Ana içeriğe geç
Sözlük

telaş ile cümle

telaş kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Halen daha da bakarak, ortaya çıktı zamankinden daha telaşlı.Attualmente è uscito, guardando ancora più agitata di prima.
Halen daha da bakarak, ortaya çıktı zamankinden daha telaşlı.För närvarande han fram och tittade ännu mer ALTERERAD än tidigare.
Halen daha da bakarak, ortaya çıktı zamankinden daha telaşlı.Hiện nay ông xuất hiện, tìm kiếm nhiều hơn flurried hơn trước.
Halen daha da bakarak, ortaya çıktı zamankinden daha telaşlı.In prezent el a apărut, în căutarea chiar mai mult năuc decât înainte.
Halen daha da bakarak, ortaya çıktı zamankinden daha telaşlı.I øjeblikket han dukket op, ser endnu mere altereret end før.
Halen daha da bakarak, ortaya çıktı zamankinden daha telaşlı.Jelenleg kilépett, akik még izgatott, mint korábban.
Halen daha da bakarak, ortaya çıktı zamankinden daha telaşlı.현재 그는 더 찾고, 등장 이전보다 혼란한.
Halen daha da bakarak, ortaya çıktı zamankinden daha telaşlı.Momenteel is hij gekomen, op zoek naar nog meer gejaagd dan voorheen.
Halen daha da bakarak, ortaya çıktı zamankinden daha telaşlı.Obecnie wyszedł, patrząc nawet więcej zdenerwowany niż wcześniej.
Halen daha da bakarak, ortaya çıktı zamankinden daha telaşlı.Saat ia muncul, mencari bahkan lebih bingung dari sebelumnya.
Halen daha da bakarak, ortaya çıktı zamankinden daha telaşlı.Sedaj se je izkazalo, je videti še bolj flurried kot prej.
Halen daha da bakarak, ortaya çıktı zamankinden daha telaşlı.Tällä hetkellä hän tuli, etsii vieläkin hätäinen kuin ennen.
Halen daha da bakarak, ortaya çıktı zamankinden daha telaşlı.V současné době se vynořil a díval se ještě více znervóznělý než dříve.
Halen daha da bakarak, ortaya çıktı zamankinden daha telaşlı.V súčasnej dobe sa vynoril a díval sa ešte viac znervózneli ako predtým.
Halen daha da bakarak, ortaya çıktı zamankinden daha telaşlı.Zur Zeit ist er aufgetaucht, auf der Suche noch flurried als zuvor.
Halen daha da bakarak, ortaya çıktı zamankinden daha telaşlı.Σήμερα αυτός προέκυψε, αναζητούν ακόμη πιο flurried από πριν.
Halen daha da bakarak, ortaya çıktı zamankinden daha telaşlı.В момента той се появява, търсят още по- flurried, отколкото преди.
Halen daha da bakarak, ortaya çıktı zamankinden daha telaşlı.Вскоре он появился, она выглядела еще более взбудораженный, чем раньше.
Halen daha da bakarak, ortaya çıktı zamankinden daha telaşlı.Незабаром він з'явився, вона виглядала ще більш розбурханий, ніж раніше.
Halen daha da bakarak, ortaya çıktı zamankinden daha telaşlı.כיום הוא הגיח, מבט עוד יותר מבולבל יותר מאשר קודם.
Halen daha da bakarak, ortaya çıktı zamankinden daha telaşlı.برزت في الوقت الحاضر وهو ينظر أكثر متساقط من ذي قبل.
Halen daha da bakarak, ortaya çıktı zamankinden daha telaşlı.以前よりも慌て。 彼はタクシーに昇圧するように、彼はプル
Hattın diğer ucundaki kadı, ona Carol diyelim, telaşlıydı.A mulher do outro lado da linha, vamos chamá-la de Carol, estava em pânico.
Hattın diğer ucundaki kadı, ona Carol diyelim, telaşlıydı.De vrouw aan de andere kant van de lijn, laten we haar Carol noemen, was in paniek.
Hattın diğer ucundaki kadı, ona Carol diyelim, telaşlıydı.Dzwoniąca kobieta, nazwijmy ją Carol, wpadła w panikę.
Hattın diğer ucundaki kadı, ona Carol diyelim, telaşlıydı.Egy nő -- nevezzük Carolnak -- volt a vonal végén, teljes pánikban.
Hattın diğer ucundaki kadı, ona Carol diyelim, telaşlıydı.Eine panische Frau war am anderen Ende der Leitung, nennen wir sie Carol.
Hattın diğer ucundaki kadı, ona Carol diyelim, telaşlıydı.Femeia de la telefon, să o numim Carol, era panicată.
Hattın diğer ucundaki kadı, ona Carol diyelim, telaşlıydı.캐롤이라는 여자가 전화를 걸었는데 꽤나 당황해하고 있었죠.
Hattın diğer ucundaki kadı, ona Carol diyelim, telaşlıydı.Kvinden i den anden ende af linjen, vi kalder hende Carol, var panisk.
Hattın diğer ucundaki kadı, ona Carol diyelim, telaşlıydı.La donna dall'altro lato, chiamiamola Carol, era nel panico.
Hattın diğer ucundaki kadı, ona Carol diyelim, telaşlıydı.La femme à l'autre bout de la ligne, nous l'appelerons Carole, paniquait.
Hattın diğer ucundaki kadı, ona Carol diyelim, telaşlıydı.La mujer del otro lado de la línea, llamémosla Carol, estaba aterrorizada.
Hattın diğer ucundaki kadı, ona Carol diyelim, telaşlıydı.Người phụ nữ ở đâu dây bên kia, chúng ta gọi cô ấy là Carol, đang hết sức hoảng loạn.
Hattın diğer ucundaki kadı, ona Carol diyelim, telaşlıydı.Η γυναίκα που με είχε πάρει, ας την πούμε Κάρολ, είχε πανικοβληθεί.
Hattın diğer ucundaki kadı, ona Carol diyelim, telaşlıydı.Жената, в другия край на линията, наричаме я Керол, се паникьоса.
Hattın diğer ucundaki kadı, ona Carol diyelim, telaşlıydı.Звонившая женщина, назовём её Кэрол, была в панике.
Hattın diğer ucundaki kadı, ona Carol diyelim, telaşlıydı.האישה בצד השני של הקו - נכנה אותה קרול - היתה מבוהלת.
Hattın diğer ucundaki kadı, ona Carol diyelim, telaşlıydı.المرأة على الطرف الآخر من الخط ، سوف نسميها ، كارول ، كانت مرتعبة
Hattın diğer ucundaki kadı, ona Carol diyelim, telaşlıydı.うろたえていました どうやら カリフォルニアにいるはずの元彼が
- Her kelimesini. Tamam, biraz daha zamanımız var. Yani telaşlanma.Masz czas, nie przejmuj się.
- Her kelimesini. Tamam, biraz daha zamanımız var. Yani telaşlanma.Nos sobra tiempo, así que... ...no te preocupes.
- Her kelimesini. Tamam, biraz daha zamanımız var. Yani telaşlanma.حسناً لدينا الكثير من الوقت لذا لا تقلق
Herkes bir telaş içinde.15階のエンジニアは 粒子加速器を使うのをやめ
Herkes bir telaş içinde.Alla är upptrissade.
Herkes bir telaş içinde.Jeder ist völlig durch den Wind.
Herkes bir telaş içinde.모두가 제 정신이 아니에요.
Herkes bir telaş içinde.Sono tutti nel pallone.
Herkes bir telaş içinde.Toată lumea e în confuzie.
Herkes bir telaş içinde.Todo el mundo está agitado.
Herkes bir telaş içinde.Tout le monde est dans tous ses états.
Herkes bir telaş içinde.כולם נרגשים.
Herkesin içinde var ve doğrusu, normal olma telaşı potansiyelimizi kurban edişimizdir.In alle eerlijkheid: normaliteit nastreven is het ultieme offer van potentieel.
Herkesin içinde var ve doğrusu, normal olma telaşı potansiyelimizi kurban edişimizdir.Každý z nás má uvnitř dar, a zcela upřímně, honba za normálností je konečná oběť potenciálu.
Herkesin içinde var ve doğrusu, normal olma telaşı potansiyelimizi kurban edişimizdir.그리고 솔직히 말씀드리자면, 정상을 추구하는 것은 결국에는 잠재력을 희생시키게 됩니다.
Herkesin içinde var ve doğrusu, normal olma telaşı potansiyelimizi kurban edişimizdir.Mindenkiben van tehetség, és őszintén szólva a törekvés a normalitásra a lehetőség végleges feláldozása.
Herkesin içinde var ve doğrusu, normal olma telaşı potansiyelimizi kurban edişimizdir.Szczerze mówiąc, dążenie do normalności jest ostatecznym wyzbyciem się potencjału.
Herkesin içinde var ve doğrusu, normal olma telaşı potansiyelimizi kurban edişimizdir.Tutti noi abbiamo un dono e in tutta onestà, inseguire la normalità è il supremo sacrificio del possibile.
Herkesin içinde var ve doğrusu, normal olma telaşı potansiyelimizi kurban edişimizdir.Всички имаме дарове и честно казано, да преследваш нормалността е върховната саможертва на възможното.
Herkesin içinde var ve doğrusu, normal olma telaşı potansiyelimizi kurban edişimizdir.Кожен має дар у собі, і, правду кажучи, погоня за одноманітністю є остаточною пожертвою власними можливостями.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod