Hayır, İsveç'te bir tek ben kaldım. Öbürleri ya çölde ya da ormanın tekinde bir yerde.لا،أنا الوحيد المتواجد في (السويد) حاليا الآخرين متواجدين في الصحراء أو في الأدغال
Hayır, İsveç'te bir tek ben kaldım. Öbürleri ya çölde ya da ormanın tekinde bir yerde.いや...刑務所に入らない
JJA: 10 sene önce eğer böyle birşey yapmak isteseydik, dublörün tekini öldürmemiz gerekiyordu.만약에 10년 전에 이 장면을 찍으려 했다면 아마 스턴트맨을 죽여야 됐을 겁니다
JJA: 10 sene önce eğer böyle birşey yapmak isteseydik, dublörün tekini öldürmemiz gerekiyordu.Há 10 anos, se quiséssemos fazer aquilo, tínhamos que matar um duplo.
JJA: 10 sene önce eğer böyle birşey yapmak isteseydik, dublörün tekini öldürmemiz gerekiyordu.Kdybychom tohle chtěli natočit před deseti lety, museli bychom zabít kaskadéra.
JJA: 10 sene önce eğer böyle birşey yapmak isteseydik, dublörün tekini öldürmemiz gerekiyordu.Τώρα αν πριν από 10 χρόνια, θέλαμε να το κάνουμε αυτό, θα έπρεπε να σκοτώσουμε έναν κασκαντέρ.
JJA: 10 sene önce eğer böyle birşey yapmak isteseydik, dublörün tekini öldürmemiz gerekiyordu.Ну вот, а лет 10 назад, чтобы это сделать, нам бы пришлось убить каскадера.
JJA: 10 sene önce eğer böyle birşey yapmak isteseydik, dublörün tekini öldürmemiz gerekiyordu.אברמס: עכשיו, לפני עשר שנים, אם היינו רוצים לעשות את זה, היינו צריכים להרוג פעלולן.
JJA: 10 sene önce eğer böyle birşey yapmak isteseydik, dublörün tekini öldürmemiz gerekiyordu.جيه جيه أبرامز: والآن ، قبل 10 سنوات ، إذا أردنا أن نفعل ذلك ، كنا قد إضطررنا لقتل دوبلير.
JJA: 10 sene önce eğer böyle birşey yapmak isteseydik, dublörün tekini öldürmemiz gerekiyordu.実際に (放り込むような身振り-笑)
Kuzey Tekinoğlu will see him.Bon, il y a le Barbier à l'intérieur.
Kuzey Tekinoğlu will see him.Rendben,bent van nála a borbély.
Kuzey Tekinoğlu will see him. We got permit from the prosecution.Καλά, είναι ο κουρέας μέσα, περιμένετε να τελειώσει και περνάτε μέσα.
Kuzey Tekinoğlu will see him.Добре сега, има бръснар вътре.
Neden delinin tekini tutalım ki?De ce îngreuna cineva nebun?
Öbürleri ya çölde ya da ormanın tekinde bir yerde.Gli altri sono nel deserto o nella giungla.
Öbürleri ya çölde ya da ormanın tekinde bir yerde.A többiek a sivatagban vagy a dzsungelben vannak.
Öbürleri ya çölde ya da ormanın tekinde bir yerde.De anderen zijn in de woestijn of in de jungle.
Öbürleri ya çölde ya da ormanın tekinde bir yerde.De anderen... zijn in de woestijn of in de jungle.
Öbürleri ya çölde ya da ormanın tekinde bir yerde.De andre er i ørkenen eller junglen et sted.
Öbürleri ya çölde ya da ormanın tekinde bir yerde.Die anderen sind in der Wüste oder im Dschungel.
Öbürleri ya çölde ya da ormanın tekinde bir yerde.Les autres sont dans le désert ou dans la jungle.
Öbürleri ya çölde ya da ormanın tekinde bir yerde.Los otros están por el desierto o por la jungla.
Öbürleri ya çölde ya da ormanın tekinde bir yerde.Mấy tay kia thì đang ở rừng rú hay sa mạc rồi.
Öbürleri ya çölde ya da ormanın tekinde bir yerde.Muut ovat aavikolla tai viidakossa.
Öbürleri ya çölde ya da ormanın tekinde bir yerde.Những người khác trong sa mạc hoặc rừng.
Öbürleri ya çölde ya da ormanın tekinde bir yerde.Tamci się gdzieś ukrywają.
Öbürleri ya çölde ya da ormanın tekinde bir yerde.Ti ostatní tři jsou buď v džungli nebo v poušti.
Öbürleri ya çölde ya da ormanın tekinde bir yerde.Οι άλλοι είναι στην έρημο ή στη ζούγκλα.
Öbürleri ya çölde ya da ormanın tekinde bir yerde.Другите са в някоя пустиня или джунгла.
Ölümsüzlüğü elde ettim ama tebaamdan bir tekini bile kurtaramıyorum.Consegui a imortalidade, mas não consigo salvar um único dos meus?
Ölümsüzlüğü elde ettim ama tebaamdan bir tekini bile kurtaramıyorum.He alcanzado la inmortalidad y, aun así, no puedo ayudar a uno de mis súbditos.
Ölümsüzlüğü elde ettim ama tebaamdan bir tekini bile kurtaramıyorum.Ho ottenuto l'immortalità, eppure non riesco a salvare nemmeno uno dei miei sudditi?
Ölümsüzlüğü elde ettim ama tebaamdan bir tekini bile kurtaramıyorum.Jag har blivit odödlig- -men kan ändå inte skydda det som är mitt.
Ölümsüzlüğü elde ettim ama tebaamdan bir tekini bile kurtaramıyorum.Jeg er blevet udødelig, - - men kan stadig ikke beskytte en eneste af mine mænd.
Ölümsüzlüğü elde ettim ama tebaamdan bir tekini bile kurtaramıyorum.Olen saavuttanut kuolemattomuuden- -mutta en voi pelastaa alamaisiani.
Ölümsüzlüğü elde ettim ama tebaamdan bir tekini bile kurtaramıyorum.Zyskałem nieśmiertelność, a nie mogę uratować żadnego z moich poddanych?
Ölümsüzlüğü elde ettim ama tebaamdan bir tekini bile kurtaramıyorum.Έχω αποκτήσει την αθανασία, αλλά δεν μπορώ να σώσω ούτε έναν υποτελή μου;
Ölümsüzlüğü elde ettim ama tebaamdan bir tekini bile kurtaramıyorum.Я обрёл бессмертие, но я не могу спасти ни одного из моих подданных?
Onun babasý Sami Tekinođlu.Μαμά!! Τότε, γιατί λες ότι θα γυρίσεις εκείνη την ώρα;
Onun babasý Sami Tekinođlu.Няма да е по-различен от роднините си, дъще.
Onun sayesinde, en tekinsiz yerlerde bile kendimi güvende hissediyorum.So fühle ich mich in der Fremde sicher.
Onun sayesinde, en tekinsiz yerlerde bile kendimi güvende hissediyorum.Πάντα νιώθω καθησυχασμένος, ακόμα και στα πιο παράξενα μέρη.
- Put that hand down. Don't be silly Tekinoğlu.Ако искаш да тръгваме.
- Sami Tekinođlu da buradaymýţ. - Geldi evet.Seyfi abi, Il est temps de se quitter.
- Sami Tekinođlu da buradaymýţ. - Geldi evet.Σειφί, ώρα να αποχαιρετιστούμε.
- Sami Tekinođlu da buradaymýţ. - Geldi evet.Братко Сейфи, дойде време да се разделим.
Tekinođlu Fýrýnýnýn üst katýna kadar, senin planlarýn. Görüyoruz.Ясно виждам как твоите планове отиват на 2 етаж на пекарна Текиноолу!
Tekinođlu Fýrýnýnýn üst katýna kadar, senin planlarýn.Δε θέλω επιπόλαια πράγματα.
Tekinoğlu Bakery, how can I help you.Tekinoğlu Bakery, hogyan tudok segíteni.
Tekinoğlu Bakery, how can I help you.Κάτσε κάτω αγάπη μου... Κάτσε... Κάθομαι...
Tekinoğlu Bakery, how can I help you.Скъпа, седни, седни... Седни, седни.
Tekinoğlu, good that you were born. Come on.Επιτέλους είδαμε κι ένα χαμόγελο στο πρόσωπό σου.
Tekinoğlu, good that you were born. Come on.Най-после видяхме усмивка на лицето ти.
Ve bu gergin, tekinsiz zamanlarda bu akıllıca olabilir.A to może być mądrym posunięciem w tych nerwowych, niebezpiecznych czasach.
Ve bu gergin, tekinsiz zamanlarda bu akıllıca olabilir.Das dürfte in diesen nervösen, gefährlichen Zeiten schlau sein.
Ve bu gergin, tekinsiz zamanlarda bu akıllıca olabilir.E isso pode ser inteligente nestes tempos perigosos e de ansiedade.
Ve bu gergin, tekinsiz zamanlarda bu akıllıca olabilir.En dat zou in deze gevaarlijke tijden nog wel eens verstandig kunnen zijn.
Ve bu gergin, tekinsiz zamanlarda bu akıllıca olabilir.Et c'est sans doute un bon calcul dans ces périodes troublées.
Ve bu gergin, tekinsiz zamanlarda bu akıllıca olabilir.Ja se saattaa olla viisasta näinä jännittyneinä, vaarallisina aikoina.