tecrit ile cümle
tecrit kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
ÖRNEK CÜMLE
6
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Milyoner dış dünyadan tamamen tecrit edildi.The millionaire lived in complete isolation from the outside world.
Taslakları dışarıda tutmak için kapının etrafına tecrit şeridi koydu.He put weather stripping around the door to keep out drafts.
Hücrede tecritte tutuluyor.He's in solitary confinement.
Pratyahara ("Tecrit"): Dış nesnelerden duyu organlarını geri çekmedir.Pratyahara ("Abstraction"): Withdrawal of the sense organs from external objects.
Kasım 1776'da, Moggiore Gölü'nde metan buldu ve 1778'de metan tecrit etmeye başladı.In November 1776, he found methane at Lake Maggiore, and by 1778 he managed to isolate methane.
Bu stratejinin hedefi, çatışmaları Kuzey İrlanda yöresinde tecrit etmekti.The objective of this policy was to confine the effects of the conflict to Northern Ireland.
Kendisi Stalin'in tecrit politikaları sırasında idam edilmiştir.He was executed during Stalin's purges.
İnsanları çölün ortasında veya adanın birinde tecrit edemeyiz.We are not Saudi Arabia; we cannot isolate these people in desert camps or somewhere on an island.
Bunu sağlamak için: Hastalar, tecrit edilmelidir.To achieve this: The outsider must be hated.
Öyküsü yenilgi ve tecrit içerir ve bu nedenle de çok çekicidir.His story was one of defeat and isolation, and that's why it is so seductive.
Kendi kendimi tecrit ettim.I tried to hang myself.
O metal altın renginin içinde bir yerlerde tecrit edilmiş gibi.I mean, really sort of weirdly isolated within the plane of the gold.
Ehl-i Beyt orada tecrit edilmiştir, kımıldayamasınlar diye.The Ahl Al Bayt, they are left there and they cut them out so they cannot move.
Arnavut diktatör Enver Hoca ülkesini tecrit ve yoksulluk içinde tuttu. [Getty Images]Albanian dictator Enver Hoxha kept his country isolated and impoverished. [Getty Images]
Tadiç mi Nikoliç mi -- Avrupa mı Tecrit mi?Tadic or Nikolic -- Europe or Isolation?
İsminin gizli kalmasını isteyen bir Sırp, "Tecrit edilmedik."We are not isolated.
"Tamamen tecrit edilmiştim." diyor."I was completely isolated," he says.
Atlar tecrit edildi ve sağlık yetkilileri hastalığın yayılma riski bulunmadığını açıkladılar.The horses were isolated and health authorities said there was no concern the disease would spread.
Bunun tecrit değil, son derece aktif bir katılım olduğunu düşünüyorum.I think this is a very active engagement and not isolation.
Tabii ki bölgede, özellikle tecrit edilmiş Makedon köyleri açısından pek çok sorun yaşanmaktadır.Of course, there are still many problems on the ground, especially for isolated Macedonian villages.
Türk yönetimindeki kuzey kesimi, hâlen uluslararası tecrit altında bulunuyor.The Turkish-run northern sector remains under international isolation.
Hocay: Entegrasyon süreci açısından, Kosova tecrit edilmiş bir ülke olarak kalamaz.Hoxhaj: Regarding the integration process, Kosovo cannot remain an isolated country.
"Bu da İran'ın bölgesel tecritini artıracaktır."It will reinforce Iran's regional isolation."
Ancak Öcalan'ın tecrit günleri sona erdi.But his days of isolation are over.
Dahası, yeniden çizilen sınırlar mevcut toplulukları dağıtarak tecrit etti.Moreover, redrawn borders split and isolated existing communities.
Tecritin sorun olmaktan çıktığına dair birçok gösterge var.There are several indicators that isolation is no longer a case.
Kişi olarak tecritiniz ortadan kalktığında daha fazlasını bilmek istersiniz.When you as a person are not isolated anymore you want to know more.
Boykot, Tecrit, ve YaptırımlarBoycott, Divestment and Sanctions
Wuhan Metrosundaki tecritten önceki son trenThe last train on the Wuhan Metro before the lockdown
Polis tarafından onlarca kez gözaltına alındı ve günlerini geçici tecrit hücrelerinde geçirdi.She was detained dozens of times by police and spent many days in temporary isolation cells.
20 Şubat 1645'te Parlamento hükümetine karşı çıktığı için papazlığından tecrit edilmiştir.On 20 February 1645 he was sequestered from his vicarage for opposing the parliamentary government.
Erkekler alkol ve tütünden uzak durmalı ve kadınlar kesinlikle tecrit edilmelidir.[18]Men were to abstain from alcohol and tobacco, and women were to be strictly secluded.[18]
Kendi kendimi tecrit ettim.Ich hab mich völlig verkreuzigt.
Kendisi Stalin'in tecrit politikaları sırasında idam edilmiştir.Er wurde während der Stalinschen Säuberungen hingerichtet.
Reseptorün tecrit edilmesi (içselleştirme).Den Lebenden zur Mahnung.
Öyküsü yenilgi ve tecrit içerir ve bu nedenle de çok çekicidir.Son histoire est une histoire de défaite et d'isolement, et c'est pourquoi il est si séduisant.
Kendisi Stalin'in tecrit politikaları sırasında idam edilmiştir.Il est exécuté pendant les purges staliniennes.
Kendi kendimi tecrit ettim.Je me suis auto-créée.
Bu sayede Roma Ordusu'nu ana üslerinden tecrit etti.C'est en face d'eux que Rome fixe ses principales forces armées.
Yapılacak ilk iş hastayı tecrit etmektir.La première chose à faire est de parler à la victime.
Tecrit edilmeye karşı pek çok açlık grevi başlattılar ama yemek yemeye zorlandılar.Emprendió una huelga de hambre, pero le obligaron a alimentarse.
Kendisi Stalin'in tecrit politikaları sırasında idam edilmiştir.Fue asesinado durante la Gran Purga de Stalin.
Bu bölgede, Avrupa'da savaşın sona erdiği 8 Mayıs 1945 tarihine kadar tecrit edilmiş olarak kaldı.Cuatro días más tarde, el 8 de mayo de 1945, la guerra terminaba en Europa.
Tecrit (izolasyon veya hiçleşme), bir insanın dış dünyadan koparılarak kendi haline bırakılması olayıdır.El martilleo interior se vuelve algo que sucede en el exterior.
Böylece toplumun onu zorladığı tecrit edilmiş bir yerde yaşamışına kızgındır.Del mismo modo, odiaba su posición aislada en la sociedad a la que se había visto abocada por el exilio.
Yapıcılar (şelasyon veya tecrit edici maddeler olarak da adlandırılır) su yumuşatıcılarıdır.Kəpənəkçi su GEOnet Names Server
Kendisi Stalin'in tecrit politikaları sırasında idam edilmiştir.Morì fucilato nel periodo delle purghe staliniane.
Bunu sağlamak için: Hastalar, tecrit edilmelidir.E se per farlo dovrà eliminare qualcuno, pazienza.
Kendi kendimi tecrit ettim.«Вайпер: Я обманывал сам себя.
Kendisi Stalin'in tecrit politikaları sırasında idam edilmiştir.Погиб в ходе сталинских репрессий.
Tecrit edilmeye karşı pek çok açlık grevi başlattılar ama yemek yemeye zorlandılar.قام معاذ بإضراب طويل عن الطعام، وكان يُجبر على التغذية القسرية.
Kasım 1776'da, Moggiore Gölü'nde metan buldu ve 1778'de metan tecrit etmeye başladı.Em novembro de 1776, Volta encontrou metano no lago Maior, e em 1778 ele conseguiu isolar esse gás.
Kendi kendimi tecrit ettim.Eu enganei a mim mesma.
Novoçerkassk'taki kampa transfer oldu ve tecritte beş ay geçirdi.Os vocais de Gomez foram gravados em um armário, e a sua sessão de gravação durou cerca de 15 minutos.
Kendisi Stalin'in tecrit politikaları sırasında idam edilmiştir.E até mesmo que ela foi assassinada num complô stalinista.
Kendi kendimi tecrit ettim.Nie szufladkuję siebie.
Kendisi Stalin'in tecrit politikaları sırasında idam edilmiştir.Han arkebuserades under Stalins utrensningar.
Albüme adını veren şarkı bir insanın tecritini ve cinsel bunalımlarına değinir.Budskapet är att kärleken enligt sångtexten inte känner till några gränser eller hudfärger.
Kendisi Stalin'in tecrit politikaları sırasında idam edilmiştir.Byl popraven v Sovětském svazu v rámci Stalinových čistek.
Kendisi Stalin'in tecrit politikaları sırasında idam edilmiştir.A fost executat în anii represaliilor lui Stalin.