Ana içeriğe geç
Sözlük

tedbirli ile cümle

tedbirli kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
8
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Bir cimri tedbirli olduğu için değil fakat açgözlü olduğu için para biriktirir.A miser hoards money not because he is prudent but because he is greedy.
Daha tedbirli olmalıydın.You should have been more prudent.
Tedbirli olacağım.I'll be discreet.
Tom tedbirli bir şekilde kapıyı açtı ve odaya girdi.Tom cautiously pushed the door open and entered the room.
Çok tedbirli olduğumu düşünüyor musun?Do you think I'm being too cautious?
Tom sadece tedbirli davranıyor, değil mi?Tom is just being prudent, isn't he?
Tom çok tedbirli.Tom is very cautious.
Mary yabancılara karşı tedbirli.Mary is wary of strangers.
Biz tedbirli olmaya devam edeceğiz.We'll continue to be vigilant.
Ben tedbirli olmaya çalışıyorum.I'm trying to be cautious.
Tedbirli olmamız gerekiyor.We need to be prudent.
Biz tedbirli davranıyoruz.We're being cautious.
Biz sadece tedbirli davranıyoruz.We're just being cautious.
Ekstra tedbirli olmak istiyoruz.We want to be extra cautious.
Son derece tedbirli olmalıyız.We must be extremely vigilant.
Ben çok tedbirliyim.I'm very cautious.
Tom tedbirli davranıyor, değil mi?Tom is being cautious.
Tom tedbirliydi.Tom was cautious.
Tom tedbirli, değil mi?Tom is prudent, isn't he?
Fakat işgüzar, tedbirli ve cömert vasıflarını da buna eklerlerdi.By their mere existence they bless Him and give Him glory.
Bununla birlikte, "inanç" aktif içgözlem ve tedbirli olmayı gerektirmez.However, "belief" does not require active introspection and circumspection.
Triamsinolon veya anti-VEGF ilaçlarını enjekte etmek genellikle daha tedbirlidir.It is often more prudent to inject triamcinolone or anti-VEGF drugs.
Metroya bindiğimde biraz tedbirli olmaya meyilliyimdir.I tend to be a little bit vigilant when I get on the subway.
Tedbirli bir onay.A guarded endorsement.
Keşfi yavaş ve tedbirli.It's a slow, deliberative process of discovery.
Sistemdeki bütün bankalar korkmaya ve daha tedbirli olmaya başlıyorlar.Because all the banks are getting scared now.
Neden onlara karşı tedbirli olmak gerekiyor. Müşteri için bir mutemet görev var. ,You have a fiduciary duty to your customer.
Ama genede çok tedbirli olmalıyızBut we still have to be very cautious
Şimdiden insanlar soylulara karşı tedbirliler.So already, people are very wary of the royals.
Bir ara, sert ve tedbirli olduğunu hissettim.At one point, I felt you stiff and wary.
Ama tedbirli olmalıyız.But we can't be rash
“Biz de elbette uyanık, tedbirli bir topluluğuz” diyordu.But we are a fully accounted army."
Tedbirlilik ve sorumluluk bu hükümetin anahtar sözcükleridir.Prudence and responsibility are the key words of this government.
Çift, altı ay boyunca çok tedbirli bir şekilde görüşmüş.The couple very discreetly dated for six months.
Bunun yanında topraklarına göz diken komşu ahalilerin ordularına karşı da tedbirli olmaya çalışıyorlar.Nachdem das gelungen ist, rüstet man sich auch gegen das mächtige Nachbarland.
Fakat işgüzar, tedbirli ve cömert vasıflarını da buna eklerlerdi.Die von ihm angebotenen Zeichen- und Malkurse waren beliebt und hatten starken Zulauf.
Mücadeleye iki takım da tedbirli başladı.Deux équipes commencent le combat.
Fakat işgüzar, tedbirli ve cömert vasıflarını da buna eklerlerdi.Quienes lo conocieron alababan su sencillez y generosidad.
Fakat işgüzar, tedbirli ve cömert vasıflarını da buna eklerlerdi.(EN) La ballerina e i suoi adoratori, su Silent Era.
Sonunda tedbirli davranan grubun desteklediği siyaset uygulanır.السلطة السياسية تقترن بغطاء قانوني يدعمها.
Daima tedbirli davranırdı.Postępował ostrożnie.
Daima tedbirli davranırdı.Trebuie să fii tot timpul atent.
Daima tedbirli davranırdı.Nó luôn làm việc một cách thận trọng.
Sizi bilgeliğe ulaştıracak bu yolda tedbirli olmalı ve kendinize zaman tanımalısınız.Hãy tìm kiếm một con đường đúng đắn và sự sáng suốt sẽ đến với các ngươi.
Neurath'un az kavgacı ve tedbirli doğasının aksine, Ribbentrop tümden 1938-1939'da savaşı destekledi.戦争については慎重だったノイラートと対照的に、リッベントロップは1938年から1939年にかけてはっきりと戦争を支持している。
Ahmed İzzet Paşa cesur ve tedbirli idi.銅尾孔雀雉是很小心及怕羞的。
Fakat işgüzar, tedbirli ve cömert vasıflarını da buna eklerlerdi.他们的这项功绩使他们获得了重奖,深受人们的羡慕。
Fakat işgüzar, tedbirli ve cömert vasıflarını da buna eklerlerdi.Svojstveni su joj urođeni (nespecifični) i stečeni (specifični ili adaptivni) mehanizmi.
Daima tedbirli davranırdı.Ta oli ettevaatlik.
Bindim. Metroya bindiğimde biraz tedbirli olmaya meyilliyimdir.지하철을 탔을 때, 저는 약간
Bindim. Metroya bindiğimde biraz tedbirli olmaya meyilliyimdir.Me subí, y tiendo a ser un tanto observador cuando me subo al tren.
Bindim. Metroya bindiğimde biraz tedbirli olmaya meyilliyimdir.Tôi lên tàu, và tôi thường cảnh giác một chút khi đang đi tàu điện.
Bindim. Metroya bindiğimde biraz tedbirli olmaya meyilliyimdir.Ανεβαίνω, τείνω να είμαι λίγο προσεκτικός όταν παίρνω το μετρό.
Bindim. Metroya bindiğimde biraz tedbirli olmaya meyilliyimdir.אני עולה לרכבת. אני נוטה להיות קצת דרוך
Bindim. Metroya bindiğimde biraz tedbirli olmaya meyilliyimdir.أركب. أميل أن أكون يقظا قليلاً
Bindim. Metroya bindiğimde biraz tedbirli olmaya meyilliyimdir.いつも少しだけ慎重になります
Bindim. Metroya bindiğimde biraz tedbirli olmaya meyilliyimdir.我上咗車,我往往比較警惕
Bir ara, sert ve tedbirli olduğunu hissettim.De egyszer csak azt éreztem, hogy merev és bizalmatlan.
Bir ara, sert ve tedbirli olduğunu hissettim.Ineens voelde ik je verstijven en achterdochtig worden.
Bir ara, sert ve tedbirli olduğunu hissettim.Kein Wunder, Sie wurden ganz starr und misstrauisch.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod