Eğer talep, arzı geçerse, tedarikçiler fiyatlarını arttırabilir.Quando la domanda supera l'offerta, chi offre può alzare il prezzo.
Ayrıca 2008 yılında, tesis Kremlin Tedarikçileri Birliği üyesi statüsünü geri aldı.Sempre nel 2008, l'impianto ripristinò le forniture al Cremlino.
Süvarilerin kendi atlarını tedarik etmeleri isteniyordu.Agli Ufficiali fu consentito di mantenere il proprio cavallo.
Fakat onların askeri ve ekonomik tedarikleri çok azdı.Ma la sua carriera politica e militare non ne risentì molto.
Rasselstein GmbH: En büyük teneke tedarikçilerinden biri.Il Leman Russ è uno dei carri armati più usati.
İran askerleri ve mühimmatlar burada tedarik edilmiştir.Le forniture militari ufficiali e clandestine all'Iran.
Red Bull Racing geçtiğimiz yıl motor tedarikçisi Renault ile sözleşmesini olaylı bir şekilde fesh etti.La Red Bull Racing firma il prolungamento dell'accordo, per la fornitura dei motori, con la Renault.
Tedarikçi, tedarik ettiği malın yüksek kalitede olmasını garanti altına alır.Поставщик гарантирует высокое качество поставляемого товара.
Artık Irak en önemli petrol tedarikçisi konumunda.Теперь Ирак является важным поставщиком нефти.
Firmanız başka hangi ülkelere kendi malını tedarik etmektedir?В какие ещё страны Ваша фирма поставляет свою продукцию?
Tedarikçilerle bir görüşmem gerekti.Мне нужно было увидеться с поставщиком.
1999-2000 - teknolojik konuların çoğuna çözüm ve tedarikçiler bulundu.1999—2000 — поиск решений большинства технологических вопросов и поиск поставщиков.
Thales Alenia Space uydu platformunu tedarik etmekle görevlendi.Thales Alenia Space отвечает за поставку спутниковой платформы.
Tedarikçilerin alıcıya yönelik pazarlama yatırımları yıllık olarak %21 artmaktadır .Инвестиции поставщиков продукции в шоппер-маркетинг растут на 21 % в год .
Rasselstein GmbH: En büyük teneke tedarikçilerinden biri.Rasselstein GmbH — один из крупнейших поставщиков белой жести.
Ayrıca 2008 yılında, tesis Kremlin Tedarikçileri Birliği üyesi statüsünü geri aldı.Также в 2008 году завод восстановил статус члена Гильдии поставщиков Кремля.
Fiyat yükseldikçe, tedarikçiler, üretimi arttırmayı da seçebilirler.Как только цены поднимаются, поставщики имеют возможность для увеличения производства.
Eğer talep, arzı geçerse, tedarikçiler fiyatlarını arttırabilir.Когда спрос превышает предложение, поставщики могут поднять свои цены.
Mistress Ford içine bir adam sığabilecek sepetten yapılan bir kocaman elbise sandığı tedarik etmiştir.Тем временем миссис Форд уже принесла большую корзину для одежды.
Çin; Pakistan'ın önde gelen askeri tedarikçisi durumundadır.Китай является главным поставщиком военной техники в Мьянму.
Onların göçü için gemiler bile tedarik etmişti.Также они служили на кораблях снабжения.
Şirket 5000'den fazla tedarikçi firma ile çalışmaktadır.На счету компании более 5000 патентов.
Tedariksiz Ethelred, saltanatından sonra İngiltere Danimarkalı hükümdarların hakimiyeti altına girmiştir.Эдуард ещё ребёнком покинул Англию, после того, как на престоле утвердилась датская династия.
Lakin hemen mühimmat kıtlığı ortaya çıktı ve yeni tedarik gelmedi.Однако подкрепления всё не было, а боеприпасы были на исходе.
Fakat hudut kalelerine ve vilayet ile sancak merkezlerine levazımın tedarik edilemesi şikayet konusu olmuştur.Прикрытие флангов ударной группировки и ведение обороны на занимаемых рубежах осуществлялось в полосе иск.
2009 - Şirket Volvo‟nun A Sınıf Onaylı Tedarikçisi oldu.В 2009 году компания ООО «Busy Life» стала лицензированным производителем серии Перплексусов.
Devam Savaşı sırasında Alman Luftwaffe'nin bir hava üssü ve tedarik merkezi olarak görev yaptı.Во время войны немцы использовали башню как центр противовоздушной обороны.
Suehanslar, Roma pazarı için siyah tilki derilerinin tedarikçileriydi.وكانت الـ "Suehans" الموردين لجلود الثعالب السوداء للسوق الرومانية.
1997 yılında Avusturya'nın en büyük elektrik tedarikçisi Verbund AG şirketine gitti.في عام 1997 انتقل إلى أكبر شركة نمساوية موزعة للكهرباء، Verbund AG.
Başka tedarikçiler de vardır fakat onların hacimleri küçüktür.كان هناك مزودين آخرين، لكنهم كانوا صغارا.
Intel mucidi ve IA-32 işlemcilerinin en büyük tedarikçisi konumundadır, ama sadece intel değil.كانت إنتل المخترعة والمزود الأكبر لمعالجات IA-32، لكنها لم تكن المزود الوحيد.
Eğer talep, arzı geçerse, tedarikçiler fiyatlarını arttırabilir.تحدث مشكلة إذا قرر المورد رفع الأسعار.
Mahalle sakinleri yemek ve temiz su tedarik edemedi.قرابة نصف السكان في اليمن لا يحصلون على الغذاء الكافي والمياه النظيفة.
16. yüzyılda Habbani Yahudisi olan Bilge Süleyman'ın önerisiyle Yahudilere ait bir mahalle tedarik edildi.في القرن 16 وبفضل نصيحة من اليهودي الحباني سليمان الحكيم حصل اليهود على قطعة أرض خاصة بهم في حبان.
Gemi İspanyol hükümeti tarafından Hollandalılara karşı bir savunma kurulması amacıyla tedarik edilmişti.استعاد الإسبان السفينة بعد وصولها بهدف بناء أسطول للدفاع ضد الهولنديين.
Niyeti oraya yerleşime açmaktı, ancak su tedarikinin yetersiz olmasından dolayı bu planı da gerçekleşmedi.على الرغم من أنه كان من المفترض أن تغلق جنوم نفسها إلا أن الخطة لم تعمل بشكل جيد.
Bölgenin, Pakistan'dan savaşçı ve tedarik geçişi sağlayan bir üs olduğundan şüphelenildi.O local era suspeito de ser uma base para o abastecimento e combatentes vindos de Paquistão.
Sefer sırasında tedariklerini Pers topraklarından sağlamışlardır.Durante a campanha, eles tomaram as provisões dos territórias persas.
Thales Alenia Space uydu platformunu tedarik etmekle görevlendi.A Thales Alenia Space foi o fornecedor da carga de comunicações.
Danny Elfman film için bir müzik tedarik etmiştir.Danny Elfman também produziu uma música para o longa.
Tedarik zincirini yönetiminde, zinciri oluşturan tüm fonksiyonlar bütünleşmiş olmalıdır.Por outro lado, necessita que todos os elos da cadeia participem.
Yakıtlar ve yağ bazlı hammaddeler de tedarik edilmektedir.O abastecimento de combustível e alimentos parou.
Onların göçü için gemiler bile tedarik etmişti.Nela também disponibilizam-se barcos para passeios.
Bu terim üretim ve Tedarik Zinciri Yönetiminde kullanılır.Esses aspectos levam a pesquisa mais aprofundada em Produção e Gestão da Cadeia de Suprimentos.
Bütün üreticiler, tedarik zincirindeki müşterilerinin taleplerinin tam olarak karşılanma gereksinimi duyarlar.Todos os bens dos envolvidos devem ir a leilão.
Thales Alenia Space uydu platformunu tedarik etmekle görevlendi.Waarschijnlijk zal Thales Alenia Space gecontracteerd worden voor de ontwikkeling van dit ruimtevaartuig.
Süvarilerin kendi atlarını tedarik etmeleri isteniyordu.Vedetten moesten hun paarden laten stilstaan.
Tedarik zincirleri, değer zincirlerine bağ vardır.De schakels zijn met gouden kettinkjes verbonden.
Ama önceleri bölgedeki Müslümanlar bunları tedarik etmekten kaçınmaktaydılar.Moslims wilden ze daarentegen sparen.
Eğer talep, arzı geçerse, tedarikçiler fiyatlarını arttırabilir.Zolang de ander 'ja' antwoordt, moet de vrager hoger bieden.
Bazen de başka tedarikçileri sektöre özendirebilirler.Soms verkopen ze zelfs individuele biljetten aan het publiek.
Sextus, Roma'nın en önemli tahıl tedarik üssü olan Sicilya'yı ele geçirmişti.Sextus had de provincie Sicilië bezet, dat een groot deel van Rome's graan toevoer verzorgde.
Tedarikçilerin alıcıya yönelik pazarlama yatırımları yıllık olarak %21 artmaktadır .Roerende voorheffing op interesten en dividenden worden opgetrokken tot 21%.
Görüntüler farklı tedarikçiler tarafından dünya çapında üretilmektedir.Het wordt nog wel wereldwijd door andere fabrikanten gemaakt.
Önemli bir tedarik merkeziydi.Het was een belangrijk centrum.
1997 yılında Avusturya'nın en büyük elektrik tedarikçisi Verbund AG şirketine gitti.W 1997 został zatrudniony w koncernie Verbund AG, największym dostawcy energii elektrycznej w Austrii.
Red Bull Racing geçtiğimiz yıl motor tedarikçisi Renault ile sözleşmesini olaylı bir şekilde fesh etti.Red Bull Racing przedłużył umowę na dostawę silników od Renault.
Geleneksel olarak kocanın görevi eşine ihtiyaçları tedarik etmektir.Tłumaczy, że mężowie zawsze każą robić coś żonie.
Danny Elfman film için bir müzik tedarik etmiştir.Zawiera muzykę do filmu skomponowaną przez Danny'ego Elfmana.
Görüntüler farklı tedarikçiler tarafından dünya çapında üretilmektedir.Wciąż jeszcze produkowany przez różnych dostawców.