Maç iptal edildi ve tekrarlanmasına karar verildi: Tekrar 27 Ekim, 1912.La partita fu disputata il 30 settembre, la ripetizione il 1º ottobre 1966.
Maçın kapalı kapılar ardında tekrarlanmasına karar verildi.Le sessioni si tennero a porte chiuse.
Bu durum 2007 yılındaki 78. Akademi Ödülleri'ne kadar bir daha asla tekrarlanmadı.Dal 1978, questo premio non è stato più vinto da nessuno..
Tarihin bir kere daha tekrarlanmamasını sağlamaya çalışacağına yemin etti.Она клянётся больше никогда с ним не видеться.
Aynı anlamdaki sözcüklerin tekrarlanmasıyla meydana gelen rediflerdir.Припев выполнен из повторяющейся последовательности слов.
Maçın kapalı kapılar ardında tekrarlanmasına karar verildi.Переговоры проходили за закрытыми дверями.
Fakat yumurtalardan yeni çıkacakları öldürmek için ilaç 2 ay sonra tekrarlanmalıdır.Обработку повторяют через 2 недели, чтобы уничтожить появившихся из яиц новых личинок.
Bu deneme bir daha tekrarlanmadı.Эта система больше никогда не повторялась.
Temanın sanat eserlerinde tekrarlanması lezbiyen ilişkilere dair tabuların azalmasına yardımcı olmuştur.Повторение этой темы помогло снизить количество табу, связанных с лесбийскими отношениями.
Bu yüzden, bu hastalığın bir alanda varlığını sürdürebilmesi için insanlarda her sene tekrarlanması gerekir.وبالتالي هذا المرض يجب أن يحدث كل عام في البشر ليبقى في المنطقة.
Açlık plazma glukoz tarama testleri 30-45 yaşlarında başlamalı ve en az üç yılda bir tekrarlanmalıdır.إختبار مستوى جلوكوز الدم الصومي يجب يبدأ على عمر 30-45 سنة وأن يعاد كل ثلاثة سنين.
Efesli yöneticiler onu adının bir daha asla tekrarlanmamasına karar verdiler.Os líderes de Éfeso decidiram que o nome dele nunca mais podia ser dito, sob pena de morte.
Bu yüzden, bu hastalığın bir alanda varlığını sürdürebilmesi için insanlarda her sene tekrarlanması gerekir.Dessa forma, a doença deve ocorrer a cada ano em humanos situados em determinada área afetada.
Aynı anlamdaki sözcüklerin tekrarlanmasıyla meydana gelen rediflerdir.Outros são meras repetições de uma mesma palavra.
Bu deneme bir daha tekrarlanmadı.Entretanto, o experimento jamais foi repetido.
Sonuç almak için kısa süren formun en az on kez tekrarlanması gerekmektedir.O padrão de 10 é repetido no mínimo 10 vezes.
Yeremya'nın kehanetleri sıkça aynı kelimler, deyişler ve betimlemeler kullanılarak tekrarlanmaktadır.Jeremia's profetieën zijn opmerkelijk door de frequente herhaling van dezelfde woorden en beelden.
Efesli yöneticiler onu adının bir daha asla tekrarlanmamasına karar verdiler.Hun ouders maakten een afspraak om zijn naam nooit meer te noemen.
Maçın kapalı kapılar ardında tekrarlanmasına karar verildi.Het proces werd achter gesloten deuren gehouden.
Tarihin bir kere daha tekrarlanmamasını sağlamaya çalışacağına yemin etti.Przysięgła także nigdy już o niej nie wspominać.
Bunun sonucu olarak geçmişteki bir olgunun gelecekte birebir tekrarlanmayacağı düşünülür.Nie jesteś pewien, czy coś takiego może jeszcze kiedykolwiek wydarzyć się w twoim życiu.
Bu yüzden, bu hastalığın bir alanda varlığını sürdürebilmesi için insanlarda her sene tekrarlanması gerekir.Därför måste sjukdomen årligen drabba människor för att stanna kvar i ett område.
Maçın kapalı kapılar ardında tekrarlanmasına karar verildi.Sammanträdena sker bakom stängda dörrar.
Kayıt seansı sonrasında birçok sahne tekrarlanmak zorunda kalınıyordu.Att hitta inspelningsplatser tog tid.
Organizasyon başarılı olunca iki yıl sonra tekrarlanmasına karar verildi.Bröllopet skulle enligt överenskommelse äga rum två år senare.
Yeremya'nın kehanetleri sıkça aynı kelimler, deyişler ve betimlemeler kullanılarak tekrarlanmaktadır.Мантри часто порівнюють з молитвами і заклинаннями.
Bu yüzden, bu hastalığın bir alanda varlığını sürdürebilmesi için insanlarda her sene tekrarlanması gerekir.Aby se tedy onemocnění v oblasti udrželo, musí každý rok dojít k nákaze člověka.
Maçın ardından ise bu maçın tekrarlanmasına karar verildi.Po skončení soutěží bylo rozhodnuto pořádat tuto akci pravidelně.
Problemin çözümünden önemlisi onun bir daha tekrarlanmamasını sağlamaktır.Jakmile je odhalena, její oprava nebývá obvykle problém.
Bu deneme bir daha tekrarlanmadı.Această încercare nu s-a mai repetat însă.
Bu ritmik olay her yıl düzenli olarak tekrarlanmaktadır.Acest ritual se repeta în fiecare an.
Efesli yöneticiler onu adının bir daha asla tekrarlanmamasına karar verdiler.Colegii săi fizicieni nu încetaseră niciodată să-l nominalizeze.
Maçın kapalı kapılar ardında tekrarlanmasına karar verildi.Már előre látom a zárt ajtók mögött zajló titkos tárgyalások visszatérését.
Problemin çözümünden önemlisi onun bir daha tekrarlanmamasını sağlamaktır.A nyúlgát újbóli megerősítésével sikerült megoldani, hogy ne történjen nagyobb baj.
Bu nedenle belirli periyotlarla kalibrasyonun tekrarlanması gerekir.Ezért a datálások kalibrálásra szorulnak.
Bu yüzden, bu hastalığın bir alanda varlığını sürdürebilmesi için insanlarda her sene tekrarlanması gerekir.Ezért a betegség olyan területen fejlődik ki, ahol a személyek egy helyben maradnak.
İyileşme evresinden sonra enfeksiyonun tekrarlanması sık görülen bir durumdur.Kezelés után gyakori az újrafertőződés.
FFT tekrarlanmayan sinyalleri dikkate almaz.Az AD sosem kap duplikált üzeneteket.
İkincisi de aynı mesaj içinde bu göstergenin sürekli tekrarlanmasıydı.A kommunikáció fenntartásához ugyanazt a helyet többször fel kellett keresniük.
Şovdan sonra Charlie Liam'a kızar fakat Liam onu bunun tekrarlanmayacağına ikna eder.Hän huutaa Liamille tästä keikan jälkeen, mutta Liam selittää, ettei se tapahdu uudestaan.
Oylama birkaç defa tekrarlanmak zorunda kaldı.Vaaleja on lykätty useita kertoja.
Bunun sonucu olarak geçmişteki bir olgunun gelecekte birebir tekrarlanmayacağı düşünülür.Αυτό δεν αποτελεί ένδειξη ότι ένα τέτοιο ταξίδι μπορεί να επαναληφθεί στο μέλλον.
Oylama birkaç defa tekrarlanmak zorunda kaldı.Οι προεδρικές εκλογές είχαν αναβληθεί επανειλημμένα.
Şovdan sonra Charlie Liam'a kızar fakat Liam onu bunun tekrarlanmayacağına ikna eder.Han råber af Liam efter showet, men Liam lover ham, at det ikke vil ske igen.
Bunun sonucu olarak geçmişteki bir olgunun gelecekte birebir tekrarlanmayacağı düşünülür.Dette betyder, at intet i fremtiden kan være årsag til noget i fortiden.
Her yıl, üç günlük etkinlikde, 1927-1957 yılları arasında gerçekleşen orijinal yarışın tekrarlanmasıydı.Dette årlige løb er en genskabelse af det originale løb, som fandt sted mellem 1927 - 1957.
Şovdan sonra Charlie Liam'a kızar fakat Liam onu bunun tekrarlanmayacağına ikna eder.De krangler etter konserten, men Liam forsikrer ham om at det ikke vil skje igjen.
Bunun sonucu olarak geçmişteki bir olgunun gelecekte birebir tekrarlanmayacağı düşünülür.En innsats må gjøres slik at slike hendelser ikke skjer igjen i fremtiden.
Bu durum 2007 yılındaki 78. Akademi Ödülleri'ne kadar bir daha asla tekrarlanmadı.Peristiwa tersebut tidak terjadi kembali sampai Academy Awards ke-78.
Tarihin bir kere daha tekrarlanmamasını sağlamaya çalışacağına yemin etti.Ia bersumpah tidak akan lagi berusaha untuk bunuh diri.
Bu deneme bir daha tekrarlanmadı.Thí nghiệm này đã không được lặp lại.
Bu yüzden, bu hastalığın bir alanda varlığını sürdürebilmesi için insanlarda her sene tekrarlanması gerekir.Vì vậy bệnh phải xảy ra hàng năm ở người thì mới có thể lưu hành trong vùng.
Problemin çözümünden önemlisi onun bir daha tekrarlanmamasını sağlamaktır.Quan điểm trái chiều về sự cố không bao giờ được đem ra giải quyết lại.
Organizasyon başarılı olunca iki yıl sonra tekrarlanmasına karar verildi.Sau khi chiến tranh kết thúc thì tổ chức được thêm 2 năm nữa.
Organizasyon başarılı olunca iki yıl sonra tekrarlanmasına karar verildi.この大会は成功し、2年後に再び開催されることが決定された。
Tarihin bir kere daha tekrarlanmamasını sağlamaya çalışacağına yemin etti.もう二度とあんな試合はしないと誓ったんだ!
Bu yüzden, bu hastalığın bir alanda varlığını sürdürebilmesi için insanlarda her sene tekrarlanması gerekir.ゆえに、この感染症が再発し続けるには毎年ヒトに感染しなければならない。
Yüksek tekrarlanma oranı yardımı ile istenilen sayıda im elde edilip yığma yapılabilir.大から得る必要のある協力を積極的に求める。
Sonuç almak için kısa süren formun en az on kez tekrarlanması gerekmektedir.計最低10回を修了しなければならない。
Aynı anlamdaki sözcüklerin tekrarlanmasıyla meydana gelen rediflerdir.同じ単語を繰り返すように喋るのが特徴。