tecrit ile cümle
tecrit kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
Okulun girişinde okul muhafızları tarafından silahlarından tecrit edilirler.Tanulóidejük után a fegyveresek sorai közé kerültek.
Yapılacak ilk iş hastayı tecrit etmektir.Első dolga az volt, hogy enni adjon a teljesen lesoványodott betegnek.
Kendi kendimi tecrit ettim."Suljin itseni sisääni tarkoituksella.
Kendisi Stalin'in tecrit politikaları sırasında idam edilmiştir.Hänet teloitettiin Stalinin puhdistusten aikana.
Bellick diğer mahkûmlardan tecrit edilmediği için çok öfkelidir.Breivikin turvallisuuden vuoksi hän ei ole missään yhteydessä vankilan muihin vankeihin.
Kızıl Ordu kadrolarındaki tecritler 1930ların sonundaki Stalin'in Büyük Temizliğinin bir parçasıydı.Den Røde Hær led stadig under efterveerne efter Stalins store udrensning i 1930'erne.
Bu başarısızlıkta 1937-38 yıllarındaki ordu tecritleri şüphesiz önemli bir sebepti.Befolkningstallene for årene indtil 1937-38 bør derfor aflæses kritisk.
Bu stratejinin hedefi, çatışmaları Kuzey İrlanda yöresinde tecrit etmekti.Hiệp định GFA đem lại hướng giải quyết cho những rắc rối tại Bắc Ireland.
Thälmann tecritte on bir yıl geçirdi.Thälmann đã trải qua 11 năm biệt giam.
Hastalık bulaşıcı olduğundan, hasta kişi iyileşme görülünceye kadar aile üyelerinden tecrit edilmelidir.Vì bệnh không thể chữa khỏi cho nên người bệnh phải được chăm sóc bởi những người thân trong gia đình.
Dersim her yönüyle kuşatılmış ve tecrit edilmişti.Tất cả các ca khúc được sáng tác và biên soạn bởi Đỗ Bảo.
Kızıl Ordu kadrolarındaki tecritler 1930ların sonundaki Stalin'in Büyük Temizliğinin bir parçasıydı.赤軍司令官で、1930年代末におけるスターリンの大粛清の犠牲者。
Reseptorün tecrit edilmesi (içselleştirme).また所持者の知能を数値化する。
Kendi kendimi tecrit ettim.我强迫自己冷静下来。
Böylece toplumun onu zorladığı tecrit edilmiş bir yerde yaşamışına kızgındır.過著被人類不斷逼出住處的生活。
Pratyahara ("Tecrit"): Dış nesnelerden duyu organlarını geri çekmedir.פרטיהארה (Pratyahara) - נסיגת החושים מגירויים חיצוניים.
Kendi kendimi tecrit ettim.והתחלתי לשעמם את עצמי.
Bu stratejinin hedefi, çatışmaları Kuzey İrlanda yöresinde tecrit etmekti.מדיניותו של לינץ' הצליחה להכיל את הסכסוך בשטחה של צפון אירלנד.
Japonya'nın tarihi dış dünyadan etkilendikten sonra çok uzun yıllar boyunca tecrit edilmesiyle şekillenmiştir.Историята на Япония се характеризира с влияние от външния свят, последвано от дълги периоди на изолация.
Kendisi Stalin'in tecrit politikaları sırasında idam edilmiştir.Загива по време на сталинските репресии.
Pratyahara ("Tecrit"): Dış nesnelerden duyu organlarını geri çekmedir.Пратяхара: отдръпване на сетивата от външни обекти.
Kendisi Stalin'in tecrit politikaları sırasında idam edilmiştir.Počas stalinských čistiek bol takmer zatknutý.
Dersim her yönüyle kuşatılmış ve tecrit edilmişti.Ústredný priestor je prekrytý a lemovaný študovňami.
Kendisi Stalin'in tecrit politikaları sırasında idam edilmiştir.Tam pačiam terminas vartotas stalinistinių represijų metu.
Baş çok küçük. O metal altın renginin içinde bir yerlerde tecrit edilmiş gibi.Demasiadamente pequena, isto é, estranhamente isolada dentro do plano dourado.
Baş çok küçük. O metal altın renginin içinde bir yerlerde tecrit edilmiş gibi.Moc malá, divně izolovaná od zlaté plochy.
Baş çok küçük. O metal altın renginin içinde bir yerlerde tecrit edilmiş gibi.Te klein...Ik bedoel, echt een soort van vreemd afgezonderd midden in het oppervlakte van het goud.
Baş çok küçük. O metal altın renginin içinde bir yerlerde tecrit edilmiş gibi.Прекалено е малка... имам предвид, че е някак странно изолирана в равнината от златно.
Bu aynı zamanda toplam çıkarmak veya tecrit etmek olarak da adlandırılır; bu tabloyu alıp küçültmeye yarar.Также называемую Исключением ПУТЕМ СУММИРОВАНИЯ, чтобы взять эту таблицу и уменьшить ее
Bu aynı zamanda toplam çıkarmak veya tecrit etmek olarak da adlandırılır; bu tabloyu alıp küçültmeye yarar.条件付き確率表はこうなっています
Çýplak arama yaptýlar, ayakkabý bađcýklarýna el koydular, kemerini de aldýlar ve tecrit hücresine kapattýlar.Luego lo requisaron... le quitaron las agujetas, el cinturón y lo dejaron aislado en confinamiento.
Çýplak arama yaptýlar, ayakkabý bađcýklarýna el koydular, kemerini de aldýlar ve tecrit hücresine kapattýlar.Så kropsvisiterede de ham, tog hans snørrebånd, hans bælte, og efterlod ham i en enecelle.
Çýplak arama yaptýlar, ayakkabý bađcýklarýna el koydular, kemerini de aldýlar ve tecrit hücresine kapattýlar.Svlékli jej do naha, vzali tkaničky, opasek a dali na samotku.
Çýplak arama yaptýlar, ayakkabý bađcýklarýna el koydular, kemerini de aldýlar ve tecrit hücresine kapattýlar.Στη συνέχεια τον έγδυσαν και τον έψαξαν, του πήραν τα κορδόνια του, τη ζώνη του και τον άφησαν στην απομόνωση.
Çýplak arama yaptýlar, ayakkabý bađcýklarýna el koydular, kemerini de aldýlar ve tecrit hücresine kapattýlar.Затем они полоса искали его, забрали шнурки, забрали свой пояс, и оставил его в одиночную камеру.
Çýplak arama yaptýlar, ayakkabý bađcýklarýna el koydular, kemerini de aldýlar ve tecrit hücresine kapattýlar.ثم فتشوه عاريا أخذوا شريط حذائه وحزامه .وتركوه في الحبس الانفرادي
Çýplak arama yaptýlar, ayakkabý bađcýklarýna el koydular, kemerini de aldýlar ve tecrit hücresine kapattýlar.靴紐を没収し、ベルトを没収し、 独房に入れた。 マサチューセッツ地区米連邦検事事務所は 声明を発表、
Ehl-i Beyt orada tecrit edilmiştir, kımıldayamasınlar diye.Die Ahlu l-Bayt sind dort, und sie haben sie ausgeschlossen, so daß sie sich nicht bewegen können.
Ehl-i Beyt orada tecrit edilmiştir, kımıldayamasınlar diye.Il Ahl Al Bayt, sono stati lasciati là e tagliati fuori così che non si possano muovere.
Ehl-i Beyt orada tecrit edilmiştir, kımıldayamasınlar diye.La Familia del Profeta fue expulsada y abandonada ahí, para que no pudiera moverse.
Ehl-i Beyt orada tecrit edilmiştir, kımıldayamasınlar diye.Para Ahl Al Bayt, mereka ditinggalkan disitu... dan di ketepikan, tidak dapat bergerak.
Ehl-i Beyt orada tecrit edilmiştir, kımıldayamasınlar diye.Ахл Аль Байат, они оставили там и они отключили их так,чтобы те не могли пошевелиться. Стыд и позор учёным!
Genie, 13 yıl boyunca neredeyse boş bir odada, her türlü sosyal etkileşimden uzak, tecrit halde yaşadı.A Genie passou 13 anos, isolada, num quarto praticamente vazio, afastada de qualquer contacto social.
Genie, 13 yıl boyunca neredeyse boş bir odada, her türlü sosyal etkileşimden uzak, tecrit halde yaşadı.Genie a passé 13 ans, isolée, dans une chambre presque vide, dépourvue de tout contact social.
Genie, 13 yıl boyunca neredeyse boş bir odada, her türlü sosyal etkileşimden uzak, tecrit halde yaşadı.Genie a petrecut 13 ani ,izolata, intr-o camera aproape goala, lipsita de orice fel de contact social.
Genie, 13 yıl boyunca neredeyse boş bir odada, her türlü sosyal etkileşimden uzak, tecrit halde yaşadı.Genie aveva trascorso 13anni , isolati, in una stanza quasi vuota, priva di qualsiasi contatto sociale.
Genie, 13 yıl boyunca neredeyse boş bir odada, her türlü sosyal etkileşimden uzak, tecrit halde yaşadı.Genie had 13 jaar doorgebracht, afgesloten, in een bijna lege kamer, zonder enig sociaal contact
Genie, 13 yıl boyunca neredeyse boş bir odada, her türlü sosyal etkileşimden uzak, tecrit halde yaşadı.Genie ha pasado 13 años aislada, en un cuarto vacío, sin contacto con personas.
Genie, 13 yıl boyunca neredeyse boş bir odada, her türlü sosyal etkileşimden uzak, tecrit halde yaşadı.Genie spędziła 13 lat, odizolowana, W niemal pustym w pokoju, pozbawiona jakichkolwiek kontaktów społecznych.
Genie, 13 yıl boyunca neredeyse boş bir odada, her türlü sosyal etkileşimden uzak, tecrit halde yaşadı.Genie telah menghabiskan 13 tahun, terisolasi, di ruangan yang hampir kosong, tanpa ada kontak sosial.
Genie, 13 yıl boyunca neredeyse boş bir odada, her türlü sosyal etkileşimden uzak, tecrit halde yaşadı.Genie verbrachte 13 Jahre isoliert in einem fast leeren Raum, bar jedem sozialen Kontaktes.
Genie, 13 yıl boyunca neredeyse boş bir odada, her türlü sosyal etkileşimden uzak, tecrit halde yaşadı.Τζίνι είχε περάσει 13 χρόνια, απομονωμένη, σε ένα σχεδόν άδειο δωμάτιο, στερούμενη την κοινωνική επαφή.
Genie, 13 yıl boyunca neredeyse boş bir odada, her türlü sosyal etkileşimden uzak, tecrit halde yaşadı.Джини е прекарала 13 години изолирана в почти празна стая, без всякакъв социален контакт.
Genie, 13 yıl boyunca neredeyse boş bir odada, her türlü sosyal etkileşimden uzak, tecrit halde yaşadı.ג'יני בילתה 13 שנים בבידוד, בחדר ריק ללא גירויים, ונמנע ממנה מגע חברתי מכל סוג שהוא.
Harika, tecrit bu harika yerin durumu kurtaran özelliği oldu fakat bugün tecrit onun sonu olabilir.Isolatie vrijwaarde deze bijzonder plaats, maar vandaag kan die isolatie zijn ondergang zijn.
Harika, tecrit bu harika yerin durumu kurtaran özelliği oldu fakat bugün tecrit onun sonu olabilir.Izolacja tego niezwykłego miejsca, to tak samo wielka łaska, jak i przekleństwo.
Harika, tecrit bu harika yerin durumu kurtaran özelliği oldu fakat bugün tecrit onun sonu olabilir.이 멋진 곳에서 외부로부터 격리된 것은 커다란 은총이었지만, 오늘날 이런 격리는 파멸을 뜻하기도 합니다.
Harika, tecrit bu harika yerin durumu kurtaran özelliği oldu fakat bugün tecrit onun sonu olabilir.Nos, az elszigeteltség őrizte meg ezt a kivételes helyet, de ma már az elszigeteltség lehet a végzete.
Harika, tecrit bu harika yerin durumu kurtaran özelliği oldu fakat bugün tecrit onun sonu olabilir.Що ж, ізоляція завжди була рятівною для цього чудового місця, але сьогодні вона може спричинити його загибель.
Harika, tecrit bu harika yerin durumu kurtaran özelliği oldu fakat bugün tecrit onun sonu olabilir.הריחוק היה החסד הגדול ביותר שבזכותו ניצל המקום המיוחד הזה, אך היום, הריחוק עלול לחרוץ את גורלו.