Hatta, şurası kesin ki, tecrübelerime göre, gülmeyi ölesiye seviyoruz.De fapt, un lucru e sigur, dupa experinta mea ne place sa radem foarte mult.
Hatta, şurası kesin ki, tecrübelerime göre, gülmeyi ölesiye seviyoruz.De hecho, una cosa es seguro, en mi experiencia nos encanta morirnos de risa.
Hatta, şurası kesin ki, tecrübelerime göre, gülmeyi ölesiye seviyoruz.Egy dolog egészen biztos, mi is nagyon szeretünk nevetni.
Hatta, şurası kesin ki, tecrübelerime göre, gülmeyi ölesiye seviyoruz.En fait, une chose est sûre, selon mon expérience, nous aimons rire à en mourir.
Hatta, şurası kesin ki, tecrübelerime göre, gülmeyi ölesiye seviyoruz. (Gülüşmeler)Trên thực tế, một điều chắc chắn, với kinh nghiệm của tôi, chúng ta thích cười như điên (Tiếng cười)
Hatta, şurası kesin ki, tecrübelerime göre, gülmeyi ölesiye seviyoruz.In effetti, una cosa è certa, per mia esperienza, amiamo morire dalle risate.
Hatta, şurası kesin ki, tecrübelerime göre, gülmeyi ölesiye seviyoruz.사실, 제 경험상 확실한 한가지는 우리는 악마처럼 웃는 것을 사랑합니다.
Hatta, şurası kesin ki, tecrübelerime göre, gülmeyi ölesiye seviyoruz.Och själv vet jag detta: att få oss att- -skratta är det lätta.
Hatta, şurası kesin ki, tecrübelerime göre, gülmeyi ölesiye seviyoruz.Op basis van mijn eigen ervaring is er één zekerheid: dat we ervan houden om heel hard te lachen.
Hatta, şurası kesin ki, tecrübelerime göre, gülmeyi ölesiye seviyoruz.Tatsächlich steht eines für mich fest wir lieben es wie verrückt zu lachen.
Hatta, şurası kesin ki, tecrübelerime göre, gülmeyi ölesiye seviyoruz.Z mojego doświadczenia wiem, że jedno jest pewne. Piekielnie lubimy się śmiać.
Hatta, şurası kesin ki, tecrübelerime göre, gülmeyi ölesiye seviyoruz.Μάλιστα, από την εμπειρία μου, ένα είναι σίγουρο: μας αρέσει να γελάμε... κολασμένα.
Hatta, şurası kesin ki, tecrübelerime göre, gülmeyi ölesiye seviyoruz.Всъщност, едно нещо е сигурно, знам от опит, ние обичаме да се смеем адски.
Hatta, şurası kesin ki, tecrübelerime göre, gülmeyi ölesiye seviyoruz.Кстати, по моему опыту, одно несомненно - мы чертовски любим смеяться.
Hatta, şurası kesin ki, tecrübelerime göre, gülmeyi ölesiye seviyoruz.למען האמת, דבר אחד בטוח, מנסיוני, אנחנו אוהבים מאוד לצחוק.
Hatta, şurası kesin ki, tecrübelerime göre, gülmeyi ölesiye seviyoruz.في الحقيقة، و من تجربتي، فأنا متأكد من أمر واحد، و هو أننا نحب أن ننفجر ضحكا.
Hatta, şurası kesin ki, tecrübelerime göre, gülmeyi ölesiye seviyoruz.笑い狂うことが大好きです (笑)
Hayatımdaki tecrübelerimi, zorluklarla nasıl başa çıktığımı ve olumlu bakış açımı paylaşıyorum.A ukážu vám, jak se na život dívat z jiného pohledu.
Bu yüzden beş duyu konusundaki bakış açısıyla hayatımda farklı tecrübeler edinmeye karar verdim.所以我決定要用五官 去諗返我人生中唔同嘅經歷
Bu yüzden bunu çok basit, şerefli bir şekilde anlamak güçlü bir tecrübedir.Поэтому для достижения максимального эффекта, нужно делать все в очень простой манере.
Bu yüzden bunu çok basit, şerefli bir şekilde anlamak güçlü bir tecrübedir.כך שלראות את זה בצורה מאד פשוטה, ומעוררת כבוד היה חוויה רבת עוצמה.
Bu yüzden bunu çok basit, şerefli bir şekilde anlamak güçlü bir tecrübedir.إذا رؤية هذا الأمر على نحو بسيط وموقر كان تجربة دافعة
Bu zeki bir sürüş tecrübesidir.Вот такое интересное развлечение на качелях.
Bu zeki bir sürüş tecrübesidir.Това е преживяването на едно умно люлеене.
Bu zeki bir sürüş tecrübesidir.זו החוויה של ישיבה על נדנדה חכמה.
Bu zeki bir sürüş tecrübesidir.انها تجربة رائعة .. للتأرجح الذكي
Bu zeki bir sürüş tecrübesidir.もちろん、ファッションにもあります。
Çoğumuzun tecrübe ettiği küçük bir örnek,일례로 여러분은
Çoğumuzun tecrübe ettiği küçük bir örnek,Un petit exemple, beaucoup d'entre nous on ressenti
Çoğumuzun tecrübe ettiği küçük bir örnek,ולדוגמא קטנה, רבים מאיתנו חוו
Çoğumuzun tecrübe ettiği küçük bir örnek,كمثال بسيط، فالعديد منا قد مر بتجربة
Çoğumuzun tecrübe ettiği küçük bir örnek,車の燃費に影響の出る 運転の仕方を正確に反映するような
Çok yorucu bir tecrübeydi.와인이라 하더라도 사람을 거의 녹초로 만들어 버립니다.
Çok yorucu bir tecrübeydi.וזו הפכה להיות חוויה כמעט מפרכת.
Çok yorucu bir tecrübeydi.وأصبحت التجربة نوعا ما مرهقة
Çok yorucu bir tecrübeydi.最後に とても面白い研究結果を紹介しましょう
Çünkü o okullar, çocuklarımızın hayatı tecrübe edecekleri mekanlardır.هناك بإمكان الأطفال أن يعيشوا تجربة الحياة.
Çünkü o okullar, çocuklarımızın hayatı tecrübe edecekleri mekanlardır.ホームスクーリングならば家庭で
Daha zengin bir tecrübeC'est une expérience plus riche.
Daha zengin bir tecrübeĐó là một trải nghiệm phong phú hơn thế.
Daha zengin bir tecrübeEs ist eine reichhaltigere Erfahrung.
Daha zengin bir tecrübeEste o experienţă mai bogată.
Daha zengin bir tecrübeEs una experiencia más rica.
Daha zengin bir tecrübeÉ uma experiência enriquecedora.
Daha zengin bir tecrübeÈ un'esperienza più ricca.
Daha zengin bir tecrübeIni pengalaman yang lebih kaya.
Daha zengin bir tecrübe값진 경험이었어요.
Daha zengin bir tecrübeTo bogatsze doświadczenie.
Daha zengin bir tecrübeПо-богато преживяване е.
Daha zengin bir tecrübeЭто более богатый опыт.
Daha zengin bir tecrübeזו חוויה עשירה יותר.
Daha zengin bir tecrübeإنها تجربة أغنى
Daha zengin bir tecrübeキューが音楽家達とやっている感じかな
Dođru kararlar tecrübeden gelir ama tecrübe kötü kararlardan oluţur. Yatak kutularýn altýnda.O bom julgamento provém da experiência, que por sua vez, provém do mau julgamento.
Dolayısıyla CD'de doğa ile kendi tecrübelerini -- kendi araçları ile -- dile getirmiş oldular.Dadurch haben sie ihre eigenen Erfahrungen in der Natur in ihrem eigenen Medium ausgedrückt.
Dolayısıyla CD'de doğa ile kendi tecrübelerini -- kendi araçları ile -- dile getirmiş oldular.자연에 대한 그들의 경험을 표현했어요 그들만의 방식으로요
Dolayısıyla CD'de doğa ile kendi tecrübelerini -- kendi araçları ile -- dile getirmiş oldular.ובכך ביטאו את חוויותיהם האישיות בטבע בדרכם הייחודית.
Dolayısıyla CD'de doğa ile kendi tecrübelerini -- kendi araçları ile -- dile getirmiş oldular.معربين بذلك عن تجاربهم الخاصة مع الطبيعة في وسطهم الخاص.
Dolayısıyla CD'de doğa ile kendi tecrübelerini -- kendi araçları ile -- dile getirmiş oldular.自然での体験を表現するのです 最後のプロジェクトは私がとても思い入れのあるもので
Dünyayı tecrübe ettiğimiz yollar ile düşünüyoruz.Pensamos o mundo sob todas as formas em que o vivemos.