Ana içeriğe geç
Sözlük

ted ile cümle

ted kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
8
ORT. KELİME
Bunun yanında topraklarına göz diken komşu ahalilerin ordularına karşı da tedbirli olmaya çalışıyorlar.Nachdem das gelungen ist, rüstet man sich auch gegen das mächtige Nachbarland.
Ve bu tehdit köy halkını tedirgin etmektedir.Andernfalls drohen sie mit der Besetzung des Dorfes.
Fakat işgüzar, tedbirli ve cömert vasıflarını da buna eklerlerdi.Die von ihm angebotenen Zeichen- und Malkurse waren beliebt und hatten starken Zulauf.
Tedavi edilmeyen bakteriyel menenjit neredeyse her zaman ölümcüldür.Die bakterielle Meningitis verläuft hingegen unbehandelt fast immer tödlich.
Yine de bazı artritlerin tedavisi mümkündür.Einige Therapien sind aber auch oral möglich.
Bu işlerin gerçekleştirilmesi için gereken bütün tedbirleri almaya yetkilidir.In diesem Falle sind die Truppen berechtigt, alle erforderlichen Maßnahmen zu ergreifen.
Bunun üzerine Jesse tedaviye gider.Er nimmt Jens in Therapie.
Bu tedavi için gittiğinde ünlü bestekâr Johann Friedrich Reichardt tarafından konukseverlikle ağırlanmıştır.Bei dieser Gelegenheit wurde er von dem Komponisten Johann Friedrich Reichardt gastfreundlich aufgenommen.
Hastalığın klinik belirtilerinin tedavi edilebilmesine rağmen, tedavisi yoktur.Bis auf die Behandlungen der Symptome ist keine Therapie möglich.
Ama Teddy'yi sinir etmekte üstüne yoktur.Teddy bleibt ungerührt.
Tedavideki gecikme daha kötü bir sonuçla ilişkilendirilir.Eine verzögert einsetzende Behandlung ist mit einer ungünstigeren Prognose verbunden.
Ayrıca 2008 yılında, tesis Kremlin Tedarikçileri Birliği üyesi statüsünü geri aldı.Ebenfalls 2008 wurde der Fabrik der Status eines Mitgliedes der Kreml-Lieferantengilde zugesprochen.
Tedavi süresi 8 haftadır.Die Inkubationszeit beträgt 8 Tage.
Kombine tedavi sırasında diğer ilaçların ürün bilgileri göz önüne alınmalıdır.Schon bei der Erzeugung von Daten sollte die langfristige Speicherung berücksichtigt werden.
2009 yılında tedavüle sürülen 50 Türk Lirası banknotlarının arka yüzünde portresi bulunmaktadır.Seit 2009 ziert ihr Porträt die Rückseite der türkischen 50-Lira-Banknote.
Avusturyalı ve Avusturya taraftarı sansür idareleri esere karşı çeşitli kısıtlayıcı tedbirler aldılar.Australische und Brasilianische Journalisten zweifelten allerdings einige Kampfrichterentscheidungen an.
B6 vitamini verilmesi tedavi edici olabilir.B6) therapiert werden.
Yeni banknotlar 8 Nisan 2013'te tedavüle verildi.Der neue 100-Dollar-Schein wurde am 8. Oktober 2013 ausgegeben.
Kurban ısırığı kesinlikle kendi başına tedavi etmemelidir.Der Brustkorb selbst soll dabei nicht zusammengedrückt werden.
Fakat tedavisini sürdürdü ve şu sıralar iyileşmeye devam ediyor.Er kommt mit dem Leben davon, jedoch braucht es seine Zeit, bis er wieder genesen ist.
Şili devleti Raúl Silva Henríquez onuruna 500 pesoluk madeni bir parayı tedavüle çıkarır.Der chilenische Staat prägte zu Ehren von Raúl Silva Henríquez eine 500-Pesos-Bimetall-Umlaufmünze.
Tedavisi kolaydır.Die Behandlung ist schwierig.
P243 Statik boşalmaya karşı önleyici tedbirler alın.P243 Maßnahmen gegen elektrostatische Entladungen treffen.
Ayrıca yapılan tedaviler her hasta için farklılık gösterebilir.Zudem kann eine bestimmte Krankheit bei verschiedenen Patienten unterschiedlich verlaufen.
Her hasta etkili bir diş tedavisi için yukarıda bahsi geçen bir dentisyon dönemine atanmalıdır.Jeder Bürger weiß, dass irgendwann eine Zahnarztersatzbehandlung auf ihn zukommt.
IARC'nin çalışmaları, kanser tedavisi araştırmalarını kapsamaz.Die Forschung an der Behandlung von Krebs ist keine Aufgabe der IARC.
Jackson ve Teddy Riley, şarkıyı ilk olarak Jackson'un 1991 yılı çıkışlı Dangerous albümü için yapmışlardır.Jackson und Teddy Riley schufen den Track für das Ende 1991 veröffentlichte Album Dangerous.
Bugün kanserin bile tedavisi mümkün.Sie kommt heute vor allem in der Krebsbehandlung zum Einsatz.
Anaplastik karsinomlar tedaviye karşın hızla büyürler.Der Augenarzt verstirbt trotz Rettungsbemühungen.
Dünya Sağlık Örgütü, hastalığı tedavi amacıyla bazı ilaçlarda indirim yapılmasını sağlamıştır.Die Weltgesundheitsorganisation unternimmt Anstrengungen, die Erkrankung durch Impfprogramme zu eliminieren.
Ted'in karısı, çocukların annesidir.Adele ist die Mutter seiner Kinder.
Terapi için Almanya'daki akrabasının yanına tedâvi için yollandı.Zur Therapie wurde er nach Deutschland zu seinem Onkel geschickt.
Fakat tedavi işe yaramadı.Die Therapie schlug jedoch nicht an.
Tüm hastalıkları tedavi edebiliriz.Und heilt alle deine Gebrechen.
Bilhassa şizofreninin tedavisinde kullanılmaktadır.Es wird für die Behandlung von Schizophrenie eingesetzt.
1952 yılında Arsenal'lı eski forvet Ted Drake Chelsea FC'nin başına getirildi.Im August 1954 verpflichtete ihn Ted Drake für den FC Chelsea.
Sezar bu duruma göre tedbirlerini almıştı.Vielmehr soll Caesar aus Berechnung so agiert haben.
Tedavi, belirtilerin rahatlatılmasını içerir.Die Behandlung besteht in der Linderung der Symptome.
Bu tedbirler sayesinde hükümdarlığının 26. yılında Orman-hiung-nu'larını yenilgiye uğratmıştır.Im 26. Jahr seiner Regierung vernichtete er die Wald-Xiongnu.
Şu anda at tedavülde değildir.Das Pferd ist nun nicht mehr zu bändigen.
Erişim tarihi: July 1, 2015. ^ Centinela, Teddy (27 Mayıs 2015).Ausländer sind die Lösung…, in: Focus, 26. Juli 2010.
Gerektiğinde tedavi süresi 2 hafta daha uzatılır.Die maximale Behandlungsdauer soll zwei Wochen nicht überschreiten.
Tedavi genelde kozmetik nedenlerle yapılır.In der Regel wird der Eingriff aus rein kosmetischen Gründen durchgeführt.
Biorezonas bir alternatif tıp tedavi yöntemidir.Die Bowen-Therapie ist eine alternative Heilmethode.
Tedavül değerleri, içerik değerleriyle (Metal Değeri) belirlenen sikkeler Kurant sikkesi olarak adlandırılır.Diese werden durch die (argumentfreie) syscall-Instruktion aufgerufen, die je nach Registerwerten agiert.
Tedavileri tümörlerin cerrahi olarak çıkarılmalarından ibarettir.Die Gruppe setzt sich ausschließlich aus Models der Erotikbranche (AV Idols und Gravure Idols) zusammen.
Tedavisi cerrahi yöntemle yapılır.Die Behandlung erfolgt chirurgisch.
Fakat hem kendileri birbirlerine uyum sağlama konusunda tedirgindirler hem de çevreleri bu ilişkiye karşıdır.Die Pole bedingen einander, sind stets ineinander verschlungen und schlagen ineinander um.
Bazı türlerin ısırığında etkili olan bir tedavi başka bir türün ısırığında etkisiz kalabilir.Eine Infektion mit dem Pilz kann bei manchen Arten tödlich verlaufen.
Afrika’da her dönem farklı para değerleri tedavülde olmuştur.In Afrika existierten zu jener Zeit die verschiedensten Formen von Währungen.
Bu paralar tam, yarım ve çeyrek tipleri ile 3 farklı şekilde tedavül edilmişti.Mit ähnlichem Erfolg konnten sie ein Viertel und drei Viertel unterscheiden.
Tedavi olmadan, enfekte kişilerin üçte birinde üçüncül hastalık gelişir.Ohne Therapie enden ca. 3 % der Krankheitsfälle tödlich.
İran askerleri ve mühimmatlar burada tedarik edilmiştir.Maschinen und Ausrüstung wurde in den Iran verkauft.
Tedavi edici maddeler gelişigüzel kullanılamaz.Die Erkrankung verläuft unbehandelt progredient.
9. yüzyıldan 2002 yılında Euro'nun kullanılmaya başlanmasına kadar tedavülde kalmıştır.In Europa wurden sie daher nur bis zum Beginn der Euro 3-Pflicht im Jahr 2001 angeboten.
Şifâ veren, tedâvi eden demektir.Sehnsucht, die verwandelt.
1933 yılının başlarında Tedbir (Die Maßnahme) adlı oyun polis tarafından yasaklandı.Zu Beginn des Jahres 1933 wurde eine Aufführung von Die Maßnahme durch die Polizei unterbrochen.
New York'taki Mount Sinai Hastanesi'nde tedavi edildi.Er starb im Mount Sinai Hospital in Toronto.
Antimikrobiyal tedaviye karşın ölüm oranı %50'dir.Bei bakteriellen Enzephalitiden beträgt die Sterblichkeit bis zu 50 Prozent.
Hatta Sultan bile bu kaba, haşin tavrından tedirgin olmaya başlamıştı.Auch sie fasst allmählich Zuneigung zu dieser skurrilen, menschlichen Klette.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod