televizyon ile cümle
televizyon kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Televizyonunuz 20 hertz... ...frekansını veremeyebilir.Although your TV set may not transmit... ...sounds with frequencies as low as 20 hertz.
Böylece ulusal televizyondaki bir programdaydım.So I was on a national television prime-time show.
Kendi televizyonunuza sahip olmanız gerekmez.And you don't necessarily have to have your own TV set.
Televizyon ekranlari yoktu, ve izleyecek futbol maclari yoktu.They didn't have TV screens, and they didn't have any football games to watch.
Evet, çok açık ki DVD'de televizyon dizilerini izlemenin büyüsünü anlayamamışsın.Obviously you haven't understood the magic of TV series on DVD.
Televizyonun, küresel bir kamp ateşi olduğunu düşünüyorum.And I think that the television is like the global campfire.
Çalışan insanları televizyonda gösterme biçimimiz -- gülünç.The way we portray working people on TV -- it's laughable.
Televizyonun yaptığı budur.That's what TV does.
O akşam izlediğimiz televizyon programı hakkında konuştuk.We talked about the TV show we watched that evening.
Benim için gökyüzü daima gridir, çiçekler daima gridir ve televizyon hala siyah beyazdır.To me, the sky is always gray, flowers are always gray, and television is still in black and white.
Büyük ekran televizyon... 2.5 çocuk...The big-screen TV... 2.5 kids...
Boş mideniz televizyonda ve... ...ben onun için savaşıyorum.Your empty bellies on the telly and now it's you that I'm fighting for.
Yönetim bir tür ağaç değil. O bir televizyon seti.Management is not a tree, it's a television set.
Ama canlı televizyon yayını kısmına, yani Oprah'a hazırlanmanın yolu yoktu.But there was no way to prepare for the live television aspect of it, being on Oprah.
Gazetelerde, televizyonda.You read about it in your newspapers. You hear about it on your television sets.
Bu 106 ekran bir plazma televizyonu çivi kullanmadan duvara sabitlemek için yeterlidir.That's enough to stick six 42-inch plasma TV's to your wall, no nails.
Yeryüzündeki herşeyi tamir ederler: radyolar, televizyonlar...They repair everything on Earth: radios, televisions...
Rastladığınız kitaplarda, filmlerde ya da televizyon şovlarında bu formüle dikkat edin.Love?
Ev, araba, televizyon, bilgisayar ve bir miktra bilgi.House, car, television, computer, and certain information.
Bu sesi televizyonda, radyoda ve internette kullanmayı planlıyorum.I plan to use it on television, radio and the Internet.
Bunu hergün yapıyoruz, roman okurken, televizyon seyrederken veya bir filme gittiğimizde.We do it every day, while reading novels, watching television or going to the movies.
Yani, sadece televizyonu açmak yeterliyken neden konuşasın?So, why talk to kids when you can just turn on the TV?
Televizyona çıktıklarında bütün programı seyrettim.I watched the whole programme when they were on television.
Evet, yollar yapıyorlar, telefonlar koyuyorlar ve evet, orada televizyon olacak.So yes, they're building roads, yes, they're putting in telephone, yes, there will be television.
Onlar her zaman televizyondalar!They're always on TV!
& Televizyon& Television
Televizyonu YapılandırConfigure Television
Paneliniz için bir televizyon. NameA television for your panel.
Televizyon ekranının görüntü oranının 4: 3' te (standart TV) kalmasını sağlamak için işaretleyinCheck to keep the aspect ratio of the television screen fixed to 4:3 (standard TV)
İşaretlendiğinde televizyon ekranı, 4: 3 (standart TV) görüntü oranında kalmaya zorlanırWhen checked the television screen will be forced to have a fixed aspect ratio of 4:3 (standard TV)
Televizyona DönReturn to TV
Merkez Televizyon İstasyonu: Fuhuş yapanları yakalayın.Central Television Station: Catch them prostituting.
Eski Televizyon Yapımcısı Mostafa Azizi İran'da Sekiz Yıl Hapse Mâhkum EdildiFormer TV Producer Mostafa Azizi Sentenced to Eight Years in Prison in Iran · Global Voices
53 yaşındaki Mostafa Azizi İran'da önceden televizyon programı yazarı ve yapımcısıydı.Mostafa Azizi, 53, was formerly a writer and producer of television programs in Iran.
24 Ağustos'ta televizyonda yayınlanan bir konuşmada El-Sadr'in sözcüsü şu açıklamada bulundu:In a televised speech on August 24, Al-Sadr’s spokesperson read a statement saying:
Televizyon istasyonunun bu kadına iyi davranacağına hiç inancım yok.I have no faith that will do right by this woman.
Her gün televizyonda, şirketler ve vatandaşların yer aldığı listelerin yayınlandığını görmekteyiz.We are seeing every day on TV lists of companies and citizens that are being published.
Dünya çapında analogdan dijital televizyona geçiş 2012 yılına kadar gerçekleşecek.The full worldwide transition from analogue to digital TV will occur by 2012.
Dijital karasal televizyon yayınları 21 AB üye ülkesinde başladı bile.Digital terrestrial TV transmissions have already debuted in 21 EU member states.
Konser, Makedon Sitel televizyonunun bu yıl en yüksek izlenme oranına sahip yayını oldu.It was the highest-rated broadcast for Macedonia's Sitel TV this year.
Mart 2006'da Sırbistan Sosyalist Partisi yandaşları, B92 Radyo ve Televizyonu ekibine saldırdı.In March 2006, supporters of the Socialist Party of Serbia attacked a crew from B92 Radio and TV.
Ayrıca Danimarka merkezli Roj TV ve Mezopotamya televizyonu gibi çeşitli medya kaynakları da mevcut.It also operates several media outlets, such as the Danish-based Roj TV and Mezopotamya television.
Mayıs 2007'de, bir televizyon muhabirine "kokuşmuş çingene" dediği bir kaset ortaya çıktı.In May 2007, a tape surfaced in which he was heard calling a TV reporter "a stinking gypsy".
Bu gerçek bir duruşma, hatta bir Amerikan televizyon dizisi bile değildi.It wasn't a real trial, or even an American television show.
A1 televizyonuyla ilgili tartışmalar Makedonya'da meclis boykotuna yol açtıA1 TV controversy triggers parliamentary boycott in Macedonia
Türk televizyon dizisi laiklik tartışması başlattı'The Magnificent Century': TV series sparks debate
Mali sorunlar, televizyon abonelik ücretlerinin toplanma oranının düşük olması nedeniyle de artıyor.Financial problems have also been exacerbated by the poor collection rate on TV subscriptions.
Davutoğlu yerel televizyon kanalı TRT'ye verdiği demeçte, "Bu donmuş gıda gibidir."It is like a frozen food.
Televizyon kameraları tarafından da yakalanan gamalı haç şekli, naklen yayına da yansıdı.Television cameras caught it, including it in the live broadcast of the game.
Oyuncu son yıllarda toplum ve halkın sorunlarıyla ilgili kendi televizyon programını yapıyordu.In the past few years, she had her own TV talk-show, focused on social and public problems.
"Bütün gün televizyonda gördüğünüz tek şey futbol maçları."All you see on TV all day are football matches.
Arnavutluk'ta, cankurtaranlar gerçek sahiller yerine daha çok televizyonda görülüyorlar.In Albania, lifeguards are more likely to be seen on TV than at an actual beach.
Kostunica’nın 27 Mart’ta ulusal televizyonda yaptığı konuşmada sarfettiği sözler oldukça sertti.Kostunica's words of March 27th, delivered on national television, were strident.
Grup kazanan şarkıyı 1 Mart'ta ulusal televizyonda seslendirdi.The band performed the winning entry on national TV on March 1st.
Makedonya'da Televizyon ve Radyo Kanalı Sayısı ArtabilirNumber of Television and Radio Stations May Increase in Macedonia
Yunan şarkıcı Anna Vissi, 14 Mart'ta Atina'daki bir televizyon programında şarkı söylüyor.Greek singer Anna Vissi performs during a TV show in Athens on 14 March.
Arnavutluk gurbetçiler için televizyondan dil kursu planlıyorAlbania plans TV language courses for diaspora
Makedonlar analog televizyondan dijitale geçecekler. [Getty Images]Macedonians will switch from analogue TV to digital. [Getty Images]
Partiler büyük oranda fonlarını televizyon reklamları ve reklam panolarına yatırdılar.Parties mostly invested their funds in TV commercials and billboards.
Çünkü halkımızda, benim deyimimle, beyin yerine televizyon var.Because our people, as I like to say, have TV sets instead of a brain.