"Gerçekten de, yemin ederim çocukları tekmelemiyorum." (Kahkahalar)"Thật lòng, tôi thề tôi chưa từng đá trẻ con."
"Gerçekten de, yemin ederim çocukları tekmelemiyorum." (Kahkahalar)"Vážne, prisahám, že nekopem do detí." (Smiech)
"Gerçekten de, yemin ederim çocukları tekmelemiyorum." (Kahkahalar)"Veramente, giuro che non picchio i miei figli." (Risate)
"Gerçekten de, yemin ederim çocukları tekmelemiyorum." (Kahkahalar)"Στ'αλήθεια, ορκίζομαι δεν κλωτσάω παιδιά." (Γέλια)
"Gerçekten de, yemin ederim çocukları tekmelemiyorum." (Kahkahalar)"Честное слово, клянусь, что не бью детей". (Смех)
"Gerçekten de, yemin ederim çocukları tekmelemiyorum." (Kahkahalar)"Честно, кълна се, че не ритам деца." (Смях)
"Gerçekten de, yemin ederim çocukları tekmelemiyorum." (Kahkahalar)"בחיי, אני נשבע לכם שאני לא בועט בילדים." [צחוק]
"Gerçekten de, yemin ederim çocukları tekmelemiyorum." (Kahkahalar)"حقاً، أقسم أني لن أركل الأطفال .. "(ضحك)
"Gerçekten de, yemin ederim çocukları tekmelemiyorum." (Kahkahalar)あなたの世界観では
Gördünmü? bu öğretmeninizin süper uçan tekmesiAti vazut? Aceasta a fost lovitura fantastica a profesorului.
Gördünmü? bu öğretmeninizin süper uçan tekmesi¿Lo habéis visto? Esa fue la fantastica patada alta del profesor.
Günlerden Cumartesi idi, tek başınaydı, duvarın kenarına doğru bir topa tekme atıp duruyordu.Byla sobota a on byl docela sám a jen tak kopal balónem o zeď.
Günlerden Cumartesi idi, tek başınaydı, duvarın kenarına doğru bir topa tekme atıp duruyordu.Była sobota, był sam, po prostu kopał sobie piłką o ścianę.
Günlerden Cumartesi idi, tek başınaydı, duvarın kenarına doğru bir topa tekme atıp duruyordu.C'était un samedi, et il était tout seul, en train de taper un ballon contre un mur.
Günlerden Cumartesi idi, tek başınaydı, duvarın kenarına doğru bir topa tekme atıp duruyordu.Era sábado, y estaba solo, pateando una pelota contra la pared.
Günlerden Cumartesi idi, tek başınaydı, duvarın kenarına doğru bir topa tekme atıp duruyordu.Era sabato, ed era tutto solo, a calciare una palla contro un muro.
Günlerden Cumartesi idi, tek başınaydı, duvarın kenarına doğru bir topa tekme atıp duruyordu.Era sâmbătă și el era singur, doar bătea o minge de un perete.
Günlerden Cumartesi idi, tek başınaydı, duvarın kenarına doğru bir topa tekme atıp duruyordu.Era um sábado, e ele estava sozinho, a dar pontapés na bola contra a parede.
Günlerden Cumartesi idi, tek başınaydı, duvarın kenarına doğru bir topa tekme atıp duruyordu.Es war Samstag, und er spielte ganz allein, er schoss einfach einen Ball gegen eine Wand.
Günlerden Cumartesi idi, tek başınaydı, duvarın kenarına doğru bir topa tekme atıp duruyordu.Het was een zaterdag, en hij was helemaal alleen, gewoon een bal tegen een muur aan het schoppen.
Günlerden Cumartesi idi, tek başınaydı, duvarın kenarına doğru bir topa tekme atıp duruyordu.빌은 혼자 벽에다가 공을 차며 놀고 있었습니다
Günlerden Cumartesi idi, tek başınaydı, duvarın kenarına doğru bir topa tekme atıp duruyordu.Oli lauantai ja hän oli aivan yksin, potkimassa palloa seinää vasten.
Günlerden Cumartesi idi, tek başınaydı, duvarın kenarına doğru bir topa tekme atıp duruyordu.Saat itu hari Sabtu, dan dia sendirian, sedang menendang bola ke tembok.
Günlerden Cumartesi idi, tek başınaydı, duvarın kenarına doğru bir topa tekme atıp duruyordu.Szombat volt, és ő egymaga volt ott, a labdát rúgdosva a falhoz.
Günlerden Cumartesi idi, tek başınaydı, duvarın kenarına doğru bir topa tekme atıp duruyordu.Ήταν Σάββατο, και έπαιζε μόνος του, κλωτσώντας μια μπάλα στον τοίχο.
Günlerden Cumartesi idi, tek başınaydı, duvarın kenarına doğru bir topa tekme atıp duruyordu.Беше в събота и той беше съвсем сам, просто риташе една топка срещу стената.
Günlerden Cumartesi idi, tek başınaydı, duvarın kenarına doğru bir topa tekme atıp duruyordu.Была суббота, и он играл сам по себе, отбивая мяч от стенки.
Günlerden Cumartesi idi, tek başınaydı, duvarın kenarına doğru bir topa tekme atıp duruyordu.Це була неділя, він грався сам, копаючи м'яч об стіну.
Günlerden Cumartesi idi, tek başınaydı, duvarın kenarına doğru bir topa tekme atıp duruyordu.והוא היה שם לבד, בועט בכדור כנגד הקיר.
Günlerden Cumartesi idi, tek başınaydı, duvarın kenarına doğru bir topa tekme atıp duruyordu.وكان وحيدا ، ويركل الكرة بمواجهة الجدار
Günlerden Cumartesi idi, tek başınaydı, duvarın kenarına doğru bir topa tekme atıp duruyordu.私は走り寄って言ったの
Haydi, bırak. - Seni ahmak! Little Richard'ı tekmeleme.Mi bajod van?!
Hemen, evde kendi yapmak çalışırsanız yakında polis aşağı tekme alırsınız 2. sabah kapıda.Indien u dat zelf thuis probeert, dan zal vrij snel daarna de politie uw deur intrappen midden in de nacht.
Hemen, evde kendi yapmak çalışırsanız yakında polis aşağı tekme alırsınız 2. sabah kapıda.Jos yrität valmistaa omia kotonasi, melko pian poliisit ilmestyvät ovellesi kello kaksi aamuyöstä.
Hemen, evde kendi yapmak çalışırsanız yakında polis aşağı tekme alırsınız 2. sabah kapıda.Om du försöker göra egna hemma kommer polisen sparka in dörren hos dig vid så där 2 på natten.
Hemen, evde kendi yapmak çalışırsanız yakında polis aşağı tekme alırsınız 2. sabah kapıda.Pokud si je začnete vyrábět doma, brzy vám na dveře ve 2h ráno zaklepe policie.
Hemen, evde kendi yapmak çalışırsanız yakında polis aşağı tekme alırsınız 2. sabah kapıda.Wenn Sie versuchen selber welche zu drucken, wird die Polizei um 2 Uhr morgens Ihre Tür eintreten.
Hemen, evde kendi yapmak çalışırsanız yakında polis aşağı tekme alırsınız 2. sabah kapıda.אם תנסה ליצור כסף בביתך, מהר מאוד תשמע את המשטרה נוקשת על דלתך בשתיים לפנות בוקר.
Hey, onu öyle tekmeleyemezsin... Aman Tanrı'm. Bir gram bile değişmemişsin.Chéri.
Hey, onu öyle tekmeleyemezsin...Credeți dor de mine atât de mult, încât a trebuit să lipsească de la școală?
Hey, onu öyle tekmeleyemezsin...Czy dotarł do mnie tak bardzo, że trzeba było przejść szkołę?
Hey, onu öyle tekmeleyemezsin...Har du savnet mig så meget, at du måtte gå ud af skolen?
Hey, onu öyle tekmeleyemezsin...Hast du mich vermisst so sehr, dass du in die Schule zu überspringen hatte?
Hey, onu öyle tekmeleyemezsin...Hasznosnak hiányozni nekem annyira, hogy meg kellett, hogy kihagyja iskolába?
Hey, onu öyle tekmeleyemezsin...Hé, ça va pas la tête...
Hey, onu öyle tekmeleyemezsin...Hei, Kamu tidak boleh menendang itu ...
Hey, onu öyle tekmeleyemezsin...Hei, Kamu tidak boleh menendang itu ...
Hey, onu öyle tekmeleyemezsin...Hej, du kan inte sparka att...
Hey, onu öyle tekmeleyemezsin...Hele, do toho nemůžeš kopat...
Hey, onu öyle tekmeleyemezsin...Hey, je kunt niet schoppen dat...
Hey, onu öyle tekmeleyemezsin...Hey, no puedes patear eso...
Hey, onu öyle tekmeleyemezsin...Hey, no puedes poner eso...
Hey, onu öyle tekmeleyemezsin...Jäikö minua niin paljon, että sinun piti ohittaa kouluun?
Hey, onu öyle tekmeleyemezsin...Này, đừng đá thế chứ
Hey, onu öyle tekmeleyemezsin...Nedostal jsi mě tak moc, že jste musela vynechat školu?
Hey, onu öyle tekmeleyemezsin...Nedostal si ma tak moc, že ste musela vynechať školu?
Hey, onu öyle tekmeleyemezsin...Nhớ anh đến nỗi phải bỏ học để đi đón hả? Không, hôm nay là ngày kỷ niệm trường.
Hey, onu öyle tekmeleyemezsin...Perdeu-me tanto que você tinha que ir à escola?
Hey, onu öyle tekmeleyemezsin...Sem zapravljam svoj čas, ko sem res imajo za študij.
Hey, onu öyle tekmeleyemezsin...Χάσατε μου τόσο πολύ που έπρεπε να παρακάμψετε το σχολείο;