Tekne ve yelkenliyle gezmeNaviguer sur l’eau
Tekne ve yelkenliyle gezmeVesillä liikkuminen
Tekne ve yelkenliyle gezmeПрогулки по воде
Tekne ve yelkenliyle gezmeالحركة على الماء
Tekne ve yelkenliyle gezme水上运动
Tekne yanıyor!-Båten brinner. Det är nån där.
Tekne yanıyor! İçinde de biri var.La barca č in fiamme e c'č qualcuno!
Tekne yanıyor! İçinde de biri var.¡La barca está en llamas y hay alguien!
Tekne yanıyor!- Τι;
Tekneye binip onlara katılınca rüzgar dindi. Onlarsa büyük bir şaşkınlık içindeydi.Apoi S'a suit la ei în corabie, şi a stat vîntul. Ei au rămas uimiţi şi înmărmuriţi,
Tekneye binip onlara katılınca rüzgar dindi. Onlarsa büyük bir şaşkınlık içindeydi.A vyšiel k nim do lode, a vietor utíchol. A žasli v sebe prenáramne a divili sa,
Tekneye binip onlara katılınca rüzgar dindi. Onlarsa büyük bir şaşkınlık içindeydi.Därefter steg han upp till dem i båten, och vinden lade sig. Och de blevo uppfyllda av stor häpnad;
Tekneye binip onlara katılınca rüzgar dindi. Onlarsa büyük bir şaşkınlık içindeydi.E subiu para junto deles no barco, e o vento cessou; e ficaram, no seu íntimo, grandemente pasmados;
Tekneye binip onlara katılınca rüzgar dindi. Onlarsa büyük bir şaşkınlık içindeydi.In stopi k njim v ladjo, in veter utihne. In presilno so se sami v sebi zavzemali;
Tekneye binip onlara katılınca rüzgar dindi. Onlarsa büyük bir şaşkınlık içindeydi.I vstoupil k nim na lodí, a utišil se vítr; a oni náramně sami v sobě se děsili a divili.
Tekneye binip onlara katılınca rüzgar dindi. Onlarsa büyük bir şaşkınlık içindeydi.I wstąpił do nich w łódź, i uciszył się wiatr; a oni się sami w sobie nader zdumiewali i dziwowali.
Tekneye binip onlara katılınca rüzgar dindi. Onlarsa büyük bir şaşkınlık içindeydi.Ja hän astui venheeseen heidän tykönsä, ja tuuli asettui. Niin he hämmästyivät ylen suuresti sydämessään.
Tekneye binip onlara katılınca rüzgar dindi. Onlarsa büyük bir şaşkınlık içindeydi.배에 올라 저희에게 가시니 바람이 그치는지라 제자들이 마음에 심히 놀라니
Tekneye binip onlara katılınca rüzgar dindi. Onlarsa büyük bir şaşkınlık içindeydi.Lalu Ia naik ke perahu mereka, dan angin pun reda. Pengikut-pengikut Yesus heran sekali
Tekneye binip onlara katılınca rüzgar dindi. Onlarsa büyük bir şaşkınlık içindeydi.Ngài bèn bước lên thuyền với môn đồ, thì gió lặng. Môn đồ càng lấy làm lạ hơn nữa;
Tekneye binip onlara katılınca rüzgar dindi. Onlarsa büyük bir şaşkınlık içindeydi.Ngài bèn bước lên thuyền với môn_đồ , thì gió lặng . Môn_đồ càng lấy_làm lạ hơn_nữa ;
Tekneye binip onlara katılınca rüzgar dindi. Onlarsa büyük bir şaşkınlık içindeydi.Og han steg inn i båten til dem, og vinden la sig; og de blev ute av sig selv av forundring.
Tekneye binip onlara katılınca rüzgar dindi. Onlarsa büyük bir şaşkınlık içindeydi.Og han steg op i Skibet til dem, og Vinden lagde sig, og de forfærdedes over al Måde ved sig selv.
Tekneye binip onlara katılınca rüzgar dindi. Onlarsa büyük bir şaşkınlık içindeydi.Quindi salì con loro sulla barca e il vento cessò. Ed erano enormemente stupiti in se stessi
Tekneye binip onlara katılınca rüzgar dindi. Onlarsa büyük bir şaşkınlık içindeydi.Y subió a ellos en la barca, y se calmó el viento. Ellos estaban sumamente perplejos
Tekneye binip onlara katılınca rüzgar dindi. Onlarsa büyük bir şaşkınlık içindeydi.И влезе при тях в ладията, и вятърът утихна; и те много се ужасиха в себе си.
Tekneye binip onlara katılınca rüzgar dindi. Onlarsa büyük bir şaşkınlık içindeydi.И вошел к ним в лодку, и ветер утих. И они чрезвычайно изумлялись в себе и дивились,
Tekneye binip onlara katılınca rüzgar dindi. Onlarsa büyük bir şaşkınlık içindeydi.І ввійшов до них у човен; і втих вітер, і вельми, над міру здумілись у собі, і дивувались.
Tekneye binip onlara katılınca rüzgar dindi. Onlarsa büyük bir şaşkınlık içindeydi.וירד אליהם אל האניה והרוח שככה וישתוממו עוד יותר בלבבם ויתמהו׃
Tekneye binip onlara katılınca rüzgar dindi. Onlarsa büyük bir şaşkınlık içindeydi.فصعد اليهم الى السفينة فسكنت الريح. فبهتوا وتعجبوا في انفسهم جدا الى الغاية.
Tekneye binip onlara katılınca rüzgar dindi. Onlarsa büyük bir şaşkınlık içindeydi.於 是 到 他 們 那 裡 上 了 船 、 風 就 住 了 . 他 們 心 裡 十 分 驚 奇
Tekneye binip onlara katılınca rüzgar dindi. Onlarsa büyük bir şaşkınlık içindeydi.於是 到 他 們那裡 上 了 船 、 風就 住 了 . 他 們心裡十分 驚奇
Tekneye binip tek başlarına tenha bir yere doğru yol aldılar.Allora partirono sulla barca verso un luogo solitario, in disparte
Tekneye binip tek başlarına tenha bir yere doğru yol aldılar.A odplavili sa na lodi na pusté miesto osobitne.
Tekneye binip tek başlarına tenha bir yere doğru yol aldılar.Au plecat dar cu corabia, ca să se ducă într'un loc pustiu, la o parte.
Tekneye binip tek başlarına tenha bir yere doğru yol aldılar.De foro alltså i båten bort till en öde trakt, där de kunde vara allena.
Tekneye binip tek başlarına tenha bir yere doğru yol aldılar.És elmenének hajón egy puszta helyre csupán õ magok.
Tekneye binip tek başlarına tenha bir yere doğru yol aldılar.Ils partirent donc dans une barque, pour aller à l`écart dans un lieu désert.
Tekneye binip tek başlarına tenha bir yere doğru yol aldılar.I odjechali w łodzi na miejsce puste osobno.
Tekneye binip tek başlarına tenha bir yere doğru yol aldılar.I plavili se až na pusté místo soukromí.
Tekneye binip tek başlarına tenha bir yere doğru yol aldılar.Ja he lähtivät venheellä autioon paikkaan, yksinäisyyteen.
Tekneye binip tek başlarına tenha bir yere doğru yol aldılar.이에 배를 타고 따로 한적한 곳에 갈쌔
Tekneye binip tek başlarına tenha bir yere doğru yol aldılar.Maka mereka pun berangkat dengan perahu menuju ke tempat yang sunyi
Tekneye binip tek başlarına tenha bir yere doğru yol aldılar.Og de droge bort i Skibet til et øde Sted afsides.
Tekneye binip tek başlarına tenha bir yere doğru yol aldılar.Retiraram-se, pois, no barco para um lugar deserto, � parte.
Tekneye binip tek başlarına tenha bir yere doğru yol aldılar.Så drog de avsted i båten til et øde sted for sig selv.
Tekneye binip tek başlarına tenha bir yere doğru yol aldılar.Ter odidejo na ladji v samoten kraj sami.
Tekneye binip tek başlarına tenha bir yere doğru yol aldılar.Und er fuhr da in einem Schiff zu einer wüsten Stätte besonders.
Tekneye binip tek başlarına tenha bir yere doğru yol aldılar.Vậy , Ngài và sứ đồ xuống thuyền đặng đi tẻ ra trong nơi vắng_vẻ .
Tekneye binip tek başlarına tenha bir yere doğru yol aldılar.Vậy, Ngài và sứ đồ xuống thuyền đặng đi tẻ ra trong nơi vắng vẻ.
Tekneye binip tek başlarına tenha bir yere doğru yol aldılar.Y se fueron solos en la barca a un lugar desierto
Tekneye binip tek başlarına tenha bir yere doğru yol aldılar.Zij gingen de boot in en voeren weg om ergens alleen te zijn.
Tekneye binip tek başlarına tenha bir yere doğru yol aldılar.και υπηγον εις ερημον τοπον με το πλοιον κατ' ιδιαν.
Tekneye binip tek başlarına tenha bir yere doğru yol aldılar.И отидоха с ладията на уединено място насаме.
Tekneye binip tek başlarına tenha bir yere doğru yol aldılar.И отправились в пустынное место в лодке одни.
Tekneye binip tek başlarına tenha bir yere doğru yol aldılar.І поплили в пусте місце човном, окроме.
Tekneye binip tek başlarına tenha bir yere doğru yol aldılar.וילכו משם באניה אל מקום חרבה לבדד׃
Tekneye binip tek başlarına tenha bir yere doğru yol aldılar.فمضوا في السفينة الى موضع خلاء منفردين.
Tekneye binip tek başlarına tenha bir yere doğru yol aldılar.他 們 就 坐 船 、 暗 暗 的 往 曠 野 地 方 去
Tekneye binip tek başlarına tenha bir yere doğru yol aldılar.他 們 就 坐船 、 暗暗 的 往 曠野 地方 去