiğiniz gibi bu fikirlerimiz için televizyondan biraz yayın zamanı istiyoruz.Mais nous avons d'une exposition médiatique pour faire connaître nos idées.
Bildiğiniz gibi bu fikirlerimiz için televizyondan biraz yayın zamanı istiyoruz.Mutta me tarvitsemme lähetysaikaa ideoillemme.
Bildiğiniz gibi bu fikirlerimiz için televizyondan biraz yayın zamanı istiyoruz.Nós queremos, e precisamos, de tempo de antena para as nossas ideias.
Bildiğiniz gibi bu fikirlerimiz için televizyondan biraz yayın zamanı istiyoruz.Pero ustedes saben, nosotros queremos, necesitamos algo de tiempo en directo para nuestras ideas.
Bildiğiniz gibi bu fikirlerimiz için televizyondan biraz yayın zamanı istiyoruz.Però vorremmo, avremmo bisogno di una diretta per le nostre idee.
Bildiğiniz gibi bu fikirlerimiz için televizyondan biraz yayın zamanı istiyoruz.Sie wissen, wir wollen, wir brauchen etwas Sendezeit für unsere Ideen.
Bildiğiniz gibi bu fikirlerimiz için televizyondan biraz yayın zamanı istiyoruz.We hebben zendtijd voor onze ideeën nodig.
Bildiğiniz gibi bu fikirlerimiz için televizyondan biraz yayın zamanı istiyoruz.Θέλουμε όμως και χρειαζόμαστε λίγο χρόνο στον αέρα για τις ιδέες μας.
Bildiğiniz gibi bu fikirlerimiz için televizyondan biraz yayın zamanı istiyoruz.Искаме, нуждаем се от ефирно време, за да споделим своите идеи.
Bildiğiniz gibi bu fikirlerimiz için televizyondan biraz yayın zamanı istiyoruz.Но нам желательно и необходимо эфирное время, чтобы рассказать о наших идеях.
Bildiğiniz gibi bu fikirlerimiz için televizyondan biraz yayın zamanı istiyoruz.אבל אתם יודעים, אנחנו צריכים זמן אויר לרעיונות שלנו.
Bildiğiniz gibi bu fikirlerimiz için televizyondan biraz yayın zamanı istiyoruz.ولكن كما تعلمون ، نحن نريد ، ونحن بحاجة لبعض البث لأفكارنا.
Bildiğiniz gibi bu fikirlerimiz için televizyondan biraz yayın zamanı istiyoruz.数字と統計をアメリカの人々に知ってもらう必要がある
Bir hayranı onu televizyonda gördü, kameralı cep telefonuna kaydetti ve YouTube'a koydu.Een fan zag dit op TV, nam het op met haar telefooncamera en laadde het op naar YouTube.
Bir hayranı onu televizyonda gördü, kameralı cep telefonuna kaydetti ve YouTube'a koydu.Egy rajongója látta a klipet a TV-ben, felvette a telefonja kamerájával és feltöltötte a YouTube-ra.
Bir hayranı onu televizyonda gördü, kameralı cep telefonuna kaydetti ve YouTube'a koydu.En fan så den på TV, optog den med kameraet på mobilen, og uploadede den til YouTube.
Bir hayranı onu televizyonda gördü, kameralı cep telefonuna kaydetti ve YouTube'a koydu.Fanoušek je viděl v televizi, nahrál to na mobil a nahrál na YouTube.
Bir hayranı onu televizyonda gördü, kameralı cep telefonuna kaydetti ve YouTube'a koydu.Fanúšik ho videl v televízii, natočil si ho kamerou na mobile a nahral na YouTube.
Bir hayranı onu televizyonda gördü, kameralı cep telefonuna kaydetti ve YouTube'a koydu.Fan zobaczył go w TV, nagrał kamerą w komórce i wrzucił na YouTube.
Bir hayranı onu televizyonda gördü, kameralı cep telefonuna kaydetti ve YouTube'a koydu.Một người hâm mộ thấy nó trên TV thu lại với điện thoại có máy quay và tải nó lên Youtbe.
Bir hayranı onu televizyonda gördü, kameralı cep telefonuna kaydetti ve YouTube'a koydu.Seorang penggemar melihatnya di TV, merekamnya dengan kamera ponselnya, dan mengunggahnya ke YouTube.
Bir hayranı onu televizyonda gördü, kameralı cep telefonuna kaydetti ve YouTube'a koydu.한 팬이 TV에서 이것을 보고 그녀의 카메라폰으로 녹화를 하고, 이것을 유투부에 올렸습니다.
Bir hayranı onu televizyonda gördü, kameralı cep telefonuna kaydetti ve YouTube'a koydu.Um fã viu o vídeo na TV, gravou-o com a câmara do seu telemóvel e publicou-o no YouTube.
Bir hayranı onu televizyonda gördü, kameralı cep telefonuna kaydetti ve YouTube'a koydu.Une fan l'a vue à la télé, l'a enregistrée avec son téléphone, et l'a téléchargée sur YouTube.
Bir hayranı onu televizyonda gördü, kameralı cep telefonuna kaydetti ve YouTube'a koydu.Un fan l-a văzut la TV, l-a înregistrat cu telefonul mobil și l-a încărcat pe YouTube.
Bir hayranı onu televizyonda gördü, kameralı cep telefonuna kaydetti ve YouTube'a koydu.Un fan l'ha visto in TV, l'ha registrato con la videocamera del suo telefono, e l'ha caricato su YouTube.
Bir hayranı onu televizyonda gördü, kameralı cep telefonuna kaydetti ve YouTube'a koydu.Un fan lo vio en la TV, lo grabo con su celular, y lo subió a YouTube.
Bir hayranı onu televizyonda gördü, kameralı cep telefonuna kaydetti ve YouTube'a koydu.Фенка го видяла по телевизията, записала го с нейната камера на мобилния ѝ телефон, и го качила в YouTube.
Bir hayranı onu televizyonda gördü, kameralı cep telefonuna kaydetti ve YouTube'a koydu.מעריצה ראתה את הקליפ בטלוויזיה, הקליטה אותו במצלמת הטלפון הנייד שלה, והעלתה אותו ל- "יו-טיוב".
Bir hayranı onu televizyonda gördü, kameralı cep telefonuna kaydetti ve YouTube'a koydu.شاهده معجب على التلفاز، قام بتسجيله عبر كاميرا هاتفها المحمول، وقامت برفعه على موقع يوتيوب.
Bir hayranı onu televizyonda gördü, kameralı cep telefonuna kaydetti ve YouTube'a koydu.携帯のカメラで録画し YouTubeにアップロードしました ソニー ミュージック エンタテインメントは クリス ブラウンのビデオを
Boş mideniz televizyonda ve... ...ben onun için savaşıyorum.As nossas barrigas vazias na televisão e é por vós que estou a lutar.
Boş mideniz televizyonda ve... ...ben onun için savaşıyorum.Avec vos ventres vides à la télé, c'est pour vous que je me bats.
Boş mideniz televizyonda ve... ...ben onun için savaşıyorum.Eure leeren Bäuche im Fernsehen und ihr seid es für die ich kämpfe.
Boş mideniz televizyonda ve... ...ben onun için savaşıyorum.Je lege magen op de buis, en nu zijn jullie het waarvoor ik vecht.
Boş mideniz televizyonda ve... ...ben onun için savaşıyorum.티비에서는 너희 굶주린 배가 나오고 내가 싸우는 건 너희를 위해서야.
Boş mideniz televizyonda ve... ...ben onun için savaşıyorum.Le vostre pance vuote in televisione è per voi che combatto.
Boş mideniz televizyonda ve... ...ben onun için savaşıyorum.Stomacurile goale de la televizor şi tu sunt lucrurile pentru care lupt.
Boş mideniz televizyonda ve... ...ben onun için savaşıyorum.Sus vientres vacíos en la tele y son ustedes por quienes voy peleando.
Boş mideniz televizyonda ve... ...ben onun için savaşıyorum.- tôi đang đấu tranh vì bạn.
Boş mideniz televizyonda ve... ...ben onun için savaşıyorum.Wasze puste brzuchy w telewizorze i to za was walczę.

İlgili Sayfalar