Bu insanlar, anamýza tecavüz ediyorlar. Annene tecavüz etseydiler ne yapardýn?Provinčná polícia zaútočila v plnej zbroji na barikády, ktoré postavili Mohawkovia.
Bu insanlar, anamýza tecavüz ediyorlar. Annene tecavüz etseydiler ne yapardýn?"Provins polisen i upplopps uniform stormade barrikaderna som Mohawkerna hade satt upp.
Bu insanlar, anamýza tecavüz ediyorlar."La polizia provinciale in assetto antisommossa ha assaltato
Bu insanlar, anamýza tecavüz ediyorlar.las baricadas que los Mohawks habían establecido.
Bu insanlar, anamýza tecavüz ediyorlar.les barricades que les Mohawks avaient érigées.
Bu noktada kadın tecavüz isimli kitabi kaldırmaya karar verdi.Op dit punt legt ze het 'verkrachtingsboek' weg.
Bu noktada kadın tecavüz isimli kitabi kaldırmaya karar verdi.Takže a v tomto okamihu, sa rozhodne odložiť knihu o znásilnení.
Bu noktada kadın tecavüz isimli kitabi kaldırmaya karar verdi.אז בנקודה זו, היא מחליטה להניח את ספר האונס בצד.
Bu tecavüz ve kayıpları kaçınılmaz olarak düşündüğümüz yer.Aici percepem violul și pierderile drept lucruri inevitabile.
Bu tecavüz ve kayıpları kaçınılmaz olarak düşündüğümüz yer.Así, entonces, pensamos a las violaciones y las bajas como inevitables.
Bu tecavüz ve kayıpları kaçınılmaz olarak düşündüğümüz yer.C'est ainsi que nous concevons les viols et les victimes comme inévitables.
Bu tecavüz ve kayıpları kaçınılmaz olarak düşündüğümüz yer.Damit nehmen wir Vergewaltigungen und Todesfälle als zwangsläufig wahr.
Bu tecavüz ve kayıpları kaçınılmaz olarak düşündüğümüz yer.Đây là nơi chúng ta quan niệm cưỡng hiếp và thương vong là không thể tránh được.
Bu tecavüz ve kayıpları kaçınılmaz olarak düşündüğümüz yer.Dit is waar we verkrachting en slachtoffers als onvermijdbaar beschouwen.
Bu tecavüz ve kayıpları kaçınılmaz olarak düşündüğümüz yer.É assim que concebemos as violações e as mortes como inevitabilidades.
Bu tecavüz ve kayıpları kaçınılmaz olarak düşündüğümüz yer.Inilah di mana kita menganggap perkosaan dan jatuhnya korban sebagai suatu hal yang tidak dapat dihindarkan.
Bu tecavüz ve kayıpları kaçınılmaz olarak düşündüğümüz yer.In questo contesto consideriamo stupri e morti come inevitabili.
Bu tecavüz ve kayıpları kaçınılmaz olarak düşündüğümüz yer.Itt van, ahol a nemi erőszakot és a veszteségeket mint elkerülhetetlent fogjuk fel.
Bu tecavüz ve kayıpları kaçınılmaz olarak düşündüğümüz yer.이것은 우리가 강간과 사상자를 필연적인 것이라고 간주하는 경우입니다.
Bu tecavüz ve kayıpları kaçınılmaz olarak düşündüğümüz yer.Także gwałty i ofiary przyjmujemy jako coś nieuniknione.
Bu tecavüz ve kayıpları kaçınılmaz olarak düşündüğümüz yer.V tenhle moment začneme pojímat znásilňování a oběti jako nevyhnutelnost války.
Bu tecavüz ve kayıpları kaçınılmaz olarak düşündüğümüz yer.Znásilnenia a obete považujeme za niečo, čomu sa nedá vyhnúť.
Bu tecavüz ve kayıpları kaçınılmaz olarak düşündüğümüz yer.Εννοούμε το βιασμό και τα θύματα ως κάτι το αναπόφευκτο.
Bu tecavüz ve kayıpları kaçınılmaz olarak düşündüğümüz yer.Ми сприймаємо насильство і людські смерті як неминучість.
Bu tecavüz ve kayıpları kaçınılmaz olarak düşündüğümüz yer.Мы воспринимаем насилие и людские смерти как неизбежность.
Bu tecavüz ve kayıpları kaçınılmaz olarak düşündüğümüz yer.Тук разбираме изнасилванията и жертвите като неизбежности.
Bu tecavüz ve kayıpları kaçınılmaz olarak düşündüğümüz yer.אנחנו מתייחסים לאונס ולפצועים כדברים בלתי נמנעים.
Bu tecavüz ve kayıpları kaçınılmaz olarak düşündüğümüz yer.نحن نرى حوادث الإغتصاب والإصابات في الحروب كشرٍ لا بد منه .
Bu tecavüz ve kayıpları kaçınılmaz olarak düşündüğümüz yer.必然とも捉えられています 世界中にいる難民の8割は
Bu üniversitede, birçok öğretim görevlisi öğrencilerine tecavüz etti ve kovulmak yerine sadece kınandılar.Muchos profesores violaron a sus estudiantes, y en lugar de ser despedidos solo los amonestaron.
Bu üniversitede, birçok öğretim görevlisi öğrencilerine tecavüz etti ve kovulmak yerine sadece kınandılar.Sua dissertação foi rejeitada não só uma, mas várias vezes.
Bu vahşi cinayet ve tecavüz ülke çapında kızgınlığa ve öfkeye sebep oldu.Ce viol et meurtre brutal a une nouvelle fois semé la colère et la rage à travers le pays.
Bu vahşi cinayet ve tecavüz ülke çapında kızgınlığa ve öfkeye sebep oldu.Το βιαίο αυτό περιστατικό βιασμού και δολοφονίας έσπειρε το θυμό και την οργή σε ολόκληρη τη χώρα.
Bu yılın kasım ayına kadar, üç dağlık bölgede 20 yerli kız ve kadın tecavüze uğradı.Μέχρι φέτος το Νοέμβριο, 20 ντόπια κορίτσια και γυναίκες βιάστηκαν σε 3 περιοχές.
Bu yüzden tecavüz ve cinayetin intikam sebebiyle işlenildiğinden şüphe ediliyor.On suppose qu'elle a été violée et tuée en guise de vengeance.
Bu yüzden tecavüz ve cinayetin intikam sebebiyle işlenildiğinden şüphe ediliyor.Por todo esto se sospecha que esta violación y asesinato sean fruto de la venganza.
Bu yüzden tecavüz ve cinayetin intikam sebebiyle işlenildiğinden şüphe ediliyor.Γι αυτό φημολογείται ότι βιάστηκε και σκοτώθηκε για εκδίκηση.
Charles Faine okula giden küçük bir kızı kaçırma, tecavüz ve öldürmekten suçlu bulundu.Charles Fain bị kết tội bắt cóc, hãm hiếp và ám sát một bé gái đang trên đường đi bộ đến trường.
Charles Faine okula giden küçük bir kızı kaçırma, tecavüz ve öldürmekten suçlu bulundu.Charles Faine a été condamné pour le rapt, le viol et le meurtre d'une jeune fille qui allait à l'école.
Charles Faine okula giden küçük bir kızı kaçırma, tecavüz ve öldürmekten suçlu bulundu.Charles Faine foi condenado por sequestro, estupro e homicídio duma rapariga que ia para a escola.
Charles Faine okula giden küçük bir kızı kaçırma, tecavüz ve öldürmekten suçlu bulundu.Charles Faine fue condenado por el secuestro, violación y asesinato de una niña que caminaba hacia la escuela.
Charles Faine okula giden küçük bir kızı kaçırma, tecavüz ve öldürmekten suçlu bulundu.Charles Faine wurde für Entführung, Vergewaltigung und Mord eines Mädchens auf dem Schulweg verurteilt.
Charles Faine okula giden küçük bir kızı kaçırma, tecavüz ve öldürmekten suçlu bulundu.Charles Faine został skazany za porwanie, gwałt i morderstwo dziewczyny idącej do szkoły.
Charles Faine okula giden küçük bir kızı kaçırma, tecavüz ve öldürmekten suçlu bulundu.챨스페인은 등교하는 여자 어린이를 납치, 강간, 살인한 혐의로 기소되었습니다. 챨스페인은 등교하는 여자 어린이를 납치, 강간, 살인한 혐의로 기소되었습니다.
Charles Faine okula giden küçük bir kızı kaçırma, tecavüz ve öldürmekten suçlu bulundu.Чарлз Фейн бил обвинен в отвличане, изнасилване и убийство на младо момиче, отиващо на училище.
Charles Faine okula giden küçük bir kızı kaçırma, tecavüz ve öldürmekten suçlu bulundu.Чарльз Фэйн был осуждён за похищение, изнасилование и убийство девочки, которая шла в школу.
Charles Faine okula giden küçük bir kızı kaçırma, tecavüz ve öldürmekten suçlu bulundu.צ'ארלס פיין הורשע בחטיפה, אונס ורצח של ילדה קטנה שהייתה בדרכה לביה"ס.
Charles Faine okula giden küçük bir kızı kaçırma, tecavüz ve öldürmekten suçlu bulundu.تشارلز فاين أدين بالاختطاف والاغتصاب والقتل فتاة صغيرة في طريقها الى مدرستها.
Charles Faine okula giden küçük bir kızı kaçırma, tecavüz ve öldürmekten suçlu bulundu.殺したとして有罪となり 死刑宣告を受けてから18年服役しました
Chuyongdae'nin baş askeriyken, hamile karıma tecavüz edildi.Cuando era el líder de los Chuyongdae, mi mujer fue violada estando encinta.
Chuyongdae'nin baş askeriyken, hamile karıma tecavüz edildi.Když jsem byl velitel Chuyongdae, moje žena byla znásilněna, když byla těhotná.
Chuyongdae'nin baş askeriyken, hamile karıma tecavüz edildi.Ketika aku masih menjadi pemimpin prajurit Chuyongdae... ...istriku diperkosa saat dia sedang mengandung.
Chuyongdae'nin baş askeriyken, hamile karıma tecavüz edildi.Khi tôi là người đứng đầu quân lính Chuyongdae, vơ tôi đã bị cưỡng hiếp trong khi đang mang thai.
Chuyongdae'nin baş askeriyken, hamile karıma tecavüz edildi.Kiedy byłem dowódcą Chuyongdae, moja żona została zgwałcona, kiedy była w ciąży.
Chuyongdae'nin baş askeriyken, hamile karıma tecavüz edildi.Ko sem bil še glavni vojak Chuyongdaenov, je bila moja noseča žena posiljena.
Chuyongdae'nin baş askeriyken, hamile karıma tecavüz edildi.Pe când eram căpetenia soldaţilor Chuyongdae, soţia mea a fost violată în timp ce era însărcinată.
Chuyongdae'nin baş askeriyken, hamile karıma tecavüz edildi.Quand j'étais encore soldat, ma femme fut violée à cause de sa beauté.
Chuyongdae'nin baş askeriyken, hamile karıma tecavüz edildi.Toen ik nog de Hoofd-Soldaat was van Chuyongdae, werd mijn vrouw verkracht, terwijl ze zwanger was.
Chuyongdae'nin baş askeriyken, hamile karıma tecavüz edildi.Когато бях войник на Чундае, жена ми беше изнасилена и забременя.
Chuyongdae'nin baş askeriyken, hamile karıma tecavüz edildi.כשהייתי חייל ראשי ,בצ'ויאנגדי אישתי נאנסה .בעת שהיא הייתה בהיריון