O, tekerlek-bacaklı melez bir robot.حسناً .. إنه رجل آلي لديه نظام هجين للسير من أرجل وعجلات
O, tekerlek-bacaklı melez bir robot.リムのない車輪 あるいは
O tekerlekler biri15馬力で
O tekerlekler biri그는 바퀴 중 하나에요
O tekerlekler biriהוא אחד הגלגלים
O tekerlekler biriانه واحد من العجلات
O, tramvayın tekerlekleri altına ittirilmişti.Dass er wahrscheinlich gestossen wurde.
O, tramvayın tekerlekleri altına ittirilmişti.그는 아마 그 전차 바퀴 아래 밀어.
O, tramvayın tekerlekleri altına ittirilmişti.ذلك أنه ربما تم دفعه تحت دولاب تلك السيارة
O zamanlar, biz Hintliler seyahat etmek istediğimizde iki tekerlekli at arabasına atlayıp gökyüzüne uçardık.Akkoriban, amikor mi indiaiak utazni szerettünk volna, felpattantunk egy szekérre és átvágtattunk az égen.
O zamanlar, biz Hintliler seyahat etmek istediğimizde iki tekerlekli at arabasına atlayıp gökyüzüne uçardık.A quel tempo, quando noi Indiani avevamo voglia di viaggiare balzavamo su un carro e attraversavamo i cieli.
O zamanlar, biz Hintliler seyahat etmek istediğimizde iki tekerlekli at arabasına atlayıp gökyüzüne uçardık.En aquellos días cuando los indios queríamos viajar saltábamos a un carro y surcábamos el cielo.
O zamanlar, biz Hintliler seyahat etmek istediğimizde iki tekerlekli at arabasına atlayıp gökyüzüne uçardık.In die tijd, wanneer wij Indiërs wilden reizen, sprongen we in een wagen en vlogen we rond in de lucht.
O zamanlar, biz Hintliler seyahat etmek istediğimizde iki tekerlekli at arabasına atlayıp gökyüzüne uçardık.옛날에는 우리 인도 사람들이 여행을 하고 싶으면 전차를 타고 하늘을 가로질러 날라갔지요.
O zamanlar, biz Hintliler seyahat etmek istediğimizde iki tekerlekli at arabasına atlayıp gökyüzüne uçardık.Pe vremuri, când noi indienii voiam să călătorim, săream într-o caleașcă și zburam peste ceruri.
O zamanlar, biz Hintliler seyahat etmek istediğimizde iki tekerlekli at arabasına atlayıp gökyüzüne uçardık.Saat itu, saat kita, orang India, hendak bepergian kita naik kereta kuda dan melintasi langit.
O zamanlar, biz Hintliler seyahat etmek istediğimizde iki tekerlekli at arabasına atlayıp gökyüzüne uçardık.Så förr i tiden, när vi indier ville resa så hoppade vi in i en vagn och flög iväg över himlen.
O zamanlar, biz Hintliler seyahat etmek istediğimizde iki tekerlekli at arabasına atlayıp gökyüzüne uçardık.Tehdy, když jsme my Indové chtěli cestovat, zapřáhli jsme vůz a rozjeli se s větrem o závod.
O zamanlar, biz Hintliler seyahat etmek istediğimizde iki tekerlekli at arabasına atlayıp gökyüzüne uçardık.Thời đó, khi người Ấn chúng tôi muốn đi lại chúng tôi sẽ nhảy vào một cỗ xe ngựa và phóng vèo qua bầu trời.
O zamanlar, biz Hintliler seyahat etmek istediğimizde iki tekerlekli at arabasına atlayıp gökyüzüne uçardık.Voľakedy, keď sme my Indovia chceli cestovať, naskočili sme do voza a leteli ozlomkrky.
O zamanlar, biz Hintliler seyahat etmek istediğimizde iki tekerlekli at arabasına atlayıp gökyüzüne uçardık.Wenn wir Inder damals reisen wollten, sprangen wir in einen Wagen und schwirrten über den Himmel.
O zamanlar, biz Hintliler seyahat etmek istediğimizde iki tekerlekli at arabasına atlayıp gökyüzüne uçardık.Wtedy, gdy ktoś z nas chciał podróżować, wskakiwał w rydwan i pędził przez nieboskłon.
O zamanlar, biz Hintliler seyahat etmek istediğimizde iki tekerlekli at arabasına atlayıp gökyüzüne uçardık.Τότε, λοιπόν, όταν εμείς οι Ινδοί θέλαμε να ταξιδέψουμε παίρναμε ένα άρμα και απογειωνόμασταν.
O zamanlar, biz Hintliler seyahat etmek istediğimizde iki tekerlekli at arabasına atlayıp gökyüzüne uçardık.В ті дні, якщо індуси хотіли подорожувати, вони стрибали в колісницю і мчали по небу.
O zamanlar, biz Hintliler seyahat etmek istediğimizde iki tekerlekli at arabasına atlayıp gökyüzüne uçardık.Когда-то в прошлом, когда индийцы хотели путешествовать, они запрыгивали в колесницу и мчались по небу.
O zamanlar, biz Hintliler seyahat etmek istediğimizde iki tekerlekli at arabasına atlayıp gökyüzüne uçardık.אז בזמנו, כשאנו ההודים רצינו לטייל היינו קופצים על כרכרה והיינו טסים בשמיים.
O zamanlar, biz Hintliler seyahat etmek istediğimizde iki tekerlekli at arabasına atlayıp gökyüzüne uçardık.لذلك في تلك الأيام عندما كنا نريد نحن الهنود السفر كنا نقفز في عربة ثم ننطلق مركزين نحو السماء.
O zamanlar, biz Hintliler seyahat etmek istediğimizde iki tekerlekli at arabasına atlayıp gökyüzüne uçardık.二輪馬車に飛び乗って空を駆けて行きました 現代でも同じことを飛行機でしています
Pervane ve tekerleklere güç vermeyiniz.A motor nem a propellert hajtja, hanem a kerekeket.
Pervane ve tekerleklere güç vermeyiniz.Anda tidak memberi tenaga pada baling-baling ataupun rodanya.
Pervane ve tekerleklere güç vermeyiniz.Bạn không điều khiển cánh quạt mà điều khiển bánh xe.
Pervane ve tekerleklere güç vermeyiniz.De propellors krijgen geen vermogen, maar wel de wielen.
Pervane ve tekerleklere güç vermeyiniz.동력은 프로펠러가 아닌 바퀴로 전달됩니다.
Pervane ve tekerleklere güç vermeyiniz.Man treibt nicht den Propeller, sondern die Räder an.
Pervane ve tekerleklere güç vermeyiniz.Não está a ser acionada a hélice, estão a ser acionados os pneus.
Pervane ve tekerleklere güç vermeyiniz.Napędzane są koła, nie śmigło.
Pervane ve tekerleklere güç vermeyiniz.Nepoháníme teď vrtuli, ale kola.
Pervane ve tekerleklere güç vermeyiniz.No se está accionando la hélice, sino las ruedas.
Pervane ve tekerleklere güç vermeyiniz.Nu alimentaţi elicea, alimentaţi roţile.
Pervane ve tekerleklere güç vermeyiniz.On n'alimente pas le propulseur, on alimente les roues.
Pervane ve tekerleklere güç vermeyiniz.Qui non viene alimentata l'elica, ma vengono alimentate le ruote.
Pervane ve tekerleklere güç vermeyiniz. Ve iki metrenin altında,高さ7フィート以下なので
Pervane ve tekerleklere güç vermeyiniz.Δεν δίνετε ενέργεια στην προπέλα, αλλά στις ρόδες.
Pervane ve tekerleklere güç vermeyiniz.Вие не захранвате витлото, вие захранвате колелата.
Pervane ve tekerleklere güç vermeyiniz.Мощность передаётся на колёса, а не на пропеллер.
Pervane ve tekerleklere güç vermeyiniz.Працює не пропелер, працюють колеса.
Pervane ve tekerleklere güç vermeyiniz.אתם לא מניעים את המדחף, אתם מניעים את הגלגלים.
Pervane ve tekerleklere güç vermeyiniz.لا نقوم بتزويد المروحة بالطاقة، بل العجلات.
Pistten havalanmak için ayrılırken, tekerlekler pistten yükselerek havalandığımızdaAlors qu'on décollait de la piste,
Pistten havalanmak için ayrılırken, tekerlekler pistten yükselerek havalandığımızda활주로에서 이륙하고 바퀴가 땅에서 떨어짐과 동시에 우린 하늘을 날게 된거죠.
Pistten havalanmak için ayrılırken, tekerlekler pistten yükselerek havalandığımızdaOg som vi kørte ned af landingsbanen, og hjulene løftede sig fra landingsbanen, og vi blev luftbårne,
Pistten havalanmak için ayrılırken, tekerlekler pistten yükselerek havalandığımızdaאז הוא הגיע למסלול, והוא הגביר את הכוח. וכשהמראנו בהמשך המסלול,
Pistten havalanmak için ayrılırken, tekerlekler pistten yükselerek havalandığımızdaو بينما نحن نقلع على المدرج، ارتفعت العجلات من أرضية المدرج ، و اصبحنا محمولين بالهواء ،
Pistten havalanmak için ayrılırken, tekerlekler pistten yükselerek havalandığımızda駐機場から車輪が離れ 空中に飛び立ったとき 私はこの上ない自由を感じました
Sadece buradaki askerlerin ya da Amanda'nın ve tekerlekli sandalyelilerin değil ama herkesin hayatını.군인들이나 아만다와 같은 휠체어 사용자들 뿐만 아니라, 우리 모두를 위한 가능성 말입니다.
Sadece buradaki askerlerin ya da Amanda'nın ve tekerlekli sandalyelilerin değil ama herkesin hayatını.Nie tylko żołnierzy, ludzi na wózkach jak Amanda, ale życia wszystkich.
Sadece buradaki askerlerin ya da Amanda'nın ve tekerlekli sandalyelilerin değil ama herkesin hayatını.לא רק עבור החיילים, או עבור אמנדה כאן וכל משתמשי כיסאות הגלגלים, אלא עבור כולם.
Sadece buradaki askerlerin ya da Amanda'nın ve tekerlekli sandalyelilerin değil ama herkesin hayatını.وليس من اجل الجنود فحسب بل من اجل اشخاص مثل " اماندا " .. اشخاص مقعدون كثر حول العالم بكل بساطة من اجل الجميع
Sadece buradaki askerlerin ya da Amanda'nın ve tekerlekli sandalyelilerin değil ama herkesin hayatını.アマンダさんのような車椅子生活者に留まらず あらゆる人々の暮らしが変わるのです アマンダ・ボクステル:ありがとう
Şimdi biraz da beni bilhassa çok heyecanlandıran başka bir şeye bakalım: Tekerlekli sandalyeliler.Acum să ne îndreptăm atenția către cei din scaunele cu rotile, față de care am o afinitate deosebită.