Fakat Cem Sultan bu teklifi şiddetle reddetti.Sultán to však rázne odmietol.
Bu görüşmeden sonra Atınç teklifi kabul etti.Po jeho vypočutí Ursiny s návrhom súhlasil.
Filiz başta teklifi reddetse de daha sonra kabul eder.Najskôr Phoebe odmieta, no jeho druhú ponuku v neskoršej časti prijíma.
Rusya Finans Bakanı Kont Cancrin'in teklifini bile reddetti.Pomenovaný je podľa ruského ministra financií Georga Cancrina.
Mr. Brooks bu teklifi kabul eder.Xerxes mal vysloviť súhlas s týmto návrhom.
Triple H, maç teklifini tek şartla kabul edeceğini söyledi.Triple H vyhlásil zápas o zjednoteného šampióna na SummerSlame.
Ç.↑ Turnuva adaylık teklifini geri çekti.Záhrebská vláda ponuku odmietla.
Ama Richard bu teklifinde ciddi idi.Peter s návrhom súhlasil.
Fakat Athletic Bilbao teklifi kabul etmedi.Z tohto dôvodu aj Bilbao Athletic nemôže postúpiť do Primera División.
Lou Salomé'ye yaptığı evlilik teklifine rağmen hiç evlenmedi.Romantično življenje Kljub zaroki z Lou Salomé, se Nietzsche ni nikoli poročil.
İason, prensesin teklifini kabul eder.Cesar je sprejel prinčev predlog.
Barınkay ona resmen evlenme teklifi yapar.Zato sedaj upravičeno od njega zahteva poroko.
Ancak, Kazuma teklifi geri çevirdi çünkü ölümsüzlüğü anlamsız ve sıkıcı buluyordu.Drugi del Parmenidove teze pa je bil, da je nebivajoče nemisljivo in neizrazljivo.
Bu insanlar Sicilya kıyılarına yerleşmeleri için yer gösteren Messina'nın teklifini kabul ettiler.Špansko ladjevje je tako dobilo možnost, da prepelje na Sicilijo svoje čete, ki so začele oblegati Messino.
Teklifin dehşetinden beti benzi atar, artık her şey bitmiştir.Rokovo upanje, da bo spet vse po starem, se je izjalovilo.
Kate bu teklifi kabul eder.Kir je njeno ponudbo sprejel.
Röhm'ün teklifi reddedildi.Brazilčev poziv je bil zavrnjen.
Düğündeyken James, Kristen'e evlilik teklifinde bulunmuş fakat reddedilmiştir.Tam James zaprosi Kirsten, vendar ga ona zavrne, ker še ni pripravljena na poroko.
1921 yılında, Ljubljana Üniversitesi'nden gelen profesörlük teklifini reddetti.1921 m. atmetė pasiūlymą tapti Liublianos Universiteto profesoriumi.
53 firma ise teklifi reddetmiştir.45 firmos parėmė projektą.
Ancak Türkiye bu teklifi de reddetti.Tačiau Graikija atmetė šį pasiūlymą.
Fakat Athletic Bilbao teklifi kabul etmedi.Athletic Bilbao taurę laimėjo be kovos.
İçinden yüzük çıkınca Rachel Joey'nin ona evlenme teklif ettiğini düşünür ve teklifi kabul eder.Džo atsiklaupia paiimti žiedo, o Reičel manydama, jog šis jai peršasi sutinka už jo tekėti.
Ebû Müslim, bu teklifi reddetti.To užteko, kad idėja nebūtų atmesta.
Teklifimi kabul etmedi.Jis nesutiko su mano pasiūlymu.
Teklifimi kabul etmedi.Ji nesutiko su mano pasiūlymu.
Türkiye bu teklifi reddetti.Ukraina lükkas selle ettepaneku tagasi.
20 Eylül’de Çek hükümeti bu teklifi reddetmiştir.20. detsembril oli Esindajatekoda sama eelnõu tagasi lükanud.
Rolüne hazırlanmak için Rosa'nın kocasının evini ona verme teklifini kabul eder.Tööde avaldamisele on kaasa aidanud abikaasa Rosa.
Bu yüzden Barcelona'nın teklifini kabul ettik.Kuid see-eest võitis ta Mercosuri karika.
Ama Richard bu teklifinde ciddi idi.Miguel nõustus selle otsusega.
Ayrıca, beraberlik teklifi hemen ilk anda yapılmak zorunda değildir.Samuti ei planeerita lähiajal uue missiooni alustamist.
Elisabeth bu teklifi bir şaka olarak kabul eder.Kuusik võttis ettepaneku rõõmuga vastu.
Bana teklif verildiğinde, teklifi bile dinlemeden kabul ettim.Kui Han Xin sai kutse, polnud tal muud valikut kui kuuletuda.
Frederick birliğin desteği olmadan teklifi kabul etmiştir.Friedrich ei pakkunud ühistegevust.
Önce Dido ona soğuk davranır ama sonra onun evlenme teklifini kabul eder.Ada jääb vastukaaluks tema suhtes külmaks ja üritab ikkagi oma klaverit tagasi saada.
2005 yýlýnda, sadece bir yýl sonra, Aaron'a bir iţ teklifi geldi.En 2005, après seulement un an d'université,
2005 yýlýnda, sadece bir yýl sonra, Aaron'a bir iţ teklifi geldi.En 2005, luego de un solo año de universidad
2005 yýlýnda, sadece bir yýl sonra, Aaron'a bir iţ teklifi geldi.وفي 2005 وبعد سنة واحدة في الكلية عُرِض على سوارتز منصب في شركة ناشئة
2005 yýlýnda, sadece bir yýl sonra, Aaron'a bir iţ teklifi geldi.スワーツはポール・グレアム率いる新しいスタートアップ インキュベーション、Y Combinatorの出資を受ける。
7.Bakanlar Konseyi, anlaşma görüşmecisinin teklifi üzerine anlaşmalarıakde-den bir Avrupa kararınıkabul eder.2.Rada ministrov dáva povolenie na začatie rokovaní, prijíma vyjednávaciesmernice auzatvára dohody.
7.Bakanlar Konseyi, anlaşma görüşmecisinin teklifi üzerine anlaşmalarıakde-den bir Avrupa kararınıkabul eder.7.Consiliul de Miniştri, la propunerea negociatorului, adoptăo decizieeuropeanăprivind încheierea acordului.
7.Bakanlar Konseyi, anlaşma görüşmecisinin teklifi üzerine anlaşmalarıakde-den bir Avrupa kararınıkabul eder.7.O Conselho de Ministros, sob proposta do negociador, adopta uma decisãoeuropeia de celebração do acordo.
7.Bakanlar Konseyi, anlaşma görüşmecisinin teklifi üzerine anlaşmalarıakde-den bir Avrupa kararınıkabul eder.Az Unió és a tagállamok fejlesztési együttműködési politikái kiegészítik és erősítik egymást.
7.Bakanlar Konseyi, anlaşma görüşmecisinin teklifi üzerine anlaşmalarıakde-den bir Avrupa kararınıkabul eder.Europaparlamentet skall omedelbart och fullständigt informeras i alla ske- den av förfarandet.
7.Bakanlar Konseyi, anlaşma görüşmecisinin teklifi üzerine anlaşmalarıakde-den bir Avrupa kararınıkabul eder.Ministerineuvosto tekee neuvottelijan ehdotuksesta eurooppapäätöksen sopimuksen tekemisestä.
'83 yılında Rio şehrinde yeraltı geçidi ile... ...otobüsü biraraya getirme teklifiyle başladık.1983 begannen wir, indem wir der Stadt Rio vorschlugen, wie man die U-Bahn und den Bus vereinen könnte.
'83 yılında Rio şehrinde yeraltı geçidi ile... ...otobüsü biraraya getirme teklifiyle başladık.우리는 1983년에 리오(Rio)시에게 이것을 제안을 하면서 시작했습니다 버스와 지하철을 어떻게 연결하는 가를 말입니다.
'83 yılında Rio şehrinde yeraltı geçidi ile... ...otobüsü biraraya getirme teklifiyle başladık.83-ban kezdtük, Rio városának terveivel, hogy hogyan kössük össze a metrót a busszal.
'83 yılında Rio şehrinde yeraltı geçidi ile... ...otobüsü biraraya getirme teklifiyle başladık.Am început în '83, propunând pentru Rio conectarea metroului cu autobuzul.
'83 yılında Rio şehrinde yeraltı geçidi ile... ...otobüsü biraraya getirme teklifiyle başladık.Chúng tôi bắt đầu vào năm 1983, đề xuất với thành phố Rio cách thức để liên kết xe điện ngầm với xe buýt.
'83 yılında Rio şehrinde yeraltı geçidi ile... ...otobüsü biraraya getirme teklifiyle başladık.Cominciammo a Rio nell' 83 a proporre di collegare la metropolitana con i bus
'83 yılında Rio şehrinde yeraltı geçidi ile... ...otobüsü biraraya getirme teklifiyle başladık.Empezamos en el 83 proponiendo para la ciudad de Río como conectar el metro con el autobús.
'83 yılında Rio şehrinde yeraltı geçidi ile... ...otobüsü biraraya getirme teklifiyle başladık.Nous avons commencé en 83 en proposant à la ville de Rio de connecter le métro avec le bus.
'83 yılında Rio şehrinde yeraltı geçidi ile... ...otobüsü biraraya getirme teklifiyle başladık.V roce 83' jsme navrhli Riu způsob, jak spojit linky metra s autobusy.
'83 yılında Rio şehrinde yeraltı geçidi ile... ...otobüsü biraraya getirme teklifiyle başladık.We begonnen in 1983 met een voorstel voor Rio. Hoe verbind je de metro met de bus?
'83 yılında Rio şehrinde yeraltı geçidi ile... ...otobüsü biraraya getirme teklifiyle başladık.Zaczęliśmy w 1983, proponując władzom miasta Rio zintegrowanie metra z autobusami.
'83 yılında Rio şehrinde yeraltı geçidi ile... ...otobüsü biraraya getirme teklifiyle başladık.Ξεκινήσαμε το "83, προτείνοντας για την πόλη του Ρίο την ένωση του μετρό με το λεωφορείο.
'83 yılında Rio şehrinde yeraltı geçidi ile... ...otobüsü biraraya getirme teklifiyle başladık.Започнахме през 83-та година с предложение за Рио относно как да свържем метрото и автобусите.
'83 yılında Rio şehrinde yeraltı geçidi ile... ...otobüsü biraraya getirme teklifiyle başladık.Ми почали у '83-му, запропонувавши мерії Ріо поєднати метро з автобусним сполученням.