Çok büyükleri yaşanmıştır, örneğin Kongo'da yaşanan korkunç tecavüzler.Ada yang besar, seperti pemerkosaan yang mengerikan di Kongo.
Çok büyükleri yaşanmıştır, örneğin Kongo'da yaşanan korkunç tecavüzler.Catastrofe imense, cum ar fi oribilele violuri din Congo.
Çok büyükleri yaşanmıştır, örneğin Kongo'da yaşanan korkunç tecavüzler.Det finns ofantliga katastrofer, som de fasansfulla våldtäkterna i kongo.
Çok büyükleri yaşanmıştır, örneğin Kongo'da yaşanan korkunç tecavüzler.Es gibt ungeheure, wie die schrecklichen Vergewaltigungen im Kongo.
Çok büyükleri yaşanmıştır, örneğin Kongo'da yaşanan korkunç tecavüzler.Há as que são imensas, como as horripilantes violações no Congo.
Çok büyükleri yaşanmıştır, örneğin Kongo'da yaşanan korkunç tecavüzler.Il y en a d'immenses, telles les viols horribles au Congo.
Çok büyükleri yaşanmıştır, örneğin Kongo'da yaşanan korkunç tecavüzler.Immense catastrofes, zoals de verkrachtingen in Congo.
Çok büyükleri yaşanmıştır, örneğin Kongo'da yaşanan korkunç tecavüzler.Jak zatrważające gwałty w Kongo.
Çok büyükleri yaşanmıştır, örneğin Kongo'da yaşanan korkunç tecavüzler.콩고에서 발생한 끔찍한 강간같은 엄청난 사건도 있고,
Çok büyükleri yaşanmıştır, örneğin Kongo'da yaşanan korkunç tecavüzler.Obrovských, jako hrůzná znásilnění v Kongu.
Çok büyükleri yaşanmıştır, örneğin Kongo'da yaşanan korkunç tecavüzler.On suunnattomia sellaisia, kuten järkyttävät raiskaukset Kongossa.
Çok büyükleri yaşanmıştır, örneğin Kongo'da yaşanan korkunç tecavüzler.Rettenetesek, akár a szörnyű nemi erőszak Kongóban.
Çok büyükleri yaşanmıştır, örneğin Kongo'da yaşanan korkunç tecavüzler.Tudi takih neizmernih, kot so grozljiva posilstva v Kongu.
Çok büyükleri yaşanmıştır, örneğin Kongo'da yaşanan korkunç tecavüzler.Τεράστιες, όπως οι φρικτοί βιασμοί στο Κονγκό.
Çok büyükleri yaşanmıştır, örneğin Kongo'da yaşanan korkunç tecavüzler.Есть катастрофы неизмеримые, как например ужасные изнасилования в Конго.
Çok büyükleri yaşanmıştır, örneğin Kongo'da yaşanan korkunç tecavüzler.Има някои огромни, като ужасяващите изнасилвания в Конго.
Çok büyükleri yaşanmıştır, örneğin Kongo'da yaşanan korkunç tecavüzler.חלקם קשים במיוחד - כמו מקרי האונס המזעזעים בקונגו.
Çok büyükleri yaşanmıştır, örneğin Kongo'da yaşanan korkunç tecavüzler.هناك عدد هائل منها، مثل الإغتصابات المروعة في الكونغو.
Çok büyükleri yaşanmıştır, örneğin Kongo'da yaşanan korkunç tecavüzler.ナイジェリアで一つの求人に
Çok sayıda erkek tarafından sayısız tecavüze uğramıştı.Bé bị hãm hiếp nhiều lần bởi bọn vô lại.
Çok sayıda erkek tarafından sayısız tecavüze uğramıştı.Bola niekoľkokrát znásilnená viacerými mužmi.
Çok sayıda erkek tarafından sayısız tecavüze uğramıştı.Dziewczyna była wielokrotnie gwałcona przez mężczyzn.
Çok sayıda erkek tarafından sayısız tecavüze uğramıştı.Ela foi violada inúmeras vezes por vários homens.
Çok sayıda erkek tarafından sayısız tecavüze uğramıştı.Elle fut violée de nombreuses fois par de nombreux hommes.
Çok sayıda erkek tarafından sayısız tecavüze uğramıştı.Fue violada numerosas veces por muchos hombres.
Çok sayıda erkek tarafından sayısız tecavüze uğramıştı.그 소녀는 수 차례 많은 남성들에게 강간을 당했습니다.
Çok sayıda erkek tarafından sayısız tecavüze uğramıştı.La giovane è stata stuprata numerose volte da vari uomini.
Çok sayıda erkek tarafından sayısız tecavüze uğramıştı.Sie wurde mehrfach von vielen Männern vergewaltigt.
Çok sayıda erkek tarafından sayısız tecavüze uğramıştı.Többször, több férfi erőszakolta meg.
Çok sayıda erkek tarafından sayısız tecavüze uğramıştı.Useat miehet olivat raiskanneet hänet lukemattomia kertoja.
Çok sayıda erkek tarafından sayısız tecavüze uğramıştı.Ze was herhaaldelijk verkracht door vele mannen.
Çok sayıda erkek tarafından sayısız tecavüze uğramıştı.Είχε βιαστεί πολλές φορές από πολλούς άνδρες.
Çok sayıda erkek tarafından sayısız tecavüze uğramıştı.Дівчинку багато разів зґвалтували різні чоловіки.
Çok sayıda erkek tarafından sayısız tecavüze uğramıştı.Она была изнасилована множество раз несколькими мужчинами.
Çok sayıda erkek tarafından sayısız tecavüze uğramıştı.היא נאנסה מספר פעמים ע"י גברים רבים.
Çok sayıda erkek tarafından sayısız tecavüze uğramıştı.حيث تم اغتصاب الفتاة عدة مرات من العديد من الرجال.
Çok sayıda erkek tarafından sayısız tecavüze uğramıştı.もともとは 明るく のんびりした女の子でした
Çünkü artık yüzleşmemiz gerek Hanımlar! Tecavüz? Elbette senin suçun!Потому что, давайте посмотрим правде в глаза, дамы, изнасилование - это ваша вина.
Daha 5 yaşındayken teyzeme tecavüz edildiğini gördüm.Am văzut cum mătuşa mea a fost violată când aveam numai cinci ani.
Daha 5 yaşındayken teyzeme tecavüz edildiğini gördüm.Ho visto stuprare mia zia quando avevo solo cinque anni.
Daha 5 yaşındayken teyzeme tecavüz edildiğini gördüm.Ich sah meine Tante vergewaltigt, als ich erst fünf war.
Daha 5 yaşındayken teyzeme tecavüz edildiğini gördüm.J'ai vu ma tante violée quand je n'avais que cinq ans.
Daha 5 yaşındayken teyzeme tecavüz edildiğini gördüm.다섯 살 때는 이모님이 강간당하는 것을 보았고
Daha 5 yaşındayken teyzeme tecavüz edildiğini gördüm.Lúc 5 tuổi, tôi nhìn thấy dì mình bị cưỡng hiếp.
Daha 5 yaşındayken teyzeme tecavüz edildiğini gördüm.Op mijn vijfde zag ik mijn tante verkracht worden.
Daha 5 yaşındayken teyzeme tecavüz edildiğini gördüm.Vi a minha tia ser violada quando eu tinha apenas 5 anos.
Daha 5 yaşındayken teyzeme tecavüz edildiğini gördüm.Vi a mi tía ser violada cuando yo sólo tenía cinco años,
Daha 5 yaşındayken teyzeme tecavüz edildiğini gördüm.Widziałem gwałt na mojej ciotce kiedy miałem zaledwie pięć lat.
Daha 5 yaşındayken teyzeme tecavüz edildiğini gördüm.Видях изнасилването на леля ми, когато бях едва петгодишен.
Daha 5 yaşındayken teyzeme tecavüz edildiğini gördüm.Мне было пять, когда на моих глазах изнасиловали мою тетю.
Daha 5 yaşındayken teyzeme tecavüz edildiğini gördüm.ראיתי את דודתי נאנסת כשהייתי רק בן חמש.
Daha 5 yaşındayken teyzeme tecavüz edildiğini gördüm.رأيت خالتي تُغتصب عندما كنت في الخامسة من العمر.
Daha 5 yaşındayken teyzeme tecavüz edildiğini gördüm.母は戦争で命を落とし
Dakka'da yerli bir kızın tecavüz edilip öldürülmesine karşı düzenlenen protestolar.Des manifestations à Dhaka après le viol et le meurtre d'une jeune fille aborigène.
Dakka'da yerli bir kızın tecavüz edilip öldürülmesine karşı düzenlenen protestolar.Protesta en Dhaka contra la violación y asesinato de la jóven indígena.
Dakka'da yerli bir kızın tecavüz edilip öldürülmesine karşı düzenlenen protestolar.Πολίτες διαμαρτύρονται στην Dhaka κατά του βιασμού και της δολοφονίας ενός αυτόχθονου κοριτσιού.
Diğeri Evelyn'i kenara taşıdı. Beni kirleten asker beni bırakıp Evelyn'e tecavüz etmeye gitti.De később a kormány katonái kezdtek velünk rosszul bánni.
Diğeri Evelyn'i kenara taşıdı. Beni kirleten asker beni bırakıp Evelyn'e tecavüz etmeye gitti.Pero después, los soldados del gobierno comenzaron a maltratarnos mucho.
Düşünün, tecavüze uğramışsınız ve bir erkek çocuğu yetiştiriyorsunuz.Bayangkan saat Anda telah diperkosa dan membesarkan seorang anak laki-laki.
Düşünün, tecavüze uğramışsınız ve bir erkek çocuğu yetiştiriyorsunuz.Imaginate que has sido violada y ahora estas criando a un nino.