Ana içeriğe geç
Sözlük

tecrübe ile cümle

tecrübe kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
12
ORT. KELİME
Üç günde 60 müthiş şarap içmek hepsi neticede birbirine karıştı. Çok yorucu bir tecrübeydi.Но когда вы пьете 60 великолепных вин за три дня, и они все перемешиваются, то впечатление очень туманное.
Unix/ Linux sistemlerindeki tecrübeleriniz nelerdir?¿Cuál es su experiencia con sistemas Unix/ Linux?
Unix/ Linux sistemlerindeki tecrübeleriniz nelerdir?Jakie jest twój poziom znajomości systemów UNIX/ Linux?
Unix/ Linux sistemlerindeki tecrübeleriniz nelerdir?Qual é a sua experiência com sistemas Unix/ Linux?
Unix/ Linux sistemlerindeki tecrübeleriniz nelerdir?Qual è la tua esperienza con sistemi Unix/ Linux?
Unix/ Linux sistemlerindeki tecrübeleriniz nelerdir?Vad är din erfarenhet av Unix - och Linux- system?
Unix/ Linux sistemlerindeki tecrübeleriniz nelerdir?Wat is uw ervaring met UNIX/Linux-systemen?
Unix/ Linux sistemlerindeki tecrübeleriniz nelerdir?Wie geübt sind Sie im Umgang mit Unix/Linux-Systemen?
Unix/ Linux sistemlerindeki tecrübeleriniz nelerdir?Ποιά είναι η εμπειρία σας με συστήματα Unix/ Linux;
Unix/ Linux sistemlerindeki tecrübeleriniz nelerdir?Каков ваш опыт использования Unix/ Linux систем?
Unix/ Linux sistemlerindeki tecrübeleriniz nelerdir?Наскільки ви досвідчені у роботі з системами Unix/ Linux?
Ve aslında, ruhani bir güçle bir tecrübe yaşamak için bir aracıya ihtiyacımız var mı?E comunque, abbiamo bisogno di qualcuno che interceda per noi per avere un'esperienza dello spirito divino?
Ve aslında, ruhani bir güçle bir tecrübe yaşamak için bir aracıya ihtiyacımız var mı?I czy naprawdę potrzebujemy kogoś kto pośredniczyłby w naszym duchowym doświadczeniu.
Ve aslında, ruhani bir güçle bir tecrübe yaşamak için bir aracıya ihtiyacımız var mı?그리고 우리가 정말 영적인 존재를 만나기 위해 매개체를 필요로 하는가?"
Ve aslında, ruhani bir güçle bir tecrübe yaşamak için bir aracıya ihtiyacımız var mı?Και πράγματι, χρειαζόμαστε κάποιον να μεσολαβεί για εμάς ώστε να έχουμε μια εμπειρία με ένα πνευματικό ον;
Ve aslında, ruhani bir güçle bir tecrübe yaşamak için bir aracıya ihtiyacımız var mı?И в действительности, нужен ли нам посредник для приобщения к божественной духовности?
Ve aslında, ruhani bir güçle bir tecrübe yaşamak için bir aracıya ihtiyacımız var mı?И наистина, трябва ли ни някой да посредничи за нас за да имаме преживяване със спиритичното божествено нещо?
Ve aslında, ruhani bir güçle bir tecrübe yaşamak için bir aracıya ihtiyacımız var mı?והאם אנחנו צריכים מישהו שיתווך בשבילנו בשביל לחוות חוויה רוחנית-אלוהית?
Ve aslında, ruhani bir güçle bir tecrübe yaşamak için bir aracıya ihtiyacımız var mı?وبالفعل، هل نحتاج لشخص ما ليكون وسيطا لنا لأجل أن تكون لنا تجربة روحانية مع الإله؟
Ve aslında, ruhani bir güçle bir tecrübe yaşamak için bir aracıya ihtiyacımız var mı?経験するために 誰か仲介者が必要なのか? ワイアード誌の編集長で『ロングテール』の著者である
Ve ben -- bu benim için çok vurucuydu, böyle tecrübelerden geçmiş bu insanlara bunu diyebilmek.Dat raakte me zo enorm, om zoiets te vertellen aan mensen die zulke ervaringen hadden.
Ve ben -- bu benim için çok vurucuydu, böyle tecrübelerden geçmiş bu insanlara bunu diyebilmek.Điều đó làm tôi hết mực ngỡ ngàng đây chính là những người không biết trải qua bao nhiêu cay đắng.
Ve ben -- bu benim için çok vurucuydu, böyle tecrübelerden geçmiş bu insanlara bunu diyebilmek.E non riuscii - mi colpì moltissimo, dire questo a gente che aveva superato quest'esperienza.
Ve ben -- bu benim için çok vurucuydu, böyle tecrübelerden geçmiş bu insanlara bunu diyebilmek.Es hat mich so getroffen, gerade weil diese Menschen so viel erlitten haben.
Ve ben -- bu benim için çok vurucuydu, böyle tecrübelerden geçmiş bu insanlara bunu diyebilmek.Et je ne pouvais pas -- ça m'a tellement touché, de dire ça à ces gens qui avaient vécu ces souffrances.
Ve ben -- bu benim için çok vurucuydu, böyle tecrübelerden geçmiş bu insanlara bunu diyebilmek.이러한 고초를 겪은 분들에게 이런 말씀을 한다는게 저에게는 충격이었습니다.
Ve ben -- bu benim için çok vurucuydu, böyle tecrübelerden geçmiş bu insanlara bunu diyebilmek.Nem bírtam... Nagyon szíven ütött mindazok után, amin ezek az emberek átmentek.
Ve ben -- bu benim için çok vurucuydu, böyle tecrübelerden geçmiş bu insanlara bunu diyebilmek.Quando os dava às pessoas, elas apertavam-nos contra o peito ou encostavam-nos à cabeça e assim ficavam.
Ve ben -- bu benim için çok vurucuydu, böyle tecrübelerden geçmiş bu insanlara bunu diyebilmek.Saya tidak bisa -- itu sangat mengena, berbicara pada orang-orang yang telah melalui pengalaman ini.
Ve ben -- bu benim için çok vurucuydu, böyle tecrübelerden geçmiş bu insanlara bunu diyebilmek.To mě velmi zasáhlo, říkat to lidem, kteří právě prošli takovými zkušenostmi.
Ve ben -- bu benim için çok vurucuydu, böyle tecrübelerden geçmiş bu insanlara bunu diyebilmek.To mnie bardzo uderzyło, mówić tym ludziom, którzy byli tak doświadczeni.
Ve ben -- bu benim için çok vurucuydu, böyle tecrübelerden geçmiş bu insanlara bunu diyebilmek.Yo no pude... eso me impactó muchísimo, que le dijera eso a una gente que había pasado por tanto.
Ve ben -- bu benim için çok vurucuydu, böyle tecrübelerden geçmiş bu insanlara bunu diyebilmek.Αυτό με ταρακούνησε τόσο πολύ, να τα λες σε ανθρώπους που μόλις είχαν περάσει τέτοιες εμπειρίες.
Ve ben -- bu benim için çok vurucuydu, böyle tecrübelerden geçmiş bu insanlara bunu diyebilmek.И не можех -- това ме порази, да кажеш на тези хора, които са презживяли такива неща.
Ve ben -- bu benim için çok vurucuydu, böyle tecrübelerden geçmiş bu insanlara bunu diyebilmek.И я не мог... эти слова поразили меня, он говорил это людям, которые столько всего перенесли.
Ve ben -- bu benim için çok vurucuydu, böyle tecrübelerden geçmiş bu insanlara bunu diyebilmek.Його слова настільки вразили мене, він казав це людям, які стільки усього пережили.
Ve ben -- bu benim için çok vurucuydu, böyle tecrübelerden geçmiş bu insanlara bunu diyebilmek.ולא יכולתי- זה הכה בי כל כך חזק, לומר את זה לאנשים שעברו את החוויה הזו.
Ve ben -- bu benim için çok vurucuydu, böyle tecrübelerden geçmiş bu insanlara bunu diyebilmek.وقد صدمني هذا بشدة .. أي اخبار الناس بهذا بعد كل ما عانوه ..
Ve ben -- bu benim için çok vurucuydu, böyle tecrübelerden geçmiş bu insanlara bunu diyebilmek.このような経験をしてきた人々と 話をしました 2か月後にチベットに行き
Ve bu iyi bir tecrübe değil, yani bir sergiyi mutsuz terketmek.Dan keluar dari galeri seperti itu bukanlah pengalaman yang menyenangkan.
Ve bu iyi bir tecrübe değil, yani bir sergiyi mutsuz terketmek.Det är ingen bra upplevelse att lämna ett galleri på det viset.
Ve bu iyi bir tecrübe değil, yani bir sergiyi mutsuz terketmek.E isso não é uma boa experiência, sair assim de uma galeria.
Ve bu iyi bir tecrübe değil, yani bir sergiyi mutsuz terketmek.És nem egy jó érzés, így távozni egy galériából.
Ve bu iyi bir tecrübe değil, yani bir sergiyi mutsuz terketmek.Et quitter un musée comme ça, ce n'est pas une belle expérience.
Ve bu iyi bir tecrübe değil, yani bir sergiyi mutsuz terketmek.Geen leuk gevoel, om zo de galerij te verlaten.
Ve bu iyi bir tecrübe değil, yani bir sergiyi mutsuz terketmek. (Gülüşmeler)Og det er ikke en særlig god oplevelse at forlade et galleri med. (Latter)
Ve bu iyi bir tecrübe değil, yani bir sergiyi mutsuz terketmek.그런 마음으로 갤러리를 나서는 게 기분좋은 경험은 아니죠.
Ve bu iyi bir tecrübe değil, yani bir sergiyi mutsuz terketmek.Nie jest to przyjemne - wyjść z galerii z takim uczuciem.
Ve bu iyi bir tecrübe değil, yani bir sergiyi mutsuz terketmek.Nu e un sentiment plăcut să părăseşti galeria aşa.
Ve bu iyi bir tecrübe değil, yani bir sergiyi mutsuz terketmek.Tak by člověk přeci neměl odcházet z galerie.
Ve bu iyi bir tecrübe değil, yani bir sergiyi mutsuz terketmek.Und es ist keine gute Erfahrung, eine Kunstgalerie so zu verlassen.
Ve bu iyi bir tecrübe değil, yani bir sergiyi mutsuz terketmek.Uscire dalla galleria con quello stato d'animo non è piacevole.
Ve bu iyi bir tecrübe değil, yani bir sergiyi mutsuz terketmek.Và rời triển lãm như vậy thì chẳng vui vẻ gì cả.
Ve bu iyi bir tecrübe değil, yani bir sergiyi mutsuz terketmek.Y no es una experiencia agradable salir así de una galería.
Ve bu iyi bir tecrübe değil, yani bir sergiyi mutsuz terketmek.Αυτό δεν είναι και μια τόσο καλή εμπειρία, φεύγοντας έτσι από μία γκαλερί.
Ve bu iyi bir tecrübe değil, yani bir sergiyi mutsuz terketmek.Не е хубаво преживяване, да излизам от галерия с такова чувство. (Смях)
Ve bu iyi bir tecrübe değil, yani bir sergiyi mutsuz terketmek.Нехорошо вот так покидать картинную галерею.
Ve bu iyi bir tecrübe değil, yani bir sergiyi mutsuz terketmek.Це не добре покидати картинну галерею з таким відчуттям.
Ve bu iyi bir tecrübe değil, yani bir sergiyi mutsuz terketmek.ולצאת ככה מגלריה, זאת לא חוויה טובה.
Ve bu iyi bir tecrübe değil, yani bir sergiyi mutsuz terketmek.وترك معرض بهذا الشكل ليس بالتجربة الجيدة
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod