Ana içeriğe geç
Sözlük

tekel ile cümle

tekel kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Tekelistan (Ağustos 2005 bas.).هندسة الاتصالات (أسس عام 2005).
Bu dönemde öğrencilik döneminden tanıdığı eşi Ahmet Tekeli ile evlenir.وفي هذه الفترة تزوجت بأحمد تكالى الذى تعرفت عليه أثناء فترة الدراسة.
Akılcılık Batı'nın tekelinde değildir.ولكن هذا الاختراع لم ينقل للغرب.
1952 - Kibrit tekeli kalktı.1952: المحرق.
Bu tekel bitmeli.يجب ان ينتهي هذا الاحتكار
Ayrıca tekelci yapı kurmakla itham edilmektedir.Ex.: Você também foi acusado de crime de corrupção.
Monopoly sözcüğü İngilizcede "tekel" anlamına gelir.A palavra Whip significa literalmente "chicote" em inglês.
"Bir sosyal bilimci olarak İlhan Tekeli".«O jogo educativo como fato social».
Seferler uzun yıllardır hevzılaoğullarının tekelinde ve minibüs Necmeddin ŞEN tarafından kullanılmaktadır.Há milhares de anos homens e mulheres utilizam cosméticos.
Ülkede iletişimde de devlet tekeli vardır.Em repúblicas, também há uma mensagem de natal.
Her iki şirket kendi kolonileri ile ticaret tekelliliklerini sürdürdü.Beide bedrijven blijven onder eigen merknaam vliegen.
Tekel şampiyon oldu.Cristal werd kampioen.
Kilise zenginlik, askeri insan gücü ve kendisinin okuryazarlık tekelini sunuyordu.De kerk bood rijkdom, militaire mankracht en haar monopolie in geletterdheid.
Tekeller de bu tür engellerin varlığında ortaya çıkarlar.Ook het barricaderen kwam daar voor.
Birçok alanda devlet tekeli getirildi.Op meerdere plaatsen werd de noodtoestand uitgeroepen.
Ayrıca bölgesel bazı kaynakları da tekelinde bulundurmaktadır.Binnen het gebied liggen ook enkele akkertjes.
TEKEL; terazide tartıldın ve eksik bulundun.Tekel: Gij zijt in de weegschaal gewogen en te licht bevonden.
İyot bakımından oldukça zengin olan bu yağ asırlarca Çimmesyanların tekelinde kalmıştır.Het beetje eten dat nog goed was, ligt buiten in het gras.
Çoğunlukla eski tüccarlar tarafından işletilen merkezi hükümet tekelleri kurdu.Utworzył rządowe monopole zarządzane przeważnie przez byłych kupców (shang).
Bununla birlikte Lenin'e göre emperyalizm, kapitalizmin tekelci aşamasıdır.Według Lenina imperializm jest szczytowym stadium kapitalizmu.
Daha sonra Tekelüler aşireti de ağır bir darbe almıştır.Konając unieśli przyłbice i poznali okrutną prawdę.
Siyasi ve dinsel makamlara yerleşmiş bu ayrıcalıklı sınıf iktidarı ve otoriteyi tekeline almıştı.Bardzo szybko zdobył sobie na dworze opinię zdolnego polityka i dyplomaty.
Hükümetin TEKEL'i kapatmasıyla bölgede tütün üretimi hemen hemen sıfırlanmıştır.W rezultacie produkcja bananów w regionie została w praktyce wstrzymana.
Bu durum, firmayı bu pazarda tekel durumuna getirir.Firma wypuszcza na rynek serię Vizuss.
Ertesi yıl TEKEL'in teknik direktörü oldu.W 2000 roku został dyrektorem technicznym Toyoty.
TEKEL; terazide tartıldın ve eksik bulundun.TEKEL – zważono cię na wadze i okazałeś się zbyt lekki.
Piyasada tekelleşme sonucu fiyatlar aşırı yükselebilir.Skutkiem wprowadzenia ceny maksymalnej może być niedobór rynkowy.
Britanya'ya gizlice tütün üretimi ve satışının 50 yıllık hakkını tekel olarak verilmiştir.Sedan 1600-talet har Sverige haft fem statliga monopol på import, tillverkning och försäljning av tobak .
Her iki şirket kendi kolonileri ile ticaret tekelliliklerini sürdürdü.Båda regionerna kommer fortfarande att använda sina egna varumärken ut till kunderna.
2004-2007 yılları arasında Kazakistan'ın Doğal Tekel Yönetmeliği Ajansına başkanlık etti.У 2004—2007 роках очолював Агенство Республіки Казахстан з регулювання природних монополій.
Etiyopyalılar, Haile Selassie'yi Janhoy, Talaqu Meri, ve Abba Tekel'i içeren birçok isimle adlandırır.Для ефіопів, Хайле Селассіє був відомий під багатьма іменами, у тому числі Janhoy, Talaqu Meri, і Abba Tekel.
Soruları çoğu kez Tekeli, büyük bir ciddiyet ve önemle kendisi hazırlamış.Тим не менш він досить часто виступав з гострих та найважливіших питань.
Üretimi ve satışı devlet tekeli altındadır.Виробництво, передача та розподіл електроенергії знаходиться в руках держави.
Ertesi yıl TEKEL'in teknik direktörü oldu.Потім протягом року був технічним директором ФК «Брюгге».
BTR-94 Sovyet yapımı 8 tekelekli BTR-80 aracının Ukrayna tarafından modifiye edilmiş halidir.Українські версії БТР-80УП — українська модернізація БТР-80, розроблена для Іраку.
Aynı yıl Japonlar yabancı postayı tekelleştirdiler.У той же день серби звільнили Нові-Пазар.
Tekelistan (Ağustos 2005 bas.).Krásnopolský (Únor 2005).
İleriki yıllarda yerine oğlu Şahkulu Baba Tekeli geçti.Va rămâne în scurt timp orfan de tată.
Yabancıların kurdukları tekellerden kaçınılmalıdır.Se curăță gura de eventualele corpuri străine.
Bu dönemde öğrencilik döneminden tanıdığı eşi Ahmet Tekeli ile evlenir.În această perioadă o cunoaște pe Aglae, studentă la medicină, cu care se căsătorește.
Sağlık hizmetleri devletin tekelindedir.Ministerul Sănătății reprezintă autoritatea de stat în domeniul sănătății publice.
Siyasi ve dinsel makamlara yerleşmiş bu ayrıcalıklı sınıf iktidarı ve otoriteyi tekeline almıştı.În mod deosebit interesați de acest sport reprezentanți ai structurilor de putere și forțelor speciale.
Ayrıca bölgesel bazı kaynakları da tekelinde bulundurmaktadır.Több forrás is található a területén.
1977 yılında şirket o zamana kadar mevcut bulunan bira tekelinden ayrıldı.Egy 1974-es ásatás megerősítette az elképzelést, hogy a ma is működő söröző helyén állt az egykori sörfőzde.
Birçok alanda devlet tekeli getirildi.Az állam egyes részein rezet találtak.
2009-2010: TEKEL işçilerinin direnişine kitlesel katkı.2009-2010: kísérlet a Missió együttes életre keltésére.
Tekel şampiyon oldu.Chipsi pedig bajnok lesz.
Birçok alanda devlet tekeli getirildi.Hallituksen joukot etenivät monin paikoin.
Bu, Kanada merkezli yün ticaretindeki Fransız tekelinin sonu anlamına geliyordu.Tämä päätti ranskalaisten monopolin kanadalaisessa turkiskaupassa.
İnhisar İdaresi olan adı, 1946 yılında TEKEL Genel Müdürlüğü yapıldı.Προήχθη σε Γενικό Διευθυντή του Υφυπουργείου Τύπου το 1946.
Kilise zenginlik, askeri insan gücü ve kendisinin okuryazarlık tekelini sunuyordu.Kirken tilbød rigdom, soldater og sit monopol på læse- og skrivekundskab.
Yıllık 200.000 litre üretilen bu viski çok uzun yıllar Tekel tarafından piyasaya sürülmüştür.Denne whisky har ligget på 200-liters bourbonfade af egetræ på destilleriet i 3 år.
Bahar (sigara), Tekel idaresi tarafından üretilmiş bir sigara markası.Nil – et cigaret-mærke produceret af Gallaher Group.
Ayrıca bölgesel bazı kaynakları da tekelinde bulundurmaktadır.Kilder finnes også i området.
1059'da papa Nicolaus II, kardinallere papanın seçiminde önemli fakat tekelci olmayan bir rol verdi.I 1059 ga pave Nikolas II en ny lov som gjorde kardinaler til de eneste som hadde stemmerett ved pavevalg.
1928 - İnhisarlar İdaresi (Tekel), rakı imalatına başladı.Ramsey (1928) gir en fremstilling av dette prinsippet.
Hükümet onları stratejik varlık olarak tutmakta veya doğal tekel oldukları için korumaktadır.Pemerintah menjaganya sebagai aset strategis atau karena mereka sebagai monopoli natural.
Ve çizilen yazı şudur: MENE, MENE, TEKEL UFARSİN.Maka inilah tulisan yang tertulis itu: Mene, mene, tekel ufarsin.
Shikken ve Tokusō makamları Hōjō boyu tekeline girmişti.Sejak itu pula, posisi shikken dan tokusō dipegang oleh pejabat yang berbeda.
Ancak sikkelerin dağıtımı, Han Hanedanı'nın tüm geri kalan ömrü boyunca merkezi hükümet tekelinde kaldı.Penerbitan koin tetap menjadi monopoli pemerintah pusat selama sisa Dinasti Han.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod