tek başına ile cümle

tek başına kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Kane de tek başına devam etti.Η Ειρήνη εισήλθε σε μονή.
Bunların 200 kadarı Avrupa’da görülebilir, Türkiye ise tek başına yaklaşık 170 memeli türü barındırmaktadır.Από την Ευρώπη αναφέρονται περίπου 210 είδη και στην Ελλάδα συναντούμε περίπου 17 είδη.
Lefty ise sorunu tek başına çözmek istiyodur.Ο CJ αποφασίζει να τον αντιμετωπίσει μόνος του.
Kızını tek başına büyütmüştür.Η μητέρα του τους μεγάλωνε μόνη της.
Yarışmacı ise sahnede tek başınadır.Οι αγώνες είναι μονοί.
Uderzo, Goscinny'nin 1977'deki ölümünden beri seriyi tek başına sürdürmektedir.Ο Ουντερζό ανέλαβε και τη συγγραφή μετά το θάνατο του Γκοσινί το 1977.
Taylar anneleri ile birlikte kalırken erişkin erkekler tek başına yaşarlar.Είναι μοναχικό και τα μικρά μένουν με τις μητέρες τους.
1890'da Köln'de tek başına 1500 personeli vardı.Στα 1890 ζούσαν στις ΗΠΑ περίπου 15.000 Έλληνες.
Speer obur okuyucu idi ve Spandau'da tek başına ilk üç yılda 500'ün üzerinde kitabı okuyup tamamladı.Speer var en læsehest og læste over 500 bøger i løbet af de første tre år i Spandau.
Bazı ülkelerde tek başına trimetoprimin TMP/SMX’e eşdeğer olduğu kabul edilmektedir.I nogle lande mener man, at Trimethoprim alene er lige så godt som TMP/SMX.
Polis Jack'e Kate'le tek başına konuşmak istediğini söyler.Han fortæller Jack at han vil snakke med Kate alene.
İnsülin enjeksiyonları, oral ilaçlara eklenebilir veya tek başına kullanılabilir.Indsprøjtning med insulin kan ordineres sammen med oral medicin eller alene.
1931'den 1936'ya kadar tek başına bütün Afrika'yı baştan sona bazen bisikletle ve bazen yürüyerek gezdi.Fra 1931-36 rejste han 40.000 kilometer gennem Afrika på cykel og til fods.
17 yaşında tek başına New York'a gitti.Han flyttede til New York som 17 årig.
Anya da Sunnydale'i tek başına terk eder.Knust forlader hun Sunnydale.
Doktor, tek başına gitmeye karar verip gemiye biner.Men kaptajnen selv, han beslutter at gå ned med sit skib.
Büyük şehir'de babasıyla tek başına yaşarlar.Bor du alene med din hund?
Tek başına protein zincirleri bazen gruplanarak protein kompleksleri oluşturabilir.Individuelle proteinkæder kan nogle gange gruppere sig og danne et proteinkompleks.
Zirvede Tek Başına.Ælle bælle alene.
Boone Jack'e Rose ile konuşmasını önerir, Rose kimseyle konuşmadan herkesten uzakta tek başına oturmaktadır.Boone foreslår at Jack snakker med Rose, der har været distanceret siden deres ankomst på øen.
Free For All: Herkes tek başına.Individuel - Her er alle mod alle.
Yüksek tansiyon: Uyku apnesi yüksek tansiyon için tek başına bağımsız bir risk faktörüdür.I nogle tilfælde kan søvnforstyrrelser være en risikofaktor i sig selv også uden depression.
Topluluğun çalışmalarını da şu anda tek başına Hermione Granger yürütmektedir.Under togturen møder de også Hermione Granger.
Bu ülkelerde, genellikle tek parti tek başına bir meclis çoğunluğunu elde edemez.Ingen partier har nogen gange haft et alene flertal i Israels historie.
John eve geldiğinde eşinin yanında duran Higgins'ler ile tek başına mücadele eder.John synes det er lidt ensomt at bo alene med sin hamster, Pjoske.
Motion 5 artık tek başına bir ürün olarak satılıyor.I dag bliver C5 kun solgt i Danmark.
Polis Jack'e Kate'le tek başına konuşmak istediğini söyler.Han forteller Jack at han ønsker å snakke med Kate alene.
1933 - Wiley Post, Dünya etrafında uçakla tek başına dolaşan ilk insan oldu.1933 – Wiley Post blir førstemann til å fly alene jorden rundt.
17 yaşındayken tek başına ve hiçbir ön bilgi almadan Danimarka'ya gönderildi.Som elleveåring ble han sendt til Danmark alene, uten noen forhåndskunnskaper i dansk.
Burada tek başına avlanma hakkı verildi.De jakter imidlertid alene.
Birkaç kraliçe tek başına hükümran olmuştur.Bare dronninger kan sikkert artsbestemmes.
Bu mekanizmalar birlikte veya tek başına seyredebilir.Disse teknikkene kunne bli benyttet sammen eller separat.
Doktor, tek başına gitmeye karar verip gemiye biner.Han tar dem og rømmer alene ut til båten sin.
2002 - Steve Fossett tek başına ve mola vermeden dünya çevresini balonla dolaşan ilk insan oldu.21. februar – Steve Fossett blir den første som flyr alene over Stillehavet i en ballong.
Böylece Harry tek başına yine bir şey bulamaz.Fra nå av klarte Henry seg alene.
Hart, annesi Nancy Hart tarafından tek başına büyütüldü.Tar-Ancalimë ble oppfostret av sin mor, Erendis.
Cumhuriyetin siyasal gücünü hemen ve tek başına eline geçirmek istemekteydi.Keiseren viste til den politiske nødvendigheten av unionen, men kunne bare sette den gjennom med makt.
Bazıları tek başınaydı.Uansett var de nå alene.
Motion 5 artık tek başına bir ürün olarak satılıyor.Bedriften har i dag fem egne utsalg.
Karaciğer veya böbrek transplantasyonu ile birlikte sıklıkla yapılır, ancak tek başına da yapılabilir.Det kommer ofte sammen med, eller rett etter, forkjølelse eller influensa, men man kan også få det alene.
Armi tek başına kalmaktan korkmaktadır.Han var redd for å bli ensom.
Amerika Birleşik Devletleri 2007 yılında tek başına, üretilen petrolün %25'ini tüketmiştir.Amerika Serikat sendiri mengkonsumsi 25% minyak produksi dunia tahun 2007.
Uderzo, Goscinny'nin 1977'deki ölümünden beri seriyi tek başına sürdürmektedir.Uderzo melanjutkan serial ini setelah Goscinny meninggal pada tahun 1977.
Burada tek başına avlanma hakkı verildi.Karnivora ini berburu sendirian.
İnsülin enjeksiyonları, oral ilaçlara eklenebilir veya tek başına kullanılabilir.Pemberian injeksi insulin dapat merupakan tambahan dari pengobatan oral atau juga digunakan tersendiri.
Adobe Creative Suite ile birlikte ya da tek başına satın alınabilirdi.Itu adalah salah satu produk software dari Adobe Creative Suite, tetapi juga bisa dibeli sendirian.
Unu tek başına ekmek yapımına uygun değildir.Mereka juga hanya diperbolehkan makan roti tanpa ragi yang dibuat sendiri.
Evde Tek Başına 5, Evde Tek Başına serisinin son filmidir.Film tersebut adalah film keempat dalam serial Home Alone.
Tek başına serum kreatinin, glomerül filtrasyon hızını da yüksek gösterebilir.Kadar kreatinin darah saja dapat memberikan dugaan yang terlalu tinggi untuk laju filtrasi glomerulus.
Olivia tek başına kalır, Olivia ameliyat için karşısında duran lazer atıcıya bakar.Olivia Castle Jatuh dari gedung operasi plastik Olivia hendak melakukan operasi laser pada matanya.
Bazen tek başına ya da grup halinde gezerler.Mereka berpergian sendirian atau berkelompok.
Charleston tek başına, çiftlerle ya da grup halinde yapılır.Jumlah arca dwarapala dapat hanya sendirian, sepasang, atau berkelompok.
Ancak bunun için çocuğu tek başına büyütmesine izin verilmelidir.Hal itu ditujukan supaya anak mampu membawanya sendiri.
Thomas, tek başına Bardanes teslim olana kadar ona sadık kaldı.Tomaž sendiri tetap setia kepada Vardanis sampai dia menyerah.
Bir masaya tek başına oturup çay ve tarçınlı çörek ısmarlar.Tiap malam jum’at diberi sesajen berupa wedang gula dan wedang kopi.
Hart, annesi Nancy Hart tarafından tek başına büyütüldü.Ibu Lou Jing membesarkannya sebagai seorang ibu tunggal.
Fakat Siebel onu unutmamıştır ve onu tek başına bırakmak istememetedir.Wiwi sangat sedih dan tidak mau Kamila pergi dan meninggalkannya sendirian.
6 Ekim'de 13 Ju 88 Bombardıman uçağına tek başına saldırdı ve ilk uçağını düşürdü.Pada 16 April di pertempuran udara lainnya, ia menembak jatuh satu lagi pesawat Ju-88.
K(s) ≥ n0 ifadesi tek başına doğrudur.Belerang (S) adalah nonlogam.
Evde Tek Başına (Özgün adı: Home Alone), 1990 yapımı bir komedi filmi.Home Alone adalah sebuah film komedi yang dirilis pada tahun 1990.

İlgili Sayfalar