Herkesin öğrenmesi ve cesaret bulması için hepiniz teker teker peygamberlikte bulunabilirsiniz.Thi I kunne alle profetere, den ene efter den anden, for at alle kunne lære, og alle blive formanede,
Herkesin öğrenmesi ve cesaret bulması için hepiniz teker teker peygamberlikte bulunabilirsiniz.tutti infatti potete profetare, uno alla volta, perché tutti possano imparare ed essere esortati
Herkesin öğrenmesi ve cesaret bulması için hepiniz teker teker peygamberlikte bulunabilirsiniz.Ty I kunnen alla få profetera, den ene efter den andre, så att alla bliva undervisade och alla förmanade;
Herkesin öğrenmesi ve cesaret bulması için hepiniz teker teker peygamberlikte bulunabilirsiniz.Διοτι δυνασθε ο εις μετα τον αλλον να προφητευητε παντες, δια να μανθανωσι παντες και παντες να παρηγορωνται
Herkesin öğrenmesi ve cesaret bulması için hepiniz teker teker peygamberlikte bulunabilirsiniz.Ибо все один за другимможете пророчествовать, чтобы всем поучаться и всем получать утешение.
Herkesin öğrenmesi ve cesaret bulması için hepiniz teker teker peygamberlikte bulunabilirsiniz.Можете бо всї один за одним пророкувати, щоб усї навчались і всі утішались.
Herkesin öğrenmesi ve cesaret bulması için hepiniz teker teker peygamberlikte bulunabilirsiniz.Но ако някой не иска да признае, нека не признае.
Herkesin öğrenmesi ve cesaret bulması için hepiniz teker teker peygamberlikte bulunabilirsiniz.כי תוכלו להתנבא כלכם זה אחר זה למען ילמדו כלם וכלם יזהרו׃
Herkesin öğrenmesi ve cesaret bulması için hepiniz teker teker peygamberlikte bulunabilirsiniz.لانكم تقدرون جميعكم ان تتنبأوا واحدا واحدا ليتعلّم الجميع ويتعزى الجميع.
Herkesin öğrenmesi ve cesaret bulması için hepiniz teker teker peygamberlikte bulunabilirsiniz.因 為 你 們 都 可 以 一 個 一 個 的 作 先 知 講 道 、 叫 眾 人 學 道 理 . 叫 眾 人 得 勸 勉
Herkesin öğrenmesi ve cesaret bulması için hepiniz teker teker peygamberlikte bulunabilirsiniz.因為 你 們都 可以 一 個 一 個 的 作 先知 講道 、 叫眾 人 學 道理 . 叫 眾人 得 勸勉
Her şeyi tekerleklere taşıdık, yani tahrik motoru, direksiyon motoru, fren, hepsi tekerlekte.Abbiamo spostato tutto sulle ruote, quindi il motore, lo sterzo, i freni sono tutti sulle ruote.
Her şeyi tekerleklere taşıdık, yani tahrik motoru, direksiyon motoru, fren, hepsi tekerlekte.Alles ging in de wielen: de aandrijfmotor, de stuurmotor, de remmen.
Her şeyi tekerleklere taşıdık, yani tahrik motoru, direksiyon motoru, fren, hepsi tekerlekte.바퀴에 모든것을 담았습니다. 주행용 모터, 조종용 모터가 있고 바퀴마다 브레이크가 있죠.
Her şeyi tekerleklere taşıdık, yani tahrik motoru, direksiyon motoru, fren, hepsi tekerlekte.Pasamos todo a ruedas, para que tener el motor, la dirección, los frenos, todo en las ruedas.
Her şeyi tekerleklere taşıdık, yani tahrik motoru, direksiyon motoru, fren, hepsi tekerlekte.Totul s-a mutat pe roți, așa că avem motorul de condus, motorul de direcție, frânele, toate în roată.
Her şeyi tekerleklere taşıdık, yani tahrik motoru, direksiyon motoru, fren, hepsi tekerlekte.Všetko sme presunuli na volant, takže štartovanie, riadenie aj brzdenie sa ovládajú na volante.
Her şeyi tekerleklere taşıdık, yani tahrik motoru, direksiyon motoru, fren, hepsi tekerlekte.Wir haben alles in die Räder gepackt - jetzt sind Motor, Steuerung, Bremsen alle im Rad.
Her şeyi tekerleklere taşıdık, yani tahrik motoru, direksiyon motoru, fren, hepsi tekerlekte.Μεταφέραμε τα πάντα στους τροχούς, οπότε υπάρχουν o κινητήρας, η κρεμαγιέρα, τα φρένα όλα στο τιμόνι.
Her şeyi tekerleklere taşıdık, yani tahrik motoru, direksiyon motoru, fren, hepsi tekerlekte.Всё переместилось в колёса. То есть привод, система управления, тормоза — всё в колесе.
Her şeyi tekerleklere taşıdık, yani tahrik motoru, direksiyon motoru, fren, hepsi tekerlekte.העברנו הכל לגלגלים, כך שמנוע ההנעה, מנוע ההיגוי והבלמים, כולם נמצאים בתוך הגלגלים.
Her şeyi tekerleklere taşıdık, yani tahrik motoru, direksiyon motoru, fren, hepsi tekerlekte.車輪の中に駆動や操舵のためのモーター 減速装置などが入っています 車台が自由になり 折りたたむこともできます
Her türlü şeyin icadına başladı-- bazı materyallerle bisiklet tekerleği kullanarak santrifüjü buldu.Ayah mulai menemukan berbagai benda -- dengan beberapa barang ayah membuat sentrifuse dari ban sepeda.
Her türlü şeyin icadına başladı-- bazı materyallerle bisiklet tekerleği kullanarak santrifüjü buldu.Hij begon allerlei dingen uit te vinden -- met wat materiaal en een fietswiel vond hij een centrifuge uit.
Her türlü şeyin icadına başladı-- bazı materyallerle bisiklet tekerleği kullanarak santrifüjü buldu.Izumil je marsikaj, izumil je centrifugo, kot material pa je uporabil obroč kolesa.
Her türlü şeyin icadına başladı-- bazı materyallerle bisiklet tekerleği kullanarak santrifüjü buldu.거의 모든 것들을 고안해내기 시작 했는데 -- 어떤 것은 자전거 바퀴의 원심력을 이용한 것도 있었죠.
Her türlü şeyin icadına başladı-- bazı materyallerle bisiklet tekerleği kullanarak santrifüjü buldu.Mindenféle dolgot föltalált -- néhány anyagból készített egy centrifugát egy biciklikerék segítségével.
Her türlü şeyin icadına başladı-- bazı materyallerle bisiklet tekerleği kullanarak santrifüjü buldu.Ông bắt đầu phát minh ra đủ kiểu đồ -- với một số vật liệu ông đã tạo ra máy ly tâm từ một cái bánh xe đạp.
Her türlü şeyin icadına başladı-- bazı materyallerle bisiklet tekerleği kullanarak santrifüjü buldu.Zaczął wynajdować różne rzeczy - przy użyciu pewnych materiałów wynalazł wirówkę używając koła rowerowego.
Her türlü şeyin icadına başladı-- bazı materyallerle bisiklet tekerleği kullanarak santrifüjü buldu.Он придумал кучу вещей: собрал из чего-то центрифугу с помощью велосипедного колеса...
Her türlü şeyin icadına başladı-- bazı materyallerle bisiklet tekerleği kullanarak santrifüjü buldu.הוא התחיל להמציא דברים שונים -- בעזרת שימוש בחומרים הוא המציא צנטריפוגה תוך שימוש בגלגל אופניים.
Her türlü şeyin icadına başladı-- bazı materyallerle bisiklet tekerleği kullanarak santrifüjü buldu.وقام بصناعة كل ما تتطلبه الوثيقة الرسمية كانت بعض من المواد التي صنعها تعتمد على عجلات الدراجات الهوائية
Her türlü şeyin icadına başladı-- bazı materyallerle bisiklet tekerleği kullanarak santrifüjü buldu.自転車の車輪を使った 遠心分離機もあります 父は制作する事に取り憑かれており
Hiçbir zaman unutmayacağım, Mahmut ve oğlunun beraber yürüdüğünü ve boş tekerlekli sandalyeyi ittiklerini.A já nikdy nezapomenu, jak spolu Mahmoud a jeho syn šli a tlačili prázný vozíček.
Hiçbir zaman unutmayacağım, Mahmut ve oğlunun beraber yürüdüğünü ve boş tekerlekli sandalyeyi ittiklerini.Ik zal nooit vergeten hoe Mahmoud en zijn zoon samen de lege rolstoel voortduwden.
Hiçbir zaman unutmayacağım, Mahmut ve oğlunun beraber yürüdüğünü ve boş tekerlekli sandalyeyi ittiklerini.Nikdy nezabudnem, ako si Mahmúd a jeho syn spolu vykračovali tlačiac prázdny vozíček.
Hiçbir zaman unutmayacağım, Mahmut ve oğlunun beraber yürüdüğünü ve boş tekerlekli sandalyeyi ittiklerini.Nu voi uita niciodată cum Mahmoud și fiul său mergeau împreună, împingând scaunul cu rotile gol.
Hiçbir zaman unutmayacağım, Mahmut ve oğlunun beraber yürüdüğünü ve boş tekerlekli sandalyeyi ittiklerini.Y nunca olvidaré a Mahmoud y a su hijo caminando juntos, empujando la silla de ruedas vacía.
Hiçbir zaman unutmayacağım, Mahmut ve oğlunun beraber yürüdüğünü ve boş tekerlekli sandalyeyi ittiklerini.Και δεν θα ξεχάσω ποτέ τον Μαχμούτ και το γιο του να περπατούν μαζί και να σπρώχνουν την άδεια καρέκλα.
Hiçbir zaman unutmayacağım, Mahmut ve oğlunun beraber yürüdüğünü ve boş tekerlekli sandalyeyi ittiklerini.И я никогда не забуду как Махмуд с сыном шли вместе и катили пустое инвалидное кресло.
Hızlı araçtaki bir tekerlekteki somunların düşmesi böyle engellenir.Aşa îi opriţi pe nebuni să devieze de la drum din cauza vitezei.
Hızlı araçtaki bir tekerlekteki somunların düşmesi böyle engellenir.Así se evita que la tuerca se escapen de la rueda a altas velocidades.
Hızlı araçtaki bir tekerlekteki somunların düşmesi böyle engellenir.C'est comme ça qu'on empêche les boulons de se détacher de la roue à grande vitesse.
Hızlı araçtaki bir tekerlekteki somunların düşmesi böyle engellenir.Dat houdt de moeren op hun plaats bij hoge snelheden.
Hızlı araçtaki bir tekerlekteki somunların düşmesi böyle engellenir.Det er sådan, man forhindrer møtrikkerne i at springe af, når hjulene kører rundt med høj fart.
Hızlı araçtaki bir tekerlekteki somunların düşmesi böyle engellenir.Đó là cách bạn ngăn không cho đai ốc văng ra khỏi bánh xe khi chạy ở tốc độ cao.
Hızlı araçtaki bir tekerlekteki somunların düşmesi böyle engellenir.É assim que se evita que os rebites saltem a alta velocidade da roda.
Hızlı araçtaki bir tekerlekteki somunların düşmesi böyle engellenir.E' così che si impedisce al dado di fuoriuscire dalla ruota ad alta velocità.
Hızlı araçtaki bir tekerlekteki somunların düşmesi böyle engellenir.Ezzel lehet megakadályozni, hogy nagy sebességnél az anyacsavarok lepotyogjanak a kerékről.
Hızlı araçtaki bir tekerlekteki somunların düşmesi böyle engellenir.Ini yang membantu pusat rodanya tidak copot ketika rodanya bergerak cepat.
Hızlı araçtaki bir tekerlekteki somunların düşmesi böyle engellenir.그것이 아주 빠른 속도에서도 너트가 바퀴에서 분리되는 것을 막아줍니다.
Hızlı araçtaki bir tekerlekteki somunların düşmesi böyle engellenir.Po to, żeby przy dużej prędkości nakrętki nie zeszły z koła.
Hızlı araçtaki bir tekerlekteki somunların düşmesi böyle engellenir.So verhindert man, dass sich die Radmuttern bei hoher Geschwindigkeit lösen.
Hızlı araçtaki bir tekerlekteki somunların düşmesi böyle engellenir.Tak se zabrání tomu, aby se matice za vysoké rychlosti uvolnily z kol.
Hızlı araçtaki bir tekerlekteki somunların düşmesi böyle engellenir.Χρησιμεύει στο να εμποδίζει τις βίδες από να φύγουν απ' το τροχό σε υψηλές ταχύτητες.
Hızlı araçtaki bir tekerlekteki somunların düşmesi böyle engellenir.Благородя ему, на высокой скорости, гайки не отлетают от колёс.
Hızlı araçtaki bir tekerlekteki somunların düşmesi böyle engellenir.Завдяки ньому ви запобігаєте зіскакуванню гайки з колеса на високій швидкості.
Hızlı araçtaki bir tekerlekteki somunların düşmesi böyle engellenir.Така предотвратявате откачането на гайките на колелата при висока скорост.
Hızlı araçtaki bir tekerlekteki somunların düşmesi böyle engellenir.זו הדרך לעצור את המשוגע שבא במהירות מטורפת מאחורי ההגה.
Hızlı araçtaki bir tekerlekteki somunların düşmesi böyle engellenir.هكذا تحدون من السرعة على الطرقات السريعة