Kıbrıslı Türkler, izolasyondan ve tasarruf tedbirlerinden memnun değilTurkish Cypriots unhappy with isolation, austerity measures
Eleştirenler yeni tedbirleri "çok az, çok geç" olarak nitelendiriyorlar.Critics describe the new measures as "too little, too late".
Arnavut hastaneleri sadece 150 hastaya hemodiyaliz tedavisi verebiliyorlar.Albanian hospitals can provide hemodialysis treatment only for 150 patients.
Şüpheli daha sonra tedbir amaçlı olarak bir ay süreyle gözaltına alındı.The suspect was later preventively detained for a month.
Kuş gribini şimdilik yenen Türkiye önleyici tedbirlerdeki şeffaflığından ötürü övgü topladıTurkey beats bird flu, for now; praised for transparency in preventative measures
H5N1 virüsü taşıdığı tespit edilen toplam 21 kişi tedavi edilerek hastaneden taburcu edildi.A total of 21 people found to have contracted H5N1 were treated and released from the hospital.
Clinton'dan Türkiye'nin terörle mücadele çabaları ve Yunanistan'ın tasarruf tedbirlerine övgüClinton praises Turkey's anti-terror efforts, Greece's austerity measures
Saldırgan, tedavi için kaldırıldığı hastanede tutuklandı.He was arrested at the hospital where he was undergoing treatment.
Bosnalı Sırplar yeni tedbirleri protesto ettilerBosnian Serbs protest new measures
Kiryakides, yaklaşık 600 hastanın sistemli bir şekilde tedavi gördüklerini de ekledi.About 600 patients are receiving treatment on a systematic basis, Kyriakides added.
AB ile tercihli ticaret tedbirlerinin olmaması Kosovalı ihracatçıyı vurduLack of preferential trade measures with EU hits Kosovo exporters
Ancak bu tedbirlerin yokluğuna rağmen Kosova AB ülkeleriyle ticaretini artırmış durumda.Despite the absence of these measures, however, Kosovo has boosted its trade with EU countries.
Krasniki, tercihli tedbirlerin olmayışının fiyatları etkilediğini kaydetti.She noted that the lack of preferential measures affected prices.
Yunanistan'da tasarruf tedbirleri Noel alışverişi keyfini kaçırdıAusterity measures dampen holiday shopping in Greece
Tek makam kuralını ihlal edenlere yönelik ilk tedbirimiz uyarıda bulunmak oluyor.We issue warnings as the first measure for those breaking the rule of single duty.
Sırp hükümeti bu tür radikal tedbirlerin yüzde 98'ini uyguladı.The Serbian government has taken about 98% of such most radical measures.
Bir yanda, gerçekten ihtiyaç olmadığı halde tedbirleri ayrıntılandırmamız gerekiyor.On one hand, we have to detail measures even where there is no real need for that.
Trendafilov, tedbirlerin işverenler için fazla pahalı olabileceğine katılmıyor.Trendafilov does not agree that the measures might be too costly for the employers.
Bu tedbirler Türkiye'ye büyük ticaret kaybına mal olurken, rejimin davranışını da değiştirememişti.The measures cost Turkey dearly in lost trade while failing to change the regime's behavior.
Buna bağlı kemer sıkma tedbirlerinin ise, krizi derinleştirdiği bildiriliyor.The attached austerity measures reportedly deepened the recession.
Hükümetin tasarruf tedbirleri pek çok Yunan vatandaşının tatil planlarını engelleyebilir.The government's austerity measures may put a crimp in many Greeks' holiday plans.
Emekliler, tasarruf tedbirlerinden en fazla etkilenen gruplardan birisi oldu. [Reuters]Pensioners have been one of the groups hardest hit by the austerity measures. [Reuters]
Yunanistan: Olimpiyatlar İçin Kapsamlı Güvenlik Tedbirleri PlanlanıyorGreece Says Comprehensive Security Measures Planned for Olympics
Ashton, Birliğin "ek tedbirler almaya" hazır olduğunu da sözlerine ekledi.The Union, she added, is prepared to "take further measures".
Ülke, Rusya'dan sonra Türkiye'nin ikinci büyük enerji tedarikçisi.The country is Turkey's second largest energy supplier, following Russia.
Bu tedbir işverenler, çalışanlar ve sistem için bir çok fayda sağlamaktadır.This measure yields many benefits for the employers, the employees and the system in general.
Hastalık şansları yüksek olsa da bu durum tedavi görme olanakları için geçerli değil.While their chances of illness are considerable, their ability to get treatment is compromised.
Söz konusu tedbirle masrafların kısılması ve verimliliğin artırılması hedefleniyor.The measure will be aimed at cutting costs and increasing efficiency.
Güvenlik tedbirleri için 20 milyon dolarlık bir bütçe ayrıldı.A budget of $20m has been allocated for security measures.
Sırbistan İlerleme Partisi lideri erken seçim amacına ulaşmak için aşırı tedbirlere baş vurdu.Seeking early elections, the leader of Serbia's Progressive Party resorts to extreme measures.
Ancak bu tedbirler henüz somut sonuçlar getirmiş değil.But the measures have not produced tangible results yet.
ABD'nin yetki alanındaki her türlü mallarına da tedbir konmuş durumda.Any assets they may have under US jurisdiction are frozen.
Papakonstantinou, "Gözardı ettiğimiz noktalar varsa ek tedbirler alacağız." dedi."If there are omissions, we will take additional measures," he said.
Ahmetay, "Bu tedbir ülkenin varlıklarını serbest bırakmaz."This measure would not release assets for the country.
Atina'da binlerce kişi tasarruf tedbirlerini protesto ettiThousands protest austerity measures in Athens
Alınan tedbirler kapsamında organize suçla mücadele hakkında bir yasa da çıkartıldı.A law on fighting organised crime was also adopted.
İran, ülkenin Rusya'dan sonraki en büyük ikinci doğalgaz tedarikçisi.Iran is Turkey's second largest gas supplier after Russia.
Medya çalışanları tasarruf tedbirlerine tepki verdiMedia employees react to austerity measures
Bu malların kaynağını kontrol etme amaçlı tedbirler alacak mısınız?Will you take measures to control the origin of these goods?
Tedbirlilik ve sorumluluk bu hükümetin anahtar sözcükleridir.Prudence and responsibility are the key words of this government.
Bulgaristan'a düzeltici tedbirleri uygulaması için 13 Ocak 2011'e kadar süre verildi.The deadline for Bulgaria to take corrective measures is January 13th 2011.
Yağış azlığı, elektrik tedariğinde sıkıntı yaratıyor. [Petar Kos/SETimes]The dearth of rain is straining some power supplies. [Petar Kos/SETimes]
Kuraklığın elektrik tedariği açısından da faturası ağır oldu.The drought's effect on power supplies has been severe.
AK, vize serbestliğinin suistimal edilmesini önlemek için tedbir alıyor. [Tomislav Georgiev/SETimes]The EC is taking steps to see that visa liberalisation is not abused. [Tomislav Georgiev/SETimes]
Türkiye, bölücü Kürt teröristlere karşı sert tedbirler almaya hazırlanıyorTurkey planning tough measures against Kurdish rebels
Yaklaşık 166 dolara eşit 500 RON'luk yeni bir banknot tedavüle çıkarıldı.A new denomination -- the 500 RON note, equal to about $166 -- has been introduced.
Söz konusu tedbirlerde kamu sektöründe önemli kesintiler yer alıyor.The measures include deep public sector cuts.
Bu süreçte el Kadı’nın mal varlığı üzerindeki tedbir kararı devam etti.In the meantime, al-Kadi's assets remained frozen.
Nokia, Yunan telekom şirketi TIM Hellas'ın tek 3G ağ tedarikçisi. [Getty Images]Nokia is the sole 3G network supplier for the Greek telecom provider TIM Hellas. [Getty Images]
Nokia, TIM Hellas'ın tek 3G ağ tedarikçisi konumunda.Nokia is TIM Hellas's sole 3G network supplier.
İsrailli bir doktor ekibi bebeklerin tedavisine yardım etmek için uçakla ülkeye getirildi.A team of Israeli medics has been flown in to help treat them.
Hükümet, bu ve aldığı diğer tedbirlerle eşit bir bölgesel kalkınma gerçekleştirmek istiyor.The government, through these and other measures, wants to create even regional development.
AB, Gotovina ve diğer savaş suçu zanlılarının mal varlıklarına aylar önce tedbir koydurdu.Several months ago, the EU froze the assets of Gotovina and other war crimes fugitives.
İran, Rusya'dan sonra Türkiye'nin ikinci büyük doğal gaz tedarikçisi konumunda bulunuyor.Iran is Turkey's second largest supplier of natural gas after Russia.
SETimes: Makedonya ne gibi tedbirler alacak?SETimes: What measures will Macedonia take?
Ancak biz krizle mücadele tedbirlerini acilen uyguladık ve hızlı bir düzelme yaşadık.However, we promptly introduced anti-crisis measures and recovered fast.
Bu yaptırım değil, el koymakla ilgili bir tedbirdir.This is about a measure of confiscation and not sanction.
Bu da, tedbirin mahkeme kararı olmadan çıkarılabileceği anlamına gelir."And this means that the measure may be issued without a court ruling."
IMF raporunda Sırbistan'ın bütçesi eleştirildi, yeni ekonomik tedbirler önerildiIMF report criticises Serbian budget, proposes new economic measures
Yunanistan ek tasarruf tedbirlerini kabul etti, ama bedeli ağır olduGreece backs more austerity, but pays a price