Uygulamalı matematik gibi, teklifi geri çevirerek çünkü sevdiği bir alan değildi.Born a răspuns refuzând oferta, întrucât matematica aplicată nu era aria lui de studiu preferată.
Çoğunluk teklifi kabul etmedi.Majoritatea nu au acceptat oferta.
Cersei teklifi kendisine güvenemeyeceğini belirterek reddeder.Cersei visszautasítja az ajánlatot, kijelentve, hogy ő nem bízhat meg benne.
20 Eylül’de Çek hükümeti bu teklifi reddetmiştir.(A követelést a csehszlovák kormány szeptember 20-án elutasítja.
Ardından konuyu tartıştılar ve Hood teklifi kabul etti.Lee egyetértett és Hood hadosztályát előreküldte.
Bana teklif verildiğinde, teklifi bile dinlemeden kabul ettim.Viszont ha döntésre jutott, nem tűrt apellátát.
Alex'in teklifiyle arkadaş olurlar.Eközben John barátaival vacsorázik.
General Mardonius, Salamis'e çekilmiş olan Atinalılara barış teklifini bir kez daha yeniledi.Mardoniosz akkor újra békét ajánlott az athéniaknak.
Ancak teklifin ne kadar olduğu kamuoyuna açıklanmadı.Nem tudjuk, mennyi időre szólt az érvénye.
Ostrogotların şahsi habercileri bu teklifi Belisarius'a bildirdikleri zaman o bunu kabul eder göründü.Stanhope Belisarius kortársainak írásai alapján alá is támasztotta e véleményét.
Bu iş karşılığında 5000 dolar teklif eder ve Tony bu teklifi kabul eder.Cserébe húszezer dollárt ajánl fel neki, amit Jerry örömmel elfogad.
Sanatçı teklifi hemen kabul etti.A zeneszerző elfogadta a felkérést.
Hong kong dan film teklifi almış, Sammo Hung ve Jackie Chan ile çalışmıştır.Ezután kezdett el filmekben szerepelni, többek között Jackie Chan és Sammo Hung mellett.
1967 yılında arkadaşı Syd Barrett'ın teklifi ile Pink Floyd'a katıldı.Itt történt 1966-ban, hogy készített néhány fényképet a Pink Floyd alapítójáról, Syd Barrettről.
Türkiye bu teklifi reddetti.Görögország azonban elutasította az ajánlatot.
Cena, The Rock'ı partneri olarak seçti ve Rock, bu teklifi kabul etti.Választása The Rockra esett, aki elfogadta a felkérést.
Fakat o bu teklifi reddetmiştir.Azonban elutasította az ajánlatot.
İmparator Pandulf'un teklifini kabul etti.Végül Capua hercege, Pandulf fogadta be az egyházfőt.
Adrian Smith bu sefer teklifi kabul etti.Samantha Smith elfogadta a meghívást.
Buna rağmen 1978 yılına kadar İskoçya Meclisi yasa teklifi Birleşik Krallık Parlamentosu'ndan geçememiştir.Az Egyesült Királyság parlamentje azonban csak 1978-ban fogadott el erről jogszabályt.
Demirci Mehmet Efe önce bu teklifi kabul etmiş, ancak daha sonra bunu reddetmiştir.A Fatah al-Islam ezeket a támadásokat először magára vállalta, majd később mégis visszavonta.
Babası bu teklifi kabul etti.De apám nem fogadta el az ajánlatot.
Bu teklifini bildirmiş ve o da olumlu yanıt vermiştir.Rögtön fogadták, és kedvező válasszal bocsátották el.
López Aguilar ayrıca Katalunya'nın yerel partisi Convergència i Unió'nun iki teklifini de dile getirdi.López Aguilar ilmoitti myös kahdesta Katalonian alueen paikallisen Convergència i Unió -puolueen ehdotuksesta.
Stone teklifi kabul etti çünkü Chazelle yapım konusunda çok tutkuluydu.Stone otti roolin vastaan, koska Chazelle oli niin intohimoinen hankkeesta.
Bu teklifini bildirmiş ve o da olumlu yanıt vermiştir.Luonnollisesti kysyjä esitti oman vastauksensa, joka oli myönteinen.
Ancak Lucas bu teklifi reddetti.Lucas suhtautuu ehdotukseen kielteisesti.
Emily, David'in bu teklifini kabul eder.Thomas kannustaa Davidia pyytämään tätä treffeille.
Ancak Hucr bu teklifi reddetti.Hooker ei kuitenkaan suostunut pyyntöön.
Bir yıl sonra, 17 yaşında, Grigori Morozov adlı Moskova Üniversitesi'nde bir öğrenciden evlilik teklifi aldı.17-vuotiaana Allilujeva rakastui Grigori Morozoviin, joka opiskeli Moskovan yliopistossa.
Çünkü Charlie hiçbir çocuğun reddedemeyeceği bir teklifi reddedmiştir.Poikien välille syntyy kilpailu, jossa Charlie ei kaihda mitään keinoja.
Bu görüşmeden sonra Atınç teklifi kabul etti.Näistä ehdoista kuultuaan Ruotsi pyysi neuvottelutaukoa.
1990'da I. Baudouin kürtajı koşullu olarak serbest bırakan bir yasa teklifini onaylamayı reddetti.Vuonna 1990 kuningas Baudouin kieltäytyi allekirjoittamasta lakia, joka poisti abortin rangaistavuuden.
53 firma ise teklifi reddetmiştir.58 valtiota jätti äänestämättä.
Çerkez Ethem bu teklifi reddeder.Girin vuoksi kokki hylkää tarjouksen.»
Avery Brundage aynı zamanda tüm takım sporlarının Olimpiyat Oyunları'ndan çıkarılması teklifi ile hatırlanır.Brundage päätti jatkaa olympialaisia panttivankidraamasta huolimatta.
Fakat Paul'un evlilik teklifini kabul etmedi.Naispappeutta hän ei kuitenkaan hyväksy.
2003'te Moore, Fates Warning gitaristi Jim Matheos'un müzikal projesine katılma teklifi kabul etti.Vuonna 2003 Fates Warningin kitaristi Jim Mattheos pyysi Moorea mukaan uuteen projektiinsa, OSI:in.
Laurent, bu teklifi "neden olmasın?" şeklinde cevapladı.Esimerkiksi LIOUY tarkoitti: ”miksi ette vastaa kysymykseen?”
Cahit başta bu teklifi reddeder ama ardından plana uymayı kabul eder.Ensin hän kieltäytyy, mutta lopulta hänen on pakko suostua.
Kazım Koyuncu teklifi kabul etti.Kotkan kaupunki hyväksyi esityksen.
Yaklaşık 2 ay sonra Jordan sonunda Gable'nin teklifini kabul etti.Kesti kuitenkin yli vuoden ennen kuin Zappa lopulta löysi Varèsen levyn.
Fakat Sif onun teklifini kabul etmez.Sipoo ei hyväksynyt esitystä.
Ben teklifi reddettim.Kieltäydyin tarjouksesta.
Doktor, Clara'ya yeniden zaman ve uzayda seyahat etme teklifi eder.Ο Πόντες έχει δηλώσει την πρόθεσή του να ταξιδέψει στο διάστημα και δεύτερη φορά.
Röhm'ün teklifi reddedildi.Όπως είναι φυσικό, η προσφορά του Μπραντ απορρίφθηκε.
1915 - ABD Temsilciler Meclisi, kadınların da oy kullanması yönündeki kanun teklifini reddetti.1915 - Η Βουλή των Αντιπροσώπων των Η.Π.Α. απορρίπτει πρόταση να δοθεί στις γυναίκες το δικαίωμα ψήφου.
Sanatçı teklifi hemen kabul etti.Επιβεβαιώθηκε από την Artist Direct.
Fakat Paul'un evlilik teklifini kabul etmedi.Αρνήθηκε την πρόταση γάμου του Capa.
Salinger bu teklifi kabul etti.Ο Verner βρήκε τη λύση.
Ancak I. Aleksandr bu teklifi reddeder.Ωστόσο, ο Αλέξανδρος Α' δεν έδωσε απάντηση.
Barınkay ona resmen evlenme teklifi yapar.Εκείνη του ζητά μεταξύ άλλων και μια γραπτή υπόσχεση γάμου.
Ennis teklifi sevinçle kabul eder.Η Αρσινόη δέχτηκε με ευχαρίστηση την πρόταση.
Ertesi gece Raw'da Bryan, AJ'e evlenme teklifi etti ve AJ, evlenme teklifini kabul etti.Μια ημέρα μετά στο Raw, ο Μπράιαν ζήτησε από την Έι Τζέι να ξανασυνάψουν σχέση και εκείνη δέχθηκε.
Rus, bu teklifi anında kabul etti.Ο ελληνικός απάντησε αμέσως.
Darcy, Elizabeth’e onu hala sevdiğini söyler ve Elizabeth, Darcy’nin evlenme teklifini kabul eder.Τελικά ο Ντάρσι δηλώνει τον έρωτά του για την Ελίζαμπεθ και της κάνει πρόταση γάμου.
Bu teklifini bildirmiş ve o da olumlu yanıt vermiştir.Εκείνος το διάβασε με την σειρά του, προκαλώντας του, επίσης, θετική εντύπωση.
Lucas da bu teklifi hiç düşünmeden reddetti.O Τρέισι δεν αρνήθηκε καθώς του άρεσε η ιδέα.
Fakat o bu teklifi reddetmiştir.Απέρριψε, όμως, την προσφορά.
Hitler, gücünün zayıflayacağından korkarak bu teklifi defalarca reddetti.Οι προσδοκίες του Χίτλερ για την αντοχή της αμυντικής γραμμής του διαψεύσθηκαν.