Ve bu iyi bir tecrübe değil, yani bir sergiyi mutsuz terketmek.(笑い)
Ve diyoruz, Ah buna benzer bir tecrübe daha yaşasam keşke ve bunu çekip uzatabilsem, sonsuza kadar...I gdybyśmy mogli mieć takie doświadczenie, i rozciągnąć je na wieczność... "Ja byłbym zadowolony!" (śmiech)
Ve diyoruz, Ah buna benzer bir tecrübe daha yaşasam keşke ve bunu çekip uzatabilsem, sonsuza kadar...Wer wird es sehen? Ist das nicht jetzt hier?
Ve fosil kayıtlarını inceleyerek kaçımızın geçmişte bu tecrübeyi yaşadığımıza bakmalıyız.저희는 다시 돌아가서 화석자료를 통해 과거에 이런 일이 얼마나 일어났는지 알아내려 노력할 것입니다.
Ve fosil kayıtlarını inceleyerek kaçımızın geçmişte bu tecrübeyi yaşadığımıza bakmalıyız.Możemy odwołać się do zapisu kopalnego i dowiedzieć się, jak wiele z tego o czym mówimy wydarzyło się.
Ve fosil kayıtlarını inceleyerek kaçımızın geçmişte bu tecrübeyi yaşadığımıza bakmalıyız.Și mergem înapoi la cataloagele de fosile și încercăm să detectăm câte din acestea s-au întâmplat în trecut.
Ve fosil kayıtlarını inceleyerek kaçımızın geçmişte bu tecrübeyi yaşadığımıza bakmalıyız.Tornando ai dati fossili possiamo provare a rilevare quanti di questi eventi siano accaduti in passato
Ve fosil kayıtlarını inceleyerek kaçımızın geçmişte bu tecrübeyi yaşadığımıza bakmalıyız.Và chúng tôi quay về với hóa thạch và cố gắng phát hiện có bao nhiêu lần chuyện này đã xảy ra trong quá khứ.
Ve fosil kayıtlarını inceleyerek kaçımızın geçmişte bu tecrübeyi yaşadığımıza bakmalıyız.Voimme tutkia fossiileja ja yrittää havaita, kuinka monia näitä on tapahtunut menneisyydessä.
Ve fosil kayıtlarını inceleyerek kaçımızın geçmişte bu tecrübeyi yaşadığımıza bakmalıyız.Volvemos al registro fósil y podríamos tratar de detectar cuántas han ocurrido en el pasado.
Ve fosil kayıtlarını inceleyerek kaçımızın geçmişte bu tecrübeyi yaşadığımıza bakmalıyız.Връщаме се към вкаменелостите и бихме могли да се опитаме да открием колко такива са се случили в миналото:
Ve fosil kayıtlarını inceleyerek kaçımızın geçmişte bu tecrübeyi yaşadığımıza bakmalıyız.Тогда мы возвращаемся к окаменелостям, и мы можем обнаружить, что из этого произошло в прошлом.
Ve fosil kayıtlarını inceleyerek kaçımızın geçmişte bu tecrübeyi yaşadığımıza bakmalıyız.ואנחנו חוזרים לתעוד המאובן ואנחנו מנסים לברר כמה אירועים כאלה קרו בעבר.
Ve fosil kayıtlarını inceleyerek kaçımızın geçmişte bu tecrübeyi yaşadığımıza bakmalıyız.ونعود إلى السجل الأحفوري لكي نكتشف كم عدد من هؤلاء قد حدث في الماضي.
Ve fosil kayıtlarını inceleyerek kaçımızın geçmişte bu tecrübeyi yaşadığımıza bakmalıyız.何回あったか研究しています 信じられない医療技術です
Ve gerçekten sahip olduğum anlayışı derinleştiren ve aydınlatan bir tecrübe yaşadım.Am întâlnit o situație care m-a ajutat să am o înțelegere mai profundă a problemei.
Ve gerçekten sahip olduğum anlayışı derinleştiren ve aydınlatan bir tecrübe yaşadım.Dan saya ada sebuah pengalaman yang benar-benar memperdalam dan memperjelas pengertian saya.
Ve gerçekten sahip olduğum anlayışı derinleştiren ve aydınlatan bir tecrübe yaşadım.Egy élmény aztán elmélyítette és tisztázta a jelenségről alkotott véleményemet, felfogásomat.
Ve gerçekten sahip olduğum anlayışı derinleştiren ve aydınlatan bir tecrübe yaşadım.Et j'ai eu une expérience qui m'a vraiment approfondi et mis en lumière la compréhension que j'en ai.
Ve gerçekten sahip olduğum anlayışı derinleştiren ve aydınlatan bir tecrübe yaşadım.Eu tive uma experiência que aprofundou e elucidou a noção que eu tenho.
Ve gerçekten sahip olduğum anlayışı derinleştiren ve aydınlatan bir tecrübe yaşadım.Ik heb een ervaring gehad, die echt verdieping en verheldering bracht in het begrip dat ik ervan heb.
Ve gerçekten sahip olduğum anlayışı derinleştiren ve aydınlatan bir tecrübe yaşadım.전 한 가지 경험을 통해 빈곤의 문제를 보다 깊이 이해하게 되었습니다.
Ve gerçekten sahip olduğum anlayışı derinleştiren ve aydınlatan bir tecrübe yaşadım.Mám jednu skúsenosť, ktorá prehĺbila a ozrejmila moje porozumenie.
Ve gerçekten sahip olduğum anlayışı derinleştiren ve aydınlatan bir tecrübe yaşadım.Miałam okazję doświadczyć czegoś, co pogłębiło moje rozumienie biedy.
Ve gerçekten sahip olduğum anlayışı derinleştiren ve aydınlatan bir tecrübe yaşadım.Och jag hade en erfarenhet som fördjupade och klarlade för mig och gav den förståelse som jag nu har.
Ve gerçekten sahip olduğum anlayışı derinleştiren ve aydınlatan bir tecrübe yaşadım.Og jeg havde en oplevelse, der virkelig gjorde den dybere og tydeligere for mig, forståelsen, som jeg har.
Ve gerçekten sahip olduğum anlayışı derinleştiren ve aydınlatan bir tecrübe yaşadım.Porque realmente, es un problema de elección, y de falta de libertad.
Ve gerçekten sahip olduğum anlayışı derinleştiren ve aydınlatan bir tecrübe yaşadım.Protože ve skutečnosti je chudoba určovaná volbou a nedostatkem svobody.
Ve gerçekten sahip olduğum anlayışı derinleştiren ve aydınlatan bir tecrübe yaşadım.Und ich machte eine Erfahrung, die mein Verständnis davon wirklich vertieft und klarer gemacht hat.
Ve gerçekten sahip olduğum anlayışı derinleştiren ve aydınlatan bir tecrübe yaşadım.Και βίωσα μια εμπειρία που εμβάθυνε και ξεκαθάρισε μέσα μου το πώς την αντιλαμβάνομαι.
Ve gerçekten sahip olduğum anlayışı derinleştiren ve aydınlatan bir tecrübe yaşadım.Зі мною трапився досвід, який дійсно поглибив та пролив світло на моє розуміння.
Ve gerçekten sahip olduğum anlayışı derinleştiren ve aydınlatan bir tecrübe yaşadım.Имах едно преживяване, което наистина задълбочи и осветли за мен разбирането, което имам.
Ve gerçekten sahip olduğum anlayışı derinleştiren ve aydınlatan bir tecrübe yaşadım.И у меня было переживание, которое мне позволило вникнуть в глубь и пролило свет на то, как это надо понимать.
Ve gerçekten sahip olduğum anlayışı derinleştiren ve aydınlatan bir tecrübe yaşadım.הייתה לי חוויה שהעמיקה והסבירה לי את ההבנה שיש לי.
Ve gerçekten sahip olduğum anlayışı derinleştiren ve aydınlatan bir tecrübe yaşadım.ولدي تجربة عمّقت حقاً وشرحت لي الفهم الذي توصلت إليه.
Ve gerçekten sahip olduğum anlayışı derinleştiren ve aydınlatan bir tecrübe yaşadım.自分の理解していることを深め、そして明瞭にしてくれる経験を その体験を話します
Ve işte, tercümenin deneyimine vardık. Şimdi de yorumu tecrübe edeceğiz.Doświadczyliśmy przekładu, a teraz pora na interpretację.
Ve işte, tercümenin deneyimine vardık. Şimdi de yorumu tecrübe edeceğiz.방금 전은 악보를 '해석'한 경우였고, 이제 악보를 '이해'한 연주를 들어보시죠
Ve işte, tercümenin deneyimine vardık. Şimdi de yorumu tecrübe edeceğiz.إذاً هناك -- نحن نجرب الترجمة. الآن سنجرب الترجمة الفورية.
Ve ne yazıktır ki çok yaygın çok travmatik bir tecrübe.Algo que es muy malo porque, claro, es una experiencia muy común y a la vez muy traumática.
Ve ne yazıktır ki çok yaygın çok travmatik bir tecrübe.Ceea ce e destul de rău pentru că, desigur, e o experienţă foarte întâlnită şi foarte traumatizantă.
Ve ne yazıktır ki çok yaygın çok travmatik bir tecrübe.Ce qui est bien dommage, bien sûr, car c'est une expérience très ordinaire et très traumatisante.
Ve ne yazıktır ki çok yaygın çok travmatik bir tecrübe.Co jest złe, ponieważ, oczywiście, to bardzo powszechne i bardzo traumatyczne doświadczenie.
Ve ne yazıktır ki çok yaygın çok travmatik bir tecrübe.Čo je zlé, samozrejme, keďže je to bežný a veľmi traumatizujúci zážitok.
Ve ne yazıktır ki çok yaygın çok travmatik bir tecrübe.Což je samozřejmě špatně, protože to je hodně běžný a velice traumatický zážitek.
Ve ne yazıktır ki çok yaygın çok travmatik bir tecrübe.Das ist sehr schade, denn es ist gewiss eine sehr häufige und sehr traumatische Erfahrung.
Ve ne yazıktır ki çok yaygın çok travmatik bir tecrübe.Dat is natuurlijk jammer, want het komt vaak voor en is een traumatische ervaring.
Ve ne yazıktır ki çok yaygın çok travmatik bir tecrübe.Đây thật là một điều tồi tệ, bởi vì, dĩ nhiên rồi, đây là một trải nghiệm hết sức phổ biến và đau thương.
Ve ne yazıktır ki çok yaygın çok travmatik bir tecrübe.És ez persze nagyon rossz, mert ez elég gyakori és megrázó tapasztalat.
Ve ne yazıktır ki çok yaygın çok travmatik bir tecrübe.Il che non è un bene, certo, perché è un'esperienza comune e davvero traumatica.
Ve ne yazıktır ki çok yaygın çok travmatik bir tecrübe.왜냐하면 유산은 매우 일반적이며 충격적인 경험이니까요.
Ve ne yazıktır ki çok yaygın çok travmatik bir tecrübe.To je žalostno, kajti splav je pogosta travmatična izkušnja.
Ve ne yazıktır ki çok yaygın çok travmatik bir tecrübe.Yang tentu saja, sangat buruk. Ini pengalaman yang umum dan sangat traumatis.
Ve ne yazıktır ki çok yaygın çok travmatik bir tecrübe.Το οποίο είναι πολύ άσχημο επειδή, φυσικά, είναι πολύ κοινή και τραυματική εμπειρία.
Ve ne yazıktır ki çok yaygın çok travmatik bir tecrübe.Което е жалко, защото разбира се, това е често срещано и много травматично преживяване.
Ve ne yazıktır ki çok yaygın çok travmatik bir tecrübe.זו חוויה מאוד שכיחה ומאוד טראומטית.
Ve ne yazıktır ki çok yaygın çok travmatik bir tecrübe.وهي تجربة شائعة جداً و مؤلمة جداً
Ve ne yazıktır ki çok yaygın çok travmatik bir tecrübe.妊娠の15〜20%は流産に終わります
Ve onu bir ekonomi olarak incelersek, tecrübe ettiği şey... Ekonomik Büyüme.A pakliže se na něj podíváme jako na ekonomiku, zažívá ekonomický růst.
Ve onu bir ekonomi olarak incelersek, tecrübe ettiği şey... Ekonomik Büyüme.En dus zijn er meerdere soorten investeringen waar we over zullen praten in meerdere video's.