tek başına ile cümle
tek başına kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Bir kolu alçıda küçük kız, annesi onu okuldan almaya gelmeyince eve tek başına gitmeye çalışır.זהו סיפורה של ילדה בת שש, שאמהּ לא באה לאסוף אותה מבית הספר והיא מתחילה ללכת לבדה בחזרה הביתה.
İngiltere'de eşini desteklemek için zamanının olmayacağını düşünerek tek başına gitti.הוא נסע לאנגליה לבד, כי הוא לא יכל להרשות לעצמו לתמוך באשתו שם.
Ancak Dumas bu iddiasında tek başınadır.זמיר אינו לבד בהאשמה זו.
2002 - Steve Fossett tek başına ve mola vermeden dünya çevresini balonla dolaşan ilk insan oldu.בשנת 2002, היה סטיב פוסט לאדם הראשון שהקיף את כדור הארץ בטיסת סולו בכדור פורח.
Yemekle beraber veya tek başına alınabilir.את הריבה ניתן לאכול לבדה.
Ayrıca Kraliçe yuvayı tek başına yapar.דבר זה גורם לה לנהל את הממלכה לבד.
Grup içinde tek başına alt grupta toplanır.כמו כן הצטרפו לקיבוץ לא מעט בודדים.
Lefty ise sorunu tek başına çözmek istiyodur.אטצל מחליט לחקור את הפרשה בעצמו.
Bu savaş modlarının özellikleri şunlardır: Free For All: Herkes tek başına.מצבי המשחק האפשריים משחק מרובה משתתפים הם: Free for All - קרב "כולם על כולם" קלאסי.
17 yaşında tek başına New York'a gitti.בגיל 14, עלה לישראל לבד.
Big Show tek başına devam etmen zorunda kaldı ama yenildi.בסופו של דבר היא הגיעה למשחק הגמר, אך הפסידה בו.
İnsülin enjeksiyonları, oral ilaçlara eklenebilir veya tek başına kullanılabilir.דימומים אפידוראליים עשויים להתרחש בשילוב עם דימומים תת-דוראליים או להתרחש לבדם.
Bazen insanlar bilinçli olarak tek başına kalmayı tercih ederler ve yalnız olmaktan zevk alırlar.נדמה כי הם אדישים לאנשים אחרים, ולעיתים קרובות נראה כי הם מעדיפים להיות לבד.
Cumhuriyetin siyasal gücünü hemen ve tek başına eline geçirmek istemekteydi.לא היה לו עניין בפוליטיקה של ארצו, והוא העדיף לנהל את נכסיו בעזרת באי-כוחו.
Her sorunu tek başına halledebileceğine inanmaktadır.כל העת האמין שהוא מסוגל לפתור כל בעיה אם יינתן לו זמן.
Sirkeyle tatlandırılıp tek başına veya salata içinde de hazırlanabilir.ניתן לקפוץ בחבל לבד או בשיתוף פעולה.
2005'te son solo albümü "Evde Tek Başına" yayınlandı.ב-2005 הקליטו בביתם את אלבומם השני, Say I Am You.
Fakat bu, tek başına başarabileceği bir şey değildir.אין דבר היכול לגרום את עצמו.
Kane de tek başına devam etti.ג'ונסון לא פעל לבדו.
Amanda, vampiri tek başına toz eder.מרין מתחיל בגירוש השדים לבד.
Evde Tek Başına (Özgün adı: Home Alone), 1990 yapımı bir komedi filmi.שכחו אותי בבית (באנגלית: Home Alone, מילולית "לבד בבית") הוא סרט קולנוע קומי אמריקני משנת 1990.
O, ona, oraya tek başına gitmemesini tavsiye etti.היא יעצה לו לא ללכת לשם לבד.
O, ona, oraya tek başına gitmemesini tavsiye etti.הוא יעץ לה לא ללכת לשם לבד.
O, ona, oraya tek başına gitmemesini tavsiye etti.הוא יעץ לה לא ללכת לשם לבדה.
O, ona, oraya tek başına gitmemesini tavsiye etti.הוא יעץ לו לא ללכת לשם לבדו.
O, ona, oraya tek başına gitmemesini tavsiye etti.הוא יעץ לו לא ללכת לשם לבד.
Bu ülkelerde, genellikle tek parti tek başına bir meclis çoğunluğunu elde edemez.В тези страни обикновено нито една партия не разполага с парламентарно мнозинство от само себе си.
Bazı ülkelerde tek başına trimetoprimin TMP/SMX’e eşdeğer olduğu kabul edilmektedir.Само триметопримът се счита, че е еквивалентен на TMP/SMX в някои страни.
Herhangi bir karar tek başına ya da ortak bir sistemde kullanılabilir.Всяко решение може да бъде използвано самостоятелно или в една обща система.
Zirvede Tek Başına.Сам на скалата.
Ayrılığın ardından Ann oğluna tek başına bakmak zorunda kaldı.След развода си тя трябва сама да се грижи за сина си.
Evde Tek Başına 5, Evde Tek Başına serisinin son filmidir.„Сам вкъщи 4“ (на английски: Home Alone 4) в САЩ) е четвъртият филм от поредицата „Сам вкъщи“.
Bu nedenle tek başına gidecektir.Той сам ще се отведе там.
Armi tek başına kalmaktan korkmaktadır.Те са ужасени да остават сами.
Bütün kararları tek başına kendisi vermiştir.Тя трябва сама да вземе своето решение.
Neredeyse on yıla yakın bir süre tek başına kalan Batman'e, Tim Drake'in üçüncü Robin olarak katılır.До края на десетилетието той работи сам, докато Тим Дрейк не става новият Робин.
1931'den 1936'ya kadar tek başına bütün Afrika'yı baştan sona bazen bisikletle ve bazen yürüyerek gezdi.От 1936 г. започва да обикаля България пеша и на колело.
Tek başına serum kreatinin, glomerül filtrasyon hızını da yüksek gösterebilir.Само серумният креатинин може да превишава скоростта на гломерулна филтрация.
Her bir modül bir ERP sistemi ile, tek başına ya da birlikte kullanılabilir.Всеки модул може да бъде използван самостоятелно или заедно в единна ERP система.
Dana Reston ise tek başına bir senaryo yazmıştır.Сценаристът Реджиналд Роус написва сценария по своя телевизионна пиеса.
Giunia tek başına kalmıştır.Таня остава съвсем сама.
İnsülin enjeksiyonları, oral ilaçlara eklenebilir veya tek başına kullanılabilir.Инжекциите инсулин може да се добавят към пероралните лекарства или да се прилагат самостоятелно.
18 ay içinde tek başına 4.000'den çok bizon öldürdüğü söylenir.Хвали се, че за да снабди с месо работниците, които строят железницата, е убил 4000 бизона само за 18 месеца.
Semptomlar tek başına ya da diğer klasik dang semptomlarıyla birlikte görülebilir.Болният може да има само тези симптоми или в комбинация с класическите симптоми на денга.
Bir mirket toprakta tek başına 10 dakikada 2 metrelik bir tünel kazabilir.Те са вещи копачи, които могат да изкопаят тунел в твърда почва за 10 минути.
Bu mekanizmalar birlikte veya tek başına seyredebilir.Те могат да се консултират или самостоятелно, или заедно.
Daha sonra bu işi tek başına sürdürdü.По-късно работи самостоятелно.
17 yaşında tek başına New York'a gitti.Премества се в Ню Йорк на 17-годишна възраст.
Pekmez, yoğun tadı dolayısıyla genellikle tek başına tüketilmez.Те са най-често със сладък аромат, но не винаги миришат.
Bu planda Yener tek başınadır ve kafasında bir şapka vardır.На главата му има шапка, а около врата шал.
Sosa'nın adamları Tony'nin tüm adamlarını öldürür ve Tony tek başına kalır.Някои от членовете на бригадата правят всичко възможно Тони да напусне.
Sazlıklarda tek başına yuvalanır.Камбаните бият сами.
Kane de tek başına devam etti.Хенри продължава сам.
Günümüzde altın cevherleri tek başına bulunmamaktadır.В днешни дни едноличните дарителски фондации не съществуват.
Sonra her biri onu tek başına ele geçirmek için diğerleri ile kavgaya tutuşurlar.Всеки от тях се стреми да надхитри другия и да заграби всичко за себе си.
1890'da Köln'de tek başına 1500 personeli vardı.В 1891 г. в Султани е имало 60 жители.
Tom büyük bir evde tamamen tek başına yaşıyor.Том живее съвсем сам в една голяма къща.
Tom oraya tek başına gitmek zorunda kaldı.Том беше принуден да отиде там сам.
14 Ocak 1897'de tek başına, Arjantin'de Andlar'ın 6958 m yüksekliğindeki Aconcagua'ya ilk tırmanışı başarır.Dana, 14. siječnja 1897. uspio je kao prvi čovjek u usponu na 6958 m visok vrh Aconcagua u Andama u Argentini.
Gruptan ayrıldıktan sonra kariyerine tek başına devam etti.Nakon odlaska iz grupe je nastavila samostalnu karijeru.