Bu tekil kişi köy Iping'e içine sonsuza düştü.이 단수 사람은 마을을 Iping로 무한한 밖으로 떨어졌다.
Bu tekil kişi köy Iping'e içine sonsuza düştü.Tässä yksikössä henkilö tippui ääretön osaksi Iping kylään.
Bu tekil kişi köy Iping'e içine sonsuza düştü.وانخفض هذا الشخص المفرد من اللانهاية إلى Iping القرية.
Bu tekil kişi köy Iping'e içine sonsuza düştü.翌日、彼の荷物は、スラッシュで到着 - そしてそれがあった非常に顕著荷物。
Büyük patlamadan sonraki ilk 100.000 yıl içerisinde, bu küçük ve dar tekillik giderek genişlemeye başladı.وبعد 13.7 مليار سنة مضت هذه المفردة المتناهية الصغر تمدادات000. 100سنة '
Büyük patlamadan sonraki ilk 100.000 yıl içerisinde, bu küçük ve dar tekillik giderek genişlemeye başladı.拡張し始めました。その時点で初めの10万年、 まだその時点では密度の高い状態でした。今、それをお見せしましょう。
Büyük Patlama'nın iddia ettiği tekilliğin yerini bir faz değişimi alıyor.De singulariteit verdwijnt. De Big Bang zoals we hem kennen, is vervangen door een zogenaamde fase-overgang.
Büyük Patlama'nın iddia ettiği tekilliğin yerini bir faz değişimi alıyor.단일성은 더이상 존재하지 않는다고 봅니다. 그리고 우리가 생각하는 빅뱅이론은 학자들이 소위 말하는 위상전이라고 보여집니다.
Büyük Patlama'nın iddia ettiği tekilliğin yerini bir faz değişimi alıyor.Singularitatea dispare, iar Big Bangul conceput e înlocuit de ceea ce numim tranziție de fază.
Büyük Patlama'nın iddia ettiği tekilliğin yerini bir faz değişimi alıyor.Сингулярность исчезает и на смену Большому взрыву приходит так называемый фазовый переход.
Büyük Patlama'nın iddia ettiği tekilliğin yerini bir faz değişimi alıyor.הסינגולריות חייבת ללכת, והמפץ הגדול כפי שאנחנו מדמיינים אותו מוחלף במה שאנו קוראים לו שלב מעבר.
Büyük Patlama'nın iddia ettiği tekilliğin yerini bir faz değişimi alıyor.تختفي الأحادية، والانفجار العظيم كما نتصوره يُعوّض بما يسمىّ بانتقال مرحلي.
Çünkü bu eşi görülmemiş tekil bir tasarım sorunuydu.Aceasta era o problemă unică, fără precedent.
Çünkü bu eşi görülmemiş tekil bir tasarım sorunuydu.C'était un problème de design singulier et sans précédent.
Çünkü bu eşi görülmemiş tekil bir tasarım sorunuydu.Das war ein neuartiges, einzigartiges Entwurfsproblem.
Çünkü bu eşi görülmemiş tekil bir tasarım sorunuydu.Karena proyek ini merupakan masalah desain yang spesifik dan belum punya preseden.
Çünkü bu eşi görülmemiş tekil bir tasarım sorunuydu.이것이 전례없는 디자인 해결방법이기 때문이겠죠.
Çünkü bu eşi görülmemiş tekil bir tasarım sorunuydu.Perchè questo era un problema di progettazione senza precedenti, unico.
Çünkü bu eşi görülmemiş tekil bir tasarım sorunuydu.Porque este era un problema de diseño particular y sin precedentes.
Çünkü bu eşi görülmemiş tekil bir tasarım sorunuydu.To był bezprecedensowy i pojedynczy problem designerski.
Çünkü bu eşi görülmemiş tekil bir tasarım sorunuydu.Защото това беше един безпрецедентен, единствен дизайнерски проблем.
Çünkü bu eşi görülmemiş tekil bir tasarım sorunuydu.Потому что это был беспрецедентный и единый дизайн.
Çünkü bu eşi görülmemiş tekil bir tasarım sorunuydu.זו היתה בעיה עיצובית ייחודית חסרת תקדים.
Çünkü bu eşi görülmemiş tekil bir tasarım sorunuydu.لأن هذا لم يسبق له مثيل، مشكلة تصميم استثنائية
Çünkü bu tekil çözümü sol tarafa koyduğumuzda, bu terime eşit olur. -Porque una de las soluciones particulares, como uno cuando lo pones en el lado izquierdo, lo hará
Çünkü bu tekil çözümü sol tarafa koyduğumuzda, bu terime eşit olur. -כיוון שאחד הפתרונות היחודיים, כמו זה כאשר תשימו אותו בצד שמאל, זה
Çünkü bu tekil çözümü sol tarafa koyduğumuzda, bu terime eşit olur. -لأنه واحد من الحلول خاصة، ومثل هذا عندما واحد يمكنك وضعه على الجانب الأيمن، فإنه سوف
Çünkü "Tekillik Yakın" kitabımda 2002'ye kadar varlar.왜냐하면 2002년에 썼던 "특이점이 온다"라는 제 책에 있던 도표거든요.
Çünkü "Tekillik Yakın" kitabımda 2002'ye kadar varlar.For jeg havde dem til og med 2002 i min bog, Singulariteten Er Tæt På.
Çünkü "Tekillik Yakın" kitabımda 2002'ye kadar varlar.Je les ai en effet depuis 2002 dans mon livre: Humanité 2.0 : La bible du changement (The Singularity is Near)
Çünkü "Tekillik Yakın" kitabımda 2002'ye kadar varlar.Karena saya hanya punya sampai 2002 dalam buku saya, "The Singularity is Near."
Çünkü "Tekillik Yakın" kitabımda 2002'ye kadar varlar.Li avevo inseriti nel 2002 nel mio libro, "La Singolarità è vicina."
Çünkü "Tekillik Yakın" kitabımda 2002'ye kadar varlar.Mivel 2002-ig volt meg nekem a "Közel a szingularitás" című könyvemben.
Çünkü "Tekillik Yakın" kitabımda 2002'ye kadar varlar.Pentru că le-am avut până la 2002 în cartea mea, "Singularitatea este aproape".
Çünkü "Tekillik Yakın" kitabımda 2002'ye kadar varlar.Porque los tenía hasta el 2002 en mi libro, "La Singularidad está Cerca."
Çünkü "Tekillik Yakın" kitabımda 2002'ye kadar varlar.Protože jsem je měl od roku 2002 ve své knize "Singularita se blíží."
Çünkü "Tekillik Yakın" kitabımda 2002'ye kadar varlar.Tinha-os no ano de 2002, no meu livro "The Singularity is Near".
Çünkü "Tekillik Yakın" kitabımda 2002'ye kadar varlar.Διότι, τις είχα ως το 2002 μέσα στο βιβλίο μου, Η Μοναδικότητα είναι Κοντά.
Çünkü "Tekillik Yakın" kitabımda 2002'ye kadar varlar.Ведь графики ещё с 2002 года, с моей книги "Сингулярность уже близка".
Çünkü "Tekillik Yakın" kitabımda 2002'ye kadar varlar.Защото са от 2002 г. в книгата ми "Сингулярността е близо" ("The Singularity is Near").
Çünkü "Tekillik Yakın" kitabımda 2002'ye kadar varlar.כיוון שהם הופיעו מאז 2002 בספרי "הסינגולריות קרבה".
Çünkü "Tekillik Yakın" kitabımda 2002'ye kadar varlar.لأنها كانت إلى 2002 في كتابي، التفرد قادم
Çünkü "Tekillik Yakın" kitabımda 2002'ye kadar varlar.だから私はアップデートしました
Diferansiyel denklemimizin başlangıç değerlerine göre tekil çözümünü bulduk. - -Znaleźliśmy rozwiązanie naszego równania różniczkowego z zadanymi warunkami początkowymi.
Diferansiyel denklemimizin başlangıç değerlerine göre tekil çözümünü bulduk. -קיבלנו את הפתרון הייחודי של זה, סליחה איפה כתבנו את זה, למשוואה הדיפרנציאלית הזו עם
Diferansiyel denklemimizin başlangıç değerlerine göre tekil çözümünü bulduk. -لدينا حلنا المحدد لهذه -- آسف أين كتبتها -- لمعادلة الاشتقاق هذه مع
- Dolayısıyla, tekil matrisi, paralel doğrularla özdeşleştirebiliriz. -Así que una manera de ver la matriz singular es que se tienen líneas paralelas.
Dolayısıyla, tekil matrisi, paralel doğrularla özdeşleştirebiliriz. -Czyli jeden ze sposobów patrzenia na macierz osobliwą jest taki, że mamy równoległe proste.
Dolayısıyla, tekil matrisi, paralel doğrularla özdeşleştirebiliriz. -그러니까 특이 행렬인 것을 보는 방법 중 하나는 평행인 두 선입니다
Dolayısıyla, tekil matrisi, paralel doğrularla özdeşleştirebiliriz. -وطريقة تصور المصفوفة المفردة هي ان يكون لدينا خطوط متوازية
Eğer birleşmiş tekil bir politik sistem, bir ülke olsaydıArtinya adalah jika semuanya tergabung dalam satu sistem politik, sebuah negara, sebutlah
Eğer birleşmiş tekil bir politik sistem, bir ülke olsaydıBueno, significa que si se unieran en un sistema político único, un país, llamado por ejemplo
Eğer birleşmiş tekil bir politik sistem, bir ülke olsaydıDacă toţi ar fi uniţi într-un singur sistem politic, o ţară, să-i spunem
Eğer birleşmiş tekil bir politik sistem, bir ülke olsaydıEh bien, il signifie que si nous étions unis dans un seul système politique, un pays unique, appelons-le
Eğer birleşmiş tekil bir politik sistem, bir ülke olsaydıGdyby istniała w systemie politycznym jednego kraju, nazwijmy go
Eğer birleşmiş tekil bir politik sistem, bir ülke olsaydı그것은 만약 비공식적 경제가 하나의 정치 체제로, 하나의 나라로 연합되어
Eğer birleşmiş tekil bir politik sistem, bir ülke olsaydıVâng, nó có nghĩa rằng nó đã được thống nhất trong một hệ thống chính trị duy nhất, một đất nước, gọi nó
Eğer birleşmiş tekil bir politik sistem, bir ülke olsaydıΛοιπόν, αυτό σημαίνει ότι εάν μία χώρα ήταν ενωμένη σε ένα ενιαίο πολιτικό σύστημα,
Eğer birleşmiş tekil bir politik sistem, bir ülke olsaydıАми, означава, че ако те бяха част от една политичекса система в една държава, да речем
Eğer birleşmiş tekil bir politik sistem, bir ülke olsaydıЦе значить, що, якби її об"єднати в одну політичну систему, в одну країну, назвемо її