Ana içeriğe geç
Sözlük

teklifi ile cümle

teklifi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Vladimir, Max'e bir anlaşma teklifiyle gelmiştir.Mais le gouverneur a un compte à régler avec Jacques.
Teklifimi kabul etmeyecek misin?¿No vas a aceptar mi oferta?
Tom teklifi reddetti.Tom rechazó la oferta.
Tom Mary'nin teklifinin mantıksız olduğunu düşündü.Tom pensó que la oferta de Mary no era razonable.
Canio ve Beppe bu teklifi kabul edip giderler ama Tonio geride kalır.Canio y Beppe aceptan, pero Tonio se queda detrás.
Michael teklifi kabul eder ve yola koyulur.Tom admite la verdad y se va.
Nisan ayında Steven Seagal, üçüncü film için bir rol teklifi aldığını söyledi.En abril de 2012, Steven Seagal dijo que le ofrecieron un papel en la tercera película.
Wayne, halkın Beyaz Saray'da bir aktörü görmek isteyeceğine inanmadığından bu teklifi reddetti.Wayne rechazó la propuesta porque no creía que el público pudiera tomar en serio a un actor en la Casa Blanca.
Sunumda, Justinianus ilk teklifi reddetti ve ikincisini öğrendiğinde çok memnun oldu.Al final, Justiniano rechazó la primera propuesta y quedó encantado al conocer la segunda.
Biraz tereddütten sonra Pompey bu teklifi kabul eder.Después de cierta duda, Pompeyo accede.
Bu derslerden birisi esnasında Laura' ya evlenme teklifi yaptı.Durante una de estas clases le propuso matrimonio.
Sanatçı teklifi hemen kabul etti.El músico aceptó inmediatamente.
Yale de acilen teklifi eşitleyerek $3,000 asistan profesörlük teklifinde bulundu.Yale rápidamente presentó otra oferta de asistente de profesor, pero con un salario de 3000 $.
Ancak buna rağmen Adele'e veya başka birine bu teklifin süresini uzatmadık.Sin embargo, no le hemos hecho ninguna oferta formal a Adele ni a ningún otro artista.
Santa Cruz, 28 Temmuz 2007 tarihinde Blackburn Rovers'ın dört yıllık sözleşme teklifini kabul etti.Santa Cruz llegó a un acuerdo de cuatro años con el Blackburn Rovers el 28 de julio de 2007.
General Mardonius, Salamis'e çekilmiş olan Atinalılara barış teklifini bir kez daha yeniledi.Mardonio entonces repitió su oferta de paz a los atenienses refugiados en Salamina.
Polisler Rick'in bu teklifini kâbul eder ve Rick'in grubu Dawn ve onun adamları ile hastanede buluşur.Están de acuerdo y el grupo de Rick se encuentra con Dawn y sus oficiales en el hospital.
Bölümün sonunda Donna, Doktor'un TARDIS'le yolculuk yapma teklifini kabul eder.Al final del episodio, Donna acepta la oferta original del Doctor de viajar con él en la TARDIS.
Vladimir, Max'e bir anlaşma teklifiyle gelmiştir.Kingsley le ofrece a Jack un trato.
Ennis teklifi sevinçle kabul eder.Yahuarmaqui acepta la oferta gustosamente.
Ancak teklifi, partideki iç sorunları gerekçe göstererek reddetti.Sin embargo, rechazó la invitación argumentando problemas personales.
Yaklaşık 2 ay sonra Jordan sonunda Gable'nin teklifini kabul etti.Luego de dos meses de alianza, Jordan finalmente aceptó hacer equipos con Gable.
Winry teklifi kabul eder ve iki tane çocukları olur.Si Dany me pide una mano, le doy las dos.
Lapa, Clara'ya evlenme teklifi eder.Opie propone matrimonio a Lyla.
Attila’ya sözde evlilik teklifinin varlığını şiddetle reddettiğini yazdı.Escribió a Atila negando categóricamente la legitimidad de la supuesta oferta de matrimonio.
Aile bu teklifi kutlarken, Lady Catherine de Bourgh Longbourn’ü ziyaret eder.En medio del entusiasmo general que provoca su llegada, Lady Catherine de Bourgh se presenta en la casa.
Ciddi maddi problemleri olan profesör bu teklifi kabul eder.Es por eso que el profesor se verá en muchos problemas por esta prenda.
Salih, teklifi kabul etmemizi rica etti.Li Mei no tuvo más opción que aceptar la oferta.
Takip eden haftalarda, İspanyol teklifi Avrupa'da gündem haline geldi.Evidentemente, el ser español ha vuelto a ser hoy algo en el mundo.
Maçtan sonra Cena, Nikki'ye evlenme teklifi etti ve o da evlenme teklifini kabul etti.Después de la lucha, Cena le propuso matrimonio a Nikki.
Kont biraz tereddütten sonra bu teklifi kabul eder.Duke, a regañadientes, acepta la propuesta.
Boone kibarca teklifi reddetti çünkü eşiyle yeni bir hayata başlamak istiyordu.Ella respetuosamente rechazó la oferta porque quería pasar más tiempo con su familia.
Ertesi gece Raw'da Bryan, AJ'e evlenme teklifi etti ve AJ, evlenme teklifini kabul etti.Después de la lucha, Bryan le pidió matrimonio a AJ y esta aceptó.
David yine isteksizce bu teklifi kabul eder.Parece ser que David aceptó este hecho de manera resignada.
Bu teklifi Juárez reddetti.Con tal remedio, Juárez reaccionó.
Teklifinin kabul edilmesiyle birlikte, oyun üzerinde çalışmaya başlarlar.Tras discutir el tema, deciden ponerse manos a la obra.
Ardından konuyu tartıştılar ve Hood teklifi kabul etti.Lee estuvo de acuerdo y la división de Hood fue enviada hacia adelante.
Bebek bu teklifi kabul etti.La banda aceptó esta oferta.
Onun bu teklifi reddedildi.Su proposición fue rechazada.
Sayid, bu teklifi reddeder.Sorprendentemente Sayid sí acepta esta oferta de escape.
1921 yılında, Ljubljana Üniversitesi'nden gelen profesörlük teklifini reddetti.En 1921 rechazó la invitación para convertirse en profesor en la Universidad de Ljubljana.
Bu sıkıntıdan bir an önce kurtulmak için teklifi kabul ettiler.Entonces se arrepiente de haber aceptado tan rápidamente.
Doktor teklifi ilk başta reddeder.Cole al principio rechazo su oferta.
Fakat Prens onun ağlamayı bırakmasını ister; Prenses'e bir yeni teklifi vardır.(A) La princesa está triste… ¿Qué tendrá la princesa?
Ama Richard bu teklifinde ciddi idi.Peter Scott influyó en este ofrecimiento.
Anlı da teklifi kabul etti.También acepta la invitación.
Baturalp teklifi reddederken, Erverdi de istifa etti.Por orden de Dorrego, también Oribe se retiró.
Kassandra bu teklifi kabul etti.Tsushima aceptó la oferta.
Portekiz de kupaya davet edilse de, bu teklifi reddetti.Costa Rica, que fue invitada a adherirse al pacto, se abstuvo de hacerlo.
Bir yaz sonra NCAA, Hawaii Üniversitesi'nin burs teklifini kabul etmiştir.Tras esto, Mack recibió una beca para la Universidad de Búfalo.
Ancak teklifin ne kadar olduğu kamuoyuna açıklanmadı.En vida, no se le reconoció la importancia que actualmente se le da.
O, yirmi yaşına kadar beş kez evlenme teklifi aldı.Ha ricevuto cinque proposte di matrimonio prima di compiere vent'anni.
Biraz tereddütten sonra Pompey bu teklifi kabul eder.Dopo qualche esitazione, Pompeo accetta.
Daha sonra, Gunnar, Starkaður adlı bir adamın at üzerine dövüş yapma teklifini kabul eder.In seguito, Gunnarr accetta una sfida di combattimento a cavallo da parte di un uomo chiamato Starkaður.
İki asker bu teklifi kabul eder.I due sosia accettano la proposta.
General Mardonius, Salamis'e çekilmiş olan Atinalılara barış teklifini bir kez daha yeniledi.Mardonio ripeté la sua offerta di pace ai profughi ateniesi a Salamina.
Ancak Jordan bu teklifi reddetti.Jordan rifiutò l'offerta.
Olumsuz cevap üzerine teslim olmalarını istediyse de bu teklifin de reddedilmesiyle çatışma başladı.Dopo aver chiesto di arrendersi, e ricevuta risposta negativa, attaccò.
20 Eylül’de Çek hükümeti bu teklifi reddetmiştir.Il 20 agosto rifiuta la proposta dei Citizens.
Bir yıl sonra, 17 yaşında, Grigori Morozov adlı Moskova Üniversitesi'nde bir öğrenciden evlilik teklifi aldı.A 17 anni si innamorò di un compagno dell'Università di Mosca, Grigorij Morozov, anch'egli ebreo.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod