tekdüze ile cümle
tekdüze kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
ÖRNEK CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Ben tekdüze yaşamdan bıktım.I'm tired of the monotonous life.
Sıkıştırılmış yakıt tozu tekdüze/eşit-formlu (ing:uniform) olarak yanmıştır.The foil is used as a thrusting (or point) weapon only.
Konuşma dili ile uzmanlık dilleri arasındaki tutarsızlıklar tekdüze değildirler.Influence from the surrounding spoken languages is not improbable.
Toplumu daha sıkıcı daha tekdüze ya da daha güçlü, daha becerikli hale mi getireceğiz?Will we make a society that is more boring and more uniform, or more robust and more versatile?
Ve ne kadar tekdüze olmadığını görebiliyoruz.And what you can see is it's very non-uniform.
Gördüğünüz üzere tekdüze olmayan bir şekilde dağılmışlardır.And as you can see, they're very non-uniformly distributed.
Tekdüzeleştirmemek için renklerini değiştireyim.Let me switch colors to keep from getting monotonous.
Renkleri değiştireyim, çünkü tekdüzeleşti.Let me switch colors, because it's monotonous.
Fakat ondan sonra, işler durağan ve tekdüzeydi.But after that, things were pretty steady and pretty uniform.
Ve gördü ki eğer iltihap yoksa tarama sonucu tekdüze gri renkte.And she saw that if there is no inflammation, then the scan is a uniform gray.
Tekdüzelikten ziyade bireyselliğin önemi vurgulanacak.Individuality will be emphasized rather than uniformity.
Tekdüzelik gerektirmeyecek.It does not call for uniformity.
Akıllı genel planlamanın kitlesel tekdüzeliğe... ...sebep olacağını düşünmek saçmadır.The notion that intelligent overall planning implies mass uniformity is absurd.
Tekdüze ilerlemeyelim.I won't tell you what type these are going to be. Let me switch colors.
Tekdüze Paraziti AzaltReduce Uniform Noise
Yüksek sesli, tekdüze ötüşleri; bir dizi sert, çıtırtı notalardan oluşmaktadır.The loud, monotonous call is a series of harsh, creaking notes.
Provansın genelinde toprak tekdüzelik ve genellemeden yoksun çeşitlidir.The soil across Provence is varied, lacking uniformity and generalization.
1955 - H. S. M. Coxeter vd. tekdüze çok yüzlülerin tam listesini yayınladı.1955 – H. S. M. Coxeter et al. publish the complete list of uniform polyhedron.
Ay'ın hareketinin tekdüze olmadığı, hızının değiştiği, uzun zamandır biliniyordu.It had been known for a long time that the motion of the Moon is not uniform: its speed varies.
Davullar blast beat ile tekdüze olarak çalınır.Éventuellement équipés de tuiles Blazer.
Konuşma dili ile uzmanlık dilleri arasındaki tutarsızlıklar tekdüze değildirler.Hay divergencias en el nivel de conocimiento de idiomas entre los estados miembros.
Tekdüzen Hesap Planı bilanço hesaplarını beş grupta toplamıştır.Aire Fresco presentó listas en cinco departamentos.
Basit 3-d spiraller için, üçüncü değişken, h (yükseklik) de θ açısının tekdüze bir sürekli fonksiyonudur.Для простых трёхмерных спиралей третья переменная h — также непрерывная монотонная функция от θ.
Tekdüzen Hesap Planı bilanço hesaplarını beş grupta toplamıştır.Счета плана счетов группированы в пять глав.
Basit 3-d spiraller için, üçüncü değişken, h (yükseklik) de θ açısının tekdüze bir sürekli fonksiyonudur.Para as espirais 3D simples, a terceira variável, h (altura), também é uma função contínua, monotônica, de θ.
Bu işin tekdüze bir yordamı vardı.Era uma coisa profundamente enraizada.
Bu tekdüze yaşamdan dolayı son derece mutsuzum.Estou terrivelmene enfadado desta vida monótona.
Konuşma dili ile uzmanlık dilleri arasındaki tutarsızlıklar tekdüze değildirler.Skillnaden mellan invandrarspråk och minoritetsspråk är alltså inte självklar.
Oyun yüzeyi tekdüze koyu bir renk ve mat olacaktır.Ігрова поверхня столу повинна бути матовою, однорідної темного забарвлення.
Bu tekdüzeliği önlemiş ve her bölüme ayrı bir bakış katmıştır.Tento názor je subjektivní a každý tuto hranici vnímá rozdílně.
Bu işin tekdüze bir yordamı vardı.Cu toate acestea, era prezentă o nemulțumire latentă.
Ben tekdüze yaşamdan bıktım.M-am săturat de viața monotonă.
1.1.1994'ten itibaren tekdüzen sistemine geçilmiştir.A tagállamok 1993. január 1-jétől léptették életbe a kódrendszert.
Bu durum kaosu (karmaşayı) ve karmaşık tekdüzeliği simgeler.A kép zsineg és dörzsölés technika keveréke.
Tekdüzen Hesap Planı bilanço hesaplarını beş grupta toplamıştır.A teljesítményértékelési rendszer öt kategóriába sorolja a dolgozókat.
Tekdüze yaşamı kronik uykusuzluk sorunuyla çekilmez bir hale gelmiştir.Összességében a betegség a krónikus fáradtság képét mutatja.
Konuşma dili ile uzmanlık dilleri arasındaki tutarsızlıklar tekdüze değildirler.Kielenhuoltolautakunta ei ole huomioinut ammattikielen problematiikkaa tässä.
Sürekli tekdüze dağılım: aralığı için tanımlanmıştır.Laihdu pysyvästi: hallitse painoasi.
Bu işin tekdüze bir yordamı vardı.Den havde et godt praktisk greb på tingene.
'Tekdüzen, Muhasebe sistemidir.Datamatik er automatisk databehandling.
Ayrık tekdüze dağılım: Bir sonlu set içinde bulunan tüm elemanlar aynı eşit olabilirliktedirler.Uniform fordeling der alle elementene i et endelig sett har samme sannsynlighet.
Aksi takdirde iş sıkıcı ve tekdüze olacaktır.Uten dét blir sporten kjedelig.
Tekdüzen Hesap Planı bilanço hesaplarını beş grupta toplamıştır.Vì tin tưởng nên công ty giao cho Global Home được 15 container.
Erkeğin oldukça tekdüze şarkısı Sarı Kirazkuşu'nunkine benzer.דומה מאוד ל"ליצן צהוב".
Erkeğin oldukça tekdüze şarkısı Sarı Kirazkuşu'nunkine benzer.Песента на сивия кълвач наподобява тази на зеления кълвач.
Dikdörtgen dağılımı: aralığında bir sürekli tekdüze dağılımıdir.To je dozvoljeno odstupanje Između sastavljenih dijelova je stalno preklop.
Bu işin tekdüze bir yordamı vardı.Bolo potrebné razantne vyriešiť tento problém.
Kiloları ise 820 ile 1.000 kilogram arasında tekdüzelik gösterir.Nosnosť vozidla bola podľa verzie od 800 do 1 200 kg.
Bu işin tekdüze bir yordamı vardı.Ta ukaz se jim je zdel blazen.
Bir daire, bu fonksiyonun monoton (tekdüze) değil sabit olduğu özel bir durumudur.Izrojen primer je krožnica, kjer funkcija ni strogo monotona, temveč konstanta.
Konuşma dili ile uzmanlık dilleri arasındaki tutarsızlıklar tekdüze değildirler.Erinevus loomade kommunikatsiooni ja keele vahel on ähmane.
A harfinin tekdüze tekrarını ve bir bilgisayar programını görüyorsunuz.모두 "A"로만 구성된 배열이나 엄격한 규칙을 따라야 하는
A harfinin tekdüze tekrarını ve bir bilgisayar programını görüyorsunuz.ניתן למצוא רצף חד-גוני, רצף של הכל A-ים, וניתן גם למצוא תוכנית מחשב,
A harfinin tekdüze tekrarını ve bir bilgisayar programını görüyorsunuz.تجد سلسلة جامدة ، وتسلسل في كل شيء، وتجد أيضا برنامج الكمبيوتر ،
A harfinin tekdüze tekrarını ve bir bilgisayar programını görüyorsunuz.コンピュータープログラムです これはFortranという言語で
Akıllı genel planlamanın kitlesel tekdüzeliğe... ...sebep olacağını düşünmek saçmadır.Az a vélemény, hogy az intelligens, globális tervezés egyhangúságot eredményezne, teljesen abszurd.
Akıllı genel planlamanın kitlesel tekdüzeliğe... ...sebep olacağını düşünmek saçmadır.De gedachte dat gecentraliseerde planning massa uniformiteit impliceert is absurd.
Akıllı genel planlamanın kitlesel tekdüzeliğe... ...sebep olacağını düşünmek saçmadır.Die Vorstellung, dass intelligente Gesamtplanung Massen-Uniformität bedeutet, ist absurd.
Akıllı genel planlamanın kitlesel tekdüzeliğe... ...sebep olacağını düşünmek saçmadır.Föreställningen att intelligent övergripande planering innebär enformighet är absurd.
Akıllı genel planlamanın kitlesel tekdüzeliğe... ...sebep olacağını düşünmek saçmadır.Ideea precum că planificarea inteligentă în întregime presupune uniformitate totală, este absurdă.