televizyonda ile cümle
televizyonda kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
12
HARF
5
HECE
9
ORT. KELİME
1971 - Amerika Birleşik Devletleri'nde televizyonda sigara reklamları yasaklandı.1971. - Reklamiranje cigareta zabranjeno na američkoj televiziji.
1 Ocak - Amerika Birleşik Devletleri'nde televizyonda sigara reklamları yasaklandı.2. veljače - U SAD-u je zabranjeno reklamiranje cigareta na radiju i televiziji.
3 Nisan 1977 günkü performanslarının ardından grup sonraki yirmi yıl boyunca televizyonda çalmadı.Njihov nastup 3. travnja 1977. ostao je jedini nastup prenošen uživo na televiziji idućih dvadeset godina.
Bu teknik, hareket yanılsamasının televizyonda ve hareketli görüntülerde kullanılmasıyla aynı tekniktir.Ova tehnika je identična iluziji pokreta na televiziji i pokretnim slikama.
1952'de ABD'ye giderek karatesini ulusal televizyonda tanıttı.1952. godine započinje svoje putovanje po Americi demonstrirajući karate na televiziji i pred publikom.
Marx Kardeşler, vodvillerde, sahne oyunlarında, sinema ve televizyonda görünen komedyen kardeşlerdi.Braća Marx su bili američki komičari, koji su postali poznati kroz filmove i nastupe na televiziji.
Bundan sonra da televizyonda çocuk oyuncu olarak çalışmaya devam etti.Još kao djevojčica radila je na televiziji.
Ocak 1996'da bir özel televizyonda "Ben sağın da sağında yetiştim.1996. godine započela je vlastitu televizijsku emisiju o medicini "Govorimo o zdravlju".
Sanatçı 1969-1971 arasında televizyonda "The Johnny Cash Show"u sunmaya başladı.Od 1969. do 1971., Cash je nastupao u svojoj televizijskoj emisiji, The Johnny Cash Show, na mreži ABC.
Rukia ismini de televizyonda görmüştüm.Na ruskoj televiziji prikazano je tijelo.
1. Akademi Ödülleri, radyo veya televizyonda yayınlanmayan tek Akademi Ödülleri töreniydi.Bila je jedina ceremonija dodjele Oscara koja nije bila uživo prenošena na radiju ili televiziji.
BuddyTV tarafından yapılan "2011 yılının Televizyondaki En Seksi Erkekleri" listesinde 3. sırada yer aldı.V zozname "Televíznych najpríťažlivejších mužov z roku 2011" vydaného BuddyTV, sa umiestnil na 96. mieste.
Grubun oluşum süreci televizyonda belgelenmiştir.Formácia skupiny bola televízne zdokumentovaná.
Bu bölüm, Tara'yı yani, Amber Benson'u televizyonda gördüğümüz son bölüm.K jeho skvelým filmom neodmysliteľne patrí i film Chance ktorý režírovala Amber Bensonová (Tara v Buffy).
2005-2008 yılarında televizyonda görülmeye başlamıştır.V rokoch 2005 až 2011 vstúpila do politiky prostredníctvom televízneho vysielania.
Ancak yeni bölümlerin televizyonda değil internette yayınlanacağı açıklandı.Ďalšie časti sa už v televízii nevysielali, ale sú dostupné na internete.
ONA'lar, başlangıçta doğrudan internette yayınlandıktan sonra televizyonda da yayınlanabilmektedir.Boli uverejňované najskôr na internete a až potom v televízii.
Bundan sonra da televizyonda çocuk oyuncu olarak çalışmaya devam etti.V divadle a televízii účinkoval už ako chlapec.
Ayrıca radyoda ve televizyonda yorumculuk yapmıştı.Bol činný v rozhlase i v televízii.
Smith bazen televizyonda yer almıştır.Pogosto so ga predvajali tudi na avstralski televiziji.
1950'li yılların sonlarından itibaren televizyonda görünmeye başladı.V poznih petdesetih letih 20. stoletja se je začel pojavljati v televizijskih serijah.
Televizyonda birçok kişi onları övüyordu.Njuno dejanje so po televiziji spremljali milijoni ljudi.
Televizyonda duydukları da cabasıdır.Dostava pa bo po televiziji.
Kablolu televizyonda kullanılabilir.Ją buvo galima prijungti prie televizoriaus.
Bu teknik, hareket yanılsamasının televizyonda ve hareketli görüntülerde kullanılmasıyla aynı tekniktir.Ši technika analogiška judėjimo iliuzijai, sukuriamai televizijoje arba filmuose.
Marx Kardeşler, vodvillerde, sahne oyunlarında, sinema ve televizyonda görünen komedyen kardeşlerdi.Broliai Marksai buvo populiariūs broliai komikai, vaidinę vodeviliuose, spektakliuose ir filmuose.
Grenoble televizyondan renkli olarak yayınlanan ilk Kış Olimpiyatlarıydı.Tai buvo pirmosios olimpinės žaidynės transliuotos spalvotai.
Filmin ilk gösterimi televizyonda yapıldı.Pirmąjį vaidmenį kūrė televizijos studijoje.
Anne bak babam televizyonda".Lietuvos televizijoje rengė laidas „Žmogus.
Tartışma, televizyondan canlı olarak yayınlandı.Šis turas buvo transliuojamas per televiziją.
30 Nisan 1957 yılında ilk stüdyo yayınıları televizyonda yayınlandı.1957 m. balandžio 30 d. transliuota pirmoji Vilniaus televizijos studijos laida.
Televizyonda ilk kez 2003'te görülmüştür.Tais pačiais metais ji paskutinį kartą pasirodė televizijoje.
Kablolu televizyonda ve uyduda yayın yapmaktadır.Laidos transliuojamos per palydovinę ir kabelinę televiziją.
1971 - Amerika Birleşik Devletleri'nde televizyonda sigara reklamları yasaklandı.1971 – USA-s keelati sigarettide reklaam televisioonis.
Televizyonda birçok kişi onları övüyordu.Järgnesid mitmed etteasted televisioonis.
Tören televizyonda da gösterildi.Seda näidati ka televisioonis.
Sanatçı 1969-1971 arasında televizyonda "The Johnny Cash Show"u sunmaya başladı.Aastatel 1969–1971 juhtis Cash kanalil ABC telesaadet "The Johnny Cash Show".
Bundan sonra bir yıl kadar televizyonda yoktu.Ta ei püsinud sellel kohal kauem kui aasta.
Çocuk oyuncu, çocuk aktör ya da çocuk aktris, sinema veya televizyonda oyunculuk amaçlı sahne alan çocuk.Lapsnäitlejaks nimetatakse last, kes tegeleb näitlemisega teatris, filmis või televisioonis.
Ancak klip sadece internette yayınlanmış, televizyonda yayınlanmamıştır.IP on kasutusel ka kohtvõrkudes, mitte üksnes internetis.
İsviçre'de gerçekleştirilen 1954 Dünya Kupası, televizyonda ilk gösterilen Dünya Kupası oldu.Aastal 1954 sai temast esimene esineja, keda Rootsi televisioonis näidati.
ABD çapında karşılaşma NBC tarafından televizyonda yayınlanmıştır.USA-s pidas FCC avalikke kuulamisi televisiooni asjus.
2011 süresince Watson, yetenekleri test edilme amacıyla televizyondaki yarışma programı Riziko!'da tamamlandı.Aastal 2011 pandi Watsoni võimed proovile telesaates "Jeopardy!"
Bu teknik, hareket yanılsamasının televizyonda ve hareketli görüntülerde kullanılmasıyla aynı tekniktir.See tehnika on identne viisiga kuidas televisioonis ja filmikunstis liikumise illusiooni luuakse.
1000 dolarlık saç traşım var ve hatta televizyonda bir talkshow'um bile varFryzura za 1000 dolarów i własny talk show w TV
1000 dolarlık saç traşım var ve hatta televizyonda bir talkshow'um bile varMám účes za 1 000 dolarů a dokonce i vlastní talk show v televizi.
1000 dolarlık saç traşım var ve hatta televizyonda bir talkshow'um bile var冠番組だって持っている 幸福を感じるはずなんだ なのに
24 Ağustos'ta televizyonda yayınlanan bir konuşmada El-Sadr'in sözcüsü şu açıklamada bulundu:Dans un discours télévisé du 24 août, le porte-parole de Moqtada al-Sadr lisait un discours disant:
24 Ağustos'ta televizyonda yayınlanan bir konuşmada El-Sadr'in sözcüsü şu açıklamada bulundu:En un discurso televisado del 24 de agosto, el portavoz de Al-Sadr leyó una declaración que decía:
24 Ağustos'ta televizyonda yayınlanan bir konuşmada El-Sadr'in sözcüsü şu açıklamada bulundu:In un discorso trasmesso in televisione il 24 agosto, il portavoce di Al-Sadr ha letto una dichiarazione:
3. Cinselliğin televizyonda, reklamlarda, dizilerde ön plana çıkarılması.3.Promuovere la sessualità nei film,nella pubblicità,e nei programmi tv.
Al, kullan, ne istersen onu yap, Doktor'u televizyonda götüremediğimiz yerlere götür."- È tua, usala, facci quello che vuoi, porta il Dottore dove non possiamo in TV.
- Anne, satıcı adam televizyonda. ...tüm gücümüzle bir araya gelip... ...dua etmeliyiz.Äiti, se myyntimies on telkussa! ...joka on vienyt lajimme kehitystä eteenpäin.: rohkeus.
- Anne, satıcı adam televizyonda. ...tüm gücümüzle bir araya gelip... ...dua etmeliyiz.Az ügynök bácsi van a tévében! ami származása fölé emelte az emberiséget. És ez a bátorság.
- Anne, satıcı adam televizyonda. ...tüm gücümüzle bir araya gelip... ...dua etmeliyiz.Bu, sales itu masuk TV. dan mengangkat spesies kita lebih tinggi dari lainnya, dan itu adalah keberanian kita.
- Anne, satıcı adam televizyonda. ...tüm gücümüzle bir araya gelip... ...dua etmeliyiz.Die verkoper is op TV. ...dat ons boven onszelf deed uitstijgen:
- Anne, satıcı adam televizyonda. ...tüm gücümüzle bir araya gelip... ...dua etmeliyiz.Mamá, el vendedor que vino está en la tele. ...ha elevado al hombre por encima de su origen: su valor.
- Anne, satıcı adam televizyonda. ...tüm gücümüzle bir araya gelip... ...dua etmeliyiz.Mama, po TV je tisti prodajalec. ...in to je naš pogum.
- Anne, satıcı adam televizyonda. ...tüm gücümüzle bir araya gelip... ...dua etmeliyiz.Mamma, försäljaren är i TV! ...som höjt vår art över sitt ursprung: Vårt mod.
- Anne, satıcı adam televizyonda. ...tüm gücümüzle bir araya gelip... ...dua etmeliyiz.Mor, kom og se sælgeren! <i>... hævet vor art</i> <i>over sin oprindelse: