Ancak başka bir inceleme ile GamesLover açıkladı bu kampanya çok tekrarlı ve sıkıcı.Обозреватель GamePro назвал игровой процесс скучным и повторяющимся.
Çalışmalarında tekrarlı olarak memlekete dönüş teması işlenir.وقد خرج مرة أخرى في رحلة للبحث عن وطن.
Ancak başka bir inceleme ile GamesLover açıkladı bu kampanya çok tekrarlı ve sıkıcı.No entanto outra revisão de GamesLover, explicou que a campanha é muito repetitivo e chata.
"Tekrarlı" permütasyonlar ise nr formülü ile ifade edilir.Shows com a banda "completa" continuam acontecendo paralelamente.
Çalışmalarında tekrarlı olarak memlekete dönüş teması işlenir.De stad is in haar werk een terugkerend thema.
Tom söylediğini tekrarlıyor.Tom herhaalt wat hij gezegd heeft.
Bu değişken tekrarlı diziler birbirileri arasında girerek karışabilirler.Odmiany danego gatunku mogą się swobodnie krzyżować między sobą.
Her bir trinükleotit tekrarlı dizi, aynı amino asitten oluşan bir tekrarlı dizi olarak çevrilir.Кожен клас глікопротеїнів визначається характерною, часто повторюваною послідовність амінокіслот.
H373 Uzun süreli veya tekrarlı maruz kalma sonucu organlarda hasara yol açabilir .H373: Poate provoca leziuni ale organelor în caz de expunere prelungită sau repetată.
Tekrarlı üsler için çok fazla gösterim yoktur.Nu sunt multe clădiri atribuite Revett.
Bir tuşa basmanın Klasik uygulamada beklenmedik tekrarlı olabilecek olan izole bir sorunu giderir.Csak arra figyeltem, hogy jó állapotban maradjanak a gumijaim, ha esetleg valami váratlan esemény történne.
Bir kez otomatikleşitirlmiş testler geliştirildiğinde çabucak ve tekrarlı bir şekilde çalıştırılabilir.Khi các bài kiểm thử tự động được phát triển, chúng có thể chạy nhanh và liên tục.
Aynı şeklide 2 tekrarlı 10 için sıra numaraları 7,5 7,5 olarak verilmiştir.本数は毎回異なるものの、平均5本 - 7本程度。
Oyun ilk bakışta kendini tekrarlıyor olmasına rağmen oyuncuyu şaşırtmayı ve büyülemeyi başardı.不管如何,這個遊戲總能在第一眼為玩家帶來驚喜、抓住眼光。
Tekrarlı üsler için çok fazla gösterim yoktur.我並沒有使用太多替身演出。
Sesi berrak, tatlı ve sık tekrarlı bir prup prupdur.他的聲音清澈而且柔軟,偶爾非常有力及少許有意的沙啞嗓音。
Bir kez otomatikleşitirlmiş testler geliştirildiğinde çabucak ve tekrarlı bir şekilde çalıştırılabilir.ברגע שהבדיקות ממוכנות ניתן להריצן במהירות שוב ושוב.
Bir kez otomatikleşitirlmiş testler geliştirildiğinde çabucak ve tekrarlı bir şekilde çalıştırılabilir.Веднъж разработени, автоматизираните тестове могат да бъдат прилагани бързо и многократо повторени.
Çalışmalarında tekrarlı olarak memlekete dönüş teması işlenir.V zadnjem času pa se ponovno kaže zanimanje za zemljo, vračanje na domačije...
Tekrarlı üsler için çok fazla gösterim yoktur.Ajutistel proovitükkidel kordusmõõdistused puuduvad.
Akıllı bir yer tekrarlı hafıza eğitim programıתכנית מתוחכמת לאימון הזכרון המתבססת על חזרות עם המתנות
Basitçe tekrarlıyorum yetişkinler çocuklara inanıpEs versicherte eigentlich erneut, dass wenn Erwachsene an die Kinder glauben und sagen:
Basitçe tekrarlıyorum yetişkinler çocuklara inanıp기본적으로 어른들이 아이들을 믿고 "넌 할 수 있어"라고 할 때,
Basitçe tekrarlıyorum yetişkinler çocuklara inanıpMais uma vez reafirmando que, quando os adultos acreditam em crianças e dizem:
Basitçe tekrarlıyorum yetişkinler çocuklara inanıp "Sen Yapabilirsin" derlerse, onlar yapacaktır.De fapt reafirmând că atunci când adulţii cred în copii şi spun "Tu poţi", atunci vor putea.
Basitçe tekrarlıyorum yetişkinler çocuklara inanıp "Sen Yapabilirsin" derlerse, onlar yapacaktır.De herbevestiging dat als volwassenen in kinderen geloven en zeggen, "Jullie kunnen," dan kunnen ze.
Basitçe tekrarlıyorum yetişkinler çocuklara inanıp "Sen Yapabilirsin" derlerse, onlar yapacaktır.Encore une fois : quand les adultes font confiance aux enfants et leur disent "Tu peux", ils sont déterminés.
Basitçe tekrarlıyorum yetişkinler çocuklara inanıp "Sen Yapabilirsin" derlerse, onlar yapacaktır.Kiedy dorośli wierzą w dzieci i mówią "potrafisz", dzieci nie zawodzą.
Basitçe tekrarlıyorum yetişkinler çocuklara inanıp "Sen Yapabilirsin" derlerse, onlar yapacaktır.Tôi muốn khẳng định lại rằng khi người lớn tin tưởng vào trẻ em và nói "Con có thể", chúng sẽ làm được.
Basitçe tekrarlıyorum yetişkinler çocuklara inanıp "Sen Yapabilirsin" derlerse, onlar yapacaktır.Znovu to potvrdilo, že když dospělí věří dětem a řeknou jim "Vy můžete", tak to děti dokážou.
Basitçe tekrarlıyorum yetişkinler çocuklara inanıp "Sen Yapabilirsin" derlerse, onlar yapacaktır.Главная мысль: когда взрослые начинают верить в детей, и говорят им "Вы можете", тогда они способны на все.
Basitçe tekrarlıyorum yetişkinler çocuklara inanıp "Sen Yapabilirsin" derlerse, onlar yapacaktır.Трябва да потвърдим отново, че когато възрастните вярват в децата и казват "Ти можеш" - така ще бъде.
Basitçe tekrarlıyorum yetişkinler çocuklara inanıp"You can" と言えば 子どもたちは成し遂げます
Basitçe tekrarlıyorum yetişkinler çocuklara inanıpΒασικά, επαναβεβαιώθηκε ότι όταν οι ενήλικες πιστεύουν στα παιδιά και λένε:
Basitçe tekrarlıyorum yetişkinler çocuklara inanıpוקיבלנו אישור מחודש לכך שכהמבוגרים מאמינים בילדים
Basitçe tekrarlıyorum yetişkinler çocuklara inanıpأساساً مرة أخرى للتأكيد أن الكبار إذا آمنوا بالأطفال
Bayanlar, teklifimi tekrarlıyorum.Señoritas, les repito mi propuesta
Bir dizini tekrarlı şekilde ayrıntılı modda kopyala (dosyaları kopyalandıkları gibi gösterir)Copiar um diretório recursivamente, em modo verboso (mostra os arquivos conforme eles são copiados)
Bir dizini tekrarlı şekilde ayrıntılı modda kopyala (dosyaları kopyalandıkları gibi gösterir)Copia una directory ricorsivamente in modalità prolissa (mostra i file mentre vengono copiati)
Bir dizini tekrarlı şekilde ayrıntılı modda kopyala (dosyaları kopyalandıkları gibi gösterir)Copia un directorio de forma recursiva en modo verbose (muestra los archivos a medida que se copian)
Bir dizini tekrarlı şekilde ayrıntılı modda kopyala (dosyaları kopyalandıkları gibi gösterir)Kopieer een map recursief, in uitgebreide modus (laat de bestandsvoortgang zien)
Bir dizini tekrarlı şekilde ayrıntılı modda kopyala (dosyaları kopyalandıkları gibi gösterir)Kopiere ein Verzeichnis rekursiv im ausführlichen Modus (zeigt die Dateien die kopiert werden)
Bir dizini tekrarlı şekilde ayrıntılı modda kopyala (dosyaları kopyalandıkları gibi gösterir)추가 정보를 제공하는 (verbose) 모드로 디렉토리를 재귀적으로 복사
Bir dizini tekrarlı şekilde ayrıntılı modda kopyala (dosyaları kopyalandıkları gibi gösterir)Скопіювати папку рекурсивно у докладнішому режимі (показує файли у міру їх копіювання)
Bir dizini tekrarlı şekilde ayrıntılı modda kopyala (dosyaları kopyalandıkları gibi gösterir)以详细模式递归的复制一个目录 (当文件被复制的时候显示)
Bir dizini tekrarlı şekilde ayrıntılı modda kopyala (dosyaları kopyalandıkları gibi gösterir)遞迴的複製目錄的所有內容到新位置,並透過 `-v` 參數在複製過程中顯示被複製的內容
Biz de invazif olmayan -- tekrarlıyorum, bunların hepsi invazif çalışmalar.Así que ahora estamos trabajando en un método no invasivo, porque estos eran todos estudios invasivos.
Biz de invazif olmayan -- tekrarlıyorum, bunların hepsi invazif çalışmalar.Così ora stiamo lavorando a un esame non invasivo - di nuovo, sono tutti esami invasivi.
Biz de invazif olmayan -- tekrarlıyorum, bunların hepsi invazif çalışmalar.Estamos agora a trabalhar num estudo não invasivo. — estes são todos estudos invasivos.
Biz de invazif olmayan -- tekrarlıyorum, bunların hepsi invazif çalışmalar.Jadi kami kembali pada kajian -- kembali, kajian ini tidak invasif.
Biz de invazif olmayan -- tekrarlıyorum, bunların hepsi invazif çalışmalar.그래서 우리는 현재 비침투법을 연구하고 있습니다. 다시요, 이것들은 모두 침투적 연구입니다.
Biz de invazif olmayan -- tekrarlıyorum, bunların hepsi invazif çalışmalar.Lucrăm acum la o metodă non-invazivă -- iarăși, acestea sunt studii invazive.
Biz de invazif olmayan -- tekrarlıyorum, bunların hepsi invazif çalışmalar.Nous travaillons sur un outil non invasif -- tous ceux-ci sont invasifs.
Biz de invazif olmayan -- tekrarlıyorum, bunların hepsi invazif çalışmalar.Pracujemy więc nad nieinwazyjną metodą, w przeciwieństwie do stosowanych obecnie metod inwazyjnych.
Biz de invazif olmayan -- tekrarlıyorum, bunların hepsi invazif çalışmalar.Så vi jobbar nu på en non-invasiv -- alla dessa är invasiva studier.
Biz de invazif olmayan -- tekrarlıyorum, bunların hepsi invazif çalışmalar.Szóval most egy közvetett vizsgálatokon dolgozunk -- még egyszer, ezek itt mind közvetlen vizsgálatok.
Biz de invazif olmayan -- tekrarlıyorum, bunların hepsi invazif çalışmalar.We werken nu aan een niet-invasieve -- nogmaals, dit zijn allemaal invasieve studies.
Biz de invazif olmayan -- tekrarlıyorum, bunların hepsi invazif çalışmalar.Wir arbeiten jetzt also an einem nichtinvasiven Verfahren -- dies sind wiederum alles invasive Studien.
Biz de invazif olmayan -- tekrarlıyorum, bunların hepsi invazif çalışmalar.Έτσι εργαζόμαστε τώρα για μια μη-επεμβατική -- και πάλι, όλες αυτές είναι επεμβατικές μελέτες.
Biz de invazif olmayan -- tekrarlıyorum, bunların hepsi invazif çalışmalar.И така, сега работим по не-инвазивни - отново, всички те са не-инвазивни изследвания.