Tek tekerlekli bir bisikletin sadece bir tekeri vardır.A unicycle has only one wheel.
Pedala her basışınızda, tekerleği bir kez çevirir.Each time you step on the pedal, the wheel turns once.
Jack arabanın tekerleğinin nasıl değiştirileceğini bana anlattı.Jack explained to me how to change the wheel of the car.
Eski tekerlekleri yenisiyle değiştir.Replace the old tires with new ones.
Tekerlekli patenleri bedavaya aldım.I got the roller skates for nothing.
Tek tekerlekli bisiklete binebilen bir kız tanıyorum.I know a girl who can ride a unicycle.
Bütün tekerlekli bagajım budur.This is all my carry-on baggage.
Öğrencilerin teker teker ayağa kalktılar ve kendilerini tanıttılar.The students stood up one by one and introduced themselves.
Onun arabasının tekerlekleri yok.His car has no wheels.
O bir at arabası tekerleği yaptı.He did a cartwheel.
Bir ihtimal benim için bir kova suyun var mı? Tekerleğim patladı.Do you have a bucket of water for me by any chance? I have a flat tyre.
Bugün tek tekerlekli bir bisiklet sürdüm.I rode a unicycle today.
Kaza, arabasının ön tekerlerine zarar verdi.The accident damaged her car's front wheels.
Tekerleği ilk olarak kimin icat ettiği bilinmiyor.It's not known who first invented the wheel.
Tek tekerli bisikletin tek tekeri vardır.A unicycle has one wheel.
Favori tekerlemen hangisi?What's your favorite nursery rhyme?
Favori tekerlemen nedir?What's your favorite tongue twister?
Kaykayların genellikle tekerlekli patenlerden daha ucuz olduklarını düşünüyorum.I think skateboards are usually cheaper than rollerblades.
Bisikletimin tekeri patlak.My bicycle has a punctured tire.
Tom tek tekerli bir bisiklet sürebilen bir genç tanıyor.Tom knows a boy who can ride a unicycle.
Tom bir at arabası tekerleği yaptı.Tom did a cartwheel.
Bizim tekerlekli çöp bidonumuz çalındı.Our wheelie bin was stolen.
Tom tekerlekli sandalye olmadan gezinemiyor.Tom can't get around without a wheelchair.
Tek tekerlekli bisiklete binmek çok iyi olmadığım bir şey.Riding a unicycle is one thing I'm not very good at.
Tom tekerlekli bir sedyeye sarılı uyandı.Tom woke up strapped to a gurney.
Tekerlekli sandalyede yaşamaya mahkûm.He is condemned to live on a wheelchair.
Dedemin tekerlekli sandalyesini gördün mü?Did you see grandpa's wheelchair?
Tekerleği icat etti.He invented the wheel.
Tarih tekerrür etmez ama kafiye yapar.History does not repeat itself, but it does rhyme.
Bu benim yeni üç tekerlekli bisikletim.This is my new tricycle.
Bir kamyonun kaç tekerleği var?How many wheels does this truck have?
Tom bir tekerlekli sandalyedeydi.Tom was in a wheelchair.
Tekerlekli sandalyedeki yaşlı adam bana annemi gençken tanıdığını söyledi.The old man in the wheelchair told me that he knew my mother when she was a teenager.
Tekerlekli sandalyedeki küçük çocuk Tom'a saati sordu.A young boy in a wheelchair asked Tom what time it was.
Tekerleği yeniden icat etmene gerek yok.You don't need to reinvent the wheel.
Senin bu patlak tekeri şimdi tamir etmek için zamanın olur muydu?Would you have time to fix this flat tire now?
Güzel tekerlekler.Nice wheels.
Tekerlek dönmüyor.The wheel doesn't turn.
Tekerlekli sandalyeye ihtiyacım yok.I don't need a wheelchair.
Bir patlak tekerim var.I've got a flat tire.
Tom'un patlak tekerini tamir etmeyi önerdim.I offered to fix Tom's flat tire.
Markku, Tom'un tekerleğine çomak sokmaya çalıştı.Markku tried to put a spoke in Tom's wheel.
Bisikletimin arka tekerleği patlak.The rear tire of my bicycle is flat.
Tekerlekli sandalyede seninle konuşmak isteyen bir kadın var.There's a woman in a wheelchair wanting to talk to you.
Tom en son ne zaman tek tekerlekli bisiklete bindi?When was the last time you saw Tom ride a unicycle?
Tom tekerlekli sandalyeye bindi.Tom got into the wheelchair.
Bu şimdiye kadar bulunduğum en güzel tekerlekli karavan.That's the nicest motor home that I've ever been in.
Tekerdeki bir hamster gibi koşarım.I run like a hamster in a wheel.
Onlar Tom'u tekerlekli sandalye sürücüsü yaptı.They made Tom chairman.
Tekerleği yeniden icat etmek zorunda değilsiniz.You don't have to re-invent the wheel.
Tom motorlu tekerlekli bir sandalye satın almak için yeterli paraya sahip değil.Tom doesn't have enough money to buy a motorized wheelchair.
Tom tekerlekli sandalyeyi Mary'nin odasına doğru itti.Tom pushed the wheelchair into Mary's room.
Tom Mary'ye tekerlekli sandalyesine binmesi için yardım etti.Tom helped Mary get into her wheelchair.
Hiç Fince tekerlemeler biliyor musun?Do you know any Finnish tongue-twisters?
Tom bir tekerlekli sandalyede.Tom is in a wheelchair.
Tom'un bir tekerlekli sandalyeye ihtiyacı var.Tom needs a wheelchair.
Tom tek tekerli bir bisiklet istiyor.Tom wants a unicycle.
Tom tekerli sandalyeyi koridordan aşağıya doğru itti.Tom pushed the wheelchair down the hall.
Bu teker patlak.This tire is punctured.
Bu teker delik.This tire is punctured.