Burasi gomlek yapilan tekstil --Questa è un'industria tessile in cui fanno camicie,
Burasi gomlek yapilan tekstil --Toto je textilka, kde vyrábějí košile.
Burasi gomlek yapilan tekstil -- Youngor, Cindeki en buyuk gomlek ve elbise fabrikasi.Isto é uma fábrica têxtil onde se fazem camisas — a Youngor, a maior fábrica de camisas e roupas da China.
Burasi gomlek yapilan tekstil --Това е текстилна фабика, където правят ризи.
Burasi gomlek yapilan tekstil --Это текстильное предприятие, где шьют рубашки:
Burasi gomlek yapilan tekstil --זהו מפעל טקסטיל שם הם מייצרים חולצות.
Burasi gomlek yapilan tekstil --هذا هو الغزل والنسيج حيث يصنعون القمصان.
Burasi gomlek yapilan tekstil --雅戈尓(Youngor)といい中国で最大規模の シャツや洋服の工場です
Çoğumuz, hala, kağıt ve tekstil gibi geleneksel malzemelerin neyden yapıldığını ve nasıl üretildiğini biliyor.대체로, 우리는 전통적인 재료들인 종이나 직물 같은 것들이 무엇으로 어떻게 만들어지는지 여전히 알고 있습니다.
Çoğumuz, hala, kağıt ve tekstil gibi geleneksel malzemelerin neyden yapıldığını ve nasıl üretildiğini biliyor.У нас ще залишилися знання, з чого і як виробляють традиційні матеріали на кшталт паперу і тканини.
Çoğumuz, hala, kağıt ve tekstil gibi geleneksel malzemelerin neyden yapıldığını ve nasıl üretildiğini biliyor.על פי רוב אנו עדיין יודעים ממה עשויים חומרים מסורתיים כמו נייר וטקסטיל ואיך הם מיוצרים.
Çoğumuz, hala, kağıt ve tekstil gibi geleneksel malzemelerin neyden yapıldığını ve nasıl üretildiğini biliyor.في اغلب الاحيان ما زلنا نعرف مم تصنع المواد التقليدية مثل الورق والاقمشة وكيف يتم انتاجها.
Çoğumuz, hala, kağıt ve tekstil gibi geleneksel malzemelerin neyden yapıldığını ve nasıl üretildiğini biliyor.紙や生地といった伝統的な 材料が何からできていて どうやって作られるか だいたい理解しています しかし 今は素晴らしい 未来的な複合材料があります-
Financial Times, Hindistan'daki bir tekstil fabrikasını gösteren bu resmi şu başlıkla vermişEl "Financial Times" publicó esta foto de una fábrica textil india con el título:
Financial Times, Hindistan'daki bir tekstil fabrikasını gösteren bu resmi şu başlıkla vermişFinancial Times opublikował to zdjęcie indyjskiej fabryki tekstyliów pod tytułem:
Financial Times, Hindistan'daki bir tekstil fabrikasını gösteren bu resmi şu başlıkla vermiş파이낸셜 타임즈 지는 "인도, 섬유에서 중국을 넘기위해 태세를 취했다"라는 제목과 함께
Financial Times, Hindistan'daki bir tekstil fabrikasını gösteren bu resmi şu başlıkla vermişO Financial Times publicou esta fotografia de uma fábrica têxtil indiana com o título:
Financial Times, Hindistan'daki bir tekstil fabrikasını gösteren bu resmi şu başlıkla vermişФайненшъл Таймс публикува тази снимка на индийски текстилен завод със следното заглавие:
Financial Times, Hindistan'daki bir tekstil fabrikasını gösteren bu resmi şu başlıkla vermişה-פייננשל טיימס פירסם תמונה זו של מפעל טקסטיל הודי
Financial Times, Hindistan'daki bir tekstil fabrikasını gösteren bu resmi şu başlıkla vermişنشرت صحيفة الفايناشيال تايمز هذه الصورة لأحد مصانع الغزل والنسيج الهندية
Financial Times, Hindistan'daki bir tekstil fabrikasını gösteren bu resmi şu başlıkla vermiş「織物で中国を追い越そうとしているインド」 という見出しで インドの縫製工場の写真を載せています
Fransız Tarihi okumuş ve 89 yaşında hala dünyanın özel en büyük tekstil imparatorluğunu tek başına yöneten대략 70여년 전에 전공을 하시고, 89세까지도 여전히 세계에서 가장 큰 자신만의 직물 왕국을 엄격한 통제아래 다스려 오고 있습니다.
Fransız Tarihi okumuş ve 89 yaşında hala dünyanın özel en büyük tekstil imparatorluğunu tek başına yönetenla empresa textil de patrimonios privados más grande del mundo con una mano de hierro.
Fransız Tarihi okumuş ve 89 yaşında hala dünyanın özel en büyük tekstil imparatorluğunu tek başına yönetenlévő textilbirodalmát uralta, vasszigorral vezetve azt.
Fransız Tarihi okumuş ve 89 yaşında hala dünyanın özel en büyük tekstil imparatorluğunu tek başına yönetenלפני יותר משבעים שנה, ובגיל 89 עדיין שלט באימפריית הטקסטיל הגדולה ביותר בעולם בבעלות פרטית ביד ברזל.
Fransız Tarihi okumuş ve 89 yaşında hala dünyanın özel en büyük tekstil imparatorluğunu tek başına yöneten繊維業帝国を自らの手で 率いている ロジャー・ミルケンという方です ミルケン氏は会ってもよいと
Gunandong Eyaleti'ndeki bir tekstil fabrikası, ve Hindistan'daki bir tekstil fabrikası.Kleiderfabriken in der Guangdong-Provinz und in Indien.
Gunandong Eyaleti'ndeki bir tekstil fabrikası, ve Hindistan'daki bir tekstil fabrikası.광동성의 의류 공장과 인도의 의류 공장에서 찍힌 사진입니다
Gunandong Eyaleti'ndeki bir tekstil fabrikası, ve Hindistan'daki bir tekstil fabrikası.שצולמו במפעל לבגדים במחוז גואנגדונג ובמפעל לבגדים בהודו.
Gunandong Eyaleti'ndeki bir tekstil fabrikası, ve Hindistan'daki bir tekstil fabrikası.لمصانع ملبوسات في إقليم غوانغ دونغ الصيني ومصانع الملبوسات في الهند.
Gunandong Eyaleti'ndeki bir tekstil fabrikası, ve Hindistan'daki bir tekstil fabrikası.インドの縫製工場のものです 中国では全て女性です
Güneydeki tekstil endüstrisindeki ayrımcılık had safhadaydı.Délen a textilipar köztudottan faji alapon elkülönített volt.
Güneydeki tekstil endüstrisindeki ayrımcılık had safhadaydı.남부의 직물 산업은 인종차별로 악명 높았다는 걸 알아야 합니다.
Güneydeki tekstil endüstrisindeki ayrımcılık had safhadaydı.la industria textil del sur era notoriamente segregada.
Güneydeki tekstil endüstrisindeki ayrımcılık had safhadaydı.l'industria tessile nel Sud era notoriamente segregata.
Güneydeki tekstil endüstrisindeki ayrımcılık had safhadaydı.l'industrie du textile dans le Sud était notoire pour sa ségrégation.
Güneydeki tekstil endüstrisindeki ayrımcılık had safhadaydı.תעשיית הטקסטיל בדרום היתה ידועה לשמצה בהיותה מופרדת גזעית.
Güneydeki tekstil endüstrisindeki ayrımcılık had safhadaydı.مصانع النسيج في الجنوب كانت معروفة أنها تفصل بين العرقين .
Güneydeki tekstil endüstrisindeki ayrımcılık had safhadaydı.白人市長がテスラ氏に
Güney'in bu bölgesindeki tekstil endüstrisini karma hale getirmiş olmuş.Dl. Teszler a integrat industria textilă din acea parte a Sudului.
Güney'in bu bölgesindeki tekstil endüstrisini karma hale getirmiş olmuş.Herr Teszler die Textilindustrie dieses Teils des Südens rassengemischt.
Güney'in bu bölgesindeki tekstil endüstrisini karma hale getirmiş olmuş.테슬러씨는 남부의 그 지역에 직물 산업을 통합시켰습니다.
Güney'in bu bölgesindeki tekstil endüstrisini karma hale getirmiş olmuş.M. Teszler avait mis fin à la ségrégation dans l'industrie du textile de cette région du Sud.
Güney'in bu bölgesindeki tekstil endüstrisini karma hale getirmiş olmuş.Ông Teszler đã chống lại nạn phân biệt chủng tộc trong ngành công nghiệp dệt ở miền Nam.
Güney'in bu bölgesindeki tekstil endüstrisini karma hale getirmiş olmuş.Teszler de textiel-industrie geïntegreerd in dat deel van het Zuiden.
Güney'in bu bölgesindeki tekstil endüstrisini karma hale getirmiş olmuş.Teszler úr megszüntette a faji elkülönítést a textiliparban a Délnek azon részén.
Güney'in bu bölgesindeki tekstil endüstrisini karma hale getirmiş olmuş.Teszler zintegrował przemysł włókienniczy w tej części południa.
Güney'in bu bölgesindeki tekstil endüstrisini karma hale getirmiş olmuş.מר טסלר הפך את תעשיית הטקסטיל בחלק ההוא של הדרום למעורבת.
Güney'in bu bölgesindeki tekstil endüstrisini karma hale getirmiş olmuş.وحّد السيد تيسزلر صناعة الغزل والنسج في المنطقة الجنوبية
Güney'in bu bölgesindeki tekstil endüstrisini karma hale getirmiş olmuş.マハトマ・ガンジー並みの功績でした
Güzel bir balıktı, lezzetli, tekstüre, etli, menüdeki çok satarlardandı.Byla to překrásná ryba, voňavá, s krásnou strukturou, netučná, bestseller jídelního lístku.
Güzel bir balıktı, lezzetli, tekstüre, etli, menüdeki çok satarlardandı.C'était un beau poisson, savoureux, texturé, charnu, un best-seller sur le menu.
Güzel bir balıktı, lezzetli, tekstüre, etli, menüdeki çok satarlardandı.Det var en vacker fisk, smakfull, mönstrad, köttig, en bäst-säljare på menyn.
Güzel bir balıktı, lezzetli, tekstüre, etli, menüdeki çok satarlardandı.Era um peixe lindo, saboroso, texturado, carnudo, um best-seller no menu.
Güzel bir balıktı, lezzetli, tekstüre, etli, menüdeki çok satarlardandı.Era un bellissimo pesce saporito, carnoso, consistente uno dei più venduti sul menu.
Güzel bir balıktı, lezzetli, tekstüre, etli, menüdeki çok satarlardandı.Era un peşte frumos, plin de gust, cu textură, cărnos, un star al meniului.
Güzel bir balıktı, lezzetli, tekstüre, etli, menüdeki çok satarlardandı.Era un pez hermoso, sabroso, con textura, carnoso, un 'best-seller' en el menú.
Güzel bir balıktı, lezzetli, tekstüre, etli, menüdeki çok satarlardandı.Es war ein schöner Fisch, wohlschmeckend, gute Konsistenz, gehaltvoll, ein Bestseller auf der Speisekarte.
Güzel bir balıktı, lezzetli, tekstüre, etli, menüdeki çok satarlardandı.Gyönyörű hal volt, ízletes, jó felépítésű, húsos, a menü legkedveltebbje.
Güzel bir balıktı, lezzetli, tekstüre, etli, menüdeki çok satarlardandı.Het was een mooie vis, smaakvol, goede structuur, vlezig, een best-seller op het menu.