tek başına ile cümle

tek başına kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
7
ORT. KELİME
Gerçekten onu tek başına mı inşa ettin?Did you really build that by yourself?
Bunu tek başına yaptığına inanmamı mı bekliyorsun?Do you expect me to believe you did this by yourself?
Bunu gerçekten tamamen tek başına mı yaptın?Did you really do this all by yourself?
Tek başına bir şey yapamaz mısın?Can't you do anything on your own?
Tek başına halledebileceğinden emin misin?Are you sure you can manage on your own?
Tom'un onu tek başına yapabileceğinden emin misin?Are you sure Tom can do it by himself?
Tom'un tek başına bunun üstesinden gelebileceğinden emin misin?Are you sure Tom can handle it by himself?
Tom'un onu tek başına kaldırmak için yeterince güçlü olduğunu düşünüyor musun?Do you think Tom is strong enough to lift that by himself?
Tom ev ödevini tek başına yapacağını söyledi.Tom said he would do his homework by himself.
Tom tek başına yaşamayı umursamadı.Tom didn't mind living by himself.
Tom hava karardıktan sonra tek başına dışarı çıkmaktan daha iyisini bilir.Tom knows better than to go out alone after dark.
Tom Mary'ye hava karardıktan sonra tek başına yürüyerek gitmemesi gerektiğini söyledi.Tom told Mary that she shouldn't walk alone after dark.
Tom Mary'nin tek başına parkta oturduğunu gördüğünü söyledi.Tom said he saw Mary sitting in the park by herself.
Tom muhtemelen oraya tek başına gitmemesi gerektiğini düşündü.Tom thought he probably shouldn't go there by himself.
Tom onu tek başına yapmaya çalıştı.Tom tried to do it by himself.
Tek başına yolculuk etmekten hoşlanır mısın?Do you like to travel by yourself?
Tom bu raporu tek başına yazdı.Tom wrote this report by himself.
Ebeveynlerinin Boston'a tek başına gitmene izin vereceklerini gerçekten düşünüyor musun?Do you really think your parents will let you go to Boston by yourself?
Benim tek başına kişisel bir bilgisayarım var.I have a stand-alone personal computer.
Ben de onu tek başına yapabilip yapamayacağını merak ediyorum.I wonder whether you could do it alone as well.
Sen tek başına mısın?Are you by yourself?
Tom tek başına Boston'a gitmeyi planlıyor.Tom plans to go to Boston by himself.
Tom'un orada tek başına durduğunu gördüm.I saw Tom standing there all by himself.
O, otoparkta tek başına duruyordu.She was standing alone in the parking lot.
O tek başına bir başarı.That alone is an achievement.
Tom tek başına hareket etmedi.Tom didn't act alone.
O tek başına kahvaltı yedi.He ate breakfast alone.
Tom bunu tek başına yapamaz. Ona yardım etmen gerekiyor.Tom can't do it alone. You need to help him.
Tom bunu tek başına asla yapamayacak.Tom will never be able to do it by himself.
Tom onu tek başına yapmak zorunda kalacak.Tom is going to have to do it by himself.
Tom tek başına bunun üstesinden gelemeyecek.Tom won't be able to handle this alone.
Bunu tek başına yapmaya kalkışma.Don't attempt to do this by yourself.
Tom onunla tek başına yüz yüze gelmek zorunda değil.Tom doesn't have to face it alone.
Tom bunu tek başına yapmak zorunda değil.Tom doesn't have to do this alone.
Tom tek başına gitmek zorunda kalacak.Tom will have to go by himself.
Tom bunu tek başına yapmak zorunda değildi.Tom didn't have to do it alone.
Tom'un onu tek başına yapmasına izin verme.Don't let Tom do it by himself.
Tom onu tek başına yapamadı.Tom couldn't do it by himself.
Tom kahvaltıyı tek başına yedi.Tom ate breakfast alone.
O, bataklıkta küçük bir kulübede tek başına yaşıyor.He lives alone in a little cottage in the swamp.
Tom'un bunu tek başına yapabildiğine inanamıyorum.I can't believe Tom was able to do this all by himself.
Tom tek başına şişedeki tüm sütü içti.Tom drank the whole bottle of milk by himself.
Aşk tek başına başarılı bir uluslararası evlilik için yeterli değildir.Love alone is not enough for a successful international marriage.
Tom tüm bunu tek başına yaptı.Tom did it all alone.
O kelimeyi tek başına anlamıyorum. Bana bir bağlam verir misin?I do not understand that word in isolation. Could you give me some context?
O onun tek başına oraya gitmemesini tavsiye etti.He advised her not to go there by herself.
Tom Mary'ye oraya tek başına giderse iyi olmayacağını düşündüğünü söyledi.Tom told Mary that he thought it wouldn't be good if she went there by herself.
O yeni yıl arifesini tek başına kutladı.He celebrated New Year's Eve alone.
Bazen tek başına biraz zaman harcamak harikadır.Sometimes it's great to spend some time alone.
Tom'un onu tek başına yapabilip yapamayacağına bakalım.Let's see if Tom can do that by himself.
Tom'un, bunu tek başına halledebileceğini umalım.Let's hope that Tom can handle that by himself.
Bunu tek başına yapmayı hayal edebilir misin?Can you imagine doing this by yourself?
Tom küçük bir kamarada tek başına yaşıyordu.Tom lived alone in a small cabin.
Tom Mary'ye gece tek başına dışarı çıkmamasını söyledi.Tom told Mary not to go out at night by herself.
Mary bir kayanın üzerinde tek başına oturuyordu.Mary sat alone on a rock.
Tom bir kaya parçasının üzerine tek başına oturdu.Tom sat alone on a boulder.
O tek başına yaşayacak kadar oldun değil.He is not mature enough to live alone.
O, İskoçya'nın uzak bir bölgesinde tek başına bir hayat sürüyor.She leads a solitary life in a remote area of Scotland.
Erkek kardeşim tek başına gitmekte ısrar etti.My brother insisted on going alone.
Tom oraya tek başına gitti.Tom went there alone.

İlgili Sayfalar