Şüphesiz benim Rabbim, dilediğini pek ince düzenleyip tedbir edendi.Certainly, my Lord is the Most Courteous and Kind unto whom He will.
Yine de tedbirinizi alın. Şüphesiz Allah, kafirler için alçaltıcı bir azap hazırlamıştır.Verily, Allah has prepared a humiliating torment for the disbelievers.
(Allah) Emri gökten yere tedbir eder (buyruğunu indirir).He regulates all affairs, from the heavens, to the earth.
Diridir, her an yarattıklarını tedbir ve tasarruf edip durur.Neither slumber overtakes Him, nor sleep.
Savunma tedbirlerinizi alın.Always be on your guard against encounters.
Ama tedbirinizi alın, dikkatli olun.But take your precaution. Lo!
Düşmana karşı her türlü savunma tedbirinizi alınız.Always be on your guard against encounters.
Düşmanlarınıza karşı korunma tedbirinizi alın.Always be on your guard against encounters.
Ama korunma tedbirinizi alın (uyanık bulunun).But take your precaution. Lo!
Korunma tedbirlerinizi alın.But take your precaution. Lo!
Yine de tedbirinizi alın.But take your precaution.
Her işi o, takdir ve gereğince tedbir eder.There is no intercessor, except by His leave.
Ey iman edenler! Düşmana karşı her türlü savunma tedbirinizi alınız.Believers, take your precautions.
Ey iman edenler! Düşmanlarınıza karşı korunma tedbirinizi alın.Believers, take your precautions.
Onu sıtmayı tedavi etmesi için getirdiler ve o kolerayı getirdi.They called him in to cure the plague, and he brought cholera.
Cinsel şiddet sonrası hayatta kalanlar Panzi Hastanesi'nde sağlanan tedaviyi hoş karşılıyor.Survivors of sexual violence at Panzi Hospital welcome the care provided by the center.
Enerji ve klimaların tedarik edilmesi giderek önemli bir konu haline geldi.Energy and access to air conditioning has become an increasingly important issue.
Fish'in eşi tedavi yetersizliğine bağlı olarak ülserden öldü.Fish's wife died of an ulcer due to lack of proper medical care.
BJP bu tedbirlerin Bangladeş'ten gelen yasa dışı göçe karşı korunmada gerekli olduğunu söylemekte.The BJP says these measures are a necessary defense against illegal immigration from Bangladesh.
Söz konusu tedbirler hükümetin krizle mücadele çabaları kapsamında yer alıyor.The measures are part of the government's anti-crisis efforts.
Toplantıda eğitim ve para desteği gibi somut tedbirlere yönelik sözler de verildi.The gathering also resulted in pledges of concrete measures such as training and financial support.
Passy, terör tehditlerine karşı "pratik ve sağlam tedbirler" alınması çağrısında bulundu.He called for "practical robust measures" in addressing terrorist threats.
Bu paketin tek başına Türkiye'nin zor durumdaki ekonomisini tedavi edip edemeyeceği belli değil.It's not clear whether this package alone can cure Turkey's ailing economy.
Haşimbegoviç hükümetin hastalığın kökünü kurutmak için yeterli tedbir almadığını ileri sürüyor.He says the government inadequately implemented measures to eradicate the disease.
Bulgaristan harekete geçme sözü vermesine karşın gerekli tedbirleri uygulamada yavaş davrandı.While pledging to take action, the Balkan nation has been slow to implement the required measures.
Yunanistan, bazı ülkelerin heyetlerine yönelik ek tedbirler alıyor mu?Is Greece taking extra precautionary measures for some countries' missions?
Geçtiğimiz hafta 100'den fazla Kosovalı genç gizemli bir hastalıktan tedavi gördü.More than 100 Kosovo teens were treated for a mysterious illness last week.
Öğrencilerin çoğu eve gönderilmesine karşın beşi tedavilerinin devamı için hastaneye geri döndü.While most were sent home, five returned to hospital for further treatment.
AK, Batı Balkanlar'ın üyelik sürecini hızlandıracak yeni tedbirler önerdiEC proposes new measures to speed up Western Balkans' accession progress
Diğerleri, yeni tedbirler polis varlığını artıracağı için rahatsızlık duyduklarını söylüyorlar.Others say they are uncomfortable because the new measures would lead to increased police presence.
Bosna-Hersek Gıda Güvenlik Dairesi tedbirleri sıkılaştırıp denetimleri artırdı.Bosnia and Herzegovina's Food Safety Agency has tightened measures and increased controls.
BH gıda güvenlik tedbirlerini artırdı. [Getty Images]BiH increases food safety measures. [Getty Images]
Bosna-Hersek (BH) Gıda Güvenlik Dairesi gıda güvenlik tedbirlerini artırma kararı aldı.Bosnia and Herzegovina's (BiH) Food Safety Agency has decided to tighten food safety measures.
Kemik iliği ve göbek bağı kanser, lösemi ve genetik hastalıkların tedavisinde kullanılıyor.Bone marrow and umbilical cord blood are used in treatment of cancer, leukemia and genetic diseases.
Stanişev, "Somut tedbirler almam gerekecek." dedi."I will require concrete measures," he said.
Söz konusu tedbirler köylülerin birkaç ölü tavuk bulması üzerine alındı.The measures were taken after villagers found a number of dead chickens.
Kemer sıkma tedbirlerine karşı başka grevler de bekleniyor.More anti-austerity strikes are on the way.
Projelerle 90 bin konut gaz tedarik sistemine dahil edilecek.They will enable 90,000 households to switch to the gas supply network.
Ovesea, "Aldığımız tedbirler sonrasında insanlar tepki vermeye başladılar."People have started to react after the measures we took.
Üsküplü Zoran Trajcevski, SETimes'a bu tür tedbirlere duyulan ihtiyacı anlattı.Skopje resident Zoran Trajcevski explained to SETimes the need for just such measures.
Felaketler tedbir alma ihtiyacını gündeme getiriyorDisasters highlight need for preventive measures
Teftiş kurulları ordu ve polisin son birkaç yıla ait tedarik sözleşmelerini inceleme altına aldı.Inspectorates are checking all military and police procurement contracts over the past few years.
Antakya devlet hastanesinde tedavi gören bir adam, "Demokrasi istiyoruz." diyor."We want democracy," said a Syrian man who is being treated in the Antakya state hospital.
Rapora göre Bulgaristan'ın hiçbir eylemde bulunmadığı tedbir bulunmuyor.There are no measures on which Bulgaria has failed to take any action, according to the report.
Bölgesel politika alanındaki tedbirlerinse yüzde 93'ü "uygulandı" veya "az uygulandı".In the regional policy field, 93 per cent of the measures are "implemented" or "rather implemented".
AB'den, terörle mücadele tedbirlerini "birleştirme" çağrısıEU calls for "concerted" anti-terrorism measures
Uçuş güvenlik tedbirleri derhal artırıldı.Flight security measures were tightened immediately.
Kıbrıs ve Bulgaristan havaalanlarındaki güvenlik tedbirlerini artırdılar.Cyprus and Bulgaria have stepped up the security measures at their airports.
Kısıtlı kaynaklar tedavi kalitesini de etkiliyor.Scarce funds are affecting the quality of treatment.
Stankoviç, 25 Mayıs'ta diş tedavisi için yerel bir hastaneye götürüldüğü sırada firar etti.Stankovic escaped on May 25th, while being taken for dental treatment at a local hospital.
KFOR, takviye ve tedbir alınmasını istiyorKFOR requests reinforcements, precautions
Avrupa Konseyi Hırvatistan'ın para aklamayla mücadele tedbirleri hakkında rapor yayınladıCouncil of Europe reports on Croatian anti-money laundering measures
CoE uzmanlarına göre, Hırvatistan'ın mevzuatı somut uygulama tedbirlerinden yoksun bulunuyor.According to CoE experts, Croatia's legal framework lacks concrete implementation measures.
Kıbrıslı Türkler tasarruf tedbirlerini protesto ettiTurkish Cypriots protest austerity measures
Tiran belediyesindeki yetkililer bu sorunu çözmek için tedbirler alıyorlar.Municipal authorities in Tirana are taking steps to address the problem.
Kanser teşhisi konan çocukların yaklaşık yüzde 70’i tedavi edilebiliyor.About 70% of children diagnosed with cancer can be cured.
Lösemi tedavisinde kemik iliği nakli uygulamaları giderek artıyor.In the situation of leukemia, bone marrow transplants are becoming increasingly frequent.
Matache: İki tedbir paketine bakıyoruz.Matache: We are looking at two sets of measures.
Tedbir, ülkenin sosyal sigorta sisteminde yaşanan sorunları çözmek amacıyla alındı.The measure is aimed at resolving problems with the country's social security system.
Hükümet krizle mücadele için güçlü tedbirler aldığını savunuyor.The government argues it has taken vigourous measures to combat the crisis.