Aziz ile arkadaşları bu teklifi kabul ettiler.Stefan I Święty jednak mu ją odesłał.
Uzun süren Hac zamanında köy delikanlıları kıza evlenme teklifinde bulunurlar.W przyszłości według planu dziewczynek ma wyjść za Ollego.
Ancak Tuğrul’un oğlu Sangum kendisini daha üstün gördüğünden bu teklifi reddetti.Jednak syn Húrina odmówił, uznając swój powrót za niegodny.
Bu görüşmeden sonra Atınç teklifi kabul etti.Po tym głosowaniu Bierut zgłosił jeszcze Jóźwiaka.
Slovik bu teklifi reddedecek ve yeni bir not yazacaktır.Sarius uderza z klipem i zapowiada nową płytę!.
Teklifimi çabucak kabul etti.Chętnie zgodziła się na moją propozycję.
IAU’nun ilk teklifinin taslağı gezegenler listesindeki Charon, Eris ve Ceres'i içeriyordu.IAU:s ursprungliga förslag inkluderade Charon, Eris och Ceres i listan över planeter.
Babası bu teklifi kabul etti.Hans pappa accepterade erbjudandet.
Rachel işinden kovulur ve Paris'te başka bir iş teklifi alır.Rachel bestämmer sig för att ta ett jobb i Paris.
Aracın son tasarım teklifi Ghia'dan Tom Tjaarda tarafından hazırlandı.Karossen ritades av Tom Tjaarda hos Ghia.
Vali Martin O'Malley'nin teklifi imzalayıp yasalaştırması ise 2 Mayıs 2013'te mümkün olmuştur.Den förre Maryland-guvernören Martin O'Malley anmälde sin kandidatur 30 maj.
Fakat bu teklifi de geri çevirmiştir.Men denne tillbakavisade även detta anbud.
Pakistan ise bu teklifin reddedileceğine inanıyordu.Pakistan ska dock ha avslagit anbudet.
Fernando, Rosario'nun balo teklifini kabul etmesine ve kendisinin de ona eşlik etmesine karar verir.Fernando bestämmer att Rosario ska gå på dansen men han ska gå med henne.
XII. Karl bu teklifi reddetti.Men Karl XII vägrade.
Bu hususta kanun teklifinde bulunacağım" diyordu.Därför har jag gått med på att underteckna lagen".
Müzeyyen hanım bu teklifi kabul eder.Museets uppgift är att möta detta behov.
Fakat o bu teklifi reddetmiştir.På grund av detta så avslog han erbjudandet.
Kiss, Aucoin'in iki hafta içinde bir plak şirketiyle anlaşması şartıyla bu teklifi kabul etti.Aucoin blev bandets manager med löftet om att ordna ett skivkontrakt åt Kiss inom två veckor.
Meksika Federal Hükümeti ise teklifi reddetti.Den mexikanska regeringen avböjer dock denna allians.
Bebek bu teklifi kabul etti.Familjen accepterar erbjudandet.
Ebû Müslim, bu teklifi reddetti.Vad han än föreslår avböjer hon.
G-Man, işverenlerinin kendisinin potansiyelinin olduğunu düşündüklerini açıklar ve ona bir iş teklifi sunar.G-Man berättar sedan att han har rekommenderat Gordon till hans arbetsgivare och erbjuder honom ett jobb.
Alice bir süre düşündükten sonra bu teklifi kabul eder.Efter en kort betänketid tackar hon ja.
Kont biraz tereddütten sonra bu teklifi kabul eder.Efter en viss tvekan går han med på förslaget.
İason, prensesin teklifini kabul eder.Pojken måste återfinna prinsessan.
Türkiye bu teklifi reddetti.Turkiet vägrade godkänna programmet.
Winry teklifi kabul eder ve iki tane çocukları olur.Kan Clarisse med två barn flytta in?
Bohemund’un teklifiyle halk hayatlarının bağışlanması karşılığında haraç ödemeyi kabul etti.Detta skulle enligt Bohman återställa balansen i utrikesbetalningarna.
Bu yüzden Barcelona'nın teklifini kabul ettik.Även Barcelona uttryckte vilja att få bli Spaniens ansökan.
Kont Floreski bu teklifi kabul eder.Fernández de Enciso tog till sig förslaget.
Rodalinda bu teklifi kabul etmek zorunda kalmıştır.Rodolfo går med på förslaget.
General Mardonius, Salamis'e çekilmiş olan Atinalılara barış teklifini bir kez daha yeniledi.Mardonios återerövrade då Aten, som hade blivit övergivet före slaget vid Salamis.
Anlı da teklifi kabul etti.Hon accepterade erbjudandet.
Hong kong dan film teklifi almış, Sammo Hung ve Jackie Chan ile çalışmıştır.God vän sedan barndomen med Jackie Chan och Sammo Hung.
Köyde Belle onun saçma evlilik teklifini reddetti Gaston sonra köylüleri teşvik eder.I byn uppmuntrar byborna Gaston efter att Belle avböjt hans absurda frieri.
Hizmetli bu teklifi kabul eder ve vereceği ifadelerde neler demesi gerektiği de anlatılır.Svaranden ska vidare uppge de bevis han åberopar.
Salih, teklifi kabul etmemizi rica etti.Muhammad accepterade storsint förslaget.
Sanatçı teklifi hemen kabul etti.Співачка майже відразу погодилася.
Bismarck, Leopold'u teklifi kabul etmesi için cesaretlendirdi.Бісмарк закликав Леопольда прийняти пропозицію.
Fakat o bu teklifi reddetmiştir.Однак він відхилив цю пропозицію.
Elisabeth bu teklifi bir şaka olarak kabul eder.Кан'я охарактеризував цю пропозицію як жарт.
Fakat bu teklifi kabul etmemiş ve çalışmayı yapmamıştır.Але вона цього не зробила… або не захотіла робити.
Bana teklif verildiğinde, teklifi bile dinlemeden kabul ettim.Оскільки Оділі сам не просив про це, то вирішив погодитися на пропозицію.
Ama Reigns bu teklifi reddetti.Рейган заявляв, що ні.
Cena, sonraki haftalarda Rusev ile rövanş maçı yapmak istedi ve Rusev, bu teklifi reddetti.Протягом наступних кількох тижнів Сіна кидав виклив Русеву на матч-реванш, але той відмовлявся.
Bölümün sonunda Donna, Doktor'un TARDIS'le yolculuk yapma teklifini kabul eder.У кінці серії Донна, цього разу з радістю, приймає пропозицію Доктора скласти йому компанію в мандрах.
Bu sefer Keçal teklifini 300 florine çıkarır.Придане нареченої склало 300 флоринів.
Bebek bu teklifi kabul etti.Лікар погодився на пропозицію.
Takip eden haftalarda, İspanyol teklifi Avrupa'da gündem haline geldi.Протягом наступних кількох тижнів іспанська пропозиція стала головною темою розмов про майбутнє Європи.
Michael teklifi kabul eder ve yola koyulur.Кейт погоджується і показує дорогу.
Netherfield’daki baloda, Elizabeth, Darcy’nin ani görünüşüyle ve dans teklifiyle irkilir.На балу в Незерфілді містер Дарсі дивує Елізабет запрошенням на танець, яке вона неохоче приймає.
Daha sonra yapılan 20 yıl teklifi de kabul edilmedi.Іще понад 20 наразі дістати не вдалося.
Terry Gilliam teklifi direkt reddetmiştir.Радж Пател відповідав негативно.
İason, prensesin teklifini kabul eder.Той, хоч і мервий, дає пораду принцові.
Beyaz Saray teklifi reddetti.Суд відхилив прохання Мері.
Joker, mafyababalarının teklifini, paralarının yarısını almak şartıyla kabul eder.Джокер, блазнюючи, приходить на зібрання мафії і пропонує вбити Бетмена за половину її грошей.
Pesci, kadroya katılmayı kabul etmeden önce 50 kez teklifi geri çevirdi.Біо: Крігер подавав заяву на роботу в МВА чотирнадцять разів, перш ніж його прийняли.
İş teklifi hâlâ duruyor.Пропозиція роботи ще в силі.
Teklifinin kabul edilmesiyle birlikte, oyun üzerinde çalışmaya başlarlar.З його пропозицією вони приступають до роботи над п'єсою.