İsa, halkı evlerine gönderdikten sonra tekneye binip Magadan bölgesine geçti.E havendo Jesus despedido a multidão, entrou no barco, e foi para os confins de Magadã.
İsa, halkı evlerine gönderdikten sonra tekneye binip Magadan bölgesine geçti.Ensuite, il renvoya la foule, monta dans la barque, et se rendit dans la contrée de Magadan.
İsa, halkı evlerine gönderdikten sonra tekneye binip Magadan bölgesine geçti.Entonces, una vez despedida la gente, subió en la barca y se fue a las regiones de Magdala
İsa, halkı evlerine gönderdikten sonra tekneye binip Magadan bölgesine geçti.És elbocsátván a sokaságot, beszálla a hajóba, és elméne Magdala határaiba.
İsa, halkı evlerine gönderdikten sonra tekneye binip Magadan bölgesine geçti.În urmă Isus a dat drumul noroadelor, S'a suit în corabie, şi a trecut în ţinutul Magdalei.
İsa, halkı evlerine gönderdikten sonra tekneye binip Magadan bölgesine geçti.Ja laskettuaan kansan tyköänsä hän astui venheeseen ja meni Magadanin alueelle.
İsa, halkı evlerine gönderdikten sonra tekneye binip Magadan bölgesine geçti.Kemudian Yesus menyuruh orang banyak itu pulang. Ia sendiri naik sebuah perahu dan pergi ke daerah Magadan
İsa, halkı evlerine gönderdikten sonra tekneye binip Magadan bölgesine geçti.예수께서 무리를 흩어 보내시고 배에 오르사 마가단 지경에 가시니라
İsa, halkı evlerine gönderdikten sonra tekneye binip Magadan bölgesine geçti.Og da han hadde latt folket fare, gikk han i båten og kom til landet ved Magadan.
İsa, halkı evlerine gönderdikten sonra tekneye binip Magadan bölgesine geçti.Og da han havde ladet Skarerne gå bort, gik han om Bord i Skibet og kom til Magadans Egne.
İsa, halkı evlerine gönderdikten sonra tekneye binip Magadan bölgesine geçti.Razpustivši pa ljudstvo, stopi v ladjo in pride v pokrajino Magadansko.
İsa, halkı evlerine gönderdikten sonra tekneye binip Magadan bölgesine geçti.Sedan lät han folket skiljas åt och steg i båten och for till Magadans område.
İsa, halkı evlerine gönderdikten sonra tekneye binip Magadan bölgesine geçti.Tedy rozpuściwszy lud, wstąpił w łódź, i przyszedł na granice Magdalańskie.
İsa, halkı evlerine gönderdikten sonra tekneye binip Magadan bölgesine geçti.Und da er das Volk hatte von sich gelassen, trat er in ein Schiff und kam in das Gebiet Magdalas.
İsa, halkı evlerine gönderdikten sonra tekneye binip Magadan bölgesine geçti.Αφου δε απελυσε τους οχλους, εισηλθεν εις το πλοιον και ηλθεν εις τα ορια Μαγδαλα.
İsa, halkı evlerine gönderdikten sonra tekneye binip Magadan bölgesine geçti.И като разпусна народа, влезе в ладията, и дойде в магаданските предели.
İsa, halkı evlerine gönderdikten sonra tekneye binip Magadan bölgesine geçti.И, отпустив народ, Он вошел в лодку и прибыл в пределы Магдалинские.
İsa, halkı evlerine gönderdikten sonra tekneye binip Magadan bölgesine geçti.І, відпустивши народ, увійшов у човен, та й прибув у гряниці Магдалські.
İsa, halkı evlerine gönderdikten sonra tekneye binip Magadan bölgesine geçti.וישלח את העם וירד באניה ויבא אל גבול מגדלא׃
İsa, halkı evlerine gönderdikten sonra tekneye binip Magadan bölgesine geçti.ثم صرف الجموع وصعد الى السفينة وجاء الى تخوم مجدل
İsa, halkı evlerine gönderdikten sonra tekneye binip Magadan bölgesine geçti.耶 穌 叫 眾 人 散 去 、 就 上 船 、 來 到 馬 加 丹 的 境 界
İsa, halkı evlerine gönderdikten sonra tekneye binip Magadan bölgesine geçti.耶穌 叫 眾人 散去 、 就 上船 、 來到 馬加丹 的 境界
İsa tekneden iner inmez, kötü ruha tutulmuş bir adam mezarlık mağaralardan çıkıp Onu karşıladı.A gdy on wyszedł z łodzi, zaraz mu zabieżał z grobów człowiek mający ducha nieczystego;
İsa tekneden iner inmez, kötü ruha tutulmuş bir adam mezarlık mağaralardan çıkıp Onu karşıladı.A jako vyšiel z lode, hneď sa s ním stretol človek z hrobov, v nečistom duchu,
İsa tekneden iner inmez, kötü ruha tutulmuş bir adam mezarlık mağaralardan çıkıp Onu karşıladı.A jakž vyšel z lodí, hned se s ním potkal člověk z hrobů, maje ducha nečistého.
İsa tekneden iner inmez, kötü ruha tutulmuş bir adam mezarlık mağaralardan çıkıp Onu karşıladı.Begitu Yesus turun dari perahu, Ia didatangi seorang laki-laki yang keluar dari gua-gua kuburan
İsa tekneden iner inmez, kötü ruha tutulmuş bir adam mezarlık mağaralardan çıkıp Onu karşıladı.Come scese dalla barca, gli venne incontro dai sepolcri un uomo posseduto da uno spirito immondo
İsa tekneden iner inmez, kötü ruha tutulmuş bir adam mezarlık mağaralardan çıkıp Onu karşıladı.E, logo que Jesus saíra do barco, lhe veio ao encontro, dos sepulcros, um homem com espírito imundo,
İsa tekneden iner inmez, kötü ruha tutulmuş bir adam mezarlık mağaralardan çıkıp Onu karşıladı.És a mint a hajóból kiméne, azonnal elébe méne egy ember a sírboltokból, a kiben tisztátalan lélek volt,
İsa tekneden iner inmez, kötü ruha tutulmuş bir adam mezarlık mağaralardan çıkıp Onu karşıladı.In precej, ko stopi iz ladje, ga sreča človek iz grobov, ki je imel nečistega duha
İsa tekneden iner inmez, kötü ruha tutulmuş bir adam mezarlık mağaralardan çıkıp Onu karşıladı.Ja kohta kun hän lähti venheestä, tuli häntä vastaan haudoista mies, joka oli saastaisen hengen vallassa.
İsa tekneden iner inmez, kötü ruha tutulmuş bir adam mezarlık mağaralardan çıkıp Onu karşıladı.Jezus was nog maar net aan land gestapt of er rende een man op Hem toe die een boze geest in zich had.
İsa tekneden iner inmez, kötü ruha tutulmuş bir adam mezarlık mağaralardan çıkıp Onu karşıladı.배에서 나오시매 곧 더러운 귀신 들린 사람이 무덤 사이에서 나와 예수를 만나다
İsa tekneden iner inmez, kötü ruha tutulmuş bir adam mezarlık mağaralardan çıkıp Onu karşıladı.Ngài mới ở trên thuyền bước xuống , tức_thì có một người bị tà_ma ám từ nơi mồ_mả đi ra đến trước mặt Ngài .
İsa tekneden iner inmez, kötü ruha tutulmuş bir adam mezarlık mağaralardan çıkıp Onu karşıladı.Ngài mới ở trên thuyền bước xuống, tức thì có một người bị tà ma ám từ nơi mồ mả đi ra đến trước mặt Ngài.
İsa tekneden iner inmez, kötü ruha tutulmuş bir adam mezarlık mağaralardan çıkıp Onu karşıladı.Og da han trådte ud af Skibet, kom der ham straks i Møde ud fra Gravene en Mand med en uren Ånd.
İsa tekneden iner inmez, kötü ruha tutulmuş bir adam mezarlık mağaralardan çıkıp Onu karşıladı.Og da han var gått ut av båten, kom det straks mot ham ut av gravene en mann som var besatt av en uren ånd.
İsa tekneden iner inmez, kötü ruha tutulmuş bir adam mezarlık mağaralardan çıkıp Onu karşıladı.Και ως εξηλθεν εκ του πλοιου, ευθυς απηντησεν αυτον εκ των μνημειων ανθρωπος εχων πνευμα ακαθαρτον,
İsa tekneden iner inmez, kötü ruha tutulmuş bir adam mezarlık mağaralardan çıkıp Onu karşıladı.И когда вышел Он из лодки, тотчас встретил Его вышедшийиз гробов человек, одержимый нечистым духом,
İsa tekneden iner inmez, kötü ruha tutulmuş bir adam mezarlık mağaralardan çıkıp Onu karşıladı.І скоро вийшов Він із човна, зараз зустрів Його чоловік із гробів у дусї нечистому,
İsa tekneden iner inmez, kötü ruha tutulmuş bir adam mezarlık mağaralardan çıkıp Onu karşıladı.О И много Му се моли да не ги отпраща вън от страната.
İsa tekneden iner inmez, kötü ruha tutulmuş bir adam mezarlık mağaralardan çıkıp Onu karşıladı.והוא יצא מן האניה והנה איש בא לקראתו מבין הקברים אשר רוח טמאה בו׃
İsa tekneden iner inmez, kötü ruha tutulmuş bir adam mezarlık mağaralardan çıkıp Onu karşıladı.ولما خرج من السفينة للوقت استقبله من القبور انسان به روح نجس
İsa tekneden iner inmez, kötü ruha tutulmuş bir adam mezarlık mağaralardan çıkıp Onu karşıladı.耶 穌 一 下 船 、 就 有 一 個 被 污 鬼 附 著 的 人 、 從 墳 塋 裡 出 來 迎 著 他
İsa tekneden iner inmez, kötü ruha tutulmuş bir adam mezarlık mağaralardan çıkıp Onu karşıladı.耶穌一 下船 、 就 有 一 個 被 污 鬼 附著 的 人 、 從墳塋裡 出 來 迎著 他
İsa tekneden inince büyük bir kalabalıkla karşılaştı. Onlara acıdı ve hasta olanlarını iyileştirdi.A keď vyšiel odtiaľ Ježiš, videl veliký zástup a zľutoval sa nad nimi a uzdravoval ich chorých.
İsa tekneden inince büyük bir kalabalıkla karşılaştı. Onlara acıdı ve hasta olanlarını iyileştirdi.A vyšed Ježíš, uzřel zástup mnohý. I slitovalo mu se jich, a uzdravoval nemocné jejich.
İsa tekneden inince büyük bir kalabalıkla karşılaştı. Onlara acıdı ve hasta olanlarını iyileştirdi.Cînd a ieşit din corabie, Isus a văzut o gloată mare, I s'a făcut milă de ea, şi a vindecat pe cei bolnavi.
İsa tekneden inince büyük bir kalabalıkla karşılaştı. Onlara acıdı ve hasta olanlarını iyileştirdi.E ele, ao desembarcar, viu uma grande multidão; e, compadecendo-se dela, curou os seus enfermos.
İsa tekneden inince büyük bir kalabalıkla karşılaştı. Onlara acıdı ve hasta olanlarını iyileştirdi.Egli, sceso dalla barca, vide una grande folla e sentì compassione per loro e guarì i loro malati
İsa tekneden inince büyük bir kalabalıkla karşılaştı. Onlara acıdı ve hasta olanlarını iyileştirdi.És kimenvén Jézus, láta nagy sokaságot, és megszáná õket, és azoknak betegeit meggyógyítá.
İsa tekneden inince büyük bir kalabalıkla karşılaştı. Onlara acıdı ve hasta olanlarını iyileştirdi.In Jezus izide in ugleda veliko množico, in zasmilijo se mu ter ozdravi njih bolnike.
İsa tekneden inince büyük bir kalabalıkla karşılaştı. Onlara acıdı ve hasta olanlarını iyileştirdi.Ja astuessaan maihin Jeesus näki paljon kansaa, ja hänen kävi heitä sääliksi, ja hän paransi heidän sairaansa.
İsa tekneden inince büyük bir kalabalıkla karşılaştı. Onlara acıdı ve hasta olanlarını iyileştirdi.예수께서 나오사 큰 무리를 보시고 불쌍히 여기사 그 중에 있는 병인을 고쳐 주시니라
İsa tekneden inince büyük bir kalabalıkla karşılaştı. Onlara acıdı ve hasta olanlarını iyileştirdi.Ngài ở thuyền bước lên , thấy đoàn dân đông_đúc , động_lòng thương_xót , mà chữa cho kẻ bịnh được lành .
İsa tekneden inince büyük bir kalabalıkla karşılaştı. Onlara acıdı ve hasta olanlarını iyileştirdi.Ngài ở thuyền bước lên, thấy đoàn dân đông đúc, động lòng thương xót, mà chữa cho kẻ bịnh được lành.
İsa tekneden inince büyük bir kalabalıkla karşılaştı. Onlara acıdı ve hasta olanlarını iyileştirdi.Og da han gikk i land, så han meget folk, og han ynkedes inderlig over dem og helbredet deres syke.
İsa tekneden inince büyük bir kalabalıkla karşılaştı. Onlara acıdı ve hasta olanlarını iyileştirdi.Og da han kom i Land, så han en stor Skare, og han ynkedes inderligt over dem og helbredte deres syge.
İsa tekneden inince büyük bir kalabalıkla karşılaştı. Onlara acıdı ve hasta olanlarını iyileştirdi.Und Jesus ging hervor und sah das große Volk; und es jammerte ihn derselben, und er heilte ihre Kranken.
İsa tekneden inince büyük bir kalabalıkla karşılaştı. Onlara acıdı ve hasta olanlarını iyileştirdi.Wyszedłszy tedy Jezus ujrzał wielki lud, i użalił się ich, a uzdrawiał chore ich.