Sonrasında düşündüm ki, "Tekerlekli sandalyeyle scuba dalışını biraraya getirirsem ne olur?"Nên tôi nghĩ: "Không biết điều gì sẽ xảy ra nếu tôi kết hợp hai điều này lại với nhau?" (Tiếng cười) (Vỗ tay)
Sonrasında düşündüm ki, "Tekerlekli sandalyeyle scuba dalışını biraraya getirirsem ne olur?"Pomyślałam: "Co by się stało, gdyby zestawić je razem?
Sonrasında düşündüm ki, "Tekerlekli sandalyeyle scuba dalışını biraraya getirirsem ne olur?"Quindi pensai: "Mi chiedo cosa succederà se unisco le 2 cose".
Sonrasında düşündüm ki, "Tekerlekli sandalyeyle scuba dalışını biraraya getirirsem ne olur?"Tak jsem si řekla:
Sonrasında düşündüm ki, "Tekerlekli sandalyeyle scuba dalışını biraraya getirirsem ne olur?"Поэтому я подумала: "Что случится, если я их соединю?" (Смех) (Аплодисменты)
Sonrasında düşündüm ki, "Tekerlekli sandalyeyle scuba dalışını biraraya getirirsem ne olur?"Тому я подумала: "Цікаво, що трапиться, якщо я об'єднаю ці дві речі?"
Sonrasında düşündüm ki, "Tekerlekli sandalyeyle scuba dalışını biraraya getirirsem ne olur?"אז חשבתי לעצמי: "מעניין מה יקרה אם אחבר בין שני אלה."
Sonrasında düşündüm ki, "Tekerlekli sandalyeyle scuba dalışını biraraya getirirsem ne olur?"ولذلك تساءلت "ماذا يمكن أن يحدث لو جمعت الاثنين معا؟ " (ضحك) (تصفيق)
Sonrasında düşündüm ki, "Tekerlekli sandalyeyle scuba dalışını biraraya getirirsem ne olur?"どうなるかしら?」(笑)(拍手) そして その結果 誕生した水中車椅子が
Sonrasında düşündüm ki, "Tekerlekli sandalyeyle scuba dalışını biraraya getirirsem ne olur?"我心諗:唔知兩件事擺埋一齊會點呢? (笑聲、掌聲)
Sürekli ilerleyen bir hastalık neticesinde 16 yıl önce tekerlekli sandalye kullanmaya başladım.저는 16년 전, 오랜 병으로 인해 세상에 접근할 수 있는 방법이 바뀌게 되어
Sürekli ilerleyen bir hastalık neticesinde 16 yıl önce tekerlekli sandalye kullanmaya başladım.התחלתי להשתמש בכיסא-גלגלים לפני 16 שנה, כשמחלה ממושכת
Sürekli ilerleyen bir hastalık neticesinde 16 yıl önce tekerlekli sandalye kullanmaya başladım.لقد بدأت باستخدام الكرسي المتحرك منذ 16 عاماً عندما أصبت بمرض
Sürekli ilerleyen bir hastalık neticesinde 16 yıl önce tekerlekli sandalye kullanmaya başladım.十六年前我開始坐輪椅
Sürekli ilerleyen bir hastalık neticesinde 16 yıl önce tekerlekli sandalye kullanmaya başladım.病の進行によって 外界との繋がり方が 変わってしまった時です
Suzuki dedi ki muhtemelen 3 tekerlekli bir aksamlı bir araba yapacak.Anh ấy nói, ồ, có khi anh ấy sẽ làm một cái xe ba bánh với một cái bánh dự trữ.
Suzuki dedi ki muhtemelen 3 tekerlekli bir aksamlı bir araba yapacak.A zis că probabil o să construiască ceva pe trei roți cu roată de rezervă.
Suzuki dedi ki muhtemelen 3 tekerlekli bir aksamlı bir araba yapacak.Dia bilang, "Oh, mungkin dia hanya mau membuat mobil roda 3 dengan satu ban cadangan"
Suzuki dedi ki muhtemelen 3 tekerlekli bir aksamlı bir araba yapacak.Dijo que probablemente irían a construir un vehículo de tres ruedas.
Suzuki dedi ki muhtemelen 3 tekerlekli bir aksamlı bir araba yapacak.Er sagte, oh, wahrscheinlich baut er ein Dreirad mit Ersatzreifen.
Suzuki dedi ki muhtemelen 3 tekerlekli bir aksamlı bir araba yapacak.Ha detto, oh, probabilmente costruirà un triciclo con ruote stepney.
Suzuki dedi ki muhtemelen 3 tekerlekli bir aksamlı bir araba yapacak.'Hij gaat vast een driewieler maken met een reserveband'.
Suzuki dedi ki muhtemelen 3 tekerlekli bir aksamlı bir araba yapacak.Il a dit, oh, il va probablement fabriquer un véhicule à trois roues avec des roues Stepney.
Suzuki dedi ki muhtemelen 3 tekerlekli bir aksamlı bir araba yapacak.그는 이렇게 말하더군요. 아마도 세발 자동차를 만들려나 보군요. 예비바퀴까지 해서 말이죠.
Suzuki dedi ki muhtemelen 3 tekerlekli bir aksamlı bir araba yapacak."On snad chce vyrábět tříkolku s rezervou.
Suzuki dedi ki muhtemelen 3 tekerlekli bir aksamlı bir araba yapacak.Powiedział, że prawdopodobnie zbuduje trójkołowca z kołem zapasowym.
Suzuki dedi ki muhtemelen 3 tekerlekli bir aksamlı bir araba yapacak.Он сказал, что, возможно, речь идёт о трёхколёсном автомобиле с запасным колесом.
Suzuki dedi ki muhtemelen 3 tekerlekli bir aksamlı bir araba yapacak.О, този вероятно иска да построи триколка с резервна гума.
Suzuki dedi ki muhtemelen 3 tekerlekli bir aksamlı bir araba yapacak.הוא אמר, יתכן שיבנה תלת-אופן עם גלגל חילוף.
Suzuki dedi ki muhtemelen 3 tekerlekli bir aksamlı bir araba yapacak.وقال : أوه ، وربم انه سيقوم ببناء ثلاث عجلات ومعها عجله اضافيه (إسبيير)
Suzuki dedi ki muhtemelen 3 tekerlekli bir aksamlı bir araba yapacak.三輪車を作ると言いました そのマンガがこちらです
Tabii ki tekerlekli sandalyede.Bineînţeles că au adus-o în scaunul cu rotile.
Tabii ki tekerlekli sandalyede.Desde luego, subieron en silla de ruedas.
Tabii ki tekerlekli sandalyede.Elle était en fauteuil roulant bien sur.
Tabii ki tekerlekli sandalyede.Naturalmente aveva la sedia a rotelle.
Tabii ki tekerlekli sandalyede.Natürlich im Rollstuhl .
Tabii ki tekerlekli sandalyede.Oczywiście została wwieziona na wózku inwalidzkim.
Tabii ki tekerlekli sandalyede.Tedy samozřejmě přijela na vozíku.
Tabii ki tekerlekli sandalyede.Uiteraard werd ze in een rolstoel het podium op gereden.
Tabii ki tekerlekli sandalyede.Φυσικά ήταν σε αναπηρική πολυθρόνα.
Tabii ki tekerlekli sandalyede.Разбира се, беше в инвалиден стол.
Tabii ki tekerlekli sandalyede.Разумеется, в инвалидном кресле.
Tekerlekli sandalyede oturan birini gördüğümüzde, yürüyemediklerini varsayarız.Widząc osobę na wózku, zakładamy, że nie umie chodzić.
Tekerlekli sandalyede oturan birini gördüğümüzde, yürüyemediklerini varsayarız.Αν δούμε κάποιον σε αναπηρικό καροτσάκι θεωρούμε ότι δεν περπατά.
Tekerlekli evleriyle istedikleri gibi seyahat ederler.Ei de călătorie în cazul în care doresc [br] în lor case pe roţi.
Tekerlekli sandalye benim için resim yapma ve oyun oynama aracı haline gelmişti.A cadeira de rodas tornou-se um objeto para pintar e brincar.
Tekerlekli sandalye benim için resim yapma ve oyun oynama aracı haline gelmişti.A kerekesszék egy használati tárggyá vált, festésre és játékra egyaránt.
Tekerlekli sandalye benim için resim yapma ve oyun oynama aracı haline gelmişti.De rolstoel werd een ding om te schilderen en mee te spelen
Tekerlekli sandalye benim için resim yapma ve oyun oynama aracı haline gelmişti.Der Rollstuhl wurde zu einem Gegenstand zum Malen und Spielen.
Tekerlekli sandalye benim için resim yapma ve oyun oynama aracı haline gelmişti.휠체어가 그림을 그리고 가지고 노는 도구가 되었습니다
Tekerlekli sandalye benim için resim yapma ve oyun oynama aracı haline gelmişti.Kursi roda menjadi objek permainan dan lukisan saya.
Tekerlekli sandalye benim için resim yapma ve oyun oynama aracı haline gelmişti.La sedia a rotelle divenne un oggetto da dipingere e con cui giocare.
Tekerlekli sandalye benim için resim yapma ve oyun oynama aracı haline gelmişti.La silla de ruedas se convirtió en un objeto con el que pintar y crear.
Tekerlekli sandalye benim için resim yapma ve oyun oynama aracı haline gelmişti.Scaunul cu rotile a devenit un obiect pe care să-l pictez și cu care să mă joc.
Tekerlekli sandalye benim için resim yapma ve oyun oynama aracı haline gelmişti.Vozík se stal objektem, se kterým jsem si mohla hrát.
Tekerlekli sandalye benim için resim yapma ve oyun oynama aracı haline gelmişti.Wózek stał się przedmiotem do malowania i zabawy.
Tekerlekli sandalye benim için resim yapma ve oyun oynama aracı haline gelmişti.Xe lăn trở thành đối tượng để vẽ và chơi cùng.
Tekerlekli sandalye benim için resim yapma ve oyun oynama aracı haline gelmişti.Το καροτσάκι έγινε ένα αντικείμενο ζωγραφικής και παιχνιδιού.
Tekerlekli sandalye benim için resim yapma ve oyun oynama aracı haline gelmişti.Инвалидната количка се превърна в предмет, с който се рисува и играе.
Tekerlekli sandalye benim için resim yapma ve oyun oynama aracı haline gelmişti.Инвалидное кресло стало моей кисточкой и игрушкой.