Bildiğiniz gibi bu fikirlerimiz için televizyondan biraz yayın zamanı istiyoruz.Dar ştiți voi, vrem, avem nevoie de mai mult timp de difuzare pentru ideile noatre.
Bildiğiniz gibi bu fikirlerimiz için televizyondan biraz yayın zamanı istiyoruz.하지만 아시다시피, 저희가 원하고, 저희가 필요한 것은 우리들의 아이디어을 위한 상영시간입니다.
Bildiğiniz gibi bu fikirlerimiz için televizyondan biraz yayın zamanı istiyoruz.Mais nous avons d'une exposition médiatique pour faire connaître nos idées.
Bildiğiniz gibi bu fikirlerimiz için televizyondan biraz yayın zamanı istiyoruz.Mutta me tarvitsemme lähetysaikaa ideoillemme.
Bildiğiniz gibi bu fikirlerimiz için televizyondan biraz yayın zamanı istiyoruz.Nós queremos, e precisamos, de tempo de antena para as nossas ideias.
Bildiğiniz gibi bu fikirlerimiz için televizyondan biraz yayın zamanı istiyoruz.Pero ustedes saben, nosotros queremos, necesitamos algo de tiempo en directo para nuestras ideas.
Bildiğiniz gibi bu fikirlerimiz için televizyondan biraz yayın zamanı istiyoruz.Però vorremmo, avremmo bisogno di una diretta per le nostre idee.
Bildiğiniz gibi bu fikirlerimiz için televizyondan biraz yayın zamanı istiyoruz.Sie wissen, wir wollen, wir brauchen etwas Sendezeit für unsere Ideen.
Bildiğiniz gibi bu fikirlerimiz için televizyondan biraz yayın zamanı istiyoruz.We hebben zendtijd voor onze ideeën nodig.
Bildiğiniz gibi bu fikirlerimiz için televizyondan biraz yayın zamanı istiyoruz.Θέλουμε όμως και χρειαζόμαστε λίγο χρόνο στον αέρα για τις ιδέες μας.
Bildiğiniz gibi bu fikirlerimiz için televizyondan biraz yayın zamanı istiyoruz.Искаме, нуждаем се от ефирно време, за да споделим своите идеи.
Bildiğiniz gibi bu fikirlerimiz için televizyondan biraz yayın zamanı istiyoruz.Но нам желательно и необходимо эфирное время, чтобы рассказать о наших идеях.
Bildiğiniz gibi bu fikirlerimiz için televizyondan biraz yayın zamanı istiyoruz.אבל אתם יודעים, אנחנו צריכים זמן אויר לרעיונות שלנו.
Bildiğiniz gibi bu fikirlerimiz için televizyondan biraz yayın zamanı istiyoruz.ولكن كما تعلمون ، نحن نريد ، ونحن بحاجة لبعض البث لأفكارنا.
Bildiğiniz gibi bu fikirlerimiz için televizyondan biraz yayın zamanı istiyoruz.数字と統計をアメリカの人々に知ってもらう必要がある
Bir hayranı onu televizyonda gördü, kameralı cep telefonuna kaydetti ve YouTube'a koydu.Een fan zag dit op TV, nam het op met haar telefooncamera en laadde het op naar YouTube.
Bir hayranı onu televizyonda gördü, kameralı cep telefonuna kaydetti ve YouTube'a koydu.Egy rajongója látta a klipet a TV-ben, felvette a telefonja kamerájával és feltöltötte a YouTube-ra.
Bir hayranı onu televizyonda gördü, kameralı cep telefonuna kaydetti ve YouTube'a koydu.En fan så den på TV, optog den med kameraet på mobilen, og uploadede den til YouTube.
Bir hayranı onu televizyonda gördü, kameralı cep telefonuna kaydetti ve YouTube'a koydu.Fanoušek je viděl v televizi, nahrál to na mobil a nahrál na YouTube.
Bir hayranı onu televizyonda gördü, kameralı cep telefonuna kaydetti ve YouTube'a koydu.Fanúšik ho videl v televízii, natočil si ho kamerou na mobile a nahral na YouTube.
Bir hayranı onu televizyonda gördü, kameralı cep telefonuna kaydetti ve YouTube'a koydu.Fan zobaczył go w TV, nagrał kamerą w komórce i wrzucił na YouTube.
Bir hayranı onu televizyonda gördü, kameralı cep telefonuna kaydetti ve YouTube'a koydu.Một người hâm mộ thấy nó trên TV thu lại với điện thoại có máy quay và tải nó lên Youtbe.
Bir hayranı onu televizyonda gördü, kameralı cep telefonuna kaydetti ve YouTube'a koydu.Seorang penggemar melihatnya di TV, merekamnya dengan kamera ponselnya, dan mengunggahnya ke YouTube.
Bir hayranı onu televizyonda gördü, kameralı cep telefonuna kaydetti ve YouTube'a koydu.한 팬이 TV에서 이것을 보고 그녀의 카메라폰으로 녹화를 하고, 이것을 유투부에 올렸습니다.
Bir hayranı onu televizyonda gördü, kameralı cep telefonuna kaydetti ve YouTube'a koydu.Um fã viu o vídeo na TV, gravou-o com a câmara do seu telemóvel e publicou-o no YouTube.
Bir hayranı onu televizyonda gördü, kameralı cep telefonuna kaydetti ve YouTube'a koydu.Une fan l'a vue à la télé, l'a enregistrée avec son téléphone, et l'a téléchargée sur YouTube.
Bir hayranı onu televizyonda gördü, kameralı cep telefonuna kaydetti ve YouTube'a koydu.Un fan l-a văzut la TV, l-a înregistrat cu telefonul mobil și l-a încărcat pe YouTube.
Bir hayranı onu televizyonda gördü, kameralı cep telefonuna kaydetti ve YouTube'a koydu.Un fan l'ha visto in TV, l'ha registrato con la videocamera del suo telefono, e l'ha caricato su YouTube.
Bir hayranı onu televizyonda gördü, kameralı cep telefonuna kaydetti ve YouTube'a koydu.Un fan lo vio en la TV, lo grabo con su celular, y lo subió a YouTube.
Bir hayranı onu televizyonda gördü, kameralı cep telefonuna kaydetti ve YouTube'a koydu.Фенка го видяла по телевизията, записала го с нейната камера на мобилния ѝ телефон, и го качила в YouTube.
Bir hayranı onu televizyonda gördü, kameralı cep telefonuna kaydetti ve YouTube'a koydu.מעריצה ראתה את הקליפ בטלוויזיה, הקליטה אותו במצלמת הטלפון הנייד שלה, והעלתה אותו ל- "יו-טיוב".
Bir hayranı onu televizyonda gördü, kameralı cep telefonuna kaydetti ve YouTube'a koydu.شاهده معجب على التلفاز، قام بتسجيله عبر كاميرا هاتفها المحمول، وقامت برفعه على موقع يوتيوب.
Bir hayranı onu televizyonda gördü, kameralı cep telefonuna kaydetti ve YouTube'a koydu.携帯のカメラで録画し YouTubeにアップロードしました ソニー ミュージック エンタテインメントは クリス ブラウンのビデオを
Boş mideniz televizyonda ve... ...ben onun için savaşıyorum.As nossas barrigas vazias na televisão e é por vós que estou a lutar.
Boş mideniz televizyonda ve... ...ben onun için savaşıyorum.Avec vos ventres vides à la télé, c'est pour vous que je me bats.
Boş mideniz televizyonda ve... ...ben onun için savaşıyorum.Eure leeren Bäuche im Fernsehen und ihr seid es für die ich kämpfe.
Boş mideniz televizyonda ve... ...ben onun için savaşıyorum.Je lege magen op de buis, en nu zijn jullie het waarvoor ik vecht.
Boş mideniz televizyonda ve... ...ben onun için savaşıyorum.티비에서는 너희 굶주린 배가 나오고 내가 싸우는 건 너희를 위해서야.
Boş mideniz televizyonda ve... ...ben onun için savaşıyorum.Le vostre pance vuote in televisione è per voi che combatto.
Boş mideniz televizyonda ve... ...ben onun için savaşıyorum.Stomacurile goale de la televizor şi tu sunt lucrurile pentru care lupt.
Boş mideniz televizyonda ve... ...ben onun için savaşıyorum.Sus vientres vacíos en la tele y son ustedes por quienes voy peleando.
Boş mideniz televizyonda ve... ...ben onun için savaşıyorum.- tôi đang đấu tranh vì bạn.
Boş mideniz televizyonda ve... ...ben onun için savaşıyorum.Wasze puste brzuchy w telewizorze i to za was walczę.
Boş mideniz televizyonda ve... ...ben onun için savaşıyorum.Вашите празни коремчета по телевизора, за вас се боря.
Boş mideniz televizyonda ve... ...ben onun için savaşıyorum.По телику показывают ваши пустые животы, теперь я сражаюсь за вас.
Boş mideniz televizyonda ve... ...ben onun için savaşıyorum.בטניכם הריקות בטלוויזיה, ולמענכם אני נלחם.
Boş mideniz televizyonda ve... ...ben onun için savaşıyorum.بطونكم فارغة على التلفاز ومن أجل أنا أقاتل.
Boş mideniz televizyonda ve... ...ben onun için savaşıyorum.僕は戦っている 故郷には
Böylece ulusal televizyondaki bir programdaydım.Also war ich im nationalen Fernsehe in einer show zur Prime-Time.
Böylece ulusal televizyondaki bir programdaydım.Aşa că am ajuns la emisiunea televiziunii naţionale la ore de maximă audienţă.
Böylece ulusal televizyondaki bir programdaydım.Así que estaba en horario central en la televisión nacional.
Böylece ulusal televizyondaki bir programdaydım.A tak jsem se objevila v hlavním vysílacím čase národní TV.
Böylece ulusal televizyondaki bir programdaydım.Byłam więc w programie publicznej telewizji podczas najlepszych godzin oglądalności.
Böylece ulusal televizyondaki bir programdaydım.Dostala som sa do šou v hlavnom čase v národnej televízii.
Böylece ulusal televizyondaki bir programdaydım.Dus ik zat in een landelijke prime-time televisieshow.
Böylece ulusal televizyondaki bir programdaydım.Eu estive num programa de televisão nacional no horário nobre.
Böylece ulusal televizyondaki bir programdaydım.J'ai donc été dans une émission en prime-time à la télévision nationale.
Böylece ulusal televizyondaki bir programdaydım.그래서 저는 공영방송의 주요시간대에 방영한 쇼에 나가게 되었습니다.
Böylece ulusal televizyondaki bir programdaydım.Maka saya masuk ke pertunjukan utama di televisi nasional.
Böylece ulusal televizyondaki bir programdaydım.Olin siis päässyt kansalliseen, parhaan katseluajan TV-show'hun.