'83 yılında Rio şehrinde yeraltı geçidi ile... ...otobüsü biraraya getirme teklifiyle başladık.Мы начали в 83-м году, предложив городу Рио идею того, как соединить систему метрополитена с автобусами.
'83 yılında Rio şehrinde yeraltı geçidi ile... ...otobüsü biraraya getirme teklifiyle başladık.התחלנו בשנת 83 בעיר ריו והצענו איך לחבר את הרכבת התחתית עם האוטובוס.
'83 yılında Rio şehrinde yeraltı geçidi ile... ...otobüsü biraraya getirme teklifiyle başladık.لقد بدأنا في عام 83، باقتراح لمدينة ريو دي جانيرو عن كيفية ربط مترو الأنفاق بحافلة الركاب.
'83 yılında Rio şehrinde yeraltı geçidi ile... ...otobüsü biraraya getirme teklifiyle başladık.地下鉄とバスを連携させる方法を提示しました 地下鉄側からはもちろん反対がありました
Ama benim kaplan annem bu teklifi reddetti.Moja odločna mati pa je rekla ne.
Ama benim kaplan annem bu teklifi reddetti.Aber meine Mutter sagte: "Nein."
Ama benim kaplan annem bu teklifi reddetti.Ale moja tvrdohlavá matka povedala: "nie."
Ama benim kaplan annem bu teklifi reddetti.Ale moja "tygrysia mama" powiedziała "nie".
Ama benim kaplan annem bu teklifi reddetti.Ale moje striktní matka řekla: "Ne."
Ama benim kaplan annem bu teklifi reddetti.Dar tigroaica de mama a spus "nu".
Ama benim kaplan annem bu teklifi reddetti.De a szigorú anyám nem engedte.
Ama benim kaplan annem bu teklifi reddetti.하지만 저의 엄격한 어머니께서는, "안돼"라고 했습니다.
Ama benim kaplan annem bu teklifi reddetti.Mais maman tigre a dit, " Non. "
Ama benim kaplan annem bu teklifi reddetti.Ma mia madre tigre disse: "No".
Ama benim kaplan annem bu teklifi reddetti.Men min tigermamma sade "nej."
Ama benim kaplan annem bu teklifi reddetti.Mutta tiikeriäitini sanoi: "Ei."
Ama benim kaplan annem bu teklifi reddetti.Nhưng mẹ tôi nói, "Không"
Ama benim kaplan annem bu teklifi reddetti.Pero mi madre tigre dijo, "No".
Ama benim kaplan annem bu teklifi reddetti.Tapi ibu saya yang tangguh berkata, "Tidak."
Ama benim kaplan annem bu teklifi reddetti.Ze zouden alles betalen, maar mijn 'stoere' mama zei: "Neen."
Ama benim kaplan annem bu teklifi reddetti.Αλλά η δυναμική μητέρα μου είπε, " Όχι."
Ama benim kaplan annem bu teklifi reddetti.Але моя тигриця-мати відповіла: "Ні".
Ama benim kaplan annem bu teklifi reddetti.Но властната ми майка отказа.
Ama benim kaplan annem bu teklifi reddetti.Но моя строгая мама сказала: "Нет".
Ama benim kaplan annem bu teklifi reddetti.אבל האמא-נמר-שלי [אמא קשוחה] אמרה, "לא".
Ama benim kaplan annem bu teklifi reddetti.لكن امي الشديدة رفضت ذلك وقالت " لا ".
Ama benim kaplan annem bu teklifi reddetti.両親は私に 彼らと同じ
Ama benim kaplan annem bu teklifi reddetti.但係我嘅虎媽唔肯
Ama sonunda çok nefis bir iş teklifiyle ayrıldım.Aber dann bekam ich sogar ein tolles Jobangebot.
Ama sonunda çok nefis bir iş teklifiyle ayrıldım.Dar până la urmă am plecat cu o importantă ofertă de lucru.
Ama sonunda çok nefis bir iş teklifiyle ayrıldım.결국 멋진 일 제의를 받고
Ama sonunda çok nefis bir iş teklifiyle ayrıldım.Mais en fait, je suis reparti avec une super offre d'emploi.
Ama sonunda çok nefis bir iş teklifiyle ayrıldım.Mas, na verdade, parti com uma ótima proposta de trabalho.
Ama sonunda çok nefis bir iş teklifiyle ayrıldım.Nhưng tôi đã ra về với một đề nghị công việc rất tốt.
Ama sonunda çok nefis bir iş teklifiyle ayrıldım.Pero de hecho me fui con una gran oferte de trabajo.
Ama sonunda çok nefis bir iş teklifiyle ayrıldım.Але отримав чудову пропозицію по роботі.
Ama sonunda çok nefis bir iş teklifiyle ayrıldım.Но вернулся я с отличным предложением по работе.
Ama sonunda çok nefis bir iş teklifiyle ayrıldım.Но всъщност си тръгнах със страхотна работна оферта.
Ama sonunda çok nefis bir iş teklifiyle ayrıldım.אבל למעשה עזבתי עם הצעת עבודה מעולה.
Ama sonunda çok nefis bir iş teklifiyle ayrıldım.ولكنني رجعت بفرصة عمل عظيمة
Ama sonunda çok nefis bir iş teklifiyle ayrıldım.荷物をまとめオーストリアに戻りました
Amerika Birleşik Devletleri Parlamentosu'nda artık Haftasonu Oylama Yasası kanun teklifi var.오늘날 미국의 의회에 생긴 겁니다.
Amerika Birleşik Devletleri Parlamentosu'nda artık Haftasonu Oylama Yasası kanun teklifi var.בקונגרס של ארצות הברית של אמריקה
Amerika Birleşik Devletleri Parlamentosu'nda artık Haftasonu Oylama Yasası kanun teklifi var.في كونغرس الولايات المتحدة الأمريكية.
Amerika Birleşik Devletleri Parlamentosu'nda artık Haftasonu Oylama Yasası kanun teklifi var.もしかしたら投票日は 週末になるかもしれません
Amerika Birleşik Devletleri Parlamentosu'nda artık Haftasonu Oylama Yasası kanun teklifi var.依家有人喺美國國會裏面提議 「週末投票」嘅法案
Aralarından yirmi beşi teklifi kabul etti.25 из них приняли предложение.
Aralarından yirmi beşi teklifi kabul etti.Veinticinco de ellos aceptaron la propuesta.
Aralarından yirmi beşi teklifi kabul etti.Venti di loro hanno accettato la proposta.
Aralarından yirmi beşi teklifi kabul etti.Vingt-cinq d'entre eux ont accepté le proposition.
Aslında belki her ikisi de, 10$ karşılığında 100 Yuan satma teklifini gördüler.De hecho ambos quizá vieron esa oferta de vender 100 yuan por 10 dólares.
Aslında belki her ikisi de, 10$ karşılığında 100 Yuan satma teklifini gördüler.Eigenlijk zagen ze misschien allebei het aanbod van 100 Yen voor 10 Dollar.
Aslında belki her ikisi de, 10$ karşılığında 100 Yuan satma teklifini gördüler.Tosiasiallisesti molemmat näki ehkä, näkivät että tarjouksen myymään 100 juania 10 dollariksi.
Aslında belki her ikisi de, 10$ karşılığında 100 Yuan satma teklifini gördüler.Ve skutečnosti oba viděli tu nabídku prodeje 100 jüanů za 10 dolarů.
Aslında belki her ikisi de, 10$ karşılığında 100 Yuan satma teklifini gördüler.В принципе, быть может, они оба увидели предложение продать 100 юаней за 10 долларов.
Aslında belki her ikisi de, 10$ karşılığında 100 Yuan satma teklifini gördüler.في الحقيقة ربما كليهما، شاهدوا العرض هنا لبيع 100 يوان مقابل 10 دولار
Bakanlar Konseyi, Komisyon’un teklifi üzerine, tavsiyelerini kamuoyuna açmakararıalabilir.A Miniszterek Tanácsa, az Európai Parlamenttel folytatott konzultációt követően, egyhangúlag jár el.
Bakanlar Konseyi, Komisyon’un teklifi üzerine, tavsiyelerini kamuoyuna açmakararıalabilir.Consiliul de Miniştri poate decide, la propunerea Comisiei, săfacăpubli-ce recomandările sale.
Bakanlar Konseyi, Komisyon’un teklifi üzerine, tavsiyelerini kamuoyuna açmakararıalabilir.Ministerineuvosto voi komission ehdotuksestapäättää julkistaa suosituksensa.
Bayanlar, teklifimi tekrarlıyorum.Señoritas, les repito mi propuesta