Ana içeriğe geç
Sözlük

telaş ile cümle

telaş kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Bu sözleri işiten kalabalık ve kentin yetkilileri telaşa kapıldı.Så väckte de oro bland folket och hos stadens styresmän, när de hörde detta.
Bu sözleri işiten kalabalık ve kentin yetkilileri telaşa kapıldı.Sie bewegten aber das Volk und die Obersten der Stadt, die solches hörten.
Bu sözleri işiten kalabalık ve kentin yetkilileri telaşa kapıldı.Tako vznemirijo ljudstvo in mestne poglavarje, ki so to poslušali.
Bu sözleri işiten kalabalık ve kentin yetkilileri telaşa kapıldı.Toen het stadsbestuur en de te hoop gelopen mensen dat hoorden, raakten zij in de war.
Bu sözleri işiten kalabalık ve kentin yetkilileri telaşa kapıldı.Εταραξαν δε τον οχλον και τους πολιταρχας ακουοντας ταυτα,
Bu sözleri işiten kalabalık ve kentin yetkilileri telaşa kapıldı.И встревожили народ и городских начальников, слушавших это.
Bu sözleri işiten kalabalık ve kentin yetkilileri telaşa kapıldı.Но като взеха поръчителство от Ясона и от другите пуснаха ги.
Bu sözleri işiten kalabalık ve kentin yetkilileri telaşa kapıldı.Стрівожили ж вони народ і городську старшину, що чули се.
Bu sözleri işiten kalabalık ve kentin yetkilileri telaşa kapıldı.ויחרידו את העם ואת ראשי העיר אשר שמעו את זאת׃
Bu sözleri işiten kalabalık ve kentin yetkilileri telaşa kapıldı.‎فازعجوا الجمع وحكام المدينة اذ سمعوا هذا‎.
Bu sözleri işiten kalabalık ve kentin yetkilileri telaşa kapıldı.眾 人 和 地 方 官 、 聽 見 這 話 、 就 驚 慌 了
Bu sözleri işiten kalabalık ve kentin yetkilileri telaşa kapıldı.眾 人和 地方官 、 聽見 這話 、 就 驚 慌了
Bu yüzden de hayatım hep bir telaş içindeydi.Así que mi vida estaba constantemente en un estado de apuro.
Bu yüzden de hayatım hep bir telaş içindeydi.Ich befand mich immer in einem hektischen Zustand.
Bu yüzden de hayatım hep bir telaş içindeydi.그래서 늘 바쁘게 살았고,
Bu yüzden de hayatım hep bir telaş içindeydi.La mia vita si svolgeva in un costante stato di fretta.
Bu yüzden de hayatım hep bir telaş içindeydi.Ma vie était donc en permanence dans un état de précipitation.
Bu yüzden de hayatım hep bir telaş içindeydi.Så mitt liv befann sig i ständigt skyndande.
Bu yüzden de hayatım hep bir telaş içindeydi.Viaţa mea era o grabă continuă.
Bu yüzden de hayatım hep bir telaş içindeydi.אז החיים שלי היו במצב תמידי של למהר.
Bu yüzden de hayatım hep bir telaş içindeydi.いつも遅れはしないかと 怖れていました
♫Carnegie Salonu'nun♫ ♫sahne kapısında telaş♫ ♫Ünlü caz sanatçısı kaçak♫무대 출입구에는 공포가 카네기 홀 (Carnegie Hall) 을 향해 유명한 재즈 가수가 무단이탈했다네
♫Carnegie Salonu'nun♫ ♫sahne kapısında telaş♫ ♫Ünlü caz sanatçısı kaçak♫♫ hốt hoảng ở cửa sân khấu ♫ ♫ của Carnegie Hall ♫ ♫ "Ca sĩ nhạc Jazz nổi tiếng đã mất" ♫
♫Carnegie Salonu'nun♫ ♫sahne kapısında telaş♫ ♫Ünlü caz sanatçısı kaçak♫♫ Panică la uşa scenei ♫ ♫ de la Carnegie Hall ♫ ♫ Faimosul cântăreţ de jazz a dat bir cu fugiții ♫
♫Carnegie Salonu'nun♫ ♫sahne kapısında telaş♫ ♫Ünlü caz sanatçısı kaçak♫♫ Panico ai bordi del palco ♫ ♫ della Carnegie Hall ♫ ♫ Una famosa cantante jazz dispersa ♫
♫Carnegie Salonu'nun♫ ♫sahne kapısında telaş♫ ♫Ünlü caz sanatçısı kaçak♫♫ Pánico en la puerta del escenario ♫ ♫ de Carnegie Hall ♫ ♫ Famosa cantante de jazz ausente sin aviso ♫
♫Carnegie Salonu'nun♫ ♫sahne kapısında telaş♫ ♫Ünlü caz sanatçısı kaçak♫♫ Pânico na porta do palco ♫ de Carnegie Hall ♫ "Famosa cantora de 'jazz' ausentou-se sem permissão"
♫Carnegie Salonu'nun♫ ♫sahne kapısında telaş♫ ♫Ünlü caz sanatçısı kaçak♫♫ Paniek aan de podiumingang ♫ ♫ van Carnegie Hall ♫ ♫ Beroemde jazzzangeres is afwezig zonder toestemming ♫
♫Carnegie Salonu'nun♫ ♫sahne kapısında telaş♫ ♫Ünlü caz sanatçısı kaçak♫♫ Panik am Bühneneingang ♫ ♫ der Carnegie Hall ♫ ♫ Berühmte Jazz-Sängerin hat sich unerlaubt entfernt ♫
♫Carnegie Salonu'nun♫ ♫sahne kapısında telaş♫ ♫Ünlü caz sanatçısı kaçak♫♫ Pánik a művészbejárónál ♫ ♫ a Carnegie Hallban ♫ ♫ "A híres Jazz énekes eltűnt" ♫
♫Carnegie Salonu'nun♫ ♫sahne kapısında telaş♫ ♫Ünlü caz sanatçısı kaçak♫♫ Panika przy drzwiach sceny ♫ ♫ w Carnegie Hall ♫ ♫ "Gdzież ta jazzowa solistka?" ♫
♫Carnegie Salonu'nun♫ ♫sahne kapısında telaş♫ ♫Ünlü caz sanatçısı kaçak♫♫ Panique à l'entrée des artistes ♫ ♫ de Carnegie Hall ♫ ♫ La célèbre chanteuse de jazz a déserté ♫
♫Carnegie Salonu'nun♫ ♫sahne kapısında telaş♫ ♫Ünlü caz sanatçısı kaçak♫♪ Πανικός στην ουρά για τη σκηνή ♪ ♪ του Κάρνεγκι Χολ ♪ ♪ "Διάσημη τζαζ τραγουδίστρια αγνοείται" ♪
♫Carnegie Salonu'nun♫ ♫sahne kapısında telaş♫ ♫Ünlü caz sanatçısı kaçak♫Паника на вратата на сцената за Карнеги Хол. Известен джаз певец изчезнал,
♫Carnegie Salonu'nun♫ ♫sahne kapısında telaş♫ ♫Ünlü caz sanatçısı kaçak♫♫ Паника перед выходом на сцену ♫ ♫ в Карнеги-холл. ♫ ♫ Известная джазовая певица ушла, как дезертир ♫
♫Carnegie Salonu'nun♫ ♫sahne kapısında telaş♫ ♫Ünlü caz sanatçısı kaçak♫♫ בהלה בכניסת הבמה ♫ ♫ של ה"קרנגי הול" ♫ ♫ זמרת ג'אז מפורסמת נפקדת ♫
♫Carnegie Salonu'nun♫ ♫sahne kapısında telaş♫ ♫Ünlü caz sanatçısı kaçak♫♫وقد ذعرت على بوابة ♫ ♫قاعة كارنيج ♫ ♫عازف الجاز الشهير ♫
♫Carnegie Salonu'nun♫ ♫sahne kapısında telaş♫ ♫Ünlü caz sanatçısı kaçak♫舞台裏では大騒ぎ 「有名ジャズ歌手 ドタキャン」
Çevrelendiklerini de anlayabiliyorlar, biraz telaşlanabilirler.Als ze omringd worden, merken ze dit ook en kunnen wat zenuwachtig worden.
Çevrelendiklerini de anlayabiliyorlar, biraz telaşlanabilirler.Bila mereka dikelilingi, mereka juga menyadari hal tersebut, mereka mungkin menjadi sedikit tersipu.
Çevrelendiklerini de anlayabiliyorlar, biraz telaşlanabilirler.Daca sunt inconjurate, vor observa si asta, si pot deveni putin confuze.
Çevrelendiklerini de anlayabiliyorlar, biraz telaşlanabilirler.Ha körülveszik egymást, azt is észreveszik, kicsit lehet, hogy megzavarodnak.
Çevrelendiklerini de anlayabiliyorlar, biraz telaşlanabilirler.Kiedy są otoczone, też to zauważają, trochę się denerwują.
Çevrelendiklerini de anlayabiliyorlar, biraz telaşlanabilirler.둘러싸이면 그것도 감지합니다. 조금 당황할 지도 모르죠.
Çevrelendiklerini de anlayabiliyorlar, biraz telaşlanabilirler.Nếu chúng được đặt vòng quanh, chúng nhận biết điều đó, có thể có một chút bối rối.
Çevrelendiklerini de anlayabiliyorlar, biraz telaşlanabilirler.Se eles ficarem cercados, também se apercebem disso, podem ficar um pouco perturbados.
Çevrelendiklerini de anlayabiliyorlar, biraz telaşlanabilirler.S'ils se retrouvent encerclés, ils s'en rendent compte aussi, et ils peuvent devenir un peu agités.
Çevrelendiklerini de anlayabiliyorlar, biraz telaşlanabilirler.Si quedan rodeados, también se dan cuenta, se pueden poner algo nerviosos.
Çevrelendiklerini de anlayabiliyorlar, biraz telaşlanabilirler.Wenn sie voneinader umgeben sind, bemerken sie das auch und können etwas nervös werden.
Çevrelendiklerini de anlayabiliyorlar, biraz telaşlanabilirler.Αν περικυκλωθούν, το παρατηρούν επίσης, μπορεί να σαστίσουν λιγάκι.
Çevrelendiklerini de anlayabiliyorlar, biraz telaşlanabilirler.Ако ги заобиколят, също забелязват това и може малко да се разтревожат.
Çevrelendiklerini de anlayabiliyorlar, biraz telaşlanabilirler.Если же они будут окружены, то они также это заметят и могут заволноваться.
Çevrelendiklerini de anlayabiliyorlar, biraz telaşlanabilirler.Якщо їх оточити, вони це також помітять, і їх це може трохи роздратувати.
Çevrelendiklerini de anlayabiliyorlar, biraz telaşlanabilirler..אם הם מוקפים, הם ישימו לב גם לזה ...הם עלולים להתבלבל
Çevrelendiklerini de anlayabiliyorlar, biraz telaşlanabilirler.وإذا حوصروا ،يمكنهم ملاحظة ذلك ايضا، ويمكن أن ينزعجوا بعض الشيء.
Çevrelendiklerini de anlayabiliyorlar, biraz telaşlanabilirler.動揺したりもします 動きと傾きもわかります
Çılgınlıklar telaşlandırıcı olabilir.Allarmanti.
Çılgınlıklar telaşlandırıcı olabilir.조금 불안할 수도 있습니다.
Çılgınlıklar telaşlandırıcı olabilir.Las manías pueden ser alarmantes.
Çılgınlıklar telaşlandırıcı olabilir.Les passions peuvent être alarmantes.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod