tek başına ile cümle

tek başına kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
6
ORT. KELİME
Tom şarap şişesini tek başına bitirdi.Tom finished the bottle of wine by himself.
Tom'un tek başına Boston'a gitmesine izin vermeyeceğim.I'm not going to let Tom go to Boston by himself.
Tom bütün karpuzu tek başına yedi.Tom ate the whole watermelon by himself.
Tom tek başına evi boyadı.Tom painted the house all by himself.
Tom tek başına çalışmayı sevmez.Tom doesn't like to work by himself.
Bunu tek başına yapabilmelisin.You should be able to do this by yourself.
Tom tek başına bütün pastayı yedi.Tom ate the whole cake by himself.
Oraya tek başına gitmen güvenli olmazdı.It wouldn't be safe to go there by yourself.
Tom küçük bir dairede tek başına yaşıyordu.Tom lived in a small apartment by himself.
Tom raporu tek başına yazdı.Tom wrote the report all by himself.
Tom tek başına oturuyordu.Tom was sitting all by himself.
Tom oraya tek başına gitmeyi planlıyor.Tom plans to go there alone.
Onu tek başına yapmak istediğinden emin misin?Are you sure you want to do that by yourself?
Tom bütün şarap şişesini tek başına içti.Tom drank the whole bottle of wine by himself.
Tom tek başına kahvaltı yaptı.Tom ate breakfast all by himself.
Eve tek başına gitme.Don't walk home alone.
Ancak Tom tek başına hareket edemez.Tom, however, can't act alone.
Tom tek başına eve gitmemeliydi.Tom shouldn't have walked home by himself.
Tek başına mı dans ettin?Did you dance by yourself?
Gerçekten tek başına mı dans ettin?Did you really dance by yourself?
Tom gerçekten oraya tek başına mı gitti?Did Tom really go there by himself?
Tom, Mary'nin tek başına evine yürümesinin güvenli olmayacağını düşünüyordu.Tom thought it wouldn't be safe for Mary to walk home by herself.
Onları tek başına mı görmek istiyorsun?Do you wanna go see them by yourself?
Tom, Mary'nin tek başına evine yürümesinin güvenli olacağını düşündü.Tom thought it would be safe for Mary to walk home by herself.
Bence Tom'un tek başına Boston'a gitmesine izin vermelisin.I think you ought to let Tom go to Boston by himself.
Leyla iki oğlan çocuğunu tek başına yetiştirdi.Layla raised her two boys on her own.
Fadıl problemlerini tek başına çözemez.Fadil can't solve his problems alone.
Fadil tek başına.Fadil is on his own.
Tom kendi sorunlarını tek başına çözemez.Tom won't be able to solve his problems alone.
Tom lastiği tek başına değiştirebilmeli.Tom should be able to change the tire by himself.
Tom onun hepsini tek başına yapamaz.Tom can't do it all by himself.
Tom onu tek başına yapamazdı sanırım.Tom couldn't have done that by himself, I think.
Tom'u oraya tek başına gitmemesi için ikna ettim.I convinced Tom not to go there by himself.
Tek başına şarkı söyledin mi?Did you sing by yourself?
Tom hepsini tek başına yaptı.Tom did that all by himself.
Onu tek başına yapabileceğin hiçbir yol yok.There's no way you can do that by yourself.
Tom tezgahta tek başına oturdu.Tom sat alone at the counter.
Tom, motoru tek başına nasıl tamir edeceğini anladı.Tom figured out how to fix the engine on his own.
Tom, tek başına bunu yapmak istemediğini söylüyor.Tom says he doesn't want to do that by himself.
Onu gerçekten tek başına mı yaptın?Did you really do that by yourself?
Tom tek başına köşede oturuyor.Tom is sitting in the corner all by himself.
Sami tek başına köşede oturuyor.Sami is sitting in the corner all by himself.
Tom onu tek başına yapmak istediğini söylüyor.Tom says he wants to do that by himself.
Tom'un onu tek başına yapması gerekiyordu.Tom was supposed to do that by himself.
Tom onu tek başına yapmış olmayabilir.Tom may not have done that by himself.
Tom bunu tek başına yapmak istedi.Tom wanted to do that by himself.
Tom muhtemelen onu tek başına yaptı.Tom probably did that by himself.
Sami tek başına hayatta kalmak istedi.Sami wanted to survive on his own.
Tom, Mary'ye onu tek başına yapmak zorunda kalacağını söyledi.Tom told Mary that she would have to do that by herself.
Onu tek başına yapmak için çok gençsin.You're too young to do that by yourself.
Sen tek başına yaşamak için çok gençsin.You're too young to live by yourself.
Tom orada tek başına ne yapıyordu?What was Tom doing out there all by himself?
Tom tek başına eve yürümekten çok korktu.Tom was too scared to walk home by himself.
Tom elinden gelseydi onu tek başına yapacağını söyledi.Tom said he would've done that by himself if he could've.
Onu tek başına yapamazsın, değil mi?You can't do that by yourself, can you?
Tom tek başına istasyona kadar gitti.Tom went as far as the station by himself.
Tom restorandan tek başına ayrıldı.Tom left of the restaurant by himself.
Tom'un onu tek başına yapması gerekmiyor mu?Isn't Tom supposed to do that by himself?
Tom bunu tek başına yapmayacak, değil mi?Tom won't do that by himself, will he?
Tom onu tek başına yapmayı mı planlıyor?Is Tom planning to do that by himself?

İlgili Sayfalar