Geçenlerde daha yeni bir program başlattık, bir spor programı, tekerlekli sandalyedekiler için basketbol.Récemment, nous avons commencé un programme, un programme de sport - du basket en fauteuil roulant.
Geçenlerde daha yeni bir program başlattık, bir spor programı, tekerlekli sandalyedekiler için basketbol.Recentemente demos início a um programa um programa desportivo — basquetebol em cadeira de rodas.
Geçenlerde daha yeni bir program başlattık, bir spor programı, tekerlekli sandalyedekiler için basketbol.Tocmai am început un program de sport - baschet pentru cei în scaunul cu rotile.
Geçenlerde daha yeni bir program başlattık, bir spor programı, tekerlekli sandalyedekiler için basketbol.Πρόσφατα ξεκινήσαμε ένα πρόγραμμα, ένα αθλητικό πρόγραμμα -- καλαθόσφαιρα για άτομα με αναπηρικά καροτσάκια.
Geçenlerde daha yeni bir program başlattık, bir spor programı, tekerlekli sandalyedekiler için basketbol.Наскоро стартирахме една програма, спортна програма -- баскетбол за хора, които използват инвалидни колички.
Geçenlerde daha yeni bir program başlattık, bir spor programı, tekerlekli sandalyedekiler için basketbol.Недавно мы начали программу, спортивную программу, баскетбол для инвалидов в колясках.
Geçenlerde daha yeni bir program başlattık, bir spor programı, tekerlekli sandalyedekiler için basketbol.ממש לא כך הדבר, אנחנו ממשיכים. לאחרונה התחלנו תוכנית, תוכנית ספורטיבית --
Geçenlerde daha yeni bir program başlattık, bir spor programı, tekerlekli sandalyedekiler için basketbol.بدأنا مؤخرا برنامجا، برنامجا رياضيا -- كرة السلة لمستعملي الكرسي المتحرك.
Geçenlerde daha yeni bir program başlattık, bir spor programı, tekerlekli sandalyedekiler için basketbol.スポーツプログラムで 車椅子の患者にバスケットボールをさせるものです 車椅子をあちこちに運び
Geldi. Tabii ki tekerlekli sandalyede.Bà đến, tất nhiên bằng xe đẩy.
Geldi. Tabii ki tekerlekli sandalyede.그가 찾아왔죠. 물론 휠체어를 타고요.
Geldi. Tabii ki tekerlekli sandalyede.היא הגיעה. כמובן על כסא גלגלים.
Geldi. Tabii ki tekerlekli sandalyede.و جاءت، بالطبع على الكرسي المتحرك.
Geldi. Tabii ki tekerlekli sandalyede.彼女の半身は病気で不自由で 残り半身は問題なし
Geriden öne dönüyor ve tekerleği döndüreceği yerde onu tutmaya çalışıyor.Cambia de reversa a avance y se sujeta al volante, en lugar de girarlo.
Geriden öne dönüyor ve tekerleği döndüreceği yerde onu tutmaya çalışıyor.Dia mengganti dari mundur ke maju dan dia berpegangan pada setirnya tapi tidak memutarnya.
Geriden öne dönüyor ve tekerleği döndüreceği yerde onu tutmaya çalışıyor.Elle passe de la marche arrière à la marche avant et elle s'accroche au volant, plus qu'elle ne le tourne.
Geriden öne dönüyor ve tekerleği döndüreceği yerde onu tutmaya çalışıyor. (Gülüşler)(Muda de marcha atrás para avançar (e agarra-se ao volante, em vez de o rodar.) (Risos)
Geriden öne dönüyor ve tekerleği döndüreceği yerde onu tutmaya çalışıyor.Hän vaihtaa pakilta eteenpäin ja pikemminkin roikkuu ratissa kuin kääntää sitä.
Geriden öne dönüyor ve tekerleği döndüreceği yerde onu tutmaya çalışıyor.Hun skifter fra bakgear til fremard og hun holder fra på rattet, i stedet for at dreje det.
Geriden öne dönüyor ve tekerleği döndüreceği yerde onu tutmaya çalışıyor.기어도 후진에서 일반으로 바꾸구요. 이번엔 그저 아무의미 없이 돌리는 것이 아니라, 운전대를 잡고 있습니다.
Geriden öne dönüyor ve tekerleği döndüreceği yerde onu tutmaya çalışıyor.Passa dalla retromarcia alla marcia in avanti E si aggrappa al volante piuttosto che girarlo.
Geriden öne dönüyor ve tekerleği döndüreceği yerde onu tutmaya çalışıyor.Przełącza ze wstecznego i trzyma kierownicę, zamiast nią obracać.
Geriden öne dönüyor ve tekerleği döndüreceği yerde onu tutmaya çalışıyor.Rükvertzből előre-menetbe kapcsol, és belekapaszkodik a kormányba, ahelyett, hogy elforgatná.
Geriden öne dönüyor ve tekerleği döndüreceği yerde onu tutmaya çalışıyor.Schimbă direcția din înapoi-înainte dar se ţine de volan în loc să-l învârtă.
Geriden öne dönüyor ve tekerleği döndüreceği yerde onu tutmaya çalışıyor.Sie schaltet vom Rückwärts- in den Vorwärtsgang und sie hält sich am Lenkrad fest, statt es zu drehen.
Geriden öne dönüyor ve tekerleği döndüreceği yerde onu tutmaya çalışıyor.Ze verandert van achteruit naar vooruit en ze houdt het wiel vast, maar draait er niet aan.
Geriden öne dönüyor ve tekerleği döndüreceği yerde onu tutmaya çalışıyor.Она переключается с заднего хода на передний и держится за руль, вместо того чтобы повернуть его.
Geriden öne dönüyor ve tekerleği döndüreceği yerde onu tutmaya çalışıyor.Сменя от задна на предна и държи изправено кормилото, вместо да го върти.
Geriden öne dönüyor ve tekerleği döndüreceği yerde onu tutmaya çalışıyor.היא מעבירה מרוורס להילוך קדמי והיא מחזיקה בהגה במקום לסובב אותו.
Geriden öne dönüyor ve tekerleği döndüreceği yerde onu tutmaya çalışıyor.تغير من الإتجاه الخلفي للأمام وتتمسك بالعجلة أكثر من محاولة إدارتها.
Geriden öne dönüyor ve tekerleği döndüreceği yerde onu tutmaya çalışıyor.ハンドルは握ったままで回せません (笑)
Gezegenlerin yörüngeleri, araba tekerlekleri, moleküler seviyedi şeyler hep çembere örneklerdir. .행성들의 궤도 모양을 봐도, 바퀴들을 봐도, 또 분자단계 같은걸 봐도 말이죠
Gezegenlerin yörüngeleri, araba tekerlekleri, moleküler seviyedi şeyler hep çembere örneklerdir. .los planetas, que estés mirando llantas, o cosas a nivel molecular -
Gezegenlerin yörüngeleri, araba tekerlekleri, moleküler seviyedi şeyler hep çembere örneklerdir. .Ovasett om du tittar på planeternas omloppsbanor, hjul, eller saker på molekylnivå
Gezegenlerin yörüngeleri, araba tekerlekleri, moleküler seviyedi şeyler hep çembere örneklerdir. .ביקום, בין אם מסתכלים על צורת מסלול , הפלנטות, בין אם על גלגלים ובין אם מסתכלים על דברים ברמה המולקולרית.
Gezegenlerin yörüngeleri, araba tekerlekleri, moleküler seviyedi şeyler hep çembere örneklerdir. .الكون، سواء كنت تنظر الى مدارات الكواكب، او الى العجلات، او نظرت الى الاشياء عندما تكون في مرحلة الجزيئ
Gezegenlerin yörüngeleri, araba tekerlekleri, moleküler seviyedi şeyler hep çembere örneklerdir. .車輪や、分子のレベルのものなど 円は、広く存在します。 円は、どこにでも
Görebildiğiniz gibi arabanın altında yerde siyah bir çubuk var. diğer aracın tekerinin hemen yanında.Anda dapat melihat di bawah mobil ini, ada balok merah di tanah di dekat roda dari mobil lainnya.
Görebildiğiniz gibi arabanın altında yerde siyah bir çubuk var. diğer aracın tekerinin hemen yanında.차 아래, 그리고 다른 차 바퀴의 옆 쪽 바닥에 검은색 막대가 있는 것을 보실 수 있습니다.
Görebildiğiniz gibi arabanın altında yerde siyah bir çubuk var. diğer aracın tekerinin hemen yanında.Onder de auto ligt een zwarte pijp, bij het wiel van de andere auto.
Görebildiğiniz gibi arabanın altında yerde siyah bir çubuk var. diğer aracın tekerinin hemen yanında.Potete vederlo, sotto la macchina, c'è un tubo nero sull'asfalto vicino alla ruota dell'altra macchina.
Görebildiğiniz gibi arabanın altında yerde siyah bir çubuk var. diğer aracın tekerinin hemen yanında.Pueden alcanzar a ver, debajo del auto, hay una barra negra lateral a la rueda del otro auto.
Görebildiğiniz gibi arabanın altında yerde siyah bir çubuk var. diğer aracın tekerinin hemen yanında.Puteţi vedea, sub maşină, e o ţeavă neagră pe podea lângă roata celeilalte maşini.
Görebildiğiniz gibi arabanın altında yerde siyah bir çubuk var. diğer aracın tekerinin hemen yanında.Sehen Sie die schwarze Stange unter dem Auto auf dem Boden, in der Nähe vom Rad des anderen Autos?
Görebildiğiniz gibi arabanın altında yerde siyah bir çubuk var. diğer aracın tekerinin hemen yanında.Tu troszkę widać, pod samochodem na ziemi czarny pręt obok koła tego drugiego samochodu.
Görebildiğiniz gibi arabanın altında yerde siyah bir çubuk var. diğer aracın tekerinin hemen yanında.Vous pouvez voir, sous la voiture, il y a une barre noire sur le sol près de la roue de l'autre voiture.
Görebildiğiniz gibi arabanın altında yerde siyah bir çubuk var. diğer aracın tekerinin hemen yanında.Виждате, че точно под колата има един черен прът на пода до колелото на другата кола.
Görebildiğiniz gibi arabanın altında yerde siyah bir çubuk var. diğer aracın tekerinin hemen yanında.Вот вы видите под машиной чёрный стержень на дороге около колёс машины.
Görebildiğiniz gibi arabanın altında yerde siyah bir çubuk var. diğer aracın tekerinin hemen yanında.אתם יכולים לראות, בדיוק מתחת למכוניות, שיש מוט שחור על הרצפה ליד הגלגל של המכונית השנייה.
Görebildiğiniz gibi arabanın altında yerde siyah bir çubuk var. diğer aracın tekerinin hemen yanında.والتي يمكن ملاحظتها في الصورة هنا .. اسفل السيارة .. حيث يوجد قضيب اسود على الارض او على عجلة السياراة الأُخرى
Görebildiğiniz gibi arabanın altında yerde siyah bir çubuk var. diğer aracın tekerinin hemen yanında.黒い棒が見えると思います あれは地面から発射されたピストンです
Güç kulisleri dışında, alt seviyelerde ise yurttaşlara da teker teker yayılıyor.Ami a mindennapokban történik, távol a hatalomtól, a hétköznapi emberek mindegyikével.
Güç kulisleri dışında, alt seviyelerde ise yurttaşlara da teker teker yayılıyor.Apa yang terjadi pada tingkat bawah, yang jauh dari kekuasaan, yang terjadi pada rakyat biasa satu persatu.
Güç kulisleri dışında, alt seviyelerde ise yurttaşlara da teker teker yayılıyor.Departe de cercurile puterii, lucrurile se întamplă la nivel individual, se întamplă oamenilor obişnuiţi.
Güç kulisleri dışında, alt seviyelerde ise yurttaşlara da teker teker yayılıyor.권력의 복도에서 멀리 떨어져 거리에서 벌어지는 일들은 평범한 시민 한 사람 한 사람에게 일어나는 일입니다.
Güç kulisleri dışında, alt seviyelerde ise yurttaşlara da teker teker yayılıyor.Lo que sucede en el campo, lejos de las esferas de poder, le sucede a ciudadanos comunes, uno por uno.
Güç kulisleri dışında, alt seviyelerde ise yurttaşlara da teker teker yayılıyor.Những điều xảy ra ở mặt đất, cách xa đài cao quyền lực, là điều xảy ra với từng người dân thường một.
Güç kulisleri dışında, alt seviyelerde ise yurttaşlara da teker teker yayılıyor.O que acontece no terreno, longe dos centros de poder, transmite-se aos cidadãos comuns, um a um.
Güç kulisleri dışında, alt seviyelerde ise yurttaşlara da teker teker yayılıyor.To, co se děje na daném místě, daleko od sídla moci, to se děje každému jednotlivému občanovi.