Eğer bana yardım edersen, onu tekrar deneyeceğim.If you help me, I'll try it again.
Sanırım senin bir araba sürmen tehlikelidir.I think it is dangerous for you to drive a car.
Tek başına yabancı bir ülkede seyahat etmen tehlikelidir.It is dangerous for you to travel to a foreign country by yourself.
Paris'te çektiğiniz resimlere bir bakayım.Let me see the pictures you took in Paris.
Bence nehri geçmen tehlikeli.I think it dangerous for you to cross the river.
Atlanta ziyaretim sırasında harcadığın zaman için size teşekkür ederim.Thank you for the time you spent with me during my visit to Atlanta.
Tavsiyen için teşekkür ederim.Thank you for your advice.
Onu daha sonra tekrar arayacağım.I'll call him back later.
Lütfen daha sonra tekrar gelir misin?Would you please come again later?
Tek tük delikler buldum.I found holes here and there.
Yarın seninle telefonda temas kuracağım.I'll get in touch with you by phone tomorrow.
Akira tenisi iyi oynayabilir.Akira can play tennis well.
Akira iyi bir tenis oyuncusu.Akira is a good tennis player.
Akira tenis oynamada iyidir.Akira is good at playing tennis.
O, tehlikeden korkmayacak kadar aptaldır.He is too dumb to fear danger.
Vay be, işte nihayet Paris'teyiz. Önce nereyi gezsek?Wow, we're finally in Paris. Where should we visit first?
Tekrar öyle bir şey yapma.Don't do anything like that again.
Ah, onlar ne zaman tekrar buluşacak?Ah, when will they meet again?
"X" sembolü genellikle matematikte bilinmeyen sayıyı temsil etmektedir.The symbol "X" usually stands for an unknown quantity in mathematics.
STEP harfleri Society for Testing English Proficiency anlamına gelir.The letters STEP stand for the Society for Testing English Proficiency.
Hava temmuzda genellikle sıcaktır.The weather is usually hot in July.
Temmuz ayı için bugün hava serin.It's cool today for July.
Bir Temmuz'da çalışmaya başlayacağım.I will start working on July first.
11 Temmuz Cuma günü sabah saat onda lütfen beni otelden alır mısın?Would you please pick me up at the hotel on Friday July 11th at 10:00 a.m.?
Altı aylık bir dönemden sonra bacağı iyileşti ve tekrar normale döndü.After a six month period, his leg was healed and is normal again.
Üç adam bıçaklarla onu tehdit etti.Three men menaced him with knives.
Dişçiyle saat 3'te randevum var.I have an appointment with the dentist at 3 o'clock.
Bana asla tekrar yalan söyleme.Never tell me a lie again.
Okula tekrar geç kalma.Don't be late for school again.
O tür bir şeyi asla tekrar yapma.Don't ever do that kind of thing again.
Lütfen bugünden itibaren iki hafta içerisinde tekrar gel.Please come again two weeks from today.
Bizim iki hafta boyunca tek bir damla yağmurumuz olmadı.We have not had a single drop of rain for two weeks.
İki haftadır tek bir damla yağmur yağmadı.We have not had a single drop of rain for two weeks.
Yirmi dakika içinde tekrar arayacağım.I'll call back in twenty minutes.
O, bütün gün tenis oynuyordu.He was playing tennis all day.
Bir saat önce telefon eden adam Frank idi.The man who telephoned an hour ago was Frank.
Bir saat içinde seni tekrar arayacağım.I'll call you up again in an hour.
7 Ocak tarihli mektubun için çok teşekkürler.Thank you very much for your letter of January 7th.
Ziyan edecek tek kuruşum yok.I can't afford to waste a single yen.
Tek bir yeni boşa harcamayı göze alamam.I can't afford to waste a single yen.
Bir çift kanarya onun tek arkadaşları.A pair of canaries are her only friends.
1997 de, Rahibe Teresa öldüğünde dünya yine şaşırmıştı.In 1997, the world was surprised again when Mother Teresa died.
1979'da Rahibe Teresa Nobel Barış Ödülü'nü kazandı.In 1979, Mother Teresa won the Nobel Peace Prize.
Rev. King 1968 Nisanında Memphis, Tennessee'deydi.In April of 1968, Rev. King was in Memphis, Tennessee.
1955'te kanseri nüksetti ve 1956'da 42 yaşında öldü.In 1955, the cancer returned and she died in 1956 at the age of 42.
1951'de Rahibe Teresa o zamanlar Hindistan'ın en büyük şehri olan Kalküta'ya gönderildi.In 1951, Sister Teresa was sent to Calcutta, then the largest city in India.
Hiroşima'ya 1945'te bir atom bombası atıldı.An atomic bomb was dropped on Hiroshima in 1945.
1914'te olduğu gibi 1939'da dünya bir savaşın eşiğindeydi.In 1939, as in 1914, the world was on the brink of war.
İlk mavi kotlar1853'te piyasaya çıktı.In 1853, the first blue jeans came out.
1853'te Perry Japonya'nın kapıyı Amerika'ya açmasını istedi.In 1853, Perry asked Japan to open the door to America.
İlk kez on altı yaşındayken tenis oynadım.When I was sixteen, I played tennis for the first time.
1603'te, Kral James iktidara geldiğinde, futbola tekrar izin verildi.In 1603, when King James I came into power, football was allowed again.
On yıl önce onun teorisi genelde kabul edilmezdi.Ten years ago his theory would not have been generally accepted.
O sadece on yıl sonra memleketini tekrar gördü.He saw his home-town again only after ten years.
Bir, üç ve beş tek sayılardır.One, three, and five are odd numbers.
"Sanık" hukuki bir terimdir."The accused" is a legal term.
"Diye tenis oynar mı?" "Evet oynar.""Does she play tennis?" "Yes, she does."
"Telefonunuzu kullanmamın bir sakıncası var mı?" "Hayır, lütfen devam edin.""Do you mind if I use your phone?" "No, please go ahead."
Telefonunuzu kullanabilir miyim? - Elbette"May I use your telephone?" "By all means."
"Bir notunuz var mıydı?" "Yok, teşekkürler.""Shall I take a message?" "No, thank you."