Ana içeriğe geç
Sözlük

teknoloji ile cümle

teknoloji kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Teknolojik ilerlemeler giderek daha da önemli hale gelmeye başlamıştır.De technische vaardigheden ontwikkelden zich steeds sneller.
Bilimi ve teknolojiyi sever.Deze hield van wiskunde en wetenschap.
Volvo S60'ta birçok teknolojik ekipmana yer verilmiştir.Zij kregen ieder een Volvo S60.
Her bir grubun farklı teknolojileri, askerleri ve binaları vardır.Elke samenleving bevat zijn eigen unieke gebouwen, eenheden en technologieën.
Satella, 1992'de Microsoft'a katılmadan önce Sun Microsystems'ın teknoloji ekibinde çalışıyordu.Nadella werkte korte tijd voor Sun Microsystems voordat hij in 1992 voor Microsoft begon te werken.
Sonuç olarak, 1960'taki Çin-Sovyet ayrılığı sonrasında tüm Sovyet teknolojik yardımları aniden geri çekildi.In 1960 verbrak opeens de Sovjet-Unie zijn contracten voor technische hulp.
Daha sonra hizmet mobil teknolojilere ve başka sitelere yayıldı.Later werden elektrische telegraafinrichtingen aangelegd, en andere communicatielijnen.
Eğitimde Bilgi ve İletişim Teknolojileri (M.S.)Het Departement Informatie- en Communicatietechnologie (ICT).
Oyun, her oyuncunun uygarlık seviyelerini yükseltmeye yarayan birçok teknoloji barındırır.EE2 heeft technologieën om elke speler zijn beschaving te verbeteren.
Yeni teknolojiler üretim artışını sağladı.Nieuwe technieken maakten een grotere productiviteit mogelijk.
En gelişmiş teknoloji onlardadır.Deze techniek is de modernste.
Videolar Flash ile paylaşılıyor, JavaScript ve AJAX teknolojisi kullanılıyor.De browser ondersteunt JavaScript, Flash en AJAX.
Flotasyon teknolojisindeki en önemli gelişme, şüphesiz ki kolon flotasyonudur.Zijn belangrijkste verwezenlijking is de technische vernieuwing van de Japanse vloot.
VDSL2 DSL telli geniş bant erişimin en son teknolojisidir.VDSL2 is de meest recente standaard van de DSL-breedbanddiensten.
Teknolojik gelişmenin önemli bir unsurudur.De implementatie hiervan is technisch een grote uitdaging.
Oyunda teknoloji çok büyük bir önem taşıyor.In zijn strips speelt techniek een belangrijke rol.
Güvenlik ve teknoloji konusunda ciddi geliştirmeler yapılmıştır.Merkt op dat er nog veel werk is inzake veiligheid en stabiliteit.
Nod büyük araştırmalarla Tiberium tabanlı teknolojiler geliştirmiştir.Nod doet zelfs onderzoek naar op Tiberium gebaseerde technologieën.
Gemi kendi döneminin bir teknoloji harikası olarak görülmekteydi.Deze brug wordt gezien als een van de grootste technische wonderen van die tijd.
GoPro, Inc. , 2002 yılında Nick Woodman tarafından kurulan bir Amerikan teknoloji şirketidir.GoPro is ontstaan uit Woodman Labs, Inc., opgericht door Nick Woodman in 2002.
Sovyetler'in aviyonik teknolojisi ABD'nin teknolojisi kadar gelişmiş değildi.De Russische ruimtevaarttechnologie was toen beslist van mindere kwaliteit dan de Amerikaanse.
Üretkenlik, teknoloji sayesinde yükseltilebilir.Het geheugen kan door training verbeteren.
Maliyet hesabı olarak biraz pahalı bir teknolojik yöntemdir.Nadeel is dat het een vrij dure techniek is.
Açık kaynak donanım, teknolojik olarak tasarlanmış fiziksel eserleri kapsamaktadır.Echte straalwapens zijn gebaseerd op lasertechnologie.
Ve film yapımında çeşitli teknolojiler ve teknikler kullanılır.In haar werk maakt ze gevarieerd gebruik van diverse technieken en materialen.
Gelişmiş sulama teknolojileri de kullanılmaktadır.De geavanceerde technologische industrieën groeien eveneens.
Sosyal çağ, teknolojik ve toplumsal değişimleri kapsayan çağdır.Deze periode wordt gekenmerkt door technische en sociale veranderingen.
AC-130U, 3. nesildir ve en son teknolojileri içermektedir.De AC-130U bezit de nieuwste technologie en kan twee doelen tegelijk aanvallen.
Szilárd Berlin-Charlottenburg’daki Teknoloji Enstitüsü’nde mühendislik alanında çalışmaya devam etti.Szilárd zette zijn studie voort aan de Technische Hochschule in Berlin-Charlottenburg.
Eyalet ekonomisi içinde bilgi teknolojisi ve biyoteknolojinin hatırı sayılır önemi vardır.AP beschikt echter in groeiende mate ook over informatietechnologie en biotechnologie.
Harrison Owen tarafından 80'li yılların ortalarında Açık Uzam Teknolojisi biçim/yöntemini geliştirdi.Midden jaren 1980 ontwikkelde Harrison Owen het format van de Open-space technology.
Tamamıyla 3D teknolojisi üzerine geliştirilmiştir.De film werd gemaakt met stereoscopische 3-D technologie.
Helsinki Teknoloji Üniversitesi 1849 yılında kurulmuştur ve 1908 yılında üniversite statüsü kazanmıştır.De School voor Economie van Helsinki werd in 1904 opgericht en kreeg in 1911 de status van universiteit.
Tagajō'da, Sony'e ait Sendai Teknoloji Merkezi bulunmaktadır.Sony heeft in Fijisawa het Shonan Technology Center.
(Çince: 大疆创新科技有限公司), Çin merkezli bir teknoloji şirketidir.Tencent is een Chinees technologiebedrijf.
Eindhoven Teknoloji Üniversitesi'ne katıldı.Afscheidscollege Technische Universiteit Eindhoven.
Cody başarılı ve etkin teknoloji şirketine koşar ve onun tek varisidir.Roddy is bekend om zijn extreem snelle en vaardige drumtechniek en is volledig autodidact.
Dünya aynı zamanda Asgard ve Tok'ra gibi müttefiklerin teknolojik bilgisinden de yararlanmıştır.Daarom is ze nu op hetzelfde niveau qua technologie als de Asgards en de Ouden.
Bu saldırıda birtakım farklı teknolojiler kullanıldı.Hierbij worden verschillende technologieën toegepast.
Daha sonra Eğitim, Bilim ve Teknoloji Bakanı ve Adalet Bakanı olarak görev yaptı.Toen was hij daarenboven ook nog minister van Justitie, Sport en Wetenschappen.
MSI günümüzde bilgi teknolojilerinin önde gelen firmalarından biridir.Tegenwoordig zijn de technische universiteiten belangrijke leveranciers van de leden.
Lumia 830, maksimum aktarım hızı 150 Mbit / s olan 4G LTE teknolojisini desteklemektedir.Dat is acht keer sneller dan de 150 Mbps-pieksnelheid van het klassieke 4G.
Yüksek teknoloji gerektirir.Ze beschikken over zeer geavanceerde technologie.
Bu alanda bir anahtar teknoloji, İnternet Protokolü üzerinden Ses (VOIP).Dit is een sleutelbegrip in Voice over IP (VoIP).
Teknolojinin bize ihtiyacımız olan her şeyi sağladığını düşünmüyorum.Ik denk niet dat technologie ons alles bezorgt wat we nodig hebben.
Bırak teknoloji işin çoğunu yapsın.Laat de technologie het meeste werk maar doen.
HTML5’in bazı özellikleri Adobe Flash ile kıyaslansa da, aslında iki teknoloji birbirinden çok farklıdır.HTML5 jest często porównywany do Adobe Flash, jednak te dwie technologie są bardzo różne.
Rokkan aynı zamanda sosyal bilimler için bilgisayar teknolojisinin kullanımının öncülerindendir.Rokkan jest znany także jako pionier wykorzystania komputerów w naukach społecznych.
Wirecard AG, merkezi Almanya'da bulunan, global bir finansal hizmetler ve teknoloji firmasıdır.Wirecard AG to globalny dostawca usług finansowych i technologii z siedzibą w Niemczech.
Birçok teknoloji firmasının merkezi buradadır.W części centralnej mieszczą się liczne spółki technologii medycznych.
Moneybookers, Mart 2008'de 105 milyon Euro'ya Investcorp teknoloji ortakları tarafından satın alındı.W marcu 2007 Moneybookers został zakupiony przez Investcorp za 105 milionów euro.
Daire ayrıca gelişmiş ülkelere ekonomik gelişmede uzay teknolojisinin kullanımı için destekte bulunur.Biuro wspiera również kraje rozwijające się w używaniu technologii kosmicznych w celu rozwoju ekonomicznego.
Kurslar en son teknolojiyi kullanana tesisler aracılığıyla verilir.Kursy są realizowane za pośrednictwem najnowocześniejszych technik.
Bu teknolojiler uykuda bile beynin bütün bölgelerinin bir şekilde etkinlik gösterdiğini ortaya çıkarmaktadır.Ukazują, że nawet w trakcie snu wszystkie części mózgu wykazują pewien poziom aktywności.
Opel bu teknolojinin patentini aldı.Paraskevakos otrzymał patent na tę technologię.
Enformasyon ve iletişim teknolojileri standartlarına yönelik bir dernektir.Technologia transmisji danych i zapewnienia jakości są zdefiniowane przez odpowiedni standard.
Ekim 2014'te Shazam, teknolojisinin 15 milyar şarkı tespit etmek için kullanıldığını açıkladı.W październiku ujawniono, że Shazam został wykorzystany do zidentyfikowania 15 miliardów utworów.
NOS: NOS teknolojisi otomobillerdeki NOS (Nitrous Oxide System) sisteminden esinlenerek geliştirilmiştir.Podtlenek azotu jest też stosowany w tuningu samochodowym (NOS – nitrous oxide system).
ActiveX teknolojisi ile geliştirilmiştir.Wykorzystuje technologię ActiveX.
MPEG-4, yazılım patentlerini tanıyan ülkelerde ruhsatlandırma gerektiren patentli teknolojiler ihtiva eder.Licencja ta może być niekompatybilna z patentowymi licencjami MPEG-LA w krajach uznających patenty programowe.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod