Ana içeriğe geç
Sözlük

tekerlekli ile cümle

tekerlekli kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
12
ORT. KELİME
Mahmut ve oğlunun beraber yürüdüğünü ve boş tekerlekli sandalyeyi ittiklerini.Mahmoud et son fils qui marchaient ensemble en poussant le fauteuil roulant vide.
Mahmut ve oğlunun beraber yürüdüğünü ve boş tekerlekli sandalyeyi ittiklerini.Mahmoud und sein Sohn gingen zusammen und schoben den leeren Rollstuhl.
Mahmut ve oğlunun beraber yürüdüğünü ve boş tekerlekli sandalyeyi ittiklerini.Mamoud và con trai đi bên nhau đẩy chiếc xe lăn trống trơn.
Mahmut ve oğlunun beraber yürüdüğünü ve boş tekerlekli sandalyeyi ittiklerini.Махмуд и синът му крачеха заедно, бутайки празната инвалидна количка.
Mahmut ve oğlunun beraber yürüdüğünü ve boş tekerlekli sandalyeyi ittiklerini.אני לעולם לא אשכח כיצד מחמוד ובנו הלכו יחדיו בעודם דוחפים את כסא הגלגלים הריק.
Mahmut ve oğlunun beraber yürüdüğünü ve boş tekerlekli sandalyeyi ittiklerini.محمود وإبنه يمشون معا دافعين الكرسي المتحرك الفارغ.
Mahmut ve oğlunun beraber yürüdüğünü ve boş tekerlekli sandalyeyi ittiklerini.車椅子を二人で押して行ったのです その時 私は理解しました
Nasýl bir insan tekerlekli sandalyedeki bir adamý vurabilir ki? Yardým lazým mý?Bishop... ...que tipo de pessoa mata alguém numa cadeira de rodas?
Ne yapacaksın? Şimdi tekerlekli sandalye vakti.Postaw się, Ball.
Önerilen kemoterapiyi gördüm ve tekerlekli sandalye mahkum oldum.עשיתי את הכימותרפיה שהומלצה לי, קיבלתי כיסא גלגלים מתכוונן.
Önerilen kemoterapiyi gördüm ve tekerlekli sandalye mahkum oldum.リクライニング式車いすを買いました その車いすはモーターが付いていて 運転していろんなところに行けました
Örneğin evde tekerlekli sandalye ile hareket edebilmek için değişiklikler yapılabilir.Asunto voidaan muuttaa esimerkiksi sellaiseksi, että siellä voi liikkua pyörätuolilla.
Örneğin evde tekerlekli sandalye ile hareket edebilmek için değişiklikler yapılabilir.Bostaden kan till exempel byggas om så att du kan röra dig med en rullstol i den.
Örneğin evde tekerlekli sandalye ile hareket edebilmek için değişiklikler yapılabilir.Por ejemplo, puede modificarse la vivienda de forma que sea posible desplazarse por ella en silla de ruedas.
Örneğin evde tekerlekli sandalye ile hareket edebilmek için değişiklikler yapılabilir.Квартира может быть переоборудована так, чтобы в ней можно было передвигаться в инвалидном кресле.
Örneğin evde tekerlekli sandalye ile hareket edebilmek için değişiklikler yapılabilir.يمكن مثلاً تعديل المسكن بحيث يمكنك التحرك فيه بكرسي المُقعدين (الكرسي المتحرك).
O zamanlar, biz Hintliler seyahat etmek istediğimizde iki tekerlekli at arabasına atlayıp gökyüzüne uçardık.Akkoriban, amikor mi indiaiak utazni szerettünk volna, felpattantunk egy szekérre és átvágtattunk az égen.
O zamanlar, biz Hintliler seyahat etmek istediğimizde iki tekerlekli at arabasına atlayıp gökyüzüne uçardık.A quel tempo, quando noi Indiani avevamo voglia di viaggiare balzavamo su un carro e attraversavamo i cieli.
O zamanlar, biz Hintliler seyahat etmek istediğimizde iki tekerlekli at arabasına atlayıp gökyüzüne uçardık.En aquellos días cuando los indios queríamos viajar saltábamos a un carro y surcábamos el cielo.
O zamanlar, biz Hintliler seyahat etmek istediğimizde iki tekerlekli at arabasına atlayıp gökyüzüne uçardık.In die tijd, wanneer wij Indiërs wilden reizen, sprongen we in een wagen en vlogen we rond in de lucht.
O zamanlar, biz Hintliler seyahat etmek istediğimizde iki tekerlekli at arabasına atlayıp gökyüzüne uçardık.옛날에는 우리 인도 사람들이 여행을 하고 싶으면 전차를 타고 하늘을 가로질러 날라갔지요.
O zamanlar, biz Hintliler seyahat etmek istediğimizde iki tekerlekli at arabasına atlayıp gökyüzüne uçardık.Pe vremuri, când noi indienii voiam să călătorim, săream într-o caleașcă și zburam peste ceruri.
O zamanlar, biz Hintliler seyahat etmek istediğimizde iki tekerlekli at arabasına atlayıp gökyüzüne uçardık.Saat itu, saat kita, orang India, hendak bepergian kita naik kereta kuda dan melintasi langit.
O zamanlar, biz Hintliler seyahat etmek istediğimizde iki tekerlekli at arabasına atlayıp gökyüzüne uçardık.Så förr i tiden, när vi indier ville resa så hoppade vi in i en vagn och flög iväg över himlen.
O zamanlar, biz Hintliler seyahat etmek istediğimizde iki tekerlekli at arabasına atlayıp gökyüzüne uçardık.Tehdy, když jsme my Indové chtěli cestovat, zapřáhli jsme vůz a rozjeli se s větrem o závod.
O zamanlar, biz Hintliler seyahat etmek istediğimizde iki tekerlekli at arabasına atlayıp gökyüzüne uçardık.Thời đó, khi người Ấn chúng tôi muốn đi lại chúng tôi sẽ nhảy vào một cỗ xe ngựa và phóng vèo qua bầu trời.
O zamanlar, biz Hintliler seyahat etmek istediğimizde iki tekerlekli at arabasına atlayıp gökyüzüne uçardık.Voľakedy, keď sme my Indovia chceli cestovať, naskočili sme do voza a leteli ozlomkrky.
O zamanlar, biz Hintliler seyahat etmek istediğimizde iki tekerlekli at arabasına atlayıp gökyüzüne uçardık.Wenn wir Inder damals reisen wollten, sprangen wir in einen Wagen und schwirrten über den Himmel.
O zamanlar, biz Hintliler seyahat etmek istediğimizde iki tekerlekli at arabasına atlayıp gökyüzüne uçardık.Wtedy, gdy ktoś z nas chciał podróżować, wskakiwał w rydwan i pędził przez nieboskłon.
O zamanlar, biz Hintliler seyahat etmek istediğimizde iki tekerlekli at arabasına atlayıp gökyüzüne uçardık.Τότε, λοιπόν, όταν εμείς οι Ινδοί θέλαμε να ταξιδέψουμε παίρναμε ένα άρμα και απογειωνόμασταν.
O zamanlar, biz Hintliler seyahat etmek istediğimizde iki tekerlekli at arabasına atlayıp gökyüzüne uçardık.В ті дні, якщо індуси хотіли подорожувати, вони стрибали в колісницю і мчали по небу.
O zamanlar, biz Hintliler seyahat etmek istediğimizde iki tekerlekli at arabasına atlayıp gökyüzüne uçardık.Когда-то в прошлом, когда индийцы хотели путешествовать, они запрыгивали в колесницу и мчались по небу.
O zamanlar, biz Hintliler seyahat etmek istediğimizde iki tekerlekli at arabasına atlayıp gökyüzüne uçardık.אז בזמנו, כשאנו ההודים רצינו לטייל היינו קופצים על כרכרה והיינו טסים בשמיים.
O zamanlar, biz Hintliler seyahat etmek istediğimizde iki tekerlekli at arabasına atlayıp gökyüzüne uçardık.لذلك في تلك الأيام عندما كنا نريد نحن الهنود السفر كنا نقفز في عربة ثم ننطلق مركزين نحو السماء.
O zamanlar, biz Hintliler seyahat etmek istediğimizde iki tekerlekli at arabasına atlayıp gökyüzüne uçardık.二輪馬車に飛び乗って空を駆けて行きました 現代でも同じことを飛行機でしています
Sadece buradaki askerlerin ya da Amanda'nın ve tekerlekli sandalyelilerin değil ama herkesin hayatını.군인들이나 아만다와 같은 휠체어 사용자들 뿐만 아니라, 우리 모두를 위한 가능성 말입니다.
Sadece buradaki askerlerin ya da Amanda'nın ve tekerlekli sandalyelilerin değil ama herkesin hayatını.Nie tylko żołnierzy, ludzi na wózkach jak Amanda, ale życia wszystkich.
Sadece buradaki askerlerin ya da Amanda'nın ve tekerlekli sandalyelilerin değil ama herkesin hayatını.לא רק עבור החיילים, או עבור אמנדה כאן וכל משתמשי כיסאות הגלגלים, אלא עבור כולם.
Sadece buradaki askerlerin ya da Amanda'nın ve tekerlekli sandalyelilerin değil ama herkesin hayatını.وليس من اجل الجنود فحسب بل من اجل اشخاص مثل " اماندا " .. اشخاص مقعدون كثر حول العالم بكل بساطة من اجل الجميع
Sadece buradaki askerlerin ya da Amanda'nın ve tekerlekli sandalyelilerin değil ama herkesin hayatını.アマンダさんのような車椅子生活者に留まらず あらゆる人々の暮らしが変わるのです アマンダ・ボクステル:ありがとう
Şimdi biraz da beni bilhassa çok heyecanlandıran başka bir şeye bakalım: Tekerlekli sandalyeliler.Acum să ne îndreptăm atenția către cei din scaunele cu rotile, față de care am o afinitate deosebită.
Şimdi biraz da beni bilhassa çok heyecanlandıran başka bir şeye bakalım: Tekerlekli sandalyeliler.Bây giờ hãy chuyển qua thiết bị cho những người sử dụng xe lăn, một thiết bị mà tôi đặc biệt đam mê.
Şimdi biraz da beni bilhassa çok heyecanlandıran başka bir şeye bakalım: Tekerlekli sandalyeliler.Laat ons nu kijken naar rolstoelgebruikers, iets waar ik een bijzondere passie voor heb.
Şimdi biraz da beni bilhassa çok heyecanlandıran başka bir şeye bakalım: Tekerlekli sandalyeliler.Most fordítsuk figyelmünket a kerekesszéket használók felé, ami számomra egy kiemelten fontos terület.
Şimdi biraz da beni bilhassa çok heyecanlandıran başka bir şeye bakalım: Tekerlekli sandalyeliler.Nyní se zaměříme na vozíčkáře, problém, kterému se hodně věnuji.
Şimdi biraz da beni bilhassa çok heyecanlandıran başka bir şeye bakalım: Tekerlekli sandalyeliler.Przyjrzyjmy się teraz użytkownikom wózków, ten problem jest mi bardzo bliski.
Şimdi biraz da beni bilhassa çok heyecanlandıran başka bir şeye bakalım: Tekerlekli sandalyeliler.Så, låt oss vända blicken mot de rullstolsbundna, något som jag särskilt brinner för.
Şimdi biraz da beni bilhassa çok heyecanlandıran başka bir şeye bakalım: Tekerlekli sandalyeliler.Sekarang mari kita berpaling kepada para pengguna kursi roda, sesuatu yang membuat saya bergairah.
Şimdi biraz da beni bilhassa çok heyecanlandıran başka bir şeye bakalım: Tekerlekli sandalyeliler.А зараз звернемо наш погляд до користувачів інвалідних візків, мене ця тема зачіпає особисто.
Şimdi biraz da beni bilhassa çok heyecanlandıran başka bir şeye bakalım: Tekerlekli sandalyeliler.Сега нека да се обърнем към ползвателите на инвалидни колички, нещо, към което аз съм особено пристрастен.
Şimdi tekerlekli sandalye vakti.Está na hora da cadeira de rodas.
Şimdi tekerlekli sandalye vakti.Време е за инвалидна количка.
Sonrasında düşündüm ki, "Tekerlekli sandalyeyle scuba dalışını biraraya getirirsem ne olur?"Also dachte ich: "Ich frage mich, was passiert, wenn ich beides kombiniere?" (Lachen) (Applaus)
Sonrasında düşündüm ki, "Tekerlekli sandalyeyle scuba dalışını biraraya getirirsem ne olur?"Donc je me suis demandé, " Qu'est-ce qui arrivera si je combine les deux? " (Rires) (Applaudissements)
Sonrasında düşündüm ki, "Tekerlekli sandalyeyle scuba dalışını biraraya getirirsem ne olur?"Então pensei: "O que será que aconteceria se colocasse as duas juntas?" (Risos) (Aplausos)
Sonrasında düşündüm ki, "Tekerlekli sandalyeyle scuba dalışını biraraya getirirsem ne olur?"Entonces se me ocurrió pensar, "¿qué pasaría juntara las dos cosas?" (Risas) (Aplausos)
Sonrasında düşündüm ki, "Tekerlekli sandalyeyle scuba dalışını biraraya getirirsem ne olur?"Így azt gondoltam: "Vajon mi történik, ha összerakom a kettőt?" (Nevetés) (Taps)
Sonrasında düşündüm ki, "Tekerlekli sandalyeyle scuba dalışını biraraya getirirsem ne olur?"Ik vroeg mij af wat er zou gebeuren als ik die twee samenvoegde? (Gelach)
Sonrasında düşündüm ki, "Tekerlekli sandalyeyle scuba dalışını biraraya getirirsem ne olur?"그래서 "만약에 이 두 가지를 합친다면 어떨까?" 라고 생각했지요 (웃음) (박수)
Sonrasında düşündüm ki, "Tekerlekli sandalyeyle scuba dalışını biraraya getirirsem ne olur?"Mi-am zis, "Oare ce se întâmplă dacă le pun pe amândouă împreună?" (Râsete) (Aplauze)
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod