Takip eden haftalarda, İspanyol teklifi Avrupa'da gündem haline geldi.Dalam beberapa minggu, tawaran Spanyol menjadi topik perbincangan di Eropa.
2002'de Libya'nın sunduğu barış teklifi çatışmaları durdurmakta başarısız oldu.Sebuah perjanjian perdamaian yang diperantarai Libya pada 2002 gagal mengakhiri perang itu.
Bir tribün aynı zamanda Senatoyu toplantıya çağırabilir ve teklifler sunabilirdi.Selain itu, tribunus juga bisa memanggil Senat dan mengajukan usulan pada senat.
Alman Yüksek Komutası, Fransızlardan bir barış teklifi beklerken yeni cumhuriyet teslim olmayı reddetti.Komando Tinggi Jerman memperkirakan tawaran perdamaian dari Prancis, namun republik baru menolak menyerah.
Stone teklifi kabul etti çünkü Chazelle yapım konusunda çok tutkuluydu.Stone menerima tawaran tersebut karena Chazelle sangat semangat saat menjelaskan proyek ini.
Mozambik, Namibya, Zimbabve ve Senegal'in teklifleri reddedildi.Pengajuan dari Mozambik, Namibia, Senegal, dan Zimbabwe ditolak.
Teklif başlangıçta Sarkozy'un seçim kampanyasının bir parçası olarak yapıldı.Rencana ini dicetuskan sebagai bagian dari kampanye pemilihan umum Sarkozy.
İlk kez Dell Axim X51 Cep bilgisayarında teklif edildi.Pertama kali dikeluarkan oleh Dell Axim x51.
Universal Pictures'ın Jackson'a King Kong'un yeniden çevrimi yönetmesini teklif etmesi görüşmeler geciktirdi.Negosiasi tertunda ketika Universal Studios menawarkan Jackson sebuah remake dari King Kong.
Curiate Meclisine teklif edine isim, Roma halkı tarafından kabul ya da reddedilebilirdi.Setelah diusulkan kepada Majelis Curiate, rakyat Romawi dapat menerima atau menolaknya.
İlk görevini (uçuşunu) tamamlaması üzerine uzay aracından daha fazla yararlanmak adına teklifler yapıldı.Setelah selesainya misi utamanya, proposal dibuat untuk lebih memanfaatkan pesawat ruang angkasa.
Kazım Koyuncu teklifi kabul etti.Si kera menerima tawarannya.
Bu adaylık Norveç'in 5. adaylık teklifidir.Film tersebut adalah nominasi Oscar kelima dari Norwegia.
1921 yılında, Ljubljana Üniversitesi'nden gelen profesörlük teklifini reddetti.Pada tahun 1921 ia menolak undangan untuk menjadi profesor di Universitas Ljubljana.
Ancak kitabın getirdiği maddi başarı sonucunda Doré başka İngiliz yayıncılardan da teklifler aldı.Bukunya juga menjadi sebuah finansial sukses, dan Doré menerima komisi dari penerbit Inggris lainnya.
Bu teklif Li Jiancheng, Li Yuanji ve Pei Ji tarafından desteklenmiştir.Rencana ini juga mendapat dukungan dari Li Jiancheng, Li Yuanji, dan Pei Ji.
Tekliflere rağmen Monaco'da kalmaya karar verdi.Keluarga Mika kemudian memilih untuk tinggal di Monaco.
Teklif %83,8 oyla kabul edilirken, oylamaya katılım %45,6'da kalmıştı.Usulan ini disetujui oleh 83,8% pemilih dengan tingkat partisipasi sebesar 45,6%.
Bu teklifi Emevîler'in Irak valisi Ömer bin Hübeyre yapmıştır.Kepadanyapun Abraham memberikan sepersepuluh dari semuanya.
Fakat Metallica üyeleri, Mustaine'in bu teklifini kabul etmemiştir.Tetapi Metallica menolak pernyataan Mustaine.
Bu hiç beklenmedik bir teklifti.Hal ini bukanlah sebuah permintaan yang mengejutkan.
Yeteri kadar İngilizce öğrenemediği için bu teklifi kabul edemedi.Ia tidak bisa berbahasa Inggris, karena ia tak pernah mempelajarinya.
Hope'a evlenme teklif eder.Hâsyim melamar untuk menikahinya.
Atina, bir Sparta delegasyonunun bu tekliften haberdar olduğundan emindi ve öneriyi reddetti.Rakyat Athena memastikan bahwa delegasi Sparta mendengar tawaran itu, lalu kemudian menolaknya.
Cameron rolü Jared Leto'ya vermeyi düşündü; ama görüşme teklifi reddedildi.Cameron mempertimbangkan aktor Jared Leto untuk memerankan Jack, namun ia (Leto) menolak untuk diaudisi.
Fakat bu teklifi kabul etmemiş ve çalışmayı yapmamıştır.Tetapi ia tidak menjawab dan tidak memperhatikannya.
Filiz başta teklifi reddetse de daha sonra kabul eder.Petris, tentu saja, awalnya menolak.
Teslim olmaları yönündeki teklifimiz geri çevrilmiştir." demektedir.Kami sedang dalam pembicaraan mengenai jadwal comeback mereka."
İlk defa 1959 yılında teklif edilen mühendislik yönetimi lisans derecesini ABD’de Drexel University kurdu.Lalu program Manajemen Rekayasa Universitas Drexel didirikan tahun 1959.
Ama Carlos onun teklifini kabaca reddeder.Namun, Firaun kembali melanggar janjinya.
Babası bu teklifi kabul etti.Ibunya langsung menerima tawaran tersebut.
Bunu öğrenen Elizabeth kiliseden kaçarcasına çıkar, Darcy Elizabeth'i takip eder ve ona evlenme teklif eder.Bingung, Elizabeth berlari keluar, namun Mr. Darcy memilih untuk mengejarnya dan mengusulkan pernikahan.
Teklif kabul edildi.Tawaran itu diterima.
Juliet teklifi kabul eder.Yuen menerima tawaran tersebut.
İki asker bu teklifi kabul eder.Kedua pihak setuju dengan tawaran tersebut.
Bu teklif XXIII."XXIII".
Muhsin Bey ona para ile otelinde kalmasını teklif eder.Saya langsung menawarkan kepadanya untuk menginap di hotel saya.
1948 yılında, 2 filmlik çok iyi bir teklif aldı.Tahun 1948 dalam film melibatkan beberapa peristiwa signifikan.
İlk önce şarkıcı Tom Jones'a teklif edildi ama Jones bunu redetti.Pada awalnya lagu ini ditawarkan kepada Tony Bennett, tetapi ditolak.
İsmaele bu teklifi kabul etmez.Ieyasu menerima proposal ini.
Michael'a teklifini sunar : yat ve 5 milyon dolar karşılığı Lincoln'ü serbest bırakacaktır.Michael memaksa Karen untuk menawarinya $10 juta untuk diam.
Hizmetli bu teklifi kabul eder ve vereceği ifadelerde neler demesi gerektiği de anlatılır.Prophet menjanjikan akan memberikan alat tersebut jika ditemukan.
Aile bu teklifi kutlarken, Lady Catherine de Bourgh Longbourn’ü ziyaret eder.Kemudian Mr. Collins bersama pelindungnya, Lady Catherine de Bourgh (Judi Dench), mengunjungi keluarga Bennet.
Bunun üzerine fidyeciler parayı son teklif olarak 3 Milyon Dolara indirdiler.Penjualannya meningkat lebih dari US$3 juta untuk tujuan tersebut.
Öte yandan, MİKC, bu teklifi reddetti ve ayaklanma faaliyetlerine devam ettiler.Namun, beberapa faksi MFDC menolak berdamai dan meneruskan pemberontakan mereka.
Kendisine evlenme teklif etti ancak net bir dille reddedildi.Malo seharusnya menikahinya, tapi dia menolak.
Bu teklifini bildirmiş ve o da olumlu yanıt vermiştir.Ia disambut dengan baik, dan ia membalasnya dengan memberikan komentar-komentar positif.
Sonra o dönemde Alman İkinci Ligi‘nde oynayan A takımda oynatmak için profesyonel sözleşme teklif ettiler.Tahun berikutnya ia mampu masuk ke tim utama Ahlen yang bermain di divisi tiga Jerman pada saat itu.
Kevin'e çıkma teklif eder.Dia hanya berkencan dengan Kevin.
Robert teklifi kabul etti ve kızını Konstantinopolis'e yolladı.Robert Guiscard chấp nhận lời đề nghị này và gửi con gái của mình tới Constantinopolis.
Öte yandan, MİKC, bu teklifi reddetti ve ayaklanma faaliyetlerine devam ettiler.Tuy nhiên, MILF đã từ chối chấp thuận đề nghị này và tiếp tục các hoạt động nổi dậy của họ.
Mannerheim ve Savunma Bakanı Walden, benimle aynı fikri kabul etti ve Alman tekliflerini reddettiler.Mannerheim và bộ trưởng quốc phòng Waden đồng ý với tôi và từ chối yêu cầu của người Đức.
Bilim dünyasının çoğu, çift sarmallı teklifi kabul etmeden önce birkaç yıl tereddüt etti.Đa số cộng đồng khoa học đều do dự vài năm rồi mới chấp nhận lý thuyết về chuỗi xoắn kép.
Bu fikir ilk olarak 1884 yılında Hovevei Zion topluluğunun Kattowitz konferasında teklif edildi.Việc quyên góp cho trường được đề xuất từ năm 1884 tại hội nghị Kattowitz (Katowice) của hội Hovevei Zion.
Ancak Daniel babasının bu teklifini reddetti çünkü o matematik alanında eğitim almak istiyordu.Tuy nhiên, Daniel từ chối, bởi vì ông muốn nghiên cứu toán học.
Fakat bu teklifleri geri çevrilmiştir.Tuy nhiên, những đề xuất này đã bị bãi bỏ.
Ancak teklif, anne ve babası tarafından Krystal'in çok küçük olduğu düşünülerek geri çevrildi.Tuy nhiên, lời đề nghị bị cha mẹ Krystal từ chối với lí do cô còn quá nhỏ.
Bir yıl sonra, 17 yaşında, Grigori Morozov adlı Moskova Üniversitesi'nde bir öğrenciden evlilik teklifi aldı.Ở tuổi 17, Svetlana đã nhận lời cầu hôn của Grigory Morozov, một sinh viên tại Đại học Moscow.
Takım arkadaşı olmayan Orton ve Sheamus, sonunda Big Show'un teklifini ona güvenmedikleri hâlde kabul etti.Orton và Sheamus cuối cùng chấp nhận Show vào nhóm mặc dù họ không tin tưởng ông.
1989 yılında ISO 3602 standardı olarak teklif edildiyse de Kunrei-shiki tercih edildi.Năm 1989 nó được đề xuất làm dự thảo cho ISO 3602, nhưng bị loại thay vì hệ Kunrei-shiki.