İkinci poster şöyleydi " Özgürlük tehlikede, onu tüm gücünüzle koruyun"SUA CORAGEM SUA ALEGRIA SUA RESOLUÇÃO NOS TRARÁ A VITÓRIA
İkinci poster şöyleydi " Özgürlük tehlikede, onu tüm gücünüzle koruyun"自由は危機に瀕している 全力で防衛せよ 3つ目は250万枚印刷され こう書かれていました
İslam'da size 'ikiyüzlü' denmesi, hayatınızın tehlikede olabileceğini gösterir.이슬람의 위선 자, 비난 하는 때에 줄에 당신의 인생을 넣을 수 있습니다 때가 있습니다.
Kabilemin geleceği tehlikede.El destino de mi clan está en juego.
Kabilemin geleceği tehlikede.Min klans öde står på spel.
Kabilemin geleceği tehlikede.Min klans skæbne står på spil.
Kabilemin geleceği tehlikede.Ne va del destino del mio clan.
Kabilemin geleceği tehlikede.Od tego zależy los mojego klanu.
Kabilemin geleceği tehlikede.O futuro do meu clã está em jogo.
Kabilemin geleceği tehlikede.On kyse klaanini kohtalosta.
Kabilemin geleceği tehlikede.Παίζεται η μοίρα της φυλής μου.
Kabilemin geleceği tehlikede.Речь идёт о судьбе моего клана.
Kutum, kartım, "erkek kutusu" kartım direkt olarak tehlikedeydi.Acum cutia mea, cardul, cardul cutiei de bărbat, a fost imediat în pericol.
Kutum, kartım, "erkek kutusu" kartım direkt olarak tehlikedeydi.A minha caixa, o meu cartão, o meu cartão da minha caixa de homem, ficou imediatamente em risco.
Kutum, kartım, "erkek kutusu" kartım direkt olarak tehlikedeydi.Et ma boîte, carte, ma carte de boîte à hommes, était immédiatement en danger.
Kutum, kartım, "erkek kutusu" kartım direkt olarak tehlikedeydi.Kini kotak saya, kartu, kartu kotak laki-laki saya dalam sekejap berada dalam bahaya.
Kutum, kartım, "erkek kutusu" kartım direkt olarak tehlikedeydi.Mijn kooi, mijn kaart, mijn mannenkooikaart, was onmiddellijk in gevaar.
Kutum, kartım, "erkek kutusu" kartım direkt olarak tehlikedeydi.Mi kit, mi credencial, mi credencial de masculinidad estaba en peligro inminente.
Kutum, kartım, "erkek kutusu" kartım direkt olarak tehlikedeydi.Moja schránka, priepustka, pozvánka do sveta chlapov, bola okamžite v ohrození.
Kutum, kartım, "erkek kutusu" kartım direkt olarak tehlikedeydi.Na most a dobozom, a belépőkártyám, a férfi doboz belépőkártyám egyből veszélybe került.
Kutum, kartım, "erkek kutusu" kartım direkt olarak tehlikedeydi.Teď moje škatulka, moje propustka, moje propustka do světa mužů, byla okamžitě v ohrožení.
Kutum, kartım, "erkek kutusu" kartım direkt olarak tehlikedeydi.W tym momencie mój stereotyp, czy karta, karta stereotypu mężczyzny, była natychmiast w niebezpieczeństwie.
Kutum, kartım, "erkek kutusu" kartım direkt olarak tehlikedeydi.Τώρα το κουτί, η κάρτα μου, το αντρικο κουτί-κάρτα μου, ήταν αμέσως σε κίνδυνο
Kutum, kartım, "erkek kutusu" kartım direkt olarak tehlikedeydi.Итак, моя "мужская" самоидентификация тут же была поставлена под угрозу.
Kutum, kartım, "erkek kutusu" kartım direkt olarak tehlikedeydi.Отож, уявлення про мене як про справжнього чоловіка, було миттєво поставлено під загрозу.
Kutum, kartım, "erkek kutusu" kartım direkt olarak tehlikedeydi.Сега, моят стереотип, карта, моят стереотип за мъж, беше веднага в опасност.
Monarşi tehlikede?Az uralkodó család veszélyben?
Monarşi tehlikede?La Famille Impériale est en danger ?
Monarşi tehlikede?Η μοναρχία βρίσκεται σε κίνδυνο;
Monarşi tehlikede?ملكية في خطر؟
Ona bir şey borçluyum. " Eliza, "Ancak henüz biz oldukça tehlikede değil" dedi; "Kanada'da henüz.""Dar încă nu suntem destul de în afara oricărui pericol", a declarat Eliza, "nu suntem încă în Canada."
Öyleyse tehlikeden bahsetme! Ilse ve ben... ve ağzın doluyken değil!- Нет, Ильза и я...
Özellikle, içimizden biri bir katille beraber olduğu için tehlikedeyken.Besonders, wenn einer von uns in Gefahr ist mit einem Mörder auszugehen.
Özellikle, içimizden biri bir katille beraber olduğu için tehlikedeyken.Especialmente, quando um de nós corre perigo porque anda com um assassino.
Özellikle, içimizden biri bir katille beraber olduğu için tehlikedeyken.Spécialement quand l'un d'entre nous est en danger parce qu'il sort avec un meurtrier.
Özellikle, içimizden biri bir katille beraber olduğu için tehlikedeyken.Specialmente, quando uno di noi potrebbe essere in pericolo perche' esce con un assassino.
Özellikle, içimizden biri bir katille beraber olduğu için tehlikedeyken.Ειδικά, όταν ένας από μας μπορεί να βρίσκεται σε κίνδυνο επειδή βγαίνει με ένα δολοφόνο.
Özellikle, içimizden biri bir katille beraber olduğu için tehlikedeyken.友だちが殺人者とつきあってるかもって時には もー、またその話?
Polen yayan diğer hayvanlarda var, yarasalar gibi, yarasalar da tehlikede.Der er andre dyr der bestøver, ligesom flagermus, og flagermus har også problemer.
Polen yayan diğer hayvanlarda var, yarasalar gibi, yarasalar da tehlikede.Er zijn andere dieren die bestuiven, zoals vleermuizen en die zijn ook in de problemen.
Polen yayan diğer hayvanlarda var, yarasalar gibi, yarasalar da tehlikede.Es gibt auch andere bestäubende Tiere, etwa Fledermäuse, und die sind auch gefährdet.
Polen yayan diğer hayvanlarda var, yarasalar gibi, yarasalar da tehlikede.Existen otros animales que polinizan, como los murciélagos, y los murciélagos también están en problemas.
Polen yayan diğer hayvanlarda var, yarasalar gibi, yarasalar da tehlikede.Há outros animais que polinizam, como os morcegos, e os morcegos também estão em apuros.
Polen yayan diğer hayvanlarda var, yarasalar gibi, yarasalar da tehlikede.수분을 돕는 다른 동물들도 있습니다. 박쥐가 그렇죠. 박쥐 역시 위험에 처해있습니다.
Polen yayan diğer hayvanlarda var, yarasalar gibi, yarasalar da tehlikede.On muitakin pölyttäjäeläimiä, kuten lepakot. Lepakotkin ovat vaarassa.
Polen yayan diğer hayvanlarda var, yarasalar gibi, yarasalar da tehlikede.Są inne zapylające zwierzęta, np. nietoperze, które też są zagrożone.
Polen yayan diğer hayvanlarda var, yarasalar gibi, yarasalar da tehlikede.Sunt şi alte animale care polenizează, de exemplu liliecii, iar liliecii au şi ei necazuri.
Polen yayan diğer hayvanlarda var, yarasalar gibi, yarasalar da tehlikede.Vannak más megporzó állatok, mint például a denevérek, és a denevérek is bajban vannak.
Polen yayan diğer hayvanlarda var, yarasalar gibi, yarasalar da tehlikede.Има други животни, които опрашават, например прилепи, и прилепите са също застрашени.
Polen yayan diğer hayvanlarda var, yarasalar gibi, yarasalar da tehlikede.יש חיות אחרות שמאביקות, כמו עטלפים. וגם העטלפים בצרות.
Polen yayan diğer hayvanlarda var, yarasalar gibi, yarasalar da tehlikede.وهناك غيرها من الحيوانات التي تلقح ، مثل الخفافيش ، والخفافيش هي في مأزق أيضا.
Polen yayan diğer hayvanlarda var, yarasalar gibi, yarasalar da tehlikede.コウモリにも問題が起きています 私はミツバチ男で バットマンじゃなくて幸いです
Risk, kişinin tehlikeden zarar görmesine ilişkin düşük veya yüksek bir olasılıktır.Riski tarkoittaa pientä tai suurta mahdollisuutta, että joku loukkaantuu vaaratekijän vuoksi.
Risk, kişinin tehlikeden zarar görmesine ilişkin düşük veya yüksek bir olasılıktır.Πώ εκτιώνται οι κίνδυνοι
Risk, kişinin tehlikeden zarar görmesine ilişkin düşük veya yüksek bir olasılıktır.Как да оценяваме рисковете
Sanatçılarımız tehlikede.A művészeink veszélynek vannak kitéve.
Sanatçılarımız tehlikede.Artiștii noștri sunt în pericol.
Sanatçılarımız tehlikede.I nostri artisti sono a rischio.
Sanatçılarımız tehlikede.저희 예술가들은 위험을 무릅쓰고 있고,
Sanatçılarımız tehlikede.Nasi artyści są zagrożeni.