İkinci prototip üç sparlı, modifiye kanopili ve sabit kuyruk tekerleğine sahipti.Second prototype had three-spar wing, modified canopy and fixed tailwheel.
Bu nedenle, kilometre sayacımızla göle gelen ilk tekerlek çiftini getirdik.Hence we brought the first pair of wheels that ever came to the Lake with our Odometer.
Giriş tekerleğiInput wheel
(Bunun basit bir örneği, basit bir tek tekerlekli el arabasının tasarımıdır.(A simple example of this is the design of a simple single-wheel wheelbarrow.
Tren tekerlek takımlarının yatak değişimi sırasında, tekerlekler akslara kuvvetle bastırılır.In the case of train wheelsets the wheels are pressed onto the axles by force.
Demiryolu aksları, tekerlekleri ve lastikleri tipik olarak bu şekilde monte edilir.Railroad axles, wheels, and tires are typically assembled in this way.
Tekerlekler 18 inç boyutundadır ve yerden yükseklik ölçüsü 200 . . [2]The wheels are 18-inch size and the ground clearance metric is 200 mm (7.9 in).[5]
Madeni paranın turası, tekerlek içinde META yazıyor.Revers of the coin, M-E-T-A among spokes.
Bu nedenle opus genellikle dairesel (dairesel) veya rota (tekerlek) olarak adlandırılırdı.For this reason the opus was often called circulare (circular) or else rota (the wheel).
Fakat nüfus mübadelesinden sonra teker teker ve gruplar halinde terk etmişlerdir.Doch wird er von einer Gruppe Männern, die ihm nachlaufen, eingeholt, zu Boden geworfen und geschlagen.
Bunun sonucunda tekerlekli sandalyeye bağlı kaldı.Seither war er auf den Rollstuhl angewiesen.
Altı tekerleklidir.Sechs Fahrradrouten.
Üç tekerlekli bisikletiyle dolaşır.Doch sie folgt den dreien mit dem Fahrrad.
Üçlü bisikletlerin genelde önde bir, arkada iki tekerleği vardır.Eine Autorikscha hat üblicherweise drei Räder – eins vorn und zwei hinten.
Sadece tek bir tekerleki olan bisikletler de vardır.Eine Ausnahme gibt es für Kinder mit Fahrrädern.
Bisiklet, iki tekerlekli bisikletin gelişmesi sonucunda ortaya çıkmış bir spor dalıdır.Aus diesem Zweirad hat sich das Fahrrad entwickelt.
2-pounder modelinin aksine yeni silahın iki tekerlekli konvensiyonel çatal ayaklı kundağı bulunuyordu.Im Gegensatz zum 2-Pfünder wurde die neue Kanone auf einer herkömmlichen zweirädrigen Lafette genutzt.
1888'de İskoç veteriner John Boyd Dunlop havalı bisiklet tekerinin patentini aldı.1888 durch den schottischen Tierarzt John Boyd Dunlop begann eine neue Ära der Fahrradbereifung.
Modern çağlarda lastik tekerlekli taşıtlara karşı da kullanılabilmektedir.Auch dürfen bei Wettbewerben auf abgesperrten Strecken profillose Reifen verwendet werden.
Ben Neyim Tekerleklerim Var, Ben Neyim?Wer sind unsere Pferde alle, welche wettzurennen haben, und welches muß in Folge dessen siegen?
Ro-ro gemisi, tekerlekli araç taşımacılığında kullanılan gemilerdir.Bei den Schiffen handelt es sich um RoRo-Schiffe, die als Autotransporter eingesetzt werden.
Kalkanı ve tekerleği yoktu.Es besaß keine Querruder und keine Flügelklappen.
(Sonradan Uluslararası Stoke Mandeville Tekerlekli Sandalye Oyunları, ISMWSF).Weitere Ämter bekleidete er in der International Stoke Mandeville Wheelchair Sports Federation (ISMWSF).
Bu araçların tekerlek çapları oldukça büyüktü.Die Vielfalt unter diesen Fahrzeugen ist recht groß.
1974 yılından itibaren tekerlekli vagonlar kullanılmaktadır.Seit 1971 werden Modellfahrzeuge hergestellt.
Teker teker karşıya geçerler.Eine nach der anderen kommt um.
Altı tekerlekli lokomotifler 6 ton, dört tekerlekli lokomotifler is 4,5 ton iağırlık ile sınırlandırılmıştı.Der maximale Achsdruck betrug sechs Tonnen für Wagen und 5,8 Tonnen für Lokomotiven.
Önceleri iki tekerli motor yarışlarında yer aldı.So begann Hill seine Motorsport-Karriere zunächst auf zwei Rädern.
1995 yılında geçirdiği bir kazanın ardından tekerlekli sandalyeye bağlı yaşamak zorunda kalmıştır.Seit einem Unfall im Jahr 1971 war sie auf den Rollstuhl angewiesen.
Arkada bulunan 2 küçük tekerlek ise bağımsızdı.Die zwei Querlinien auf dem Hinterflügel sind schwach gewellt.
Aracın önden çekişli ve dört tekerlekten çekişli versiyonları bulunmaktadır.Im Angebot standen Versionen mit drei Rädern und mit vier Rädern.
3 tekerlek üzerinde de gidebilmektedir.Vom Glück auf drei Rädern.
Tekerlekli araçlar içi kablo yola dik döşenmekteydi.Auf Steilstrecken wurden die Wagen von einem Kabel gezogen.
PSA'lar genellikle paletlidir ancak bazı tekerlekli araçlar da bu kategoriye girer.Ils sont le plus souvent chenillés, mais certains véhicules à roues rentrent aussi dans cette catégorie.
Locke inmek için tekerlekli sandalyesini bekler.Locke tourne la roue.
Şubat 1986’da Volkswagen ilk 4 tekerlekten çekişli (4WD)aracı olan Golf Syncro modelini tanıttı.En février 1986, Volkswagen présenta la première Golf à quatre roues motrices.
232 (Fu) (8-Tekerlek) (Fu; Funkapparat; radyo)adı verildi.232 (Fu) (Fu = Funkapparat : radio).
Tekerlekli sandalyededir.Le Fauteuil à roulettes.
Augustus Hill, yakalanırken sakat kalır ve cezaevinde tekerlekli sandalye ile dolaşır.Augustus Hill est un prisonnier en fauteuil roulant.
Atış pozisyonunda ise ayaklar yere sabitleniyor ve tekerlekler yukarı kaldırılıyordu.En position de combat, les pieds étaient posés sur le sol et les roues soulevées.
Altı tekerleklidir.Six Machine !
1915'te ciddi bir sakatlığın 10 yıl ardından, ayağı kesildi ve tekerlekli sandalye kullanmak zorunda kaldı.En 1955, à la suite d'une attaque, il doit se résoudre à utiliser un fauteuil roulant.
Gerçek dosyalar tekerde saklanmaya devam eder.Les archives resteront donc dans le Marais.
Arkada bulunan 2 küçük tekerlek ise bağımsızdı.Les petits stands derrière les deux zones d'en-but furent même occultées.
Buharlı lokomotifler, tekerleklerinin sayısına göre sınıflandırılır.La classification des locomotives se fait pour une part selon la disposition de leurs essieux.
Lastik tekerlekleri ile kendisine ayrılan şeritlerde çalışmaktadır.A utiliser sur sa propre roue.
Advent çelenginde bulunan dört mum, her pazar günü bir tane olmak üzere teker teker yakılır.Les quatre bougies marquent les quatre semaines de l'Avent et sont allumées chacun des quatre dimanches.
1974 yılından itibaren tekerlekli vagonlar kullanılmaktadır.La carrosserie métallique autoporteuse est utilisée à partir de 1974.
Açık tekerlekli formula araçları ile yapılan otomobil yarışıdır.Il s'agit d'un véhicule fonctionnel destiné à entrer en concurrence directe avec les véhicules conventionnels.
Biz tabi bu tür olayların hiçbir şekilde tekerrür etmemesini diliyoruz.Il n'est recommandé de manipuler les spécimens de ce genre en aucun cas.
Bunun sonucunda tekerlekli sandalyeye bağlı kaldı.Il a finalement été cloué sur un fauteuil roulant.
Teker teker karşıya geçerler.Il faut passer de l'un à l'autre.
231 modeli 1932 servise girdi 1937 yılında 8-tekerlekli modeli ile yer değiştirildi.Mis en service en 1932, il fut remplacé en 1937 par des versions à 8 roues.
Tekerlek, rullmanlar sayesinde döner.Ramassez des Anneaux lorsque les rouleaux tournent.
İlk evre MÖ 509'da tekerkliği çökerten devrimle başladı.Le mécontentement monte rapidement au sein de la plèbe à la veille de la révolution de 509.
Teker bağlantısının üstü doğrudan amortisörün dış gövdesine civatalanır.Cette énergie thermique est dissipée vers l’extérieur à travers le corps de l’amortisseur.
Üç tekerleği bulunan araç motosiklet sınıfında gösterilmektedir.Il est cependant considéré comme une moto à trois roues par les autorités.
"4", dört tekerden çekişi ifade ediyordu.Ensemble, ils faisaient les "400 coups".
Belki her Allah’ın günü dört tekerleğimle onları dört defa çiğniyorum.Au cours de la nuit, quatre cavaliers effectuent ensemble quatre rondes.
29 inç (740 mm) çaplı tekerlekler dağ bisikletinde yaygınlığı gitgide artmıştır.Des mesures isolées ont rapporté des écarts allant jusqu’à 77 °C dans une tourbière de montagne.