Fakat onların askeri ve ekonomik tedarikleri çok azdı.Tanpa perbekalan, kesehatan dan efektifitas militer mereka menurun.
Tedarik zincirleri, değer zincirlerine bağ vardır.Rantai suplai menghubungkan rantai nilai.
Birçok laboratuvar tedarik şirketi LPA'yı bu kullanım amacıyla satar.Nhiều công ty cung cấp phòng thí nghiệm bán LPA cho mục đích sử dụng này.
Görüntüler farklı tedarikçiler tarafından dünya çapında üretilmektedir.Các màn hình được sản xuất trên toàn thế giới bởi các nhà cung cấp khác nhau.
Ligin kendi sponsorluğunun yanı sıra, Premier League'in bir takım resmî ortakları ve tedarikçileri vardır.Ngoài nhà tài trợ chính của giải đấu, Premier League còn có một số đối tác chính thức và các nhà cung cấp.
Bazen de başka tedarikçileri sektöre özendirebilirler.Đôi khi, các nhà sản xuất sẽ cung cấp cho họ một tên khác.
Tedarik zincirleri, değer zincirlerine bağ vardır.Chuỗi cung ứng liên kết các chuỗi giá trị.
ABD Savunma Bakanlığı 230.000 adet JDAM güdüm kiti tedarik etmeyi planlamaktadır.Tổng thống quốc gia này đã ra lệnh mở gói cứu trợ 294.000 USD nhằm khắc phục hậu quả.
Bu müşteri ihtiyaçlarına tepki veren talep odaklı tedarik zinciri kurmanın bir yoludur.Đây là cách client yêu cầu dịch vụ từ bộ tổng hợp.
Roma'nın hangi silah ve ekipmanları tedarik edebileceğini bilmek istiyordu.資金や武器を誰に提供するかは、ISIが決定する事項であった。
Mahalle sakinleri yemek ve temiz su tedarik edemedi.人質には充分な食料や水は与えられなかった。
Bölgedeki Müslümanlar gönüllü olarak Haçlılara atlar ve iaşe ve erzak tedarikinden kaçınmaktaydılar.諸都市のムスリム政権は争いを避け、十字軍に補給を行って早く通過してもらうことを望んでいたのであった。
Compal, Haziran 1984'te bir bilgisayar çevre birimi tedarikçisi olarak kuruldu.1984年にコンピュータ周辺機器を生産する会社として創業した。
Gemi İspanyol hükümeti tarafından Hollandalılara karşı bir savunma kurulması amacıyla tedarik edilmişti.這艘船被西班牙政府徵召作為抵抗荷蘭的戰船。
Ayrıca 2008 yılında, tesis Kremlin Tedarikçileri Birliği üyesi statüsünü geri aldı.此外,在2008年,该工厂恢复了克里姆林宫供应商协会成员的地位。
Çin; Pakistan'ın önde gelen askeri tedarikçisi durumundadır.中国是巴基斯坦首要的军备供应国。
Tedarik görevleri ve uzay turistleri sefer üyesi olarak sayılmazlar.太空遊客沒有算作是遠征成員。
OTG A-cihazı bir güç tedarikçisidir ve bir OTG B-aygıtı bir güç tüketicisidir.OTG A設備是電力供應商,而OTG B設備是電力消費者。
Intel mucidi ve IA-32 işlemcilerinin en büyük tedarikçisi konumundadır, ama sadece intel değil.인텔은 IA-32 프로세서의 개발사이며 최대의 공급자이다, 그러나 단순 공급에만 그치지만은 않는다.
Şirket 5000'den fazla tedarikçi firma ile çalışmaktadır.이 회사는 500개가 넘는 매장을 가지고 있다.
Miss Turkey Organizasyonu 2008 yılında Miss Earth yarışmasına delege gönderme hakkını tedarik etti.2008 미스 터키 우승자이자, 2008 미스 월드에 터키 대표로 참가했다.
Bu terim üretim ve Tedarik Zinciri Yönetiminde kullanılır.הערכה זו מתייחסת לפליטה לאורך כל שרשרת הייצור והאספקה.
Mahalle sakinleri yemek ve temiz su tedarik edemedi.לתושבים לא ניתנה אפשרות לקבלת דברי מזון או מים מתוקים.
Okul yemek yemesi için tek kullanımlık malzeme ve duş alması için ayrılmış banyo tedarik etti.הגישו להם עזרה ראשונה אוכל ומקלחת חמה.
Compal, Haziran 1984'te bir bilgisayar çevre birimi tedarikçisi olarak kuruldu.חברת לנובו הוקמה בשנת 1984, בתור יצרנית ציוד היקפי למחשבים.
Lakin hemen mühimmat kıtlığı ortaya çıktı ve yeni tedarik gelmedi.בינתיים הלכה ואזלה התחמושת, ותגבורת לא נראתה באופק.
Danny Elfman film için bir müzik tedarik etmiştir.את המוזיקה לסרט כתב והלחין דני אלפמן.
Tedarik zincirleri, değer zincirlerine bağ vardır.Веригите на доставки свързват веригите на стойността.
Lamborghini 1989 ve 1993 yılları arasında Formula 1 yarışlarına motor tedarikçisi olmuştur.Lamborghini je bio dobavljač motora za utrke Formule 1 za sezone od 1989. do 1993.
Şirket 5000'den fazla tedarikçi firma ile çalışmaktadır.Tvrtka zapošljava više od 2500 djelatnika.
Tedarikçilerin alıcıya yönelik pazarlama yatırımları yıllık olarak %21 artmaktadır .Investície dodávateľov do zákazníckeho marketingu rastú ročne o 21 %.
Fakat onların askeri ve ekonomik tedarikleri çok azdı.Ich sociálne a ekonomické postavenie však bolo veľmi zlé, boli otrokmi.
Oceanic dünyanın en büyük üreticisi ve tüplü spor dalış tedarikçileri arasında yer almaktadır.Subway je najväčším nákupcom tuniaka a paradajok na svete v reštauračnom segmente.
Birçok laboratuvar tedarik şirketi LPA'yı bu kullanım amacıyla satar.Mnoga podjetja za laboratorijsko uporabo prodajajo LPA.
Tedarik zincirini yönetiminde, zinciri oluşturan tüm fonksiyonlar bütünleşmiş olmalıdır.Prav zaradi teh zahtev se oskrbovalna veriga sploh oblikuje.
Göl yöre halkının önemli besin tedarikçisidir.Okrožje je tudi pomemben dobavitelj peska.
İsrail bu gemilerin parasını Fransa'ya ödemiş fakat Fransa gemileri tedarik etmekten vazgeçmişti.Izrael je naročil 50 teh letal, vendar jih Francija zaradi embarga ni dostavila.
Bu kuşatmanın Emevilerin tedarik eksikliği yüzünden sona erdirilmesi.Najverjetneje z izdajanjem prenehajo zaradi pomanjkanja naročnikov.
Sextus, Roma'nın en önemli tahıl tedarik üssü olan Sicilya'yı ele geçirmişti.Sekstas buvo užėmęs Siciliją, kuri tiekė didžiąją dalį javų Romai.
Devam Savaşı sırasında Alman Luftwaffe'nin bir hava üssü ve tedarik merkezi olarak görev yaptı.Jätkusõja ajal oli see Saksa Luftwaffe lennubaasiks ja varustuskeskuseks.
Tedarikçilerin alıcıya yönelik pazarlama yatırımları yıllık olarak %21 artmaktadır .Omamärgitoodete osakaal ostukorvides suureneb keskmiselt ühe protsendi aastas.
Göl yöre halkının önemli besin tedarikçisidir.Järv on linna elanikele mõeldud avalik supluskoht.
Tedarik görevleri ve uzay turistleri sefer üyesi olarak sayılmazlar.Sellesse loendisse ei kuulu varustusmissioonide meeskonnad ja kosmoseturistid.
Birçok sayıda uyuşturucu tedarikçisi yakalanmıştır ve yüklü miktarda uyuşturucu madde ele geçirilmiştir.Tabati mitmeid röövpüüdjaid ja samuti saad kätte keelatud vahendeid.
Yüksek yeterliliğe sahip kişilerin tedarik zincirinde kamçı etkisiyle karşılaşma tehlikeleri düşüktür.Identifitseerida ehk leida tarneahelas võimalikke puudujääke ja kvaliteediprobleeme.
Tedarik zincirini yönetiminde, zinciri oluşturan tüm fonksiyonlar bütünleşmiş olmalıdır.Käsijuhtimise korral on kõik juhtimisfunktsioonid usaldatud inimesele.
Bu kuşatmanın Emevilerin tedarik eksikliği yüzünden sona erdirilmesi.Piiramine venis vajaliku varustuse puudumise tõttu.
1 lirada bin kilo tedarik etmiş oluruz. Bu A senaryosu.Отже, за 1 долар ми постачаєм 1000 фунтів це Сценарій А,
1 lirada bin kilo tedarik etmiş oluruz.Es el escenario A.
1 lirada bin kilo tedarik etmiş oluruz.Więc przy 1 dolarze dostarczylibyśmy 1000 funtów
1 lirada bin kilo tedarik etmiş oluruz.Так, за $1 мы предложим 1000 фунтов
1 lirada bin kilo tedarik etmiş oluruz.これはシナリオAだね
2 lirada 2 bin kilo tedarik etmiş oluruz.Es escenario B. En $3 suministraríamos 2500 libras. $3...
2 lirada 2 bin kilo tedarik etmiş oluruz.Przy 2 dolarach dostarczylibyśmy 2000 funtów
2 lirada 2 bin kilo tedarik etmiş oluruz.To je scénář A.
2 lirada 2 bin kilo tedarik etmiş oluruz.За 2 долари ми постачаємо 2000 фунтів
2 lirada 2 bin kilo tedarik etmiş oluruz.По цене $2 мы предложим 2000 фунтов
2 lirada 2 bin kilo tedarik etmiş oluruz.これがシナリオB.
3 gün içinde tekrar çevrimiçi (online) oldunuz. Sunucuları nereden tedarik ettiniz?3 días más tarde estaban de regreso en línea ¿Dónde consiguieron servidores?
3 gün içinde tekrar çevrimiçi (online) oldunuz. Sunucuları nereden tedarik ettiniz?그런데 3일 후에 다시 사이트가 열렸어요 서버는 어디서 구하신 것입니까?